Türk Savunma Sanayiinde Son 25 Yılın Öne Çıkan Projeleri (2001–2026)

Türk Savunma Sanayiinde Son 25 Yılın Öne Çıkan Projeleri (2001–2026)
Yazı Özetini Göster

2001 ile 2026 arasında Türk savunma sanayii, ürün listesinden çok tedarik ilişkisini değiştirdi. Bu çeyrek yüzyılın başında Türkiye, ihtiyaç duyduğu sistemlerin büyük bölümünü satın alıyor; satın aldığı sistemin yazılımına, entegrasyonuna ve çoğu zaman kullanımına dair kararı da satıcıyla paylaşıyordu. Bugün aynı ülke, beşinci nesil bir muharip uçağı uçuruyor, kendi fırkateynini tasarlayıp üç tersanede eş zamanlı inşa ediyor, uzun menzilli hava savunma füzesini seri üretiyor ve tek kalemde 48 savaş uçağı ihraç ediyor.

Bu dosya, o dönüşümü 18 program üzerinden anlatıyor. Her proje için üç soruya cevap aranıyor: Neydi, ne oldu ve neden önemli? Tarihler, teknik veriler ve ihracat bilgileri Savunma Sanayii Başkanlığı, üretici şirketler (TUSAŞ, Baykar, ASELSAN, ROKETSAN, TEI, STM), Millî Savunma Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı kaynaklarına dayandırıldı. Resmî kaynaklarda doğrulanamayan hiçbir veri tabloya yazılmadı; açıklanmamış kalemler açıkça belirtildi.

18
öne çıkan program
6
tarihsel dönem
2001–2026
kapsanan yıl aralığı
50+
resmî kaynak

İçindekiler

  1. 25 yılın altı dönemi
  2. Bayraktar TB2
  3. Bayraktar AKINCI
  4. Bayraktar KIZILELMA
  5. ANKA ve AKSUNGUR
  6. KAAN
  7. HÜRJET
  8. T129 ATAK ve T625 GÖKBEY
  9. MİLGEM
  10. TF-2000
  11. MİLDEN
  12. TCG Anadolu ve Bayraktar TB3
  13. HİSAR ve SİPER
  14. ÇELİK KUBBE
  15. SOM, ATMACA ve KARA ATMACA
  16. TAYFUN
  17. ALTAY
  18. KORAL
  19. PD170, TS1400, TF6000 ve KTJ Motor Ailesi
  20. Zaman tüneli: 25 yılın kilometre taşları
  21. Genel değerlendirme: neyi başardık, nerede takıldık
  22. Sıkça sorulan sorular
  23. Kaynakça

25 yılın altı dönemi

Projeleri tek tek ele almadan önce dönemleri ayırmak gerekiyor; çünkü Türk savunma sanayiinin son 25 yılı düz bir çizgi değil, birbirini tetikleyen altı evre hâlinde ilerledi. Her evrenin kendine özgü bir kısıtı ve o kısıta verilen bir cevabı var.

Zaman Tüneli
Altı Dönemde Dönüşüm
Yerlileştirme altyapısından beşinci nesil uçağa: 25 yılın evreleri.
2001–2005
Kurumsal yeniden yapılanma ve yerlileştirmenin altyapısı
Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın proje yönetimi modeli olgunlaştı, ana yüklenici–alt yüklenici ilişkisi kurumsallaştı. Bu dönemde ortaya çıkan çıktı bir platform değil, sonraki 20 yılın programlarını mümkün kılan tedarik ve mühendislik altyapısıydı.
2006–2010
Milli platform projelerinin başlatılması
ANKA, ALTAY, MİLGEM ve SOM gibi programlar bu dönemde başlatıldı ya da ilk somut çıktılarını verdi. Türkiye ilk kez, ürünü ithal etmek yerine tasarımı üstlenme kararını sistematik biçimde uyguladı.
2011–2015
İlk uçuşlar, ilk gemiler, ilk envanter girişleri
TCG Heybeliada’nın hizmete girmesi (2011), T129’un ilk uçuşu (2011) ve ilk teslimatı (2014), Bayraktar TB2’nin envantere girmesi (2014) ve SOM’un Hava Kuvvetleri envanterine katılması (2011) bu döneme sığdı. Prototip aşaması yerini operasyonel kullanıma bıraktı.
2016–2020
Operasyonel tecrübe, ihracat ve tedarik krizleri
Sınır ötesi harekâtlar, geliştirilen sistemleri sahada sınadı. Aynı dönemde F-35 programından çıkarılma ve motor ihracat izinlerindeki tıkanmalar, yerlileştirmenin hangi kalemlerde zorunlu olduğunu gösterdi. AKINCI’nın ilk uçuşu (2019) ve TS1400’ün teslimi (2020) buraya denk geldi.
2021–2023
Yeni nesil platformlara geçiş
KIZILELMA (2022), HÜRJET (2023) ve GÖKBEY’in milli motorla uçuşu (2023) ile Türkiye jet ve turboşaft sınıfına geçti. TCG Anadolu hizmete girdi (2023), TCG İstanbul denize açıldı (2023) ve TAYFUN ilk test atışını yaptı (2022).
2024–2026
Beşinci nesil, entegre savunma ve büyük ölçekli ihracat
KAAN ilk uçuşunu yaptı (2024), TB3 gemiden kalkıp indi (2024), ALTAY teslim edilmeye başlandı (2025), Çelik Kubbe mimarisi kuruldu ve KAAN’ın Endonezya’ya 48 uçaklık satışı imzalandı. Motor programları ise bu dönemin belirleyici kısıtı olmayı sürdürüyor.

2001–2005 — Kurumsal yeniden yapılanma ve yerlileştirmenin altyapısı

Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın proje yönetimi modeli olgunlaştı, ana yüklenici–alt yüklenici ilişkisi kurumsallaştı. Bu dönemde ortaya çıkan çıktı bir platform değil, sonraki 20 yılın programlarını mümkün kılan tedarik ve mühendislik altyapısıydı.

2006–2010 — Milli platform projelerinin başlatılması

ANKA, ALTAY, MİLGEM ve SOM gibi programlar bu dönemde başlatıldı ya da ilk somut çıktılarını verdi. Türkiye ilk kez, ürünü ithal etmek yerine tasarımı üstlenme kararını sistematik biçimde uyguladı.

2011–2015 — İlk uçuşlar, ilk gemiler, ilk envanter girişleri

TCG Heybeliada’nın hizmete girmesi (2011), T129’un ilk uçuşu (2011) ve ilk teslimatı (2014), Bayraktar TB2’nin envantere girmesi (2014) ve SOM’un Hava Kuvvetleri envanterine katılması (2011) bu döneme sığdı. Prototip aşaması yerini operasyonel kullanıma bıraktı.

2016–2020 — Operasyonel tecrübe, ihracat ve tedarik krizleri

Sınır ötesi harekâtlar, geliştirilen sistemleri sahada sınadı. Aynı dönemde F-35 programından çıkarılma ve motor ihracat izinlerindeki tıkanmalar, yerlileştirmenin hangi kalemlerde zorunlu olduğunu gösterdi. AKINCI’nın ilk uçuşu (2019) ve TS1400’ün teslimi (2020) buraya denk geldi.

2021–2023 — Yeni nesil platformlara geçiş

KIZILELMA (2022), HÜRJET (2023) ve GÖKBEY’in milli motorla uçuşu (2023) ile Türkiye jet ve turboşaft sınıfına geçti. TCG Anadolu hizmete girdi (2023), TCG İstanbul denize açıldı (2023) ve TAYFUN ilk test atışını yaptı (2022).

2024–2026 — Beşinci nesil, entegre savunma ve büyük ölçekli ihracat

KAAN ilk uçuşunu yaptı (2024), TB3 gemiden kalkıp indi (2024), ALTAY teslim edilmeye başlandı (2025), Çelik Kubbe mimarisi kuruldu ve KAAN’ın Endonezya’ya 48 uçaklık satışı imzalandı. Motor programları ise bu dönemin belirleyici kısıtı olmayı sürdürüyor.

Aynı dönemin veri odaklı bir okuması için Türk savunma sanayiinde son yılların en büyük projeleri ve Türkiye’nin savunma sanayii ihracatı nasıl değişti? dosyalarına da bakabilirsiniz.

1. Bayraktar TB2

Kategori: İnsansız Hava Aracı  ·  Dönem: 2011–2015  ·  Yüklenici: Baykar

Bayraktar TB2 silahlı insansız hava aracı pistte yandan görünüm
Bayraktar TB2, pistte yandan görünüm. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neydi?

2000’li yılların başında Türkiye, silahlı insansız hava aracı ihtiyacını yurt dışı tedarikle karşılamaya çalışıyordu. Süreç, ihracat izinleri ve kullanım kısıtları nedeniyle sık sık tıkandı. Baykar’ın taktik sınıf İHA çalışmaları bu tıkanmanın içinden çıktı: önce keşif-gözetleme görevleri için tasarlanan, ardından silahlandırılan orta irtifa uzun havada kalışlı bir platform.

Ne oldu?

TB2, 2014’te tam yüklü uçuş testlerini tamamladı; aynı yıl Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girdi ve 2015’te silahlandırıldı. Bugün TSK’nın yanı sıra Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve MİT tarafından kullanılıyor. Baykar’ın açıkladığı verilere göre platform 1 milyon 250 bin uçuş saatini geride bıraktı ve 27 saat 3 dakikalık havada kalış rekoruna sahip. Azaltılmış boyutlu, 700 kg azami kalkış ağırlığındaki bu aracın operasyonel etkisi, sınıfının çok üzerinde oldu.

Bayraktar TB2 silahlı insansız hava aracı
TB2’nin gövde ve kanat altı istasyon düzeni. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neden önemli?

TB2, Türkiye için bir platformdan fazlasını ifade etti. Görece düşük maliyetli bir aracın, keşif ve vuruş döngüsünü tek elde toplayarak taktik seviyede nasıl sonuç üretebileceğini gösterdi; MAM-L gibi yerli mini akıllı mühimmatların, ASELSAN kaynaklı elektro-optik keşif sistemlerinin ve yerli veri bağlarının olgunlaştığı bir tedarik zinciri kurdu. Bu zincirin kendisi, sonraki AKINCI, AKSUNGUR ve TB3 programlarının altyapısını oluşturdu. Öte yandan TB2, çağdaş bir hava savunma ağının altında çalışacak bir platform değil; etkinliği, karşı tarafın hava savunma kabiliyetinin zayıf olduğu ya da bastırıldığı ortamlarda belirginleşiyor. Ukrayna ve Karabağ sahalarından çıkan ders de bu oldu.

Bayraktar TB2 — künye
İlk tam yüklü uçuş testleri2014 (Baykar)
Envantere giriş2014; silahlandırma 2015
Ana yükleniciBaykar
Azami kalkış ağırlığı700 kg
Faydalı yük150 kg
Kanat açıklığı12 m
Havada kalış20+ saat (rekor: 27 saat 3 dk)
Servis tavanı22.000 ft
Toplam uçuş saati1.250.000+ saat (Baykar)
2026 statüsüSeri üretimde, ihraç ediliyor
Bayraktar TB2 kullanan ülkeler haritası
TB2’nin yayıldığı coğrafya: kullanıcı ülke dağılımı. Kaynak: Envanter Medya grafik

Bu bölümün kaynakları: Baykar — Bayraktar TB2 ürün sayfası (uçuş saati, teknik veriler)  ·  Baykar — TB2 1 milyon uçuş saati duyurusu

2. Bayraktar AKINCI

Kategori: Taarruzi İnsansız Hava Aracı  ·  Dönem: 2016–2020  ·  Yüklenici: Baykar

Bayraktar AKINCI taarruzi insansız hava aracı sergi alanında
AKINCI, statik sergide gövde ve motor yerleşimiyle. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neydi?

