Bayraktar TB2 Nasıl Küresel İhracat Ürününe Dönüştü? Altı Eşiğin Kronolojisi

2018’de Türkiye’nin taktik sınıf silahlı insansız hava aracı iki ülkeye satıldı. Yedi yıl sonra, 2025 sonunda, üreticinin aynı platform için sözleşme imzaladığı ülke sayısı 36’ydı. Bu dosya o yedi yılda tam olarak neyin değiştiğini soruyor — ve cevabın hava aracının kendisiyle sanıldığı kadar ilgili olmadığını gösteriyor.
Serinin önceki dosyaları programların ürüne dönüşme hızını karşılaştırdı: Avrupa’nın MALE programında üç kez baştan başlaması, ANKA ile TAPAS’ın aynı sınıfta ayrışması, Rusya’nın köklü havacılık tabanına rağmen seri üretime ulaşamaması ve Türkiye ile Çin’in iki farklı ihracat modeli. Bu dosya bir adım daha ileri gidiyor: ürün ortaya çıktıktan sonra onu ihraç edilebilir kılan nedir?
Dosyanın tezi
Bir savunma sisteminin ihracat ürününe dönüşmesi tek bir özellikle açıklanamaz. Bayraktar TB2 örneğinde birbirini izleyen altı eşik var ve sıraları önemli: iç kullanıcı, silahlanma ve operasyonel kullanım, ilk ihracat sözleşmesi, ittifak üyesi müşteri, tedarik zinciri bağımsızlığı, yurt dışında üretim. Aynı dönemin birçok programı bu eşiklerden birini — çoğu zaman ilkini — hiç aşamadı. Eşikleri aşamayan program, teknik olarak ne kadar iyi olursa olsun ihracat ürünü olmuyor.
| # | Eşik | TB2’de aşıldığı tarih | Kanıtı |
|---|---|---|---|
| 1 | İç kullanıcının envanterine girmek | 2014 | Seri teslimat ve TSK envanteri |
| 2 | Silahlanmak ve operasyonda kullanılmak | 2015 | Mühimmatla ilk atış |
| 3 | İlk ihracat sözleşmesi | 2018 | Katar ve Ukrayna sözleşmeleri |
| 4 | İttifak üyesi müşteri | 2021–2024 | Polonya: duyuru 2021, teslimat tamam 2024 |
| 5 | Tedarik zinciri bağımsızlığı | 2020–2021 | Elektro-optik sistemin yurt içine taşınması |
| 6 | Yurt dışında üretim | 2024 sonrası | Ukrayna’da tesis inşası |
Bu dosyada ne sayıldı, ne sayılmadı?
İhracat konusunda en sık yapılan hata, birbirinden farklı dört kavramı aynı sayıya katmak: sözleşme imzalamak, teslimat yapmak, görüşme yürütmek ve aktif kullanıcı olmak ayrı şeylerdir. Bir ülke sözleşme imzalayıp teslimatı yıllar sonra alabilir; bir başkası görüşme aşamasında kalır ve hiç alıcıya dönüşmez. Bu dosyada üreticinin açıkladığı sözleşmeli ülke sayısı ile teslimatı tamamlanmış programlar ayrı ayrı gösterilmiştir.
Sınıf ayrımı da korunmuştur. İHA ile SİHA arasındaki fark gibi, taktik sınıf ile MALE sınıfı da aynı şey değildir. TB2 taktik sınıfta konumlanır; ANKA, AKSUNGUR ve AKINCI farklı sınıflardadır ve bu dosyanın karşılaştırma tablolarında TB2 ile aynı satıra konmamıştır. Dolaşan mühimmat bütünüyle ayrı bir kategoridir.
Dosyaya alınmayanlar
- Resmî kayda dayanmayan kullanıcı ülke isimleri ve sipariş adetleri.
- Üretici veya alıcı devlet tarafından açıklanmamış birim maliyet iddiaları.
- “Görüşme yürütülüyor” haberlerinin kullanıcı sayısına eklenmesi.
- Farklı sınıflardaki platformların tek tabloda karşılaştırılması.

