Türkiye ve Çin’in İHA İhracat Modelleri: Aynı Boşluğu İki Farklı Yoldan Doldurdular

2004 ile 2007 arasında iki ülke, birbirinden habersiz biçimde aynı boşluğa yöneldi: silahlı orta irtifa insansız hava aracı ihraç eden ülke sayısı tek elin parmaklarını geçmiyordu ve bu sistemleri üretenlerin çoğu satmak istemiyordu. Çin Wing Loong programını 2005’te başlattı; Türkiye’de ANKA sözleşmesi 2004’te imzalanmış, taktik sınıf çalışması 2007’de başlamıştı. Yirmi yıl sonra ikisi de bu pazarın belirleyicisi. Ama aynı sonuca iki farklı yoldan ulaştılar — ve yol farkı, bugün alıcı listelerinde görünüyor.
Bu dosya, serinin ilk dosyasında kurulan çerçeveyi ihracat eksenine taşıyor. Önceki dosyalar programların ürüne dönüşme hızını karşılaştırdı: Avrupa’nın üç kez baştan başlaması, ANKA ile TAPAS’ın ayrışması ve Rusya’nın köklü havacılık tabanına rağmen geç kalması. Burada soru farklı: ürün ortaya çıktıktan sonra kimlere, hangi kurallar altında ve hangi sanayi modeliyle satıldı?
Dosyanın tezi
Türkiye ve Çin aynı pazar boşluğunu doldurdu, ancak zıt rejim konumlarından. Çin, Füze Teknolojisi Kontrol Rejimi’nin dışından ihracat yaptı; Türkiye rejimin içinden. Bu tek yapısal fark, iki modelin alıcı profilini, ortak üretim biçimini ve kullanıcı çeşitliliğini birbirinden ayırdı. Çin daha az sayıda ve daha yüksek bütçeli alıcıya derin satış yaptı; Türkiye daha geniş bir ülke grubuna yayıldı ve NATO ile AB üyelerini de kapsayabildi.
Karşılaştırma nasıl kuruldu?
İki tarafın veri kalitesi eşit değil ve bunu gizlemek yerine yöntemin parçası yapmak gerekiyor. Türk üreticiler sözleşmeli ülke sayısı, uçuş saati ve ihracat cirosu gibi kalemleri düzenli olarak açıklıyor. Çin tarafında üretici düzeyinde benzer bir yayın alışkanlığı yok; bu nedenle Çin verisi büyük ölçüde SIPRI silah transferi veri tabanı üzerinden izleniyor. Dosyada iki veri kümesi aynı tabloda toplanmamıştır: Çin için alıcı payları, Türkiye için sözleşmeli ülke sayıları kullanılmıştır.
Sınıf ayrımı da titizlikle korundu. İHA ile SİHA arasındaki fark gibi, MALE sınıfı ile taktik sınıf da aynı şey değil: Wing Loong I ve II, boyut ve görev profili bakımından ANKA ve AKSUNGUR‘a yakın; Bayraktar TB2 ise taktik sınıfta konumlanır. Dolaşan mühimmat ayrı bir sınıftır ve ölçüt tablolarına alınmamıştır.
Dosyaya alınmayanlar
- Basında dolaşan ancak resmî kayda dayanmayan kullanıcı ülke isimleri.
- Doğrulanamayan sipariş adedi, teslimat tarihi ve birim maliyet iddiaları.
- “Sipariş”, “teslimat”, “görüşme” ve “kullanıcı” kavramlarının birbirinin yerine kullanıldığı ikincil kaynaklar.
- Dolaşan mühimmat sınıfındaki sistemler — MALE ve taktik sınıf tablolarında yer almazlar.

Pazar neden boştu?
2000’lerin sonunda silahlı MALE sınıfı sistemleri üretebilen ülke sayısı azdı; üretenlerin ihracat isteği ise daha da azdı. Bunun teknik değil, rejim kaynaklı bir nedeni var. Füze Teknolojisi Kontrol Rejimi (MTCR), 500 kilogram faydalı yükü 300 kilometre menzile taşıyabilen insansız sistemleri Kategori I sayar ve üye devletlerin bu sistemlerin transferinde güçlü ret karinesi uygulamasını öngörür. Karine yasak değildir; ancak ihracatı istisna hâline getirir.