TB2’nin taktik başarısı, bir üst sınıfın kapısını açtı: daha ağır mühimmat taşıyan, daha yüksekte ve daha uzun uçan, uydu üzerinden komuta edilebilen bir taarruzi insansız hava aracı. AKINCI, TB2’nin yaptığı işi değil, klasik olarak muharip uçaklara verilen görevlerin bir bölümünü hedefliyordu.

Ne oldu?

AKINCI ilk uçuşunu 6 Aralık 2019’da gerçekleştirdi. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ilk teslimatı ise 29 Ağustos 2021’de Çorlu’daki Bayraktar AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde düzenlenen törenle yapıldı. Baykar, platformun 2×450 beygirlik A ve 2×750 beygirlik B konfigürasyonlarını üretti; daha güçlü motorlu AKINCI C ise sonraki adım oldu. AKINCI, SOM-A seyir füzesi ve Gökdoğan gibi havadan havaya füzeler dahil geniş bir mühimmat yelpazesiyle entegre edildi ve 100 bin uçuş saatini aştı. Azerbaycan başta olmak üzere dost ve müttefik ülkelerin envanterine girdi.

Baykar Bayraktar AKINCI taarruzi insansız hava aracı
AKINCI’nin geniş kanat açıklığı ve çift motor düzeni. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neden önemli?

AKINCI, Türkiye’nin insansız sistemlerde “taktik destek”ten “harekât seviyesinde vuruş” bandına geçtiği eşiktir. Uydu üzerinden komuta, ağır mühimmat entegrasyonu ve uzun menzil bir araya geldiğinde, insansız bir platform artık yalnızca gözetleme aracı olmaktan çıkıyor. Bu geçiş aynı zamanda yerli motor, yerli AESA radar ve yerli mühimmat tedarik zincirini de zorladı — nitekim AKINCI, Türkiye’nin havadan havaya füze programlarının uçan test yatağı işlevini de gördü. Karşılaştırmalarda dikkat: AKINCI, muharip uçakların yerine geçen bir sistem değil; hava üstünlüğü sağlanmış ya da tehdidin sınırlı olduğu ortamlarda uzun süreli varlık gösteren bir vuruş platformu.

Bayraktar AKINCI — künye
İlk uçuş6 Aralık 2019
TSK’ya ilk teslimat29 Ağustos 2021 (Çorlu)
Ana yükleniciBaykar
KonfigürasyonlarAKINCI A (2×450 hp), B (2×750 hp), C
KullanıcılarTSK ve dost/müttefik ülkeler (ör. Azerbaycan)
Uçuş saati100.000+ saat (Baykar)
2026 statüsüSeri üretimde, ihraç ediliyor
Bayraktar AKINCI ve kanat altı mühimmat yerleşimi
AKINCI’nın taşıdığı mühimmat ailesinden bir kesit. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Bu bölümün kaynakları: Baykar — AKINCI C ilk uçuş bülteni  ·  Baykar — AKINCI 50 bin uçuş saati bülteni  ·  Anadolu Ajansı — AKINCI TİHA envantere girdi (29 Ağustos 2021)

3. Bayraktar KIZILELMA

Kategori: İnsansız Savaş Uçağı  ·  Dönem: 2021–2023  ·  Yüklenici: Baykar

Bayraktar KIZILELMA insansız savaş uçağı iç bölme mühimmat atışı
KIZILELMA’nın iç silah bölmesinden mühimmat ayrılışı. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neydi?

KIZILELMA, pervaneli İHA mantığından kopan bir program olarak başladı: jet motorlu, düşük görünürlük hedefleyen, gemiden kalkabilecek boyutlarda bir insansız savaş uçağı. Proje 2021’de, Baykar’ın kendi özkaynağıyla başlatıldı.

Ne oldu?

TC-ÖZB kuyruk numaralı ilk uçak 14 Kasım 2022’de üretim hattından çıktı ve Çorlu’ya intikal etti; ilk uçuşunu 14 Aralık 2022’de gerçekleştirdi — programın başlangıcından itibaren yaklaşık bir yıl. Sonraki dönemde iniş takımları kapalı uçuş, iç silah bölmesinden mühimmat atışı ve Gökdoğan görüş ötesi havadan havaya füzeyle bağlı uçuş testleri tamamlandı. Baykar’ın açıklamasına göre KIZILELMA, kendi radarıyla tespit ettiği hava hedefini görüş ötesi füzeyle vurdu; ayrıca iki insansız savaş uçağının otonom kol uçuşu icra ettiği testler yapıldı.

Bayraktar KIZILELMA TCG Anadolu güvertesinde
KIZILELMA, TCG Anadolu güvertesinde. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neden önemli?

KIZILELMA’nın önemi, tek tek testlerden çok bunların birleştiği yerde: bir insansız platformun hava muharebesi döngüsünü — tespit, tanımlama, angajman — kendi sensörü ve kendi mühimmatıyla kapatabilmesi. Bu, insansız sistemlerin hava savunma tehdidi altındaki ortamlarda ne kadar iş göreceği tartışmasını doğrudan ilgilendiriyor. Yine de program hâlâ test ve olgunlaşma aşamasında; seri üretim, envantere giriş ve operasyonel kullanım verileri henüz TB2 ya da AKINCI ölçeğinde birikmiş değil. Bu nedenle KIZILELMA’yı, kullanıcı ülke ordularının filo yapısını bugün değiştiren bir sistem olarak değil, önümüzdeki on yılın kabiliyet tartışmasını şekillendiren bir öncü olarak okumak daha doğru.

Bayraktar KIZILELMA — künye
Proje başlangıcı2021 (Baykar özkaynağı)
Hattan çıkış14 Kasım 2022
İlk uçuş14 Aralık 2022
Ana yükleniciBaykar
Kritik testlerİç bölmeden mühimmat atışı; Gökdoğan ile bağlı uçuş; otonom kol uçuşu
2026 statüsüTest ve olgunlaşma; seri üretime geçiş süreci
Bayraktar KIZILELMA güverte üzerinde uçtan görünüm
Uçtan görünümde katlanır kanat ve gövde hattı. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Bu bölümün kaynakları: Baykar — KIZILELMA havacılık tarihinde ilkleri başardı  ·  Baykar — KIZILELMA Gökdoğan füzesi ile buluştu  ·  Baykar — İniş takımları kapalı ilk uçuş

4. ANKA ve AKSUNGUR

Kategori: İnsansız Hava Aracı Ailesi  ·  Dönem: 2006–2010 / 2016–2020  ·  Yüklenici: TUSAŞ

Havada seyir hâlindeki ANKA insansız hava aracı
ANKA, seyir hâlinde. Kaynak: Wikimedia Commons üzerinden Envanter Medya arşivi

Neydi?

ANKA, Türkiye’nin orta irtifa uzun havada kalışlı İHA’yı sıfırdan tasarlama denemesiydi. Program, 2000’lerin ortasında, dışarıdan tedarik edilen sistemlerin kaynak kodlarına ve görev yazılımlarına erişilememesi sorununa doğrudan bir cevap olarak biçimlendi. AKSUNGUR ise ANKA’dan devralınan mühendislik birikimi üzerine kurulan, daha ağır faydalı yük taşıyan çift motorlu bir platform.

Ne oldu?

ANKA ilk uçuşunu 30 Aralık 2010’da yaptı. Ekim 2013’te 10 uçaklık ANKA-S seri üretim sözleşmesi imzalandı; TUSAŞ’ın verilerine göre ANKA filoları 400 bin uçuş saatini aştı. AKSUNGUR, Türkiye’nin ilk çift motorlu İHA’sı olarak 2019’da uçtu ve aynı yıl IDEF’te sergilendi; Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterine girdi. Ailenin en yeni üyesi ANKA-III ise dikey kuyruksuz, turbofan motorlu bir tasarım olarak 28 Aralık 2023’te ilk uçuşunu gerçekleştirdi.

TUSAŞ ANKA insansız hava aracı fuar alanında
ANKA, statik sergide burun ve sensör yerleşimiyle. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neden önemli?

ANKA ailesi, Türkiye’nin İHA kabiliyetinin tek bir şirkete bağlı kalmamasını sağladı. Baykar ve TUSAŞ’ın paralel yürüyen programları, hem rekabet hem de farklı görev profilleri üretti: ANKA daha çok uydu üzerinden komuta edilen istihbarat-keşif-gözetleme; AKSUNGUR ise ağır faydalı yük, deniz karakol ve SIGINT görevleri. ANKA-III ile birlikte aile, düşük görünürlüklü kanat gövde bütünleşik tasarım alanına da geçti. Bu çeşitlilik, dış tedarik kesintilerine karşı asıl sigortayı oluşturuyor.

ANKA ve AKSUNGUR — künye
ANKA ilk uçuş30 Aralık 2010
ANKA-S seri üretim sözleşmesiEkim 2013 (10 uçak)
ANKA kanat açıklığı / uzunluk17,5 m / 8,6 m
ANKA azami kalkış ağırlığı1.700 kg; faydalı yük 350+ kg
ANKA havada kalış / tavan30 saat / 30.000 ft
ANKA toplam uçuş saati400.000+ saat (TUSAŞ)
AKSUNGUR ilk uçuş2019
ANKA-III ilk uçuş28 Aralık 2023
2026 statüsüSeri üretimde; ihracat yapıldı
TUSAŞ AKSUNGUR çift motorlu insansız hava aracı
AKSUNGUR: Türkiye’nin ilk çift motorlu İHA’sı. Kaynak: Envanter Medya arşivi
AKSUNGUR insansız hava aracı 2019 sergisinde
AKSUNGUR’un 2019’daki ilk kamuya açık sergilenişlerinden biri. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Bu bölümün kaynakları: TUSAŞ — ANKA ürün sayfası (ilk uçuş, teknik veriler, uçuş saati)  ·  TUSAŞ — AKSUNGUR ürün sayfası  ·  TUSAŞ — ANKA-III ilk uçuşunu gerçekleştirdi

5. KAAN

Kategori: Milli Muharip Uçak  ·  Dönem: 2024–2026  ·  Yüklenici: TUSAŞ

KAAN milli muharip uçak pistte taksi testi sırasında
KAAN, pistte taksi testi sırasında. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neydi?

Türk Hava Kuvvetleri’nin omurgasını oluşturan F-16 filosunun 2030’lardan itibaren yaşlanacak olması, Türkiye’yi iki seçenekle bıraktı: yeni nesil bir uçağı satın almak ya da geliştirmek. F-35 programından çıkarılma süreci birinci seçeneği belirsizleştirince, milli muharip uçak programı stratejik bir zorunluluğa dönüştü. KAAN, beşinci nesil, çift motorlu, çok rollü bir muharip uçak olarak tanımlandı.

Ne oldu?