Programın zaman çizelgesi
Baykar, insansız hava aracı programına 2003’te başladığını açıklıyor. Taktik sınıf çalışması 2007’de, tam otomatik uçuş kabiliyetinin gösterilmesi 2009’da kayda geçti. Aradaki mesafe dikkat çekici: program başlangıcı ile ilk ihracat arasında on beş yıl var. Bu süre, savunma sanayiinde ihracat başarısının ani bir sıçrama değil, birikimli bir sonuç olduğunu gösteriyor.
Eşik 1: Kendi ordusunun envanterine girmek (2014)
İhracat tartışmalarında en çok hafife alınan eşik bu. Bir savunma sistemi, üreticisinin kendi silahlı kuvvetleri tarafından kullanılmıyorsa alıcı bulmakta büyük zorluk çeker. Sebep basit: alıcı devlet, sistemin bakım zinciri, yedek parça akışı ve eğitim altyapısı gibi kalemlerinin gerçekten kurulmuş olduğunu görmek ister. Bunun tek kanıtı, üreticinin kendi ülkesinde işleyen bir kullanıcı ilişkisidir.
TB2 için bu eşik 2014’te aşıldı: seri teslimat başladı ve sistem Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girdi. Bu tarih, ihracat takviminin sıfır noktasıdır. Serinin üçüncü dosyasında incelenen TAPAS örneği ise tam tersini gösteriyor: nitelik gereksinimini geçme eşiği bir türlü aşılamadığı için sistem hiçbir zaman iç kullanıcıya ulaşmadı — ve dolayısıyla ihracat gündemi hiç açılmadı.
| Platform | Ülke | İç kullanıcıya giriş | İlk ihracat | Arada geçen süre |
|---|---|---|---|---|
| Bayraktar TB2 | Türkiye | 2014 | 2018 | 4 yıl |
| Wing Loong I | Çin | 2010’ların başı | 2011’den itibaren | kısa |
| Orion | Rusya | 2020 teslim | yok | — |
| TAPAS BH-201 | Hindistan | ulaşmadı | yok | — |
| Eurodrone | AB (4 ülke) | ulaşmadı | yok | — |
Grafikteki Eurodrone satırında 2027, gerçekleşmiş değil planlanan ilk uçuş yılıdır. Wing Loong ve Orion verileri beşinci ve dördüncü dosyada ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Çin tarafında üretici düzeyinde düzenli açıklama olmadığı için tarihler yaklaşık verilmiştir.
Eşik 2: Silahlanmak ve operasyonda kullanılmak (2015)
Keşif yapan bir insansız hava aracı ile silah taşıyan bir insansız hava aracı, alıcı gözünde iki ayrı üründür. TB2 bu geçişi envantere girişinin ertesi yılı yaptı: 2015’te mühimmatla ilk atışını gerçekleştirdi. Silahlı insansız hava aracı kategorisine geçiş, sistemi keşif aracı pazarından çok daha dar ve çok daha yüksek bütçeli bir pazara taşıdı.
Operasyonel kullanım ise ihracat açısından bambaşka bir kanıt türü üretiyor. Bir sistemin katalog değerleri değil, sahada ne yaptığı satın alma kararını belirliyor. TB2’nin dayanıklılık verileri de bu dönemde kayda geçti: 16 Temmuz 2019’da 27 saat 3 dakikalık kesintisiz uçuş ve 27.030 fitlik irtifa değeri açıklandı. Bunlar pazarlama iddiası değil, ölçülmüş ve duyurulmuş değerler — alıcı devletin teknik heyetinin doğrulayabileceği türden.

Eşik 3: İlk ihracat sözleşmesi (2018)
2018’de Katar ve Ukrayna ile imzalanan sözleşmeler, programın ilk ihracat eşiğiydi. İlk müşterinin kim olduğu, sonradan gelen müşteriler açısından belirleyici olur: ilk alıcı, sistemin ihraç edilebilir olduğunu ve üreticinin ihracat süreçlerini yönetebildiğini kanıtlar. Katar’ın Türk savunma sistemlerine yönelmesi bu açıdan tek başına bir sözleşmeden fazlasını ifade ediyor.
Türkiye’nin bu eşiği aşarken bulunduğu rejim konumu da önemliydi. Beşinci dosyada ayrıntılandırıldığı gibi Türkiye, Füze Teknolojisi Kontrol Rejimi’nin (MTCR) üyesidir. TB2 taktik sınıfta olduğu ve rejimin Kategori I eşiğinin altında kaldığı için ihracatı, MALE sınıfı sistemlere uygulanan güçlü ret karinesine tabi olmadı. Bu, teknik bir ayrıntı gibi görünse de ihracat hacmini doğrudan belirleyen yapısal bir unsurdur.