Bu, alıcı tarafında yıllarca karşılanmayan bir talep biriktirdi. Silahlı insansız hava aracı isteyen ancak Amerikan sistemlerine erişemeyen ülkeler için ortada iki seçenek kaldı: beklemek ya da rejim dışından tedarik etmek. Körfez ülkelerinin MALE ve HALE tedarik tercihleri bu ikilemin en görünür örneği; aynı ülkelerin aynı dönemde Amerikan, Çin ve İsrail sistemleri arasında gidip gelmesi tesadüf değil.
| Ölçüt | Türkiye | Çin |
|---|---|---|
| MTCR üyeliği | Üye (1997’den beri) | Üye değil; 2004 başvurusu kabul edilmedi |
| Kategori I taahhüdü | Rejim taahhüdü bağlayıcı | Kurallara uyacağını beyan etti; üyelik taahhüdü yok |
| İzin süreci | Ulusal ihracat izni rejimi içinde, alıcı bazlı değerlendirme | Kamuya açık ayrıntılı izin çerçevesi yayımlanmıyor |
| NATO ve AB üyesi alıcı | Var — Kasım 2024 itibarıyla 6 NATO, 4 AB üyesi kullanıcı | Doğrulanabilir kayıt yok |
| Alıcı yoğunlaşması | Geniş ülke tabanına yayılmış | SIPRI verisinde ilk dört alıcı teslimatların %70’ini alıyor |
Tablonun son iki satırı, dosyanın ana bulgusunu özetliyor. Rejim dışından ihracat yapmak hızlı; rejim içinden ihracat yapmak ise geniş. Çin ilk teslimatlarına daha erken ulaştı, ancak alıcı listesi belirli bir ülke grubunda kaldı. Türkiye daha geç başladı ve bugün müttefik ülkelerin de tedarik listesinde.
ABD, Temmuz 2020’de saat hızı 800 kilometrenin altındaki insansız sistemler için Kategori I uygulamasını yeniden yorumladığını açıkladı; amaç kendi ihracatını hızlandırmaktı. Ancak bu karar geldiğinde Türk ve Çin platformları pazarda çoktan yerleşmişti. AKINCI ile MQ-9B karşılaştırması bu gecikmenin rekabet açısından ne anlama geldiğini gösteriyor.
İki programın doğuş anı
Açık kaynak program tarihçelerine göre Çin’in taktik ve orta irtifa insansız hava aracı çalışmasını hızlandıran unsur, 2003’te başlayan Irak Savaşı’nda silahlı insansız sistemlerin gösterdiği performans oldu. Chengdu Uçak Sanayi Grubu (CAIG) bünyesindeki ekip bir prototip üzerinde çalışmaya başladı; Wing Loong programı Mayıs 2005’te resmen yola çıktı ve ilk sürüm Ekim 2007’de uçtu. Geliştirilmiş Wing Loong I 2009’da havalandı, 2010’da Zhuhai fuarında sergilendi ve 2011’de hizmete girdi. Çin Halk Kurtuluş Ordusu Hava Kuvvetleri envanterindeki adı GJ-1’dir.
Türkiye tarafında başlangıç iki koldan geldi. Devlet tarafındaki ana hat, Aralık 2004’te imzalanan ve ANKA programını doğuran TİHA sözleşmesiydi. İkinci kol, 2007’de başlayan taktik sınıf Ar-Ge çalışmasıydı; bu çalışma 2009’da tam otonom uçuş denemesine, 2014’te ilk seri teslimat ve envantere girişe, 2015’te ise atıl mühimmatla ilk atışa ulaştı. İki kolun aynı anda ilerlemesi, Türkiye’ye sınıf bazında paralel bir hat kazandırdı.
Buradaki simetri dikkat çekici. İki ülke de aynı beş yıllık pencerede başladı, ikisi de ilk uçuştan hizmete geçişi altı-yedi yılda tamamladı. Programların ayrışması geliştirme aşamasında değil, geliştirmeden sonra gerçekleşti — yani ihracat kararlarının alındığı aşamada. Bu, serinin ANKA ile TAPAS dosyasında tespit edilen örüntünün farklı bir biçimi: fark ilk uçuşta doğmuyor, sonrasında açılıyor.