KAAN ilk uçuşunu 21 Şubat 2024’te gerçekleştirdi; uçak 13 dakika havada kaldı, 8.000 ft irtifaya çıkıp 230 knot hıza ulaştı. İkinci test uçuşu 6 Mayıs 2024’te, 10.000 ft ve 230 knot değerleriyle yapıldı. TUSAŞ’ın açıkladığı verilere göre uçağın kanat açıklığı 13,4 m, uzunluğu 20,3 m, azami kalkış ağırlığı 34.750 kg; iki motorun her biri 13.150 kgf itki üretiyor, azami hız 40.000 ft’te Mach 1.8 ve servis tavanı 55.000 ft. 2025’te Endonezya ile 48 adet KAAN’ın satışını kapsayan sözleşme imzalandı; TUSAŞ bunu Türkiye tarihinin tek kalemdeki en büyük ihracat sözleşmesi olarak duyurdu ve teslimatların 120 ay içinde tamamlanacağını açıkladı.

KAAN milli muharip uçak kokpit detayı
Kokpit ve kanopi bölgesinden detay. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neden önemli?

KAAN, Türkiye’nin bugüne kadar üstlendiği en karmaşık savunma programı. Yalnızca hava aracı değil; AESA radar, elektronik harp paketi, görev bilgisayarı, düşük gözlenebilirlik malzemeleri ve — en kritiği — motor gerektiriyor. Prototipler General Electric F110 motorlarıyla uçuyor; milli motor çalışmaları TRMOTOR ve TEI hattında sürüyor. Bu, programın en belirleyici risk kalemidir: motor olgunlaşmadan seri üretim takvimi tam olarak kilitlenemez. Karşılaştırma yaparken de bunu göz önünde tutmak gerekir: KAAN, F-35 ya da F-22 ile aynı olgunluk aşamasında bir uçak değil; F-35 iki binden fazla üretilmiş ve operasyonel bir sistemken, KAAN uçuş test aşamasındadır. KAAN’ın anlamı, Türkiye’nin bu sınıfta tasarım, entegrasyon ve sertifikasyon yeteneğini kendi elinde toplamasıdır.

KAAN — künye
İlk uçuş21 Şubat 2024 (13 dk, 8.000 ft, 230 knot)
İkinci uçuş6 Mayıs 2024 (14 dk, 10.000 ft)
Ana yükleniciTUSAŞ (SSB koordinasyonunda)
Kanat açıklığı / uzunluk / yükseklik13,4 m / 20,3 m / 5 m
Azami kalkış ağırlığı34.750 kg
Motor2 × 13.150 kgf (prototiplerde GE F110)
Azami hız / tavanMach 1.8 (40.000 ft) / 55.000 ft
G limitleri+9 / −3,5 G
İhracatEndonezya: 48 uçak, teslimat 120 ay (2025 sözleşmesi)
2026 statüsüUçuş test aşaması; milli motor geliştirme sürüyor
KAAN milli muharip uçak burun ve sensör bölgesi detayı
Burun ve sensör yerleşiminden detay. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Bu bölümün kaynakları: TUSAŞ — KAAN ürün sayfası (teknik veriler, ilk uçuş)  ·  TUSAŞ — Milli Muharip Uçak KAAN ilk uçuşunu gerçekleştirdi  ·  TUSAŞ — Endonezya ile 48 adet KAAN ihracat sözleşmesi  ·  TUSAŞ — KAAN broşürü (PDF)

6. HÜRJET

Kategori: Jet Eğitim ve Hafif Taarruz Uçağı  ·  Dönem: 2021–2023  ·  Yüklenici: TUSAŞ

TUSAŞ HÜRJET jet eğitim uçağı
HÜRJET, jet eğitim ve hafif taarruz uçağı. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neydi?

Türk Hava Kuvvetleri’nin ileri jet eğitim ihtiyacı uzun yıllar T-38 filosuyla karşılandı. Bu uçaklar yaşlandıkça, hem eğitim hem de hafif taarruz görevlerini üstlenebilecek yeni nesil bir jet ihtiyacı doğdu. HÜRJET, tek motorlu, tandem kokpitli, modern aviyonik mimariye sahip bir platform olarak tasarlandı.

Ne oldu?

Üretilen ilk HÜRJET ilk uçuşunu 25 Nisan 2023’te gerçekleştirdi; TUSAŞ’ın açıklamasına göre uçak bugüne kadar 150’nin üzerinde test faaliyetini geride bıraktı, 100’üncü uçuşunu tamamladı ve ikinci prototip de uçuşa başladı. Program açısından belirleyici gelişme, İspanya Entegre Gelişmiş Uçuş Eğitim Sistemi kapsamında yaşandı: İspanya Hava ve Uzay Kuvvetleri’nin jet eğitim uçağı ihtiyacı için HÜRJET seçildi ve taraflar arasında nihai tedarik anlaşması yapıldı. TUSAŞ ile Airbus arasındaki iş birliği IDEF’te resmileştirildi.

TUSAŞ HÜRJET jet eğitim uçağı yandan görünüm
Tandem kokpit ve gövde hattı. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neden önemli?

HÜRJET, Türk savunma sanayii için iki açıdan kritik. Birincisi, KAAN’a geçecek pilotların eğitim hattını yerli bir platforma taşıyor; ileri jet eğitiminde dışa bağımlılığı azaltıyor. İkincisi ve belki daha önemlisi, bir NATO ve AB üyesi Avrupa ülkesinin hava kuvvetlerinin, eğitim uçağı gibi hassas bir kalemde Türk platformunu seçmesi — Türk havacılık sanayiinin sertifikasyon ve endüstriyel güvenilirlik bakımından geldiği noktayı gösteren bir referans. Öte yandan HÜRJET, silahlı varyantıyla hafif taarruz görevleri üstlense de bir muharip uçak değil; menzil, faydalı yük ve sensör paketi bakımından bu sınıfın sınırları içindedir.

HÜRJET — künye
İlk uçuş25 Nisan 2023
Ana yükleniciTUSAŞ
KonfigürasyonTek motorlu, tandem kokpit, modern aviyonik suit
Test durumu150+ test faaliyeti; 100. uçuş tamamlandı (TUSAŞ)
İkinci prototipİlk uçuşunu gerçekleştirdi
İhracatİspanya Hava ve Uzay Kuvvetleri — nihai tedarik anlaşması
OrtaklıkTUSAŞ – Airbus iş birliği
2026 statüsüUçuş test ve sertifikasyon; seri üretime hazırlık
HÜRJET jet eğitim uçağı fuar alanında sergilenirken
HÜRJET, kamuya açık sergide. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Bu bölümün kaynakları: TUSAŞ — HÜRJET İspanya semalarında yükselecek  ·  TUSAŞ — HÜRJET 100’üncü uçuşunu gerçekleştirdi  ·  TUSAŞ — HÜRJET ikinci prototip ilk uçuş

7. T129 ATAK ve T625 GÖKBEY

Kategori: Helikopter  ·  Dönem: 2011–2015 / 2016–2020  ·  Yüklenici: TUSAŞ

TUSAŞ T129 ATAK taarruz helikopteri
T129 ATAK taarruz helikopteri. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neydi?

Türkiye’nin taarruz helikopteri arayışı 1990’lara uzanıyor ve birkaç kez ihale iptaliyle sonuçlandı. T129, İtalyan AgustaWestland A129 platformunun Türkiye’nin ihtiyaçlarına göre yeniden tasarlanması ve yerli aviyonik-silah sistemleriyle donatılması yoluyla ortaya çıktı. GÖKBEY ise farklı bir hikâye: sıfırdan Türk tasarımı bir genel maksat helikopteri.

Ne oldu?

T129 ATAK ilk uçuşunu 17 Ağustos 2011’de yaptı; test ve nitelendirme süreçlerinin ardından Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na ilk teslimat 22 Nisan 2014’te gerçekleşti. TUSAŞ’ın verilerine göre bugüne kadar Kara Kuvvetleri, Jandarma, Emniyet ve ihracat müşterileri dahil toplam 90 helikopter teslim edildi; Filipinler Hava Kuvvetleri’ne 6, Nijerya Hava Kuvvetleri’ne 6 adet T129 verildi. GÖKBEY ilk uçuşunu 6 Eylül 2018’de gerçekleştirdi; P1 prototipi, TEI’nin milli imkânlarla geliştirdiği TEI-TS1400 turboşaft motorlarla ilk test uçuşunu 19 Nisan 2023’te yaptı. İlk GÖKBEY, Jandarma Genel Komutanlığı’na teslim edildi ve seri üretim teslimatları sürüyor.

TUSAŞ T625 GÖKBEY genel maksat helikopteri sergide
T625 GÖKBEY genel maksat helikopteri. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neden önemli?

İkili birlikte okununca tablo netleşiyor: T129 ile Türkiye bir platformu millileştirmeyi, GÖKBEY ile sıfırdan tasarlamayı öğrendi. T129’un ihracatındaki asıl darboğaz, ABD menşeli LHTEC CTS800 motorunun ihracat izniydi — Pakistan’a satış bu nedenle akamete uğradı. TS1400’ün devreye girmesi tam olarak bu sorunu hedefliyor: motor milli olduğunda ihracat kararı da milli oluyor. GÖKBEY’in TS1400 ile uçması, Türkiye’nin helikopter tahrik sistemlerinde dışa bağımlılığı kırma yolunda attığı en somut adım.

T129 ATAK ve T625 GÖKBEY — künye
T129 ilk uçuş17 Ağustos 2011
T129 ilk teslimat (KKK)22 Nisan 2014
T129 toplam teslimat90 helikopter (TUSAŞ)
T129 ihracatFilipinler 6, Nijerya 6
GÖKBEY ilk uçuş6 Eylül 2018
GÖKBEY TS1400’lü ilk uçuş19 Nisan 2023
GÖKBEY azami kalkış ağırlığı6.050 kg
GÖKBEY hız / menzil / tavan297 km/s / 740 km (harici yakıtla 948 km) / 20.000 ft
GÖKBEY kapasite2 mürettebat + 12 yolcu
2026 statüsüT129 ve GÖKBEY seri üretimde
GÖKBEY T625 helikopteri ana rotor ve kompozit pal detayı
GÖKBEY’in ana rotor ve kompozit pal yapısı. Kaynak: Envanter Medya arşivi
TEI TS1400 yerli helikopter turboşaft motoru
TEI-TS1400: GÖKBEY’in milli turboşaft motoru. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Bu bölümün kaynakları: TUSAŞ — T625 GÖKBEY ürün sayfası (ilk uçuş, TS1400, teknik veriler)  ·  TUSAŞ — T129 ATAK ürün sayfası  ·  TUSAŞ — T129 ATAK erken duhul teslimatı tamamlandı  ·  TUSAŞ — 100’üncü helikopter teslimi

8. MİLGEM

Kategori: Su Üstü Platformu  ·  Dönem: 2006–2010 / 2021–2026  ·  Yüklenici: Deniz Kuvvetleri, STM, ASELSAN, HAVELSAN, özel tersaneler

İstanbul sınıfı fırkateyn TCG İstanbul F-515 seyir hâlinde
TCG İstanbul (F-515), İstanbul Boğazı’nda. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neydi?

MİLGEM, Türkiye’nin savaş gemisini yalnızca inşa etmeyi değil, tasarlamayı da öğrendiği program. Amaç, Deniz Kuvvetleri’nin karakol ve denizaltı savunma harbi ihtiyacını, tasarımı Türkiye’de yapılmış bir korvet sınıfıyla karşılamaktı.