Ara bölüm: alıcı devlet neye bakıyor?
İhracat eşiklerini anlamlı kılan şey, alıcı tarafındaki karar mantığı. Bir hava kuvvetinin silahlı insansız hava aracı alırken baktığı kalemler, platformun katalog değerlerinden ibaret değil. Aşağıdaki tablo, kamuya açık tedarik dokümanlarında ve alıcı devletlerin açıklamalarında tekrar eden ölçütleri, TB2’nin bunları hangi eşikte karşıladığıyla birlikte gösteriyor.
| Alıcının sorusu | Neden sorulur | Karşılık gelen eşik |
|---|---|---|
| Üreticinin kendi ordusu kullanıyor mu? | Bakım, yedek parça ve eğitim altyapısının gerçekten kurulduğunun kanıtı | Eşik 1 |
| Sistem sahada ne yaptı? | Katalog değeri değil, ölçülmüş performans ve operasyonel kayıt | Eşik 2 |
| Başka ülkeler aldı mı? | İhracat süreçlerinin ve son kullanıcı prosedürlerinin işlediğini gösterir | Eşik 3 |
| Benzer mevzuata tabi bir ülke aldı mı? | Sertifikasyon ve ihale uyumunun sınanmış olması | Eşik 4 |
| Yedek parça akışı üçüncü bir ülkeye bağlı mı? | Tedarik zincirinin siyasi karara açık olup olmadığı | Eşik 5 |
| Üretimin bir kısmı bize gelebilir mi? | Sanayi katılımı ve istihdam beklentisi | Eşik 6 |
Bu kalemlerin ağırlığı alıcıdan alıcıya değişiyor. Batılı sistemlere erişimi kısıtlı bir alıcı için birinci ve ikinci eşik yeterli olabiliyor; NATO üyesi bir alıcı için dördüncü ve beşinci eşik belirleyici hâle geliyor. Körfez ülkelerinin MALE ve HALE tedarik tercihleri incelendiğinde aynı bölgedeki ülkelerin farklı eşiklere farklı ağırlık verdiği görülüyor.
Açıklanmış sözleşme değerleri
Birim maliyet, savunma ihracatında en çok spekülasyon üretilen kalem. Bu dosyada yalnızca üretici ya da alıcı devlet tarafından açıklanmış toplam sözleşme değerleri gösterilmiştir; bunlardan birim fiyat türetilmemiştir, çünkü paketlerin kapsamı birbirinden farklıdır.
| Alıcı | Açıklanan değer | Kapsam | Kaynak |
|---|---|---|---|
| Polonya | 270 milyon $ | 24 hava aracı, 12 yer kontrol istasyonu, mühimmat, simülatör, eğitim, lojistik | Savunma Bakanlığı duyurusu, 22 Mayıs 2021 |
| Kuveyt | yaklaşık 370 milyon $ | Üretici tarafından kapsamı ayrıntılandırılmadı | Üretici açıklaması, Ocak 2023 |
Diğer alıcılar için açıklanmış toplam değer bulunmadığından tabloya eklenmemiştir. Basında dolaşan tahmini birim fiyatlar bu dosyanın kaynak ölçütünü karşılamamaktadır.
Sınıf tercihinin ihracat sonucu
TB2’nin taktik sınıfta konumlanması, ihracat tablosunu teknik bir tercihten daha fazla etkiledi. Bu sınıfın üç pratik sonucu var. Birincisi rejim: MTCR’nin Kategori I eşiği, 500 kilogram faydalı yükü 300 kilometre menzile taşıyabilen sistemleri kapsar ve üye devletlere transferde güçlü ret karinesi uygulamayı öngörür. Taktik sınıf bu eşiğin altında kalır; dolayısıyla ihracat başvurusu istisna değil, olağan bir işlem olarak değerlendirilir.