Ortak zaman çizelgesi
Çizelge iki programın kilometre taşlarını yan yana koyuyor. Solda Türkiye, sağda Çin ve ortak bağlam olayları yer alıyor.
Türkiye ve Çin: program ve ihracat kilometre taşları
Tarihler üretici açıklamaları, program otoritesi duyuruları ve SIPRI kayıtlarından derlenmiştir.
Kritik geçiş süreleri
İki program da hızlıydı; Çin bir yıl daha hızlıydı. Wing Loong I, program başlangıcından hizmete altı yılda ulaştı; TB2 yedi yılda envantere girdi. Bu, dosyada Çin lehine olan en net kalemdir ve olduğu gibi kaydedilmelidir.
Asıl ayrışma ihracat kaleminde. TB2, program başlangıcından ilk ihracatına on bir yılda ulaştı; ANKA ise ilk ihracat kullanıcısına on altı yılda. Bu süreler, rejim içinden çalışan bir ihracat modelinin doğal maliyetidir. Buna karşılık AKINCI, ilk uçuştan ilk teslimata iki yılda ulaştı — Türkiye’nin ikinci nesil programlarında öğrenme eğrisinin ne kadar dikleştiğini gösteren en somut veri.

Alıcı profili: derinlik mi, genişlik mi?
SIPRI’nin 2013–2023 dönemini kapsayan verisi, Çin’in on yedi ülkeye iki yüzden fazla muharip insansız hava aracı teslim ettiğini gösteriyor. Aynı veride teslimatların dağılımı son derece yoğun: ilk dört alıcı, toplamın yaklaşık yüzde yetmişini alıyor. Tekil model bazında en yaygın teslim edilen platform Wing Loong I.
| Alıcı | Teslimat payı | Not |
|---|---|---|
| Birleşik Arap Emirlikleri | %22 | Dönemin en büyük tek alıcısı |
| Suudi Arabistan | %19 | 2014’te ilk CH-4 partisi, sonrasında Wing Loong II |
| Mısır | %15 | Wing Loong ailesi ağırlıklı |
| Pakistan | %14 | Ocak 2021’de beş CH-4 |
| Diğer 13 ülke | %30 | Kalan teslimatların tamamı |
Türkiye tarafında tablo yapı olarak farklı. Baykar 2026 itibarıyla otuz dokuz ülkeyle sözleşme imzaladığını açıkladı; bunların otuz altısı TB2, on altısı AKINCI kapsamında. Kasım 2024’te açıklanan kullanıcı dağılımı ise modelin ayırt edici tarafını gösteriyor: kullanıcılar arasında altı NATO ve dört AB üyesi var. Polonya’nın TB2 tercihi bu grubun ilk ve en görünür örneğiydi.
TUSAŞ tarafında ihracat daha küçük ölçekli ama aynı örüntüyü izliyor. ANKA’nın ilk ihracat kullanıcısı 2020’de Tunus oldu; 27 Kasım 2021’de Kazakistan ile üç ANKA, iki yer sistemi ve lojistik paketi kapsayan sözleşme imzalandı ve Çad da kullanıcılar arasında. Bu, adet olarak Çin’in Körfez teslimatlarının çok altında — ancak coğrafi dağılım belirli bir bölgeye sıkışmış değil.
| Ölçüt | Türk modeli | Çin modeli |
|---|---|---|
| Alıcı sayısı | Sözleşme düzeyinde 39 ülke (TB2 36, AKINCI 16) | 2013–2023 teslimatlarında 17 ülke |
| Alıcı yoğunlaşması | Geniş tabana yayılmış | İlk dört alıcı teslimatların ~%70’i |
| Müttefik pazarına erişim | 6 NATO + 4 AB üyesi kullanıcı (Kasım 2024) | Doğrulanabilir kayıt yok |
| Ürün odağı | Taktik sınıftan ağır ve jet sınıfa doğru genişleme | MALE sınıfında derinleşme |
| Muharebe görünürlüğü | Kullanıcı ülkelerde yaygın olarak kayda geçti | Kullanıcı ülke açıklamaları sınırlı |
| Açıklanan ihracat cirosu | Baykar 2025: 2,2 milyar dolar | Üretici düzeyinde açıklanmıyor |
Pazarın üç dalgası
Silahlı insansız hava aracı ihracatı son on beş yılda tek bir seyir izlemedi; kamuya açık kayıtlar üzerinden üç ayrı dalga okunabiliyor.