Ne oldu?

Sınıfın ilk gemisi TCG Heybeliada 27 Eylül 2011’de Deniz Kuvvetleri’ne katıldı; ardından TCG Büyükada, TCG Burgazada ve TCG Kınalıada geldi. Program burada durmadı: Ada sınıfı korvetlerden İstanbul (İ) sınıfı fırkateynlere geçildi. TCG İstanbul, liman kabul testlerinin ardından 20 Haziran 2023’te ilk seyrine çıktı ve Türk Donanması’na teslim edildi. SSB’nin proje tanımına göre MİLGEM’in devam eden aşaması 1 İstif sınıfı ve 7 İ sınıfı olmak üzere 8 fırkateyni kapsıyor ve bu gemiler üç ayrı Türk tersanesinde eş zamanlı inşa ediliyor. Programın ihracat ayağında Pakistan (Babur sınıfı) ve Ukrayna (Hetman Ivan Mazepa) yer aldı.

Ada sınıfı korvet TCG Burgazada açık denizde seyir hâlinde
Ada sınıfı korvet TCG Burgazada (F-513). Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neden önemli?

MİLGEM’in asıl çıktısı gemilerin kendisi değil, arkasındaki ekosistem. ASELSAN’ın CENK AESA radarı, HAVELSAN’ın ADVENT savaş yönetim sistemi, ROKETSAN’ın ATMACA gemisavar füzesi ve MİDLAS dikey atım sistemi bu program üzerinden olgunlaştı. Üç tersanede eş zamanlı fırkateyn inşası — SSB’nin ifadesiyle dünyada nadir görülen bir model — Türkiye’nin gemi inşa kapasitesinin ölçeğini gösteriyor. Pakistan ve Ukrayna’ya yapılan satışlar ise, savaş gemisi gibi uzun ömürlü ve destek gerektiren bir kalemde Türkiye’nin güvenilir tedarikçi olarak konumlandığı anlamına geliyor.

MİLGEM — künye
İlk gemi (TCG Heybeliada) hizmete giriş27 Eylül 2011
Ada sınıfıTCG Heybeliada, Büyükada, Burgazada, Kınalıada
TCG İstanbul ilk seyir20 Haziran 2023
Devam eden aşama1 İstif sınıfı + 7 İ sınıfı = 8 fırkateyn (SSB)
İnşa modeliÜç Türk tersanesinde eş zamanlı
Kritik alt sistemlerASELSAN CENK AESA, HAVELSAN ADVENT, ROKETSAN ATMACA, MİDLAS
İhracatPakistan (Babur sınıfı), Ukrayna (Hetman Ivan Mazepa)
2026 statüsüİnşa ve teslimatlar sürüyor
TCG İstanbul fırkateyninin direğinde ASELSAN CENK AESA radar antenleri
TCG İstanbul’un direğindeki ASELSAN CENK AESA radar antenleri. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Bu bölümün kaynakları: SSB — MİLGEM 5. Gemi ile 6-12. Gemilerin Tedariki proje sayfası  ·  STM — Türkiye’nin ilk milli fırkateyni İSTANBUL Türk Donanması’na teslim edildi  ·  STM — MİLGEM 6-7-8. fırkateynlerin sac kesim töreni

9. TF-2000

Kategori: Hava Savunma Harbi Destroyeri  ·  Dönem: 2024–2026  ·  Yüklenici: Deniz Kuvvetleri, İstanbul Tersanesi Komutanlığı

TF-2000 hava savunma harbi destroyeri konsepti
TF-2000 hava savunma harbi destroyeri — konsept görsel. Kaynak: Envanter Medya arşivi (temsilî)

Neydi?

Türk Donanması’nın bugüne kadarki en belirgin boşluğu, bir görev grubunu uzun menzilli hava ve füze tehdidine karşı koruyabilecek bir hava savunma harbi gemisiydi. Fırkateynler nokta ve alan savunmasında iş görüyor; ancak balistik füze ve yoğun seyir füzesi tehdidine karşı bölge savunması için farklı bir sınıf gerekiyordu. TF-2000 bu boşluğu doldurmak üzere tanımlandı.

Ne oldu?

Temmuz 2017’de başlatılan proje kapsamında geminin 149 metre boyunda, 21,5 metre eninde, 5,75 metre su çekimli ve yaklaşık 8.300 ton deplasmanlı olması planlanıyor. Silah konfigürasyonunun merkezinde, ROKETSAN üretimi 96 hücreli (32+64) milli dikey atım sistemi MİDLAS bulunuyor; sistem SİPER ailesinin gemiden atılan hava savunma füzelerini ve kara hedeflerine yönelik seyir füzelerini taşıyacak. Geminin ayrıca 16 adet ATMACA gemisavar füzesi taşıması öngörülüyor. TF-2000’in ilk bloğunun kaynağı İstanbul Tersanesi’nde yapıldı.

Katmanlı hava savunma mimarisi şeması
TF-2000’in taşıyacağı SİPER ailesinin yer aldığı katmanlı savunma mimarisi. Kaynak: Envanter Medya grafik

Neden önemli?

TF-2000, MİLGEM’in bıraktığı yerden devam eden bir program. MİLGEM Türkiye’ye gemi tasarlamayı öğrettiyse, TF-2000 çok katmanlı hava savunmayı denize taşıma sınavı. Kritik bileşen MİDLAS: kendi dikey atım sisteminizi üretmeden, kendi hava savunma füzenizi gemiye entegre edemezsiniz — ve dikey atım sistemi, savaş gemisinin silah esnekliğini belirleyen ana kalemdir. Bununla birlikte program henüz inşa aşamasının başında; hizmete giriş tarihi, tam silah konfigürasyonu ve birim sayısına dair kesinleşmiş resmî takvim açıklanmadı. Bu nedenle TF-2000’i bugünkü değil, 2030’ların donanma dengesini ilgilendiren bir program olarak değerlendirmek gerekir.

TF-2000 — künye
Proje başlangıcıTemmuz 2017
Boy / en / su çekimi149 m / 21,5 m / 5,75 m (planlanan)
Deplasman~8.300 ton (planlanan)
Dikey atım sistemiMİDLAS — 96 hücre (32+64)
Hava savunmaSİPER ailesi gemiden atılan füzeler
Gemisavar16 × ATMACA (öngörülen)
İnşaİlk blok kaynağı İstanbul Tersanesi’nde yapıldı
Hizmete giriş tarihiResmî kaynaklarda kesinleşmiş takvim açıklanmadı
2026 statüsüİnşa aşamasının başında
TCG Karadeniz fırkateyni tersanede denize indirme sırasında
TF-2000’in de inşa edileceği Türk tersane altyapısından bir kesit. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Bu bölümün kaynakları: İletişim Başkanlığı — Türkiye donanması için üç iddialı gemi 2025’te inşa edilmeye başlanacak  ·  İletişim Başkanlığı — Firkateynlerimizin ana silah grubu olan dikey atım sistemlerini artık kendimiz üretiyoruz

10. MİLDEN

Kategori: Milli Denizaltı  ·  Dönem: 2024–2026  ·  Yüklenici: Deniz Kuvvetleri, Gölcük Tersanesi Komutanlığı

MİLDEN milli denizaltı projesi görseli
MİLDEN milli denizaltı projesi — konsept görsel. Kaynak: Envanter Medya arşivi (temsilî)

Neydi?

Türkiye, denizaltı inşasını Alman lisansıyla üretilen Preveze, Gür ve Reis sınıflarıyla öğrendi. Reis sınıfında hava bağımsız tahrik sistemi devreye girdi. Ancak tasarımın kendisi hep dışarıdan geldi. MİLDEN, bu döngüyü kırmak — tasarımı, sistemleri ve silahlarıyla milli bir denizaltı ortaya koymak — üzere tanımlandı.

Ne oldu?

MİLDEN projesinin ilk test bloğunun inşası, Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda çelik kesim töreniyle başladı. Resmî açıklamalarda geminin milli sistem ve cihazlarla donatılacağı, milli silahlar kullanacağı belirtildi. Bu adım, TF-2000’in İstanbul Tersanesi’ndeki ilk bloğuyla aynı dönemde atıldı.

MİLDEN denizaltı konsepti karşılaştırma görseli
MİLDEN’in sınıfındaki muadillerle karşılaştırıldığı çalışmalardan. Kaynak: Envanter Medya grafik

Neden önemli?

Denizaltı, bir donanmanın en zor ürünü: basınç teknesi kaynağı, sessizlik yönetimi, sonar, hava bağımsız tahrik ve savaş yönetim sistemi bir arada çözülmek zorunda. Bu kabiliyeti bütünüyle elinde tutan ülke sayısı çok az. MİLDEN’in anlamı da burada: Türkiye’nin caydırıcılığındaki en kritik unsurlardan birini dış tedarik iznine bağlı olmaktan çıkarma iddiası. Buna karşılık program henüz çok erken aşamada. Denize indirme, deniz kabul testleri ve hizmete giriş için resmî kaynaklarda kesinleşmiş bir takvim açıklanmadı; teknik özelliklerin büyük bölümü de kamuya açık değil.

MİLDEN — künye
Statüİlk test bloğu inşası başladı (Gölcük Tersanesi)
YükleniciDeniz Kuvvetleri Komutanlığı / Gölcük Tersanesi Komutanlığı
TasarımMilli tasarım; milli sistem, cihaz ve silahlar
Teknik özelliklerResmî kaynaklarda ayrıntılı olarak açıklanmadı
Hizmete girişResmî kaynaklarda takvim açıklanmadı
2026 statüsüErken inşa aşaması
TCG Pirireis denizaltısı töreni
Reis sınıfı TCG Pirireis: MİLDEN’e giden yolda edinilen inşa tecrübesi. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Bu bölümün kaynakları: İletişim Başkanlığı — Türkiye, yerli savunma sanayisini güçlendirirken denizaltı inşa ediyor  ·  İletişim Başkanlığı — Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim Töreni

11. TCG Anadolu ve Bayraktar TB3

Kategori: Amfibi Hücum Gemisi + Gemi Bazlı SİHA  ·  Dönem: 2021–2023 / 2024–2026  ·  Yüklenici: Sedef Tersanesi, Baykar

Bayraktar TB3 insansız hava aracı TCG Anadolu güvertesinde
Bayraktar TB3, TCG Anadolu güvertesinde. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neydi?

TCG Anadolu, İspanyol Juan Carlos I tasarımı esas alınarak Sedef Tersanesi’nde inşa edilen bir amfibi hücum gemisi olarak planlandı. Başlangıçtaki fikir, gemide F-35B kısa kalkış-dikey iniş uçaklarının konuşlanmasıydı. Türkiye’nin F-35 programından çıkarılması bu planı geçersiz kılınca, gemi bir kabiliyet boşluğuyla kaldı.

Ne oldu?

TCG Anadolu, 10 Nisan 2023’te Tuzla’da düzenlenen törenle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edildi ve hizmete girdi. Resmî açıklamalara göre projede yerlilik oranı yaklaşık yüzde 70, görev alan alt yüklenici sayısı 131. Boşluk, insansız sistemlerle dolduruldu: Bayraktar TB3, 19 Kasım 2024’te Muğla Aksaz açıklarındaki TCG Anadolu’dan kalkış ve inişini gerçekleştirdi. Baykar’ın açıklamasına göre TB3, kısa pistli bir gemiden tam otonom kalkış ve iniş yapan dünyadaki ilk insansız hava aracı oldu; gemi üzerinde 100’ün üzerinde sorti tamamladı.