İkincisi işletme tarafı. Kısa pist gereksinimi ve görece düşük işletme maliyeti, sistemin sınırlı bütçeli hava kuvvetleri tarafından da absorbe edilebilmesini sağlıyor. Bir MALE sınıfı sistemin gerektirdiği altyapıyı kuramayan bir alıcı, taktik sınıf bir sistemi aynı yıl içinde operasyonel hâle getirebiliyor. Üçüncüsü ölçek: aynı bütçeyle daha fazla hava aracı alınabildiği için filo büyüklüğü, tek uçağın yetenek üstünlüğünden daha belirleyici bir avantaj hâline geliyor.
Bu üç sonuç birlikte değerlendirildiğinde, sınıf tercihinin ihracat stratejisinin kendisi olduğu görülüyor. Avrupa’nın MALE programlarında yaşananlar tersini gösteriyor: yüksek yetenek hedefi, hem maliyeti hem de takvimi alıcının kaldıramayacağı bir noktaya taşıdığında ürün ortaya çıkmadan program yeniden kurgulanmak zorunda kalıyor.
Sınıf karşılaştırması uyarısı
Taktik sınıfın ihracat avantajı, teknik üstünlük anlamına gelmez. MALE ve üzeri sınıflar faydalı yük, havada kalış süresi ve sensör kapasitesinde daha yüksek bir bantta çalışır. Bu dosyadaki tablolar farklı sınıfları takvim ve ihracat mekaniği bakımından yan yana koyar; yetenek sıralaması olarak okunmamalıdır.
Eşik 4: İttifak üyesi bir müşteri (2021–2024)
İhracat listesinde bir NATO ya da AB üyesinin bulunması, diğer satırlardan farklı bir anlam taşır. Bu ülkelerin tedarik süreçleri kamuya açık ihale mevzuatına, sertifikasyon gerekliliklerine ve parlamento denetimine tabidir. Böyle bir alıcının sistemi seçmesi, sistemin yalnızca sahada değil evrak üzerinde de kabul gördüğü anlamına gelir.
Polonya bu eşiği açtı. Savunma Bakanı Mariusz Błaszczak 22 Mayıs 2021’de Gryf insansız hava aracı programı kapsamında TB2 alımını duyurdu. Sözleşme dört sistemi kapsıyordu; her sistem altı hava aracı ve üç yer kontrol istasyonundan oluşuyor. Toplam 24 hava aracı ve 12 yer kontrol istasyonu. Pakete Roketsan MAM-L ve MAM-C mühimmatı, simülatörler, yedek parça, eğitim ve lojistik destek dâhildi; açıklanan değer 270 milyon dolar. İlk altı sistem Ekim 2022’de Polonya’nın 12. İnsansız Hava Aracı Üssü’nde düzenlenen törenle teslim edildi, teslimatın tamamı 16 Mayıs 2024’te tamamlandı. Polonya’nın tercihinin arka planı ayrı bir dosyada ele alınmıştır.

Baykar’ın Kasım 2024 açıklamasına göre TB2 kullanıcıları arasında 6 NATO üyesi ve 4 AB üyesi ülke bulunuyor. Bu satır, ihracat listesinin bileşimini değiştiren eşiğin aşıldığını gösteriyor: müşteri profili artık yalnızca Batılı sistemlere erişimi kısıtlı ülkelerden oluşmuyor.
Eşik 5: Tedarik zincirinin siyasi karara dayanıklı hâle gelmesi (2020–2021)
Bu dosyanın en belirleyici eşiği, bir başarı hikâyesiyle değil bir kriz anıyla başlıyor. Ekim 2020’de Kanada, TB2’nin elektro-optik keşif ve hedefleme sistemi olan L3Harris Wescam MX-15D için verilen ihracat izinlerini askıya aldı. Nisan 2021’de Kanada hükûmeti, Türkiye’ye yönelik kalan askerî ihracat izinlerini iptal etti. Sistemin motoru da yurt dışı kaynaklıydı: Rotax 912, Avusturya’da, merkezi Kanada’da bulunan Bombardier Recreational Products tarafından üretiliyordu.
Neden bu bir eşik?
Bir sistemin kritik bileşeni yabancı bir devletin ihracat izniyle geliyorsa, o sistem ihracat ürünü değil şartlı bir montaj hattıdır. Alıcı devlet, üçüncü bir ülkenin siyasi kararıyla yedek parça akışının kesilebileceğini bilir. Bu risk, satın alma kararını fiyattan ve performanstan daha güçlü biçimde etkiler.