| Dönem | Belirleyici | Kamuya açık göstergeler |
|---|---|---|
| 2013–2017 | Çin’in rakipsiz penceresi | SIPRI kayıtlarında teslimatların başlangıcı; Irak 2014’te dört CH-4; Suudi Arabistan’ın ilk CH-4 partisi |
| 2018–2020 | Türkiye’nin pazara girişi | TB2’nin ilk ihracatı (2018); ANKA’nın ilk ihracat kullanıcısı (2020); Wing Loong II’nin ihracat sürümüyle yayılması |
| 2020–bugün | Rejim yorumunun değişmesi ve üç taraflı rekabet | ABD’nin Temmuz 2020 Kategori I yeniden yorumu; AKINCI’nın on altı ülkeye sözleşmelenmesi; Wing Loong-3’ün tanıtımı (2022) |
Birinci dalgada pazarda ciddi bir alternatif yoktu; alıcı, fiyat ve teslim süresi dışında bir ölçüt uygulayacak konumda değildi. İkinci dalga, alıcıya seçme imkânı getirdiği için asıl kırılma noktasıdır: aynı sınıfta iki farklı tedarik kaynağı ortaya çıkınca satış sonrası destek, eğitim paketi ve mühimmat entegrasyonu gibi kalemler karşılaştırılabilir hâle geldi. Üçüncü dalgada ise Amerikan sistemleri yeniden denkleme girdi; ancak bu kez yerleşik iki rakiple karşılaştılar.
Bu üç dalga, dosyanın ana ayrımını da açıklıyor. Çin modeli birinci dalganın koşullarında olgunlaştı: az sayıda, yüksek bütçeli, alternatifi olmayan alıcı. Türk modeli ikinci dalgada şekillendi: karşılaştırma yapan, referans arayan ve çoğu zaman kendi sanayisini sürece dâhil etmek isteyen alıcı. İki modelin bugünkü farkı, büyük ölçüde doğdukları pazarın farkıdır.
Ortak üretim ve teknoloji transferi
İki model de platform satışının ötesine geçti, ancak farklı biçimlerde. Çin tarafında doğrulanabilir en net örnek Mart 2017’de imzalandı: Kral Abdülaziz Bilim ve Teknoloji Şehri (KACST) ile CASC arasında, Suudi Arabistan’da CH-4 montaj tesisi kurulmasını öngören anlaşma. Bu, alıcı ülkede üretim kabiliyeti bırakmayı hedefleyen bir adım.
Türkiye tarafında karşılığı, TUSAŞ ile Kazakhstan Engineering arasındaki mutabakat. Anlaşma ortak üretim ve teknoloji transferi içeriyor ve Türkiye dışındaki ilk ANKA üretim üssünü hedefliyor. Benzer bir örüntü savunma sanayiinin diğer kalemlerinde de görülüyor: Endonezya’nın Türk şirketleriyle ortaklık kurması ve Malezya’nın Türk savunma sanayiine yönelmesi aynı modelin farklı ürün gruplarındaki uzantıları.
| Taraf | Alıcı ülke | İçerik | Tarih |
|---|---|---|---|
| CASC (Çin) | Suudi Arabistan | CH-4 montaj tesisi anlaşması | Mart 2017 |
| TUSAŞ (Türkiye) | Kazakistan | Ortak üretim + teknoloji transferi mutabakatı; Türkiye dışındaki ilk ANKA üretim üssü | 2021 |
| TUSAŞ (Türkiye) | Kazakistan | 3 ANKA + 2 yer sistemi + lojistik paket sözleşmesi | 27 Kasım 2021 |
Aradaki fark nicelik değil, yön. Çin örneğinde montaj hattı tek bir yüksek bütçeli alıcıya kuruldu. Türk örneğinde ortak üretim, alıcı ülkenin kendi sanayisini programa dâhil etme talebine yanıt olarak şekillendi — Suudi Arabistan’ın AKINCI tercihinde ve Katar’ın Türk sistemlerine yönelmesinde aynı beklenti öne çıkıyor.