TCG Anadolu amfibi hücum gemisi güvertesi
TCG Anadolu’nun uçuş güvertesi. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neden önemli?

Bu ikili, savunma sanayiinde bir kısıtın nasıl yeni bir kabiliyete dönüştürülebileceğinin somut örneği. F-35B’siz kalan bir amfibi hücum gemisi, insansız hava araçlarını taşıyan bir platform olarak yeniden tanımlandı. Dünyada gemi bazlı insansız muharip hava aracı konsepti üzerinde çalışan az sayıda ülke var; Türkiye bu alanda erken bir uygulama ortaya koydu. Yine de ölçüyü doğru koymak gerekir: TCG Anadolu, sabit kanatlı muharip uçak taşıyan bir uçak gemisi değil; taşıdığı insansız araçların faydalı yükü, menzili ve hava muharebesi kabiliyeti de muharip uçak sınıfının altındadır. Sağladığı şey, deniz aşırı görevlerde sürekli havadan gözetleme ve sınırlı vuruş kabiliyetidir.

TCG Anadolu ve Bayraktar TB3 — künye
TCG Anadolu hizmete giriş10 Nisan 2023 (Tuzla)
Yerlilik oranı~%70 (resmî açıklama)
Alt yüklenici sayısı131
İnşaSedef Tersanesi
TB3 ilk gemi kalkış-inişi19 Kasım 2024 (Aksaz açıkları)
TB3 gemi üzeri sorti100+ sorti (Baykar)
Öne çıkan özellikKısa pistli gemiden tam otonom kalkış-iniş yapan ilk İHA
2026 statüsüGemi hizmette; TB3 operasyonel kullanıma geçiş
Bayraktar TB3 katlanır kanatlı insansız hava aracı sergide
TB3’ün katlanır kanat yapısı, gemi güvertesi için tasarlandı. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Bu bölümün kaynakları: Cumhurbaşkanlığı — TCG Anadolu Gemisi Teslim Töreni konuşması  ·  Cumhurbaşkanlığı — TCG Anadolu’yu bir sembol olarak görüyoruz  ·  Baykar — TB3’ten TCG Anadolu’ya başarılı 4 sorti  ·  Baykar — TB3 gemide 100 sortiyi tamamladı

12. HİSAR ve SİPER

Kategori: Hava Savunma Füze Sistemleri  ·  Dönem: 2016–2020 / 2024–2026  ·  Yüklenici: ASELSAN, ROKETSAN, TÜBİTAK SAGE

HİSAR-A+ hava savunma füze sistemi atış anı
HİSAR-A+ hava savunma füze sisteminden atış. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neydi?

Türkiye’nin hava savunması uzun yıllar alçak irtifada çekili toplara, orta ve yüksek irtifada ise müttefik ülkelerden geçici olarak konuşlandırılan sistemlere dayandı. S-400 tedariki bu boşluğu kapatmaya yönelikti ancak NATO ağıyla bütünleşme sorununu ve F-35 programından çıkarılmayı beraberinde getirdi. HİSAR ve SİPER, katmanlı ve milli bir hava savunma mimarisi kurma programlarıdır.

Ne oldu?

HİSAR ailesi alçak ve orta irtifayı kapsıyor: HİSAR-A+ otonom alçak irtifa, HİSAR-O+ orta irtifa hava savunma füze sistemi. ASELSAN’ın açıklamalarına göre HİSAR-A sistemi, seri üretim hattından gelen unsurlarla kabul atışını tamamladı ve envantere girdi. SİPER ise mimarinin en üst katmanı: SSB koordinasyonunda ASELSAN, ROKETSAN ve TÜBİTAK SAGE ortaklığıyla geliştirilen uzun menzilli bölge hava ve füze savunma sistemi. ASELSAN’ın yayımladığı teknik dokümanlara göre sistem 150 km azami tespit menziline, 0,1–30 km tespit irtifasına, 360 derece kapsamaya ve 100 hedefe kadar takip kapasitesine sahip; batarya seviyesinde 10 hedefe eş zamanlı angajman yapabiliyor. ASELSAN ayrıca SSB ile hava savunma sistemleri seri üretim projelerinin devamı için toplam 1.122.139.260 avro değerinde yeni sözleşmeler imzalandığını ve teslimatların 2027–2030 arasında tamamlanacağını duyurdu.

ROKETSAN hava savunma füze sistemleri fuar sergisinde
HİSAR ailesinin füzeleri, statik sergide. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neden önemli?

HİSAR–SİPER hattı, Türkiye’nin hava savunmasında en somut yapısal değişikliktir. Bir hava savunma sistemi yalnızca füze demek değildir: radar, komuta kontrol, veri bağı, dost-düşman tanıma ve entegrasyon yazılımı gerektirir — ve bunların hepsi millileştiğinde sistem, siyasi kısıt olmadan kullanılabilir hâle gelir. Karşılaştırmalarda dikkatli olmak gerekir: SİPER’i S-400 ya da Patriot ile birebir eşitlemek doğru değil. Bu sistemler farklı tehdit setleri, farklı menzil bantları ve farklı olgunluk seviyeleri için tasarlandı; SİPER’in balistik füze savunmasındaki kabiliyeti ve blok gelişimi hâlâ ilerliyor. Doğru okuma şu: Türkiye, uzun menzilli hava savunmasını artık kendi sanayisiyle üretebilen sınırlı sayıda ülkeden biri hâline geldi.

HİSAR ve SİPER — künye
Ana yüklenicilerASELSAN, ROKETSAN, TÜBİTAK SAGE (SSB koordinasyonunda)
HİSAR-A+Otonom alçak irtifa hava savunma füze sistemi
HİSAR-O+Orta irtifa hava savunma füze sistemi
HİSAR-A envanterSeri üretim hattından kabul atışı tamamlandı; envantere girdi
SİPER azami tespit menzili150 km
SİPER tespit irtifası / kapsama0,1–30 km / 360°
SİPER takip / angajman100 hedefe kadar takip; batarya başına 10 eş zamanlı angajman
Seri üretim sözleşmesi1.122.139.260 € — teslimatlar 2027–2030 (ASELSAN)
2026 statüsüSeri üretim ve teslimat dönemi
SİPER uzun menzilli hava savunma sistemi
SİPER: katmanlı mimarinin en üst halkası. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Bu bölümün kaynakları: SSB — SİPER proje sayfası  ·  ASELSAN — SİPER 1, SİPER 2 ürün sayfası  ·  ASELSAN — SİPER teknik doküman (PDF)  ·  ASELSAN — HİSAR O+ teknik doküman (PDF)  ·  ASELSAN — Sözleşme imzalanması (borsa açıklaması)  ·  SSB — SİPER Ürün-1 ve HİSAR projelerinde seri üretim için imzalar atıldı

13. ÇELİK KUBBE

Kategori: Entegre Hava Savunma Mimarisi  ·  Dönem: 2024–2026  ·  Yüklenici: ASELSAN (SSB koordinasyonunda)

ASELSAN çok katmanlı hava savunma sistemleri fuar sergisinde
ASELSAN’ın sergilediği çok katmanlı hava savunma unsurları. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neydi?

Türkiye’nin elinde 2020’lerin ortasında çok sayıda hava savunma sistemi vardı: KORKUT, HİSAR-A+, HİSAR-O+, SİPER, çeşitli radarlar ve elektronik harp sistemleri. Sorun sistemlerin varlığı değil, birbirinden ayrı çalışmasıydı. Çelik Kubbe, bu unsurları tek bir ağa bağlayan entegre hava savunma mimarisi olarak tanımlandı.

Ne oldu?

ASELSAN, sahadaki bütün sistemlerin anlık haberleşmesini ve entegre çalışmasını sağlayan yapay zekâ destekli komuta kontrol yazılımını geliştirdi. Cumhurbaşkanının katıldığı törenle, Çelik Kubbe kapsamında 47 araçtan oluşan ve 460 milyon dolar değerindeki çok katmanlı hava savunma, radar ve elektronik harp sistemi bileşenleri teslim edildi. Mimarinin bileşenleri arasında seri üretimdeki HİSAR, SİPER ve KORKUT sistemleri yer alıyor. ASELSAN ayrıca Çelik Kubbe’ye yeni yetenekler ekledi: ILGAR 3-LT muhabere ve elektronik harp sistemi, KORAL AD hava savunma elektronik harp sistemi, MİĞFER FPV önleme sistemi, GÖKALP otonom kinetik drone etkisizleştirme sistemi, GÖKBERK 10 lazer silah sistemi ve EJDERHA 210 yüksek güçlü mikrodalga silah sistemi. Şirket, Oğulbey Teknoloji Üssü’ne 1,5 milyar dolarlık yatırımı Cumhuriyet tarihinin tek kalemdeki en büyük savunma sanayii yatırımı olarak duyurdu.

ASELSAN KORKUT 35 mm çift namlulu alçak irtifa hava savunma sistemi
KORKUT: Çelik Kubbe’nin alçak irtifa halkalarından biri. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neden önemli?

Çelik Kubbe, son 25 yılın belki de en öğretici projesi: çünkü yeni bir silah değil, mevcut silahları birlikte çalıştıran bir mimari. Modern hava savunmada belirleyici unsur füzenin menzili değil, sensörden atıcıya geçen sürenin kısalığıdır. Yüzlerce sistemin tek bir hava resmi üzerinden yönetilmesi, aynı hedefe mükerrer füze harcanmasını önler ve doğru katmanın doğru tehdide cevap vermesini sağlar. Drone sürüleri, FPV saldırıları ve seyir füzeleri gibi ucuz-çok sayıda tehditlere karşı lazer ve mikrodalga gibi düşük maliyetli etki araçlarının mimariye eklenmesi de bu mantığın devamı. İsim benzerliğine rağmen Çelik Kubbe’yi İsrail’in Demir Kubbe’siyle bir tutmamak gerekir: Demir Kubbe kısa menzilli roket tehdidine odaklı tek katmanlı bir sistemken, Çelik Kubbe alçaktan yükseğe tüm katmanları kapsayan bir entegrasyon mimarisidir.

ÇELİK KUBBE — künye
Ana yükleniciASELSAN (SSB koordinasyonunda)
YaklaşımSensör, silah ve komuta kontrolün tek ağda entegrasyonu
Teslim edilen ilk paket47 araç, 460 milyon dolar
Bileşen sistemlerHİSAR, SİPER, KORKUT ve radar/EH sistemleri
Yeni yeteneklerILGAR 3-LT, KORAL AD, MİĞFER, GÖKALP, GÖKBERK 10, EJDERHA 210
YatırımOğulbey Teknoloji Üssü — 1,5 milyar dolar
2026 statüsüTeslimatlar sürüyor; yetenek eklemeleri devam ediyor
ASELSAN üretimi radar sistemi
Mimarinin gözü: ASELSAN üretimi radar sistemleri. Kaynak: Wikimedia Commons üzerinden Envanter Medya arşivi

Bu bölümün kaynakları: ASELSAN — Çelik Kubbe’ye yeni yetenekler  ·  ASELSAN — Gök Vatan’ın yıldızları göreve hazır  ·  ASELSAN — Cumhuriyet tarihinin en büyük savunma sanayii yatırımı hayata geçiyor  ·  İletişim Başkanlığı — Çelik Kubbe ile hava savunmasında farklı bir klasmana çıkacağız

14. SOM, ATMACA ve KARA ATMACA

Kategori: Seyir Füzeleri  ·  Dönem: 2011–2015 / 2021–2023  ·  Yüklenici: TÜBİTAK SAGE, ROKETSAN

ROKETSAN SOM seyir füzesi ailesi
SOM seyir füzesi ailesi. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neydi?