Yanıt, kritik bileşenin yurt içine taşınması oldu. ASELSAN’ın ortak açıklıklı hedefleme sistemi CATS, TB2’ye entegre edildi. Baykar, platformdaki yerli sanayi katkı oranını yüzde 93 olarak açıklıyor. Savunma sanayii ekosisteminin büyümesi başlığında ele alınan alt yüklenici derinleşmesi, tam olarak bu tür durumlarda sonuç veriyor: bileşeni üretebilecek bir şirketin zaten var olması, krizin süresini yıllardan aylara indiriyor.
| Bileşen | Önceki kaynak | Sonraki durum | Tetikleyici |
|---|---|---|---|
| Elektro-optik keşif ve hedefleme | L3Harris Wescam MX-15D (Kanada) | ASELSAN CATS ailesi (Türkiye) | Ekim 2020 izin askıya alma, Nisan 2021 iptal |
| Motor | Rotax 912 (Avusturya üretimi) | Yerli motor çalışmaları sürüyor | Aynı dönem tedarik riski |
| Mühimmat | Roketsan MAM-L / MAM-C (Türkiye) | Değişmedi — başından beri yerli | — |
Motor satırında kesin bir tarih ve model verilmemiştir: konuya ilişkin resmî ve doğrulanabilir bir seri üretim duyurusu bu dosyanın hazırlandığı tarihte mevcut değildir. Doğrulanamayan kalem, tabloya iddia olarak yazılmaz.
Eşik 6: Yurt dışında üretim (2024 sonrası)
Son eşik, satış ilişkisinin ortaklık ilişkisine dönüşmesi. Baykar, Ukrayna’da Bayraktar üretimi yapacak bir tesis inşasına başladığını açıkladı; Kiev yakınındaki tesisin yaklaşık 500 kişi istihdam etmesi planlanıyor. Yurt dışında üretim, alıcı ülke açısından iki şey demek: teknoloji ve istihdamın bir kısmının ülkeye gelmesi, ve tedarik zincirinin uzaklık riskinden kısmen kurtulması.
Üretici açısından ise bu, ihracat modelinin karakterini değiştiriyor. Beşinci dosyada Çin modelinin ortak üretim boyutu ele alınmıştı; Türkiye tarafında da benzer bir yön var. Fark, Türkiye’nin bunu MTCR üyesi bir ülke olarak ve NATO üyeleriyle paralel biçimde yapıyor olması.
Altı eşiğin sayısal sonucu
Eşiklerin aşılması, ihracat rakamlarına gecikmeli ama istikrarlı biçimde yansıdı. Aşağıdaki tablo üreticinin kendi açıkladığı değerlerden derlenmiştir; ikinci el kaynaklardan gelen tahminler alınmamıştır.
| Yıl | İhracat cirosu | Cirodaki payı | Sözleşmeli ülke (TB2) |
|---|---|---|---|
| 2021 | 664 milyon $ | — | — |
| 2022 | 1,18 milyar $ | — | — |
| 2023 | 1,8 milyar $ | — | 28 (Ocak 2023) |
| 2024 | 1,8 milyar $ | %90 | 34 |
| 2025 | 2,2 milyar $ | %88 | 36 |
2025 için üreticinin açıkladığı toplam ciro 2,5 milyar dolar; ihracatın payı yüzde 88. Şirket, 2003’te başlayan programdan bu yana kümülatif cirosunun yüzde 83’ünün ihracattan geldiğini belirtiyor. AKINCI için sözleşmeli ülke sayısı 2025 sonunda 16; iki platform birlikte 37 farklı ülke ediyor. Dünyanın en büyük askerî insansız hava aracı üreticileri karşılaştırmasında bu oranlar sektörde alışılmış seviyelerin üzerindedir — çoğu üretici cirosunun büyük bölümünü kendi devletinden elde eder.
Ölçek tarafında da doğrulanmış bir referans noktası var: Baykar, 10 Aralık 2024’te TB2 filosunun toplam uçuş saatinin 1 milyonu aştığını açıkladı; bu yaklaşık 150 milyon kilometreye karşılık geliyor. Rakam tek bir ülkenin değil, tüm kullanıcıların birikimidir — ve ihracat argümanının en somut dayanağıdır: alıcı, kendisinden önce gelen kullanıcıların biriktirdiği saate bakar.