Muharebe görünürlüğü ve geri bildirim döngüsü
Bir silah sisteminin olgunlaşma hızını belirleyen en güçlü etkenlerden biri, sahadan üreticiye dönen geri bildirimin hacmi ve hızıdır. Bu noktada iki model arasında yapısal bir fark var — ve bu fark teknik değil, şeffaflık kaynaklı.
Türk platformlarının kullanım kaydı büyük ölçüde kamuya açık. Baykar, TB2’nin 10 Aralık 2024’te 1 milyon uçuş saatini aştığını duyurdu; 2026 itibarıyla açıklanan rakam 1,25 milyon uçuş saatinin üzerinde. AKINCI 2024’te 50 bin, 2025’te 100 bin uçuş saatine ulaştı. TUSAŞ, ANKA ailesi için 400 binin üzerinde uçuş saati bildiriyor. Bu rakamlar yalnızca tanıtım değeri taşımıyor: her biri, bakım aralıklarının, yazılım güncellemelerinin ve alt sistem iyileştirmelerinin dayandığı veri havuzunu tanımlıyor.
Çin tarafında karşılaştırılabilir bir uçuş saati veya kullanım kaydı üretici düzeyinde yayımlanmıyor. Kullanıcı ülkelerin açıklamaları da sınırlı. Bu, platformların sahada başarısız olduğu anlamına gelmez — yalnızca dışarıdan izlenebilir bir geri bildirim kaydı bulunmadığı anlamına gelir. Dosya bu ayrımı korumakta ve eksik veriyi olumsuz bir yargıya çevirmemektedir.
Pratik sonucu ihracat tarafında görülüyor. Alıcı bir ülke için doğrulanabilir uçuş saati ve kullanım kaydı, risk değerlendirmesinde doğrudan bir girdi. Polonya’nın tercihinde olduğu gibi NATO üyesi alıcıların karar süreçlerinde bu veri kalemi belirleyici oluyor; Azerbaycan gibi yerleşik kullanıcılarda ise aynı kayıt, ikinci ve üçüncü tedarik turlarının gerekçesini oluşturuyor.
Çin’in önde olduğu alanlar
Dengeli bir karşılaştırma, rakibin güçlü olduğu kalemleri açıkça yazmayı gerektirir. Çin modeli üç noktada belirgin biçimde önde:
Üç üstünlük
- Hizmete geçiş hızı. Wing Loong I, program başlangıcından hizmete altı yılda ulaştı. Bu, bu dosyadaki en kısa süre.
- Tek pazara derinlik. Körfez’de tek bir alıcıya toplam teslimatın beşte birinden fazlasını yapabilmek, satış sonrası destek ve yerleşiklik açısından güçlü bir konum yaratır.
- Sanayi tabanının genişliği. Wing Loong ailesi CAIG, CH ailesi CASC bünyesinde geliştirildi. Aynı sınıfta paralel iki üretici hattı çalıştırabilmek, ölçek açısından belirgin bir avantaj.
Wing Loong-3’ün 2022’de tanıtılması, ailenin en büyük ve havadan havaya kabiliyeti duyurulan ilk üyesi olarak, bu hattın durmadığını gösteriyor. Dünyanın en büyük askerî İHA üreticileri sıralamasında Çinli kuruluşların konumu bu süreklilikle açıklanabilir.
Karşılaştırmanın sınırları
Bu dosya neyi ölçmüyor?
- Teknik üstünlük ölçülmüyor. Menzil, faydalı yük ve sensör performansı karşılaştırması bu dosyanın konusu değil; ölçülen şey ihracat modelinin yapısı.
- Veri simetrik değil. Türk tarafında üretici açıklaması, Çin tarafında üçüncü taraf transfer kaydı kullanılıyor. İki kaynak türü farklı hassasiyette ve bu fark tablolarda korunmuştur.
- Kullanıcı listeleri eksik olabilir. Her iki tarafta da açıklanmayan sözleşmeler bulunması olağandır; dosya yalnızca kamuya açık kayıtları esas alır.
- Sözleşme teslimat demek değildir. Türk tarafındaki “sözleşmeli ülke sayısı” ile Çin tarafındaki “teslimat payı” farklı kavramlardır ve dosyada birbirinin yerine kullanılmamıştır.