Menzilli ve hassas vuruş kabiliyeti, bir ordunun caydırıcılığındaki en kritik kalemlerden biri. Türkiye 2000’lerin ortasına kadar bu sınıfta tamamen ithalata bağlıydı ve ihracat izinleri hem tedarik hem kullanım açısından belirsizdi. SOM projesi 2006’da TÜBİTAK SAGE’de başlatıldı; ATMACA ise denizde aynı boşluğu kapatmak üzere ROKETSAN’da geliştirildi.

Ne oldu?

SOM-A ve SOM-B1 füzeleri 2011’den bu yana Türk Hava Kuvvetleri envanterinde. F-35’in iç silah yuvasına sığacak şekilde tasarlanan SOM-J varyantı ise F-16 ve silahlı insansız hava araçlarıyla da uyumlu olacak şekilde geliştirildi. Denizde ATMACA, kapsamlı testlerin ardından Kasım 2019’da ilk kez TCG Kınalıada korvetinden ateşlendi; 18 Haziran 2021’de yine aynı korvetten atılarak ilk kez gerçek bir gemi hedefini vurdu. ROKETSAN’ın açıkladığı verilere göre ATMACA 250 km menzile, 220 kg harp başlığına sahip; ataletsel seyrüsefer, GPS, barometrik ve radar altimetre ile aktif RF arayıcı başlıktan oluşan çok modlu güdüm kullanıyor. Karadan karaya varyant KARA ATMACA ise 280 km menzil, 890 kg ağırlık ve 250 kg harp başlığı değerleriyle taktik tekerlekli araçlardan ateşleniyor.

ROKETSAN ATMACA gemisavar seyir füzesi
ATMACA gemisavar seyir füzesi. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neden önemli?

Bu üçlü, Türkiye’nin “stand-off” — yani hedefin hava savunma menzili dışından vurma — kabiliyetini millileştirdiği hattır. Bir ordunun karşı tarafın hava savunmasına girmeden hedef vurabilmesi, hem pilot kaybını hem harekât riskini doğrudan azaltır. ATMACA’nın MİLGEM gemilerine entegrasyonu, deniz platformlarıyla mühimmatın aynı sanayi tabanından çıkmasının pratik faydasını gösterdi: entegrasyon sorunları dışarıdan izin beklemeden çözülebiliyor. SOM-J’nin F-35 iç yuvasına göre tasarlanmış olması ise programın ironik yanı — Türkiye F-35 programından çıkarıldığı için bu varyantın asıl taşıyıcısı belirsiz kaldı ve mühimmat, başka platformlara uyarlanma yoluna gitti.

SOM, ATMACA ve KARA ATMACA — künye
SOM proje başlangıcı2006 (TÜBİTAK SAGE)
SOM-A / SOM-B1 envanter2011’den bu yana Türk Hava Kuvvetleri’nde
SOM-JF-35 iç yuvası için tasarlandı; F-16 ve SİHA uyumlu
ATMACA ilk gemiden atışKasım 2019 (TCG Kınalıada)
ATMACA ilk gerçek gemi hedefi18 Haziran 2021
ATMACA menzil / harp başlığı250 km / 220 kg
ATMACA güdümINS + GPS + barometrik/radar altimetre + aktif RF arayıcı
KARA ATMACA menzil / ağırlık / harp başlığı280 km / 890 kg / 250 kg
AKATA (denizaltıdan atılan varyant)250+ km menzil
2026 statüsüSeri üretimde; platform entegrasyonları sürüyor
KARA ATMACA karadan karaya seyir füzesi
KARA ATMACA: karadan karaya seyir füzesi varyantı. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Bu bölümün kaynakları: TÜBİTAK SAGE — SOM (Stand-Off Missile) sayfası  ·  TÜBİTAK SAGE — SOM basın açıklaması (PDF)  ·  ROKETSAN — ATMACA Gemisavar Füzesi ürün sayfası  ·  ROKETSAN — KARA ATMACA ürün sayfası  ·  ROKETSAN — SOM-J Stand-Off Mühimmatı

15. TAYFUN

Kategori: Balistik Füze  ·  Dönem: 2021–2023 / 2024–2026  ·  Yüklenici: ROKETSAN

ROKETSAN balistik füze sistemi fuar sergisinde
ROKETSAN’ın balistik füze sistemlerinden sergi görünümü. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neydi?

Türkiye’nin balistik füze birikimi, ilk olarak kısa menzilli Bora (Khan) sistemiyle görünür oldu. TAYFUN, bu birikimin bir üst menzil bandına taşınmasıdır: karadan karaya, uzun menzilli, yüksek hassasiyetli bir balistik füze.

Ne oldu?

İlk test atışı 18 Ekim 2022’de Rize-Artvin Havalimanı’ndan yapıldı; karadan denize icra edilen atışta füze 561 kilometre uzaktaki hedefi vurdu. Bu, o tarih itibarıyla Türkiye’nin en uzun menzilli füze denemesiydi. Sonraki dönemde ek test atışları yapıldı ve TAYFUN ile SOM füzelerinin seri üretime girdiği açıklandı. ROKETSAN, 2025’te sergilenen TAYFUN Blok-4 ile boyu ve ağırlığı önemli ölçüde artırılmış yeni bir varyantı tanıttı.

TAYFUN balistik füzesi
TAYFUN balistik füzesi. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neden önemli?

TAYFUN, Türkiye’nin caydırıcılık denklemini değiştiren kalemdir; çünkü balistik füze, hava savunma tarafından durdurulması en zor tehdit türlerinden biridir ve platform bağımsızdır — uçak, gemi ya da hava üstünlüğü gerektirmez. Programın hassas yanı ise şudur: uzun menzilli balistik füze kabiliyeti, Füze Teknolojisi Kontrol Rejimi (MTCR) çerçevesinde uluslararası düzeyde yakından izlenen bir alandır ve Türkiye’nin bu alandaki her adımı bölgesel denge tartışmalarını doğrudan etkiler. Blok-4 gibi yeni varyantların menzil ve teknik değerlerinin bir bölümü ise resmî kaynaklarda kesinleştirilmiş değildir; bu nedenle açık kaynaklarda dolaşan menzil tahminlerine temkinli yaklaşmak gerekir.

TAYFUN — künye
İlk test atışı18 Ekim 2022 (Rize-Artvin Havalimanı)
İlk atış menzili561 km (karadan denize)
Ana yükleniciROKETSAN
Seri üretimTAYFUN ve SOM füzelerinin seri üretimi açıklandı
TAYFUN Blok-42025’te tanıtıldı; boy ve ağırlık önemli ölçüde artırıldı
Blok-4 menzil değerleriResmî kaynaklarda kesinleştirilmedi
2026 statüsüSeri üretimde; blok geliştirmeleri sürüyor
ROKETSAN balistik füze üretim tesisi
Balistik füze üretim altyapısından bir kesit. Kaynak: Envanter Medya arşivi (temsilî)

Bu bölümün kaynakları: ROKETSAN — IDEF’te ilk kez sergilenen savunma sistemleri  ·  ROKETSAN — Ürün kataloğu (PDF)

16. ALTAY

Kategori: Ana Muharebe Tankı  ·  Dönem: 2006–2010 / 2024–2026  ·  Yüklenici: BMC (önceki aşamalarda Otokar), ASELSAN, ROKETSAN

ALTAY ana muharebe tankı yakın plan 120 mm namlu
ALTAY ana muharebe tankı, 120 mm namlusuyla. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neydi?

Türk Kara Kuvvetleri’nin zırhlı omurgası uzun yıllar M60 ve Leopard ailesine dayandı. Suriye sınırındaki harekâtlarda bu tankların modern tanksavar tehditlerine karşı zaafları görünür oldu. ALTAY, milli bir ana muharebe tankı geliştirme programı olarak 2000’lerin ikinci yarısında başlatıldı ve Türkiye’nin en uzun soluklu kara sistemleri projesine dönüştü.

Ne oldu?

Program, prototip aşamasından seri üretime geçişte uzun yıllar gecikti; ana darboğaz güç grubuydu. Seri üretim, BMC’nin Ankara Kahramankazan’daki tank ve yeni nesil zırhlı araç üretim tesisinde başladı. İlk ALTAY tanklarının Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslimi 28 Ekim 2025’te düzenlenen törenle gerçekleşti. Resmî açıklamalara göre programda 1,5 milyon mühendislik saati harcandı ve 35 bin kilometre test yapıldı; tesis, ayda 8 ALTAY tankı ile 10 Altuğ 8×8 zırhlı aracı üretecek kapasitede planlandı. İlk partide Güney Kore menşeli güç grubu kullanılıyor; milli BATU motorunun devreye girmesi hedefleniyor. Leopard 2A4 modernizasyon teslimatlarının 2026’da başlaması açıklandı.

ALTAY ana muharebe tankı
ALTAY’ın gövde ve taret hattı. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neden önemli?

ALTAY, Türk savunma sanayiinin en dürüst dersi. Tank tasarlamak bir sorun; tankın güç grubunu üretmek bambaşka bir sorun. Program yıllarca tam da bu nedenle bekledi: motor ve şanzıman, dünyada yalnızca birkaç ülkenin üretebildiği bir alan ve tedarik zinciri siyasi kararlara açık. Bugün gelinen nokta gerçekçi biçimde şudur: ALTAY seri üretime girdi ve teslimatlar başladı, ancak ilk partide güç grubu hâlâ dışa bağımlı; BATU motorunun sahada olgunlaşması programın tamamlanması için kritik. Bu yönüyle ALTAY, savunma sanayiinde “platformu yapmak” ile “platformu bağımsızlaştırmak” arasındaki farkı en net gösteren proje.

ALTAY — künye
İlk teslimat töreni28 Ekim 2025 (Kahramankazan, Ankara)
Ana yükleniciBMC
Üretim tesisiBMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araç Üretim Tesisi
Planlanan üretim kapasitesiAyda 8 ALTAY + 10 Altuğ 8×8
Geliştirme eforu1,5 milyon mühendislik saati; 35.000 km test
Güç grubuİlk partide Güney Kore menşeli; milli BATU motoru hedefleniyor
İlgili programLeopard 2A4 modernizasyonu — teslimatlar 2026
2026 statüsüSeri üretimde; teslimatlar sürüyor
Türk ordusu ALTAY ana muharebe tankı
ALTAY, Türk Kara Kuvvetleri envanterinde. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Bu bölümün kaynakları: İletişim Başkanlığı — Cumhurbaşkanı Erdoğan, Altay Tankları Teslimat Töreni’nde konuştu  ·  İletişim Başkanlığı — Türkiye, Altay tankının seri üretimine başladı

17. KORAL

Kategori: Elektronik Harp  ·  Dönem: 2011–2015 / 2024–2026  ·  Yüklenici: ASELSAN

ASELSAN KORAL kara konuşlu elektronik harp sistemi
ASELSAN KORAL kara konuşlu elektronik harp sistemi. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neydi?