Sivil kullanım da ihracat sunumunun parçası hâline geldi. Üreticinin açıklamasına göre 2020–2024 arasında TB2 ile 4.091 orman yangını tespit edildi. Savunma dışı görev yelpazesi, sistemin siyasi olarak daha az hassas bir alım kalemi olmasını sağlıyor.
EM-PDI değerlendirmesi
Envanter Medya Program Gelişim Endeksi (EM-PDI), bu serideki dosyalarda programları ortak ölçütlerle puanlamak için kullanılıyor. Endeks resmî bir sıralama değil, editoryal bir değerlendirmedir; ağırlıkları serinin ilk dosyasında açıklanmıştır. TB2’nin yüksek puanı teknik üstünlükten değil, altı eşiğin tamamının aşılmış olmasından geliyor.
Karşılaştırmanın sınırları
Bu dosya bir ihracat kronolojisidir; platformların teknik üstünlük sıralaması değildir. Karşılaştırmanın açık sınırları var:
- Sınıf farkı. TB2 taktik sınıftadır. MQ-9 ailesi, Heron TP ve Eurodrone gibi MALE ve üzeri sınıflar faydalı yük, havada kalış ve sensör kapasitesi bakımından daha yüksek bir bantta çalışır. AKINCI ile MQ-9B karşılaştırması bu bandı ayrı olarak ele alıyor.
- İhracat geçmişi. İsrailli üreticiler insansız hava aracı ihracatına 1990’lardan itibaren başladı; bu birikim TB2’nin yaşından daha uzundur.
- Ölçek. Çin’in alıcı başına teslim ettiği sistem sayısı ve üretim kapasitesi ayrı bir büyüklüktür; beşinci dosya bu farkı ayrıntılı olarak gösteriyor.
- Sözleşme ≠ teslimat. Bu dosyadaki ülke sayıları sözleşme sayısıdır. Teslimatı tamamlanmış program sayısı daha düşüktür ve her ülke için ayrı doğrulanmalıdır.
TB2’den sonra: eşikler yeniden mi kuruluyor?
Altı eşiğin bir kez aşılmış olması, sonraki ürünler için sürecin sıfırdan tekrarlanacağı anlamına gelmiyor. Üretici aynı alıcı ağını, aynı eğitim altyapısını ve aynı lojistik zincirini yeni platformlara devredebiliyor. Bayraktar AKINCI bunun en somut örneği: TB2’nin bir üst sınıfındaki bu platform için sözleşme imzalanan ülke sayısı 2025 sonunda 16’ya ulaştı. Aradaki hız farkı, birinci ürünün açtığı kanalla açıklanabilir.
Öte yandan her sınıf kendi eşiklerini yeniden dayatıyor. KIZILELMA gibi insansız savaş uçağı sınıfındaki bir platform için birinci eşik — kendi ordusunun envanterine girmek — yeniden en başta duruyor; ihracat gündemi bundan önce açılmıyor. Suudi Arabistan’ın AKINCI tercihi ve Azerbaycan’ın Türk sistemlerine yönelmesi gibi örnekler, kanalın açık olmasının alımı kolaylaştırdığını ama eşikleri ortadan kaldırmadığını gösteriyor.
| Platform | Sınıf | Sözleşmeli ülke | Not |
|---|---|---|---|
| Bayraktar TB2 | Taktik sınıf | 36 | İlk ihracat 2018 |
| Bayraktar AKINCI | Ağır sınıf | 16 | Kasım 2024’te 10 idi |
İki platformun sözleşmeli ülke listesi büyük ölçüde örtüştüğü için toplam, iki sayının aritmetik toplamı değildir: üretici, iki platform birlikte 37 farklı ülke rakamını veriyor.

Sonuç: ihracat ürünü bir olay değil, bir sıradır
TB2’nin ihracat başarısı çoğu zaman tek bir operasyona ya da tek bir yıla bağlanıyor. Kronoloji bunu desteklemiyor. Program 2003’te başladı, 2014’te iç kullanıcıya ulaştı, 2015’te silahlandı, 2018’de ihraç edildi, 2021’de ittifak üyesi bir müşteri buldu, 2020–2021’de tedarik zinciri şokunu yerli bileşenle karşıladı ve ardından yurt dışında üretime yöneldi. Her eşik bir öncekini gerektiriyor.