Türkiye’nin fark yarattığı noktalar
Dört ayırt edici unsur
- Rejim içinden ihracat. MTCR üyesi bir ülkenin Kategori I sınırına yakın sistemleri geniş bir alıcı tabanına satabilmesi, bu dosyanın en dikkat çekici bulgusu. Bu yol daha yavaş; ancak müttefik pazarını açık tutuyor.
- Alıcı çeşitliliği. Sözleşmeli ülke sayısının otuz dokuza ulaşması ve kullanıcılar arasında NATO ile AB üyelerinin bulunması, tek bir bölgeye bağımlılığı azaltıyor.
- Ürün gamının yukarı doğru genişlemesi. Taktik sınıftan başlayıp AKINCI ile ağır sınıfa, KIZILELMA ile jet sınıfına uzanan bir hat kuruldu. Yüksek irtifa kabiliyeti tarafında da aynı yönde ilerleme var.
- İhracatın hattı beslemesi. Baykar’ın açıkladığı ihracat cirosu 2021’de 664 milyon dolardan 2025’te 2,2 milyar dolara çıktı. Üretim hattını iç talepten bağımsız besleyen bu akış, savunma sanayii ekosisteminin büyümesinde tekrar eden bir örüntü.
Bu tablo, Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatının genel seyriyle de uyumlu: 2026’nın ilk yarısında sektör ihracatı 4 milyar 665,7 milyon dolara ulaştı ve bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22,5 arttı. Son yirmi beş yılın öne çıkan projelerinde ihracatın program sürdürülebilirliğindeki rolü tekrar tekrar görülüyor.
EM-PDI karşılaştırması
Envanter Medya Program Gelişim Endeksi, bir programın ürüne ve kullanıcıya dönüşme derecesini 100 puan üzerinden ölçen editoryal bir çerçevedir; teknik üstünlük ölçmez. Ağırlıklar: operasyonel hizmet 20, seri üretim 15, ihracat 15, üretim ölçeği 10, teknolojik bağımsızlık 10, alt sistem entegrasyonu 10, takvim performansı 10, modernizasyon devamlılığı 5, kullanıcı çeşitliliği 5.
EM-PDI: Türk ve Çin insansız hava aracı programları
Puanlar serinin önceki dosyalarıyla tutarlıdır: TB2 94, Wing Loong I 89, ANKA 79 ve AKINCI 76 değerleri değiştirilmemiştir.
EM-PDI, Envanter Medya editoryal değerlendirmesidir; resmî bir endeks değildir.
Çin platformlarının puan dağılımı dikkat çekici biçimde dar bir bantta toplanıyor. Wing Loong I 89 puanla ihracat, üretim ölçeği ve operasyonel hizmet kalemlerinden yüksek puan alıyor; kullanıcı çeşitliliğinde ise yoğunlaşma nedeniyle puan kaybediyor. Wing Loong II’nin 86 puanı aynı dağılımın bir kademe gerisinden geliyor: hizmete daha yeni girdi ve kullanıcı tabanı henüz daha dar. CH-4’ün 82 puanı, doğrulanabilir teslimat kayıtlarının daha az sayıda ülkeyi kapsamasından kaynaklanıyor. Wing Loong-3’ün 58 puanı ise erken aşama bir programın tipik profili: tanıtım yapıldı, doğrulanabilir seri teslimat kaydı henüz sınırlı.
Kategori bazlı sonuç
| Kategori | Önde olan | Gerekçe |
|---|---|---|
| Hizmete geçiş hızı | Çin | Wing Loong I altı yılda, TB2 yedi yılda |
| Tek pazara satış derinliği | Çin | İlk dört alıcı teslimatların ~%70’i |
| Aynı sınıfta paralel üretici hattı | Çin | CAIG ve CASC aileleri |
| Erken ihracat teslimatı | Çin | 2013–2014’ten itibaren düzenli kayıt |
| Alıcı ülke sayısı | Türkiye | Sözleşme düzeyinde 39 ülke |
| Müttefik pazarına erişim | Türkiye | 6 NATO + 4 AB üyesi kullanıcı |
| Ürün gamının sınıf genişliği | Türkiye | Taktik, ağır ve jet sınıflarında hat |
| Veri şeffaflığı | Türkiye | Üretici düzeyinde düzenli açıklama |
| İhracat rejimi uyumu | Türkiye | MTCR üyesi olarak ihracat |
Tablo iki farklı başarı tanımını yan yana koyuyor. Çin hız ve derinlik kalemlerinde, Türkiye genişlik ve erişilebilirlik kalemlerinde önde. Hangisinin daha değerli olduğu, hangi ölçütü esas aldığınıza bağlı: pazar payı için derinlik, uzun vadeli sürdürülebilirlik ve müttefik entegrasyonu için genişlik daha belirleyici.