Elektronik harp, savunma sanayiinin en az görünen ama en belirleyici alanlarından biri. Bir hava harekâtının başarısı, çoğu zaman karşı tarafın radarlarının ne kadar süreyle körleştirilebildiğine bağlıdır. KORAL, ASELSAN tarafından geliştirilen kara konuşlu, mobil bir radar elektronik harp sistemi olarak bu ihtiyaca cevap verdi.

Ne oldu?

ASELSAN’ın tanımına göre KORAL, bir Radar Elektronik Destek Sistemi ve dört Radar Elektronik Taarruz Sisteminden oluşuyor; unsurların her biri 8×8 askerî taktik araçlara entegre. Sistem, tespit ettiği düşman hava ve kara radarlarının kapsama alanlarını daraltıyor ve belirli zaman dilimlerinde aldatma ya da karıştırma biçiminde elektronik taarruz uyguluyor. NATO standartlarına uygun, nükleer-biyolojik-kimyasal korumalı bir Harekât Kontrol Ünitesinden yönetiliyor. Frekans atlamalı sinyallere karşı reaktif karıştırma, dost radyo frekanslarının korunması, sinyal yön ve konum bulma ile hareket hâlinde elektronik taarruz öne çıkan kabiliyetleri. Cumhurbaşkanlığı tarafından “Yeni Nesil KORAL” projesinin başlatıldığı açıklandı; KORAL AD hava savunma elektronik harp sistemi ise Çelik Kubbe mimarisine eklenen yeni yeteneklerden biri oldu.

KORAL elektronik harp sisteminin sahada konuşlu hâli
KORAL’ın sahada konuşlu hâli. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neden önemli?

KORAL’ın önemi, sessiz bir kabiliyeti millileştirmesinde. Elektronik harp sistemleri, ihracat kısıtlarının en sert uygulandığı alanlardan biridir; çünkü bir ülkeye satılan karıştırıcı, satıcının kendi radarlarına karşı da kullanılabilir. Bu nedenle bu sistemler ya hiç satılmaz ya da kabiliyeti budanmış hâlde satılır. Türkiye’nin kendi radar elektronik harp sistemini üretmesi, hem harekât serbestisi hem de sistemin tehdit kütüphanesini kendi istihbaratıyla güncelleyebilme imkânı sağladı — ki elektronik harpte asıl değer donanımda değil, o kütüphanededir.

KORAL — künye
Ana yükleniciASELSAN
Sistem yapısı1 × Radar Elektronik Destek + 4 × Radar Elektronik Taarruz Sistemi
Platform8×8 askerî taktik araçlar
KomutaNATO uyumlu, NBC korumalı Harekât Kontrol Ünitesi
Öne çıkan kabiliyetlerReaktif karıştırma, yön/konum bulma, hareket hâlinde elektronik taarruz
Yeni nesil“Yeni Nesil KORAL” projesi başlatıldı (Cumhurbaşkanlığı açıklaması)
Çelik Kubbe bağlantısıKORAL AD hava savunma elektronik harp sistemi
2026 statüsüEnvanterde; yeni nesil geliştirme sürüyor
ASELSAN KORAL elektronik harp sistemi fuar sergisinde
KORAL’ın kamuya açık sergilenişlerinden biri. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Bu bölümün kaynakları: ASELSAN — KORAL II ürün sayfası  ·  ASELSAN — KORAL 23-LT ürün sayfası  ·  SSB — “Yeni Nesil KORAL” projesi başlatıldı  ·  SSB — Elektronik Harp ve Radar Sistemleri proje kategorisi

18. PD170, TS1400, TF6000 ve KTJ Motor Ailesi

Kategori: Tahrik Sistemleri  ·  Dönem: 2016–2020 / 2024–2026  ·  Yüklenici: TEI (TUSAŞ Motor Sanayii)

TEI TS1400 yerli helikopter turboşaft motoru
TEI-TS1400: Türkiye’nin ilk milli helikopter motoru. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neydi?

Son 25 yılın en tekrar eden cümlesi şuydu: “Platform bizim, motor değil.” İHA’dan helikoptere, tanktan füzeye kadar hemen her programda darboğaz aynı yerdeydi. Motor, hem en yüksek mühendislik eşiğine sahip bileşen hem de ihracat izniyle en kolay durdurulabilen kalem. TEI’nin motor ailesi bu darboğazı hedefleyen programların toplamıdır.

Ne oldu?

TEI-PD170 turbodizel havacılık motorunun 40 adetlik ilk seri üretim sözleşmesi kapsamındaki motorların tamamı 2022’de teslim edildi. Turboşaft Motor Geliştirme Projesi 8 Mart 2017’de başlatıldı; TEI-TS1400 motoru, Cumhurbaşkanının katılımıyla 5 Aralık 2020’de TUSAŞ’a teslim edildi ve GÖKBEY’in P1 prototipi bu motorlarla 19 Nisan 2023’te uçtu. TS1400’ün uluslararası sivil sertifikasyon süreci, tasarım organizasyonu onayının ardından tip sertifikasyonuyla tamamlanacak; sertifikasyon çalışmalarının hızlandırılması için toplam dört motor test standı kullanılıyor. TEI ayrıca 6.000 lbf itki sınıfında Türkiye’nin ilk milli turbofan motoru TEI-TF6000’i geliştiriyor. SOM ve ATMACA gibi seyir füzelerinde kullanılması öngörülen KTJ3200 turbojet motorunun teslimat durumuna ilişkin ayrıntılar resmî kaynaklarda doğrulanamadı.

TEI TS1400 turboşaft motoru detay görünüm
TS1400’ün yapısı ve bileşenleri. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Neden önemli?

Motor programları, son 25 yılın en az konuşulan ama en belirleyici hattı. TB2’nin başlangıçtaki motorunun ithal olması, AKINCI’nın motor arayışı, T129’un ihracatının ABD menşeli motorun izniyle tıkanması, ALTAY’ın güç grubu nedeniyle yıllarca beklemesi ve KAAN’ın seri üretim takviminin milli motora bağlı olması — hepsi aynı problemin farklı görünümleri. TEI’nin ürettiği motorlar bugün hâlâ platformların tamamını karşılamıyor ve TF6000 gibi programlar geliştirme aşamasında. Ancak bir eşik geçildi: Türkiye artık havacılık motorunu tasarlayan, üreten ve sertifikasyon sürecini yürüten bir ülke. Bu hattın olgunlaşması, önümüzdeki on yılda diğer bütün programların takvimini belirleyecek.

PD170, TS1400, TF6000 ve KTJ Motor Ailesi — künye
Ana yükleniciTEI — TUSAŞ Motor Sanayii
TEI-PD170Turbodizel havacılık motoru; 40 adetlik ilk seri üretim 2022’de tamamlandı
Turboşaft projesi başlangıcı8 Mart 2017
TEI-TS1400 teslim5 Aralık 2020 (TUSAŞ’a)
TS1400 ile ilk uçuş19 Nisan 2023 (GÖKBEY P1)
TS1400 sertifikasyonDOA sonrası tip sertifikasyonu; 4 motor test standı
TEI-TF60006.000 lbf itki sınıfı milli turbofan — geliştirme aşamasında
KTJ3200SOM/ATMACA için öngörülen turbojet; teslimat detayları resmî kaynaklarda doğrulanamadı
2026 statüsüPD170 ve TS1400 üretimde; TF6000 geliştirmede
TEI PD-170 turbodizel havacılık motoru
TEI-PD170: İHA’ların turbodizel motoru. Kaynak: Envanter Medya arşivi

Bu bölümün kaynakları: TEI — TEI-TS1400 Turboşaft Motor Geliştirme Projesi  ·  TEI — TEI-TS1400 teslim töreni  ·  TEI — TEI-TF6000 Turbofan Engine  ·  TEI — TEI-PD170 Turbodiesel Aviation Engine  ·  TEI — TS1400 teknik doküman (PDF)

Zaman tüneli: 25 yılın kilometre taşları

Aşağıdaki zaman tüneli, dosyada ele alınan 18 programın doğrulanmış kilit tarihlerini kronolojik akış hâlinde gösteriyor. Kesinleşmiş resmî tarih bulunmayan kalemler ayrıca belirtildi.

Zaman Tüneli
2010’dan 2026’ya Kilometre Taşları
Doğrulanmış ilk uçuş, teslimat ve hizmete giriş tarihleri — kronolojik akış.
2010
ANKA — İlk uçuş
30 Aralık 2010 · TUSAŞ
2011
SOM (SOM-A / SOM-B1) — Envantere giriş
2011 · TÜBİTAK SAGE
2011
T129 ATAK — İlk uçuş / ilk teslimat
17 Ağustos 2011 / 22 Nisan 2014 · TUSAŞ
2011
MİLGEM — TCG Heybeliada — Hizmete giriş
27 Eylül 2011 · Deniz Kuvvetleri
2014
Bayraktar TB2 — Envantere giriş
2014 (silahlandırma 2015) · Baykar
2018
T625 GÖKBEY — İlk uçuş
6 Eylül 2018 · TUSAŞ
2019
AKSUNGUR — İlk uçuş
2019 · TUSAŞ
2019
ATMACA — İlk gemiden atış
Kasım 2019 (TCG Kınalıada) · ROKETSAN
2019
Bayraktar AKINCI — İlk uçuş
6 Aralık 2019 · Baykar
2020
TEI-TS1400 — TUSAŞ’a teslim
5 Aralık 2020 · TEI
2021
Bayraktar AKINCI — TSK’ya ilk teslimat
29 Ağustos 2021 · Baykar
2021
ATMACA — İlk gerçek gemi hedefi vuruşu
18 Haziran 2021 · ROKETSAN
2022
TAYFUN — İlk test atışı (561 km)
18 Ekim 2022 · ROKETSAN
2022
Bayraktar KIZILELMA — İlk uçuş
14 Aralık 2022 · Baykar
2023
TCG Anadolu — Hizmete giriş
10 Nisan 2023 · Deniz Kuvvetleri
2023
GÖKBEY (TS1400’lü) — İlk uçuş
19 Nisan 2023 · TUSAŞ / TEI
2023
HÜRJET — İlk uçuş
25 Nisan 2023 · TUSAŞ
2023
TCG İstanbul — İlk seyir / teslim
20 Haziran 2023 · Deniz Kuvvetleri / STM
2023
ANKA-III — İlk uçuş
28 Aralık 2023 · TUSAŞ
2024
KAAN — İlk uçuş
21 Şubat 2024 · TUSAŞ
2024
Bayraktar TB3 — TCG Anadolu’dan ilk kalkış-iniş
19 Kasım 2024 · Baykar
2025
ALTAY — TSK’ya ilk teslimat
28 Ekim 2025 · BMC
2025
KAAN — Endonezya ihracat sözleşmesi (48 uçak)
2025 · TUSAŞ

Takvimi resmî olarak açıklanmayanlar: TF-2000 (hizmete giriş); MİLDEN (denize indirme / hizmete giriş). Bu programlar için tarih vermekten bilinçli olarak kaçınıyoruz; resmî açıklama geldiğinde bu dosya güncellenecek.

Genel değerlendirme: neyi başardık, nerede takıldık

Yirmi beş yılın bilançosunu çıkarırken iki hataya düşmemek gerekiyor. Birincisi, her programı başarı hikâyesi olarak okumak; ikincisi, gecikmelere bakıp bütünü küçümsemek. Veriler ikisini de desteklemiyor.