Bu sıra, aynı dönemde başlayan diğer programlar için de ölçüt sunuyor. Avrupa’nın MALE programları birinci eşikte, TAPAS de birinci eşikte takıldı. Sıranın başındaki basamak, sonraki hiçbir basamağın telafi edemeyeceği kadar belirleyici: kendi ordusunun kullanmadığı bir sistemi kimse satın almıyor. Türk savunma sanayiinin son 25 yılı bu açıdan tek bir ürünün değil, bir sıralamanın hikâyesi.
Serinin sıradaki dosyası
Dosya 7 — AKINCI ve ağır sınıf SİHA programları. TB2’nin açtığı yolu bir üst sınıfta yürüyen Bayraktar AKINCI, aynı altı eşiği çok daha kısa sürede aştı. Bu nasıl mümkün oldu ve ağır sınıfta rekabet neden farklı işliyor? Serinin tamamı Türkiye ve Dünya Savunma Programları sayfasında.
Sıkça sorulan sorular
Bayraktar TB2 ilk kez hangi yıl ihraç edildi?
İlk ihracat sözleşmeleri 2018’de imzalandı. Sistem Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine 2014’te girmişti; yani üretici, ihracata geçmeden önce dört yıl boyunca kendi ordusunun kullanımından veri topladı.
Baykar kaç ülkeyle Bayraktar TB2 sözleşmesi imzaladı?
Baykar’ın açıkladığı rakama göre 2025 sonu itibarıyla TB2 için sözleşme imzalanan ülke sayısı 36, AKINCI için 16; ikisi birlikte 37 farklı ülke ediyor. Sözleşme imzalamak teslimat yapılmış olması anlamına gelmez; bu iki kalem ayrı ayrı izlenmelidir.
Kanada’nın 2020’deki ihracat izni kararı TB2’yi nasıl etkiledi?
Ekim 2020’de Kanada, TB2’nin elektro-optik keşif ve hedefleme sistemi olan L3Harris Wescam MX-15D için verilen ihracat izinlerini askıya aldı; Nisan 2021’de kalan izinler iptal edildi. Sistemin yerine ASELSAN’ın CATS ailesi entegre edildi. Karar, kısa vadede tedarik sorunu yarattı; orta vadede kritik bileşenin yurt içine taşınmasını hızlandırdı.
Bayraktar TB2 hangi NATO ve AB üyesi ülkelerde kullanılıyor?
Baykar’ın Kasım 2024 açıklamasına göre TB2 kullanıcıları arasında 6 NATO üyesi ve 4 AB üyesi ülke bulunuyor. Polonya, sistemi işleten ilk AB üyesiydi: 22 Mayıs 2021’de duyurulan sözleşme kapsamında 24 hava aracının tamamı 16 Mayıs 2024’te teslim edildi.
Polonya’nın Bayraktar TB2 sözleşmesi neyi kapsıyordu?
Gryf programı kapsamında dört sistem alındı. Her sistem altı hava aracı ve üç yer kontrol istasyonundan oluşuyor; toplamda 24 hava aracı ve 12 yer kontrol istasyonu. Paket, Roketsan MAM-L ve MAM-C mühimmatını, simülatörleri, yedek parçayı, eğitimi ve lojistik desteği de içeriyordu. Açıklanan sözleşme değeri 270 milyon dolar.
Bayraktar TB2 toplam kaç uçuş saati yaptı?
Baykar, 10 Aralık 2024’te TB2 filosunun toplam uçuş saatinin 1 milyonu aştığını açıkladı. Bu, yaklaşık 150 milyon kilometreye karşılık geliyor. Rakam tek bir ülkenin değil, tüm kullanıcıların birikimidir.
Baykar’ın ihracat cirosu yıllara göre nasıl değişti?
Şirketin açıkladığı rakamlarla: 2021’de 664 milyon dolar, 2022’de 1,18 milyar dolar, 2023 ve 2024’te 1,8’er milyar dolar, 2025’te 2,2 milyar dolar. 2025 toplam cirosu 2,5 milyar dolar; ihracatın payı yüzde 88. 2003’ten bu yana kümülatif cironun yüzde 83’ü ihracattan geldi.