Bugün ve önümüzdeki beş yıl
Çin tarafında asıl soru, Wing Loong-3 ve CH ailesinin yeni üyelerinin mevcut alıcı grubunun dışına çıkıp çıkamayacağı. Yoğunlaşma bir güç kaynağı olduğu kadar bir kırılganlık da yaratıyor: alıcı sayısı azken, tek bir pazardaki politika değişikliği toplam hacmi doğrudan etkiliyor.
Türkiye tarafında soru ölçek. AKINCI ağır sınıfta, KIZILELMA jet sınıfında ve AKSUNGUR uzun havada kalış sınıfında hangi adetlere ulaşacak; ortak üretim modeli Kazakistan örneğinin ötesine taşınabilecek mi. Azerbaycan gibi yerleşik kullanıcılarda derinleşme ile yeni pazarlara yayılma arasındaki denge, önümüzdeki beş yılın asıl gündemi olacak.
Serinin bir sonraki dosyası, Bayraktar TB2’nin nasıl küresel bir ihracat ürününe dönüştüğünü tek platform ölçeğinde inceleyecek: fiyat, lojistik, eğitim paketi ve satış sonrası desteğin bu dönüşümdeki payı ele alınacak.
Sıkça sorulan sorular
Türkiye ve Çin aynı pazarda mı rekabet ediyor?
Kısmen. İkisi de 2010’larda silahlı MALE sınıfının kapalı kalan ihracat pazarını doldurdu, ancak alıcı profilleri farklı. Çin’in doğrulanabilir teslimatları büyük ölçüde yüksek bütçeli birkaç Körfez ve Güney Asya alıcısında yoğunlaşıyor; Türk platformlarının kullanıcı listesi ise sayıca daha geniş ve NATO ile AB üyelerini de içeriyor. Bazı pazarlarda — özellikle Körfez ve Kuzey Afrika’da — doğrudan karşı karşıya geliyorlar.
Çin neden silahlı İHA ihracatında erken davranabildi?
En önemli yapısal neden rejim konumu. Çin, Füze Teknolojisi Kontrol Rejimi’nin (MTCR) üyesi değil; 2004’te başvurdu ve başvurusu kabul edilmedi. Rejim kurallarına uyacağını beyan etti, ancak üyelerin Kategori I sistemlerde uyguladığı “güçlü ret karinesi” Çin için bağlayıcı bir taahhüt oluşturmuyor. ABD ve Avrupa’nın aynı dönemde silahlı MALE ihracatına isteksiz olması, Çin’e rakipsiz bir pencere açtı.
Türkiye MTCR üyesi olmasına rağmen nasıl ihracat yapabiliyor?
Türkiye 1997’den beri MTCR üyesi. Rejim ihracatı yasaklamaz; Kategori I sistemlerde güçlü ret karinesi uygular ve izni ihracatçı devletin sorumluluğunda bırakır. Türkiye ihracatı izin rejimi içinde, alıcı bazında değerlendirerek yürütüyor. Bu, Çin modeline göre daha yavaş ilerleyen ama NATO ve AB üyesi alıcılar için kabul edilebilir bir yol.
Wing Loong ve TB2 aynı sınıf mı?
Hayır. Wing Loong I ve II, MALE sınıfında ANKA ve AKSUNGUR’a daha yakın platformlar. TB2 taktik sınıfta konumlanır: daha küçük, daha ucuz ve daha yüksek adetlerde sahaya çıkabilen bir sistem. Bu dosyada sınıf ayrımı korunmuş, ölçüt tablolarında farklı sınıflar karıştırılmamıştır.
Çin’in ihracat rakamları neden yüzde olarak veriliyor?
Çin’e ilişkin adet verisi büyük ölçüde SIPRI transfer veri tabanı üzerinden izlenebiliyor; üretici veya tedarik makamı düzeyinde Türkiye’dekine benzer ayrıntıda resmî açıklama yayımlanmıyor. Bu nedenle Çin tarafında alıcı payları, Türkiye tarafında ise üretici açıklamalarındaki sözleşmeli ülke sayıları kullanılmıştır. İki veri kümesi aynı tabloda toplanmamıştır.
Ortak üretim iki modelde de var mı?
Evet, ancak farklı biçimlerde. Çin tarafında doğrulanabilir örnek, Mart 2017’de KACST ile CASC arasında imzalanan ve Suudi Arabistan’da CH-4 montaj tesisi kurulmasını öngören anlaşma. Türkiye tarafında TUSAŞ ile Kazakhstan Engineering arasındaki mutabakat, ortak üretim ve teknoloji transferi içeriyor ve Türkiye dışındaki ilk ANKA üretim üssünü hedefliyor.
Bu dosya hangi verileri dışarıda bıraktı?
Doğrulanamayan sipariş, teslimat ve maliyet iddiaları alınmadı. Çin platformlarının kullanıcı listeleri için basında dolaşan ancak resmî kayda dayanmayan ülke isimleri kullanılmadı. Dolaşan mühimmat sınıfındaki sistemler, MALE ve taktik sınıf ölçüt tablolarına dâhil edilmedi.
Kaynaklar ve metodoloji notu
Bu dosyadaki tarih, adet ve sözleşme verileri üretici açıklamaları, tedarik makamı duyuruları, silah transferi veri tabanı kayıtları ve ihracat kontrol rejiminin kamuya açık belgelerinden derlenmiştir. Doğrulanamayan üretim adedi, ihracat ve maliyet iddiaları dosyaya alınmamıştır. Çin programlarına ilişkin bazı kalemlerde üretici düzeyinde resmî rakam yayımlanmadığı için, bu durum metinde açıkça belirtilmiştir.
- Baykar ve TUSAŞ resmî açıklamaları — TB2, AKINCI ve ANKA kilometre taşları, uçuş saatleri, sözleşmeli ülke sayıları ve ihracat cirosu.
- SIPRI silah transferi veri tabanı — Çin muharip İHA teslimatlarının 2013–2023 dönemindeki alıcı dağılımı ve model bazlı yoğunluk.
- MTCR kamuya açık belgeleri ve üyelik kayıtları — Kategori I tanımı, güçlü ret karinesi, Türkiye’nin 1997 üyeliği ve Çin’in 2004 başvurusunun sonucu.
- Program ve fuar kayıtları — Wing Loong program başlangıcı, ilk uçuş, Zhuhai tanıtımı, Wing Loong II ilk uçuşu ve Wing Loong-3’ün tanıtımı.
- Türkiye savunma ve havacılık sektörü ihracat verileri — 2026 ilk yarı gerçekleşmesi ve yıllık değişim oranı.
- Envanter Medya arşivi — seri dosya 1, seri dosya 2, seri dosya 3, seri dosya 4, SİHA nedir.
Editoryal not: Bu dosyada “sipariş”, “teslimat”, “görüşme” ve “kullanıcı” ayrımı korunmuştur. Sınıf ayrımı da aynı titizlikle uygulanmıştır: taktik sınıf, MALE sınıfı, insansız savaş uçağı ve dolaşan mühimmat ayrı sınıflardır ve ölçüt tablolarında karıştırılmamıştır. Hiçbir Çin programı için “başarısız” nitelemesi kullanılmamış; kamuya açık kaydı sınırlı olan kalemler için durum olduğu gibi tarif edilmiştir.
Aynı Dönemde Başladılar serisi
Bu dosya serinin beşinci parçasıdır. Serinin tamamı ve yayın takvimi için seri ana sayfasına bakabilirsiniz.
Önceki dosyalar: 1 — Aynı dönemde başlayan SİHA programları · 2 — Türkiye ve Avrupa’nın MALE İHA programları · 3 — ANKA ile TAPAS · 4 — Türkiye ve Rusya’nın İHA programları
İlgili dosyalar: KAAN’ın rakipleri · dünyanın en büyük askerî İHA üreticileri