Başarıya en yakın olduğumuz alanlar

İnsansız hava sistemleri tartışmasız en olgun hat. TB2, AKINCI ve ANKA ailesi yalnızca envantere girmekle kalmadı; uzun operasyonel kullanım verisi biriktirdi, ihraç edildi ve kendi mühimmat ekosistemini kurdu. Deniz platformları ikinci güçlü alan: MİLGEM ile tasarım kabiliyeti kazanıldı, ihracat yapıldı ve TCG Anadolu ile amfibi hücum gemisi sınıfına geçildi. Füze ve hava savunma üçüncü hat: SOM ve ATMACA ile stand-off vuruş, HİSAR–SİPER ile katmanlı hava savunma, TAYFUN ile uzun menzilli balistik kabiliyet millileşti.

Hâlâ takıldığımız yer: tahrik sistemleri

Son 25 yılın tekrar eden darboğazı motordur. T129’un Pakistan ihracatı ABD menşeli motorun izniyle tıkandı. ALTAY, güç grubu nedeniyle yıllarca prototip aşamasında bekledi ve ilk seri partide hâlâ yabancı menşeli güç grubu kullanıyor. KAAN’ın seri üretim takvimi milli motor programının olgunlaşmasına bağlı. TEI’nin PD170 ve TS1400 ile attığı adımlar bu tabloyu değiştirmeye başladı, ancak turbofan sınıfında yol henüz uzun.

İkinci kısıt: ölçek ve süreklilik

Bir prototipi uçurmak ile onu yılda onlarca adet üretmek farklı mühendislik problemleridir. Türkiye birçok programda ilk aşamayı geçti; asıl sınav seri üretim hatlarının, yedek parça zincirinin ve idame desteğinin kurulmasında. BMC’nin Ankara tesisi, ASELSAN’ın Oğulbey yatırımı ve MİLGEM’in üç tersanede eş zamanlı inşa modeli bu sınava verilen cevaplar. Bu zincirin görünmeyen tarafı için KOBİ’lerin Türk savunma sanayiindeki rolü dosyasına bakılabilir.

Üçüncü kısıt: karşılaştırma enflasyonu

Kamuoyu tartışmasında sık görülen bir hata, geliştirme aşamasındaki bir Türk sistemini, onlarca yıldır sahada olan bir yabancı sistemle birebir eşitlemek. KAAN ile F-35, SİPER ile S-400, ALTAY ile Leopard 2A7 arasında yapılan karşılaştırmalar çoğu zaman farklı olgunluk seviyelerini göz ardı ediyor. Bu dosyada tercih edilen ölçü şudur: bir sistemin değeri, hangi kabiliyet boşluğunu kapattığı ve o kabiliyeti kullanma kararının kimde olduğuyla ölçülür.

Sıkça sorulan sorular

Türk savunma sanayiinde son 25 yılın en önemli projesi hangisidir?

Tek bir proje seçmek zordur, çünkü her biri farklı bir kabiliyet boşluğunu kapattı. Operasyonel etki ve ihracat hacmi bakımından Bayraktar TB2, teknolojik eşik bakımından KAAN, mimari dönüşüm bakımından ise Çelik Kubbe öne çıkar. Sanayi altyapısı açısından bakıldığında MİLGEM, en geniş tedarik zincirini kuran program olmuştur.

Türkiye hangi savunma ürünlerini üretiyor?

Türkiye bugün insansız hava aracı, muharip uçak, jet eğitim uçağı, taarruz ve genel maksat helikopteri, korvet, fırkateyn, amfibi hücum gemisi, ana muharebe tankı, zırhlı araç, hava savunma füze sistemi, seyir füzesi, balistik füze, gemisavar füze, elektronik harp sistemi, radar ve havacılık motoru üretiyor. Uydu ve uzay sistemleri de programlar arasında yer alıyor.

KAAN ne zaman envantere girecek?

KAAN hâlihazırda uçuş test aşamasındadır. Resmî kaynaklarda kesinleşmiş bir envantere giriş tarihi açıklanmadı. Uçağın Türk Hava Kuvvetleri’nde F-16’ların yerini 2030’lardan itibaren almaya başlaması hedefleniyor; seri üretim takvimi milli motor programının olgunlaşmasına bağlı.

KAAN, F-35 ile karşılaştırılabilir mi?

Aynı nesil tanımına giren iki uçak olsalar da olgunluk seviyeleri farklıdır. F-35 iki binden fazla üretilmiş, operasyonel olarak kullanılan bir sistemdir; KAAN ise uçuş test aşamasındadır. Ayrıca F-35 tek motorlu, KAAN çift motorludur ve görev profilleri birebir örtüşmez. Bugün için doğru karşılaştırma, kabiliyetler değil, geliştirme aşamaları üzerinden yapılan karşılaştırmadır.

Bayraktar TB2 ne zaman envantere girdi?

Baykar’ın açıklamalarına göre TB2, 2014’te Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girdi ve 2015’te silahlandırıldı. Aynı yıl tam yüklü uçuş testleri tamamlandı.

SİPER ile S-400 arasındaki fark nedir?

İkisi de uzun menzilli hava savunma sistemidir ancak farklı tasarım felsefelerinin ürünüdür. SİPER milli olarak geliştirildiği için NATO ağıyla entegrasyon ve kullanım serbestisi açısından avantajlıdır. S-400 daha uzun süredir sahada olan, farklı menzil bantlarında füze seçenekleri bulunan bir sistemdir. SİPER’in blok gelişimi sürüyor; bu nedenle iki sistemi birebir eşitlemek doğru olmaz.

Çelik Kubbe nedir, İsrail’in Demir Kubbe’siyle aynı mı?

Hayır. Demir Kubbe kısa menzilli roket ve havan tehdidine odaklanmış tek katmanlı bir sistemdir. Çelik Kubbe ise alçak, orta ve yüksek irtifa sistemlerini, radarları ve elektronik harp unsurlarını tek bir komuta kontrol ağında birleştiren bir entegrasyon mimarisidir. Bir silah değil, silahları birlikte çalıştıran bir yapıdır.

ALTAY tankı teslim edildi mi?

Evet. İlk ALTAY tanklarının Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslimi 28 Ekim 2025’te Kahramankazan’daki BMC tesisinde düzenlenen törenle gerçekleşti. İlk partide Güney Kore menşeli güç grubu kullanılıyor; milli BATU motoruna geçiş hedefleniyor.

MİLGEM projesi kaç gemiden oluşuyor?

MİLGEM, dört Ada sınıfı korvetle başladı (TCG Heybeliada, Büyükada, Burgazada, Kınalıada). SSB’nin proje tanımına göre devam eden aşama, 1 İstif sınıfı ve 7 İ sınıfı olmak üzere 8 fırkateyni kapsıyor. Ayrıca Pakistan ve Ukrayna için de gemiler üretildi.

Türkiye’nin en uzun menzilli füzesi hangisi?

Açıklanmış test verileri bakımından TAYFUN öne çıkıyor: 18 Ekim 2022’deki ilk test atışında 561 kilometre uzaktaki hedef vuruldu. ROKETSAN’ın 2025’te tanıttığı TAYFUN Blok-4’ün menzil değerleri resmî kaynaklarda kesinleştirilmedi.

Türkiye kendi uçak motorunu üretebiliyor mu?

Kısmen. TEI, TEI-PD170 turbodizel havacılık motorunu seri üretti ve TEI-TS1400 turboşaft motorunu GÖKBEY’e entegre etti. 6.000 lbf itki sınıfındaki TEI-TF6000 turbofan geliştirme aşamasındadır. KAAN’ın prototipleri hâlihazırda General Electric F110 motorlarıyla uçuyor; milli muharip uçak motoru programı sürüyor.

KIZILELMA envantere girdi mi?

Resmî kaynaklarda KIZILELMA’nın envantere girişine dair kesinleşmiş bir tarih açıklanmadı. Platform kapsamlı uçuş ve atış testlerini sürdürüyor; iç bölmeden mühimmat atışı ve görüş ötesi havadan havaya füzeyle angajman testleri tamamlandı.

Bayraktar TB3 neden önemli?

TB3, 19 Kasım 2024’te TCG Anadolu’dan kalkış ve iniş yaparak kısa pistli bir gemiden tam otonom kalkış-iniş gerçekleştiren ilk insansız hava aracı oldu. Bu, Türkiye’nin F-35B olmadan kalan amfibi hücum gemisini insansız sistemlerle kabiliyetlendirmesi anlamına geliyor.

T129 ATAK kaç ülkeye ihraç edildi?

TUSAŞ’ın açıkladığı verilere göre T129 ATAK, Filipinler Hava Kuvvetleri’ne 6 ve Nijerya Hava Kuvvetleri’ne 6 adet olmak üzere teslim edildi. Toplam teslimat, yurt içi kullanıcılar dahil 90 helikopteri buldu.

Türk savunma sanayiinde en büyük ihracat sözleşmesi hangisi?

TUSAŞ’ın duyurusuna göre, Endonezya ile imzalanan ve 48 adet KAAN’ın satışını kapsayan sözleşme, Türkiye tarihinde tek kalemde gerçekleştirilen en büyük ihracat olarak kayıtlara geçti. Teslimatların 120 ay içinde tamamlanması öngörülüyor.

Türk savunma sanayiinin en büyük zayıf noktası nedir?

Son 25 yılın tekrar eden darboğazı tahrik sistemleridir. T129’un ihracatının motor izniyle tıkanması, ALTAY’ın güç grubu nedeniyle yıllarca gecikmesi ve KAAN’ın seri üretim takviminin milli motora bağlı olması aynı sorunun farklı görünümleridir. İkinci kritik alan ise yüksek teknolojili alt bileşenler ve malzeme tedarikidir.

MİLDEN ne zaman denize inecek?

Resmî kaynaklarda MİLDEN’in denize indirme ya da hizmete giriş takvimi açıklanmadı. Bilinen, ilk test bloğunun inşasının Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda başladığıdır.

TF-2000 ne zaman hizmete girecek?

Resmî kaynaklarda kesinleşmiş bir hizmete giriş tarihi açıklanmadı. Geminin ilk bloğunun kaynağı İstanbul Tersanesi’nde yapıldı; planlanan değerler 149 metre boy ve yaklaşık 8.300 ton deplasmandır.

Kaynakça

Aşağıdaki kaynakça, her programın verisinin hangi resmî kaynaktan alındığını ayrı ayrı gösterir. Kaynak önceliği SSB, üretici şirket, MSB ve Cumhurbaşkanlığı sırasıyla uygulanmıştır.

1. Bayraktar TB2

2. Bayraktar AKINCI

3. Bayraktar KIZILELMA

4. ANKA ve AKSUNGUR

5. KAAN

6. HÜRJET

7. T129 ATAK ve T625 GÖKBEY

8. MİLGEM

9. TF-2000

10. MİLDEN

11. TCG Anadolu ve Bayraktar TB3

12. HİSAR ve SİPER

13. ÇELİK KUBBE

14. SOM, ATMACA ve KARA ATMACA

15. TAYFUN

16. ALTAY

17. KORAL

18. PD170, TS1400, TF6000 ve KTJ Motor Ailesi

Genel ve kurumsal kaynaklar

İlgili dosyalar

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar