BAE ile Güney Kore Hava Savunmada Anlaştı: L-SAM, M-SAM II ve Chunmoo

Abu Dabi, 17 Eylül 2026 — Birleşik Arap Emirlikleri’nin devlet destekli savunma şirketi EDGE Group ile Güney Koreli Hanwha, ülkenin katmanlı hava savunma mimarisini genişletmeye dönük stratejik bir ön anlaşma imzaladı. Abu Dabi’de duyurulan mutabakat; uzun menzilli L-SAM sisteminin BAE envanterine girmesini, hâlihazırda kullanılan M-SAM II (Cheongung-II) bataryalarının çoğaltılmasını ve K239 Chunmoo çok namlulu roketatar sisteminin uzun menzilli hassas ateş desteği rolüyle tedarikini kapsıyor.
Anlaşmanın kapsamı
İmzalanan belge bir “term sheet”, yani nihai sözleşme değil; tarafların kapsam, iş bölümü ve sanayi ortaklığı çerçevesinde mutabık kaldığı bir ön anlaşma niteliğinde. Buna karşın içerdiği kalemler, BAE’nin hava savunma yaklaşımında niceliksel bir genişlemeden çok mimari bir tamamlama arayışını gösteriyor.
Anlaşmanın üç ayağı var:
- L-SAM: Güney Kore’nin yerli geliştirdiği uzun menzilli hava ve füze savunma sistemi. BAE envanterinde bulunmayan bir kabiliyet; üst katmanda balistik füze önleme görevini üstleniyor.
- M-SAM II / Cheongung-II: BAE’nin 2022 başında 3,5 milyar dolarlık sözleşmeyle tedarik ettiği orta menzilli sistem. Anlaşma, mevcut envanterin üzerine ilave bataryalar eklenmesini öngörüyor.
- K239 Chunmoo: Farklı kalibrelerde roket ve güdümlü mühimmat atabilen çok namlulu roketatar. Hava savunmanın tamamlayıcısı olarak, fırlatıcı ve lojistik hedeflere karşı derinlik ateşi sağlıyor.
Belgede ayrıca yerel ortak girişim kurulması, teknoloji transferi ve kademeli yerli üretime geçiş maddeleri yer alıyor. BAE’nin son yıllarda imzaladığı büyük tedarik sözleşmelerinde tekrarlayan bu üçlü, satın almayı sanayi kapasitesi inşasına bağlama stratejisinin parçası.
Arka plan: stok tüketimi sorunu
Anlaşmanın zamanlaması, Körfez’de 2026 yılının ilk aylarında yaşanan yoğun hava saldırısı dalgasıyla doğrudan ilişkili. Army Recognition’ın derlediği verilere göre, Ocak–Nisan 2026 döneminde BAE’ye yönelik 2.819 hava saldırısı kayda geçti; bunların 537’si balistik füze, 2.256’sı insansız hava aracı, 26’sı ise seyir füzesi olarak sınıflandırıldı. Bu rakamlar bağımsız kaynaklarla tam olarak doğrulanmış değil; ancak saldırı profilinin yoğunluğu, bölgedeki tedarik tartışmasının yönünü belirledi.
Böyle bir profilin ortaya çıkardığı sorun yalnızca “önleme başarısı” değil, önleyici füze stokunun tükenme hızı. Yüzlerce balistik füze ve binlerce İHA’ya karşı savunma yapan bir sistem, mühimmatını günler içinde eritebiliyor. Bu nedenle BAE’nin gündeminde iki başlık öne çıktı: katmanlı mimarinin üst ucunu kapatmak ve mühimmat ikmalini ülke içinden sağlayabilmek.
Güney Kore–BAE hattı nasıl kuruldu?
İki ülke arasındaki savunma ilişkisi 2022’de M-SAM II sözleşmesiyle sıçrama yaptı. Yaklaşık 3,5 milyar dolarlık bu paketin içinde Hanwha Systems’in çok fonksiyonlu radar bileşeni tek başına 1 milyar doların üzerinde bir değer taşıyordu. Sonrasında iki ülke arasındaki savunma ve enerji temelli iş birliği çerçevesi 35 milyar dolar mertebesine kadar genişledi.
Güney Kore’nin Körfez pazarındaki avantajı, teslimat hızı ve fiyat esnekliği. Batılı üreticilerin sipariş defterleri Ukrayna ve NATO stok yenileme talebiyle dolu durumda; Kore hattı ise kapasitesini son beş yılda Polonya, Mısır ve Körfez siparişleriyle katlayarak büyüttü. Ayrıca Seul, teknoloji transferi ve yerli üretim taleplerine Batılı rakiplerine kıyasla daha esnek yaklaşıyor.
Türkiye açısından okuma
BAE, Türk savunma sanayii için son üç yılda hızla büyüyen bir pazar oldu. Baykar ile imzalanan İHA anlaşmaları, ortak yatırım fonları ve savunma sanayii iş birliği mutabakatları bu ilişkinin çerçevesini oluşturuyor. Ancak hava savunma segmentinde durum farklı: BAE’nin orta ve uzun menzilli katmanları Güney Kore ve ABD sistemleriyle şekillenmiş durumda.
Bu, Türkiye’nin aynı segmentteki ürünleri — HİSAR-O+, HİSAR-U ve SİPER Blok-I/II — açısından doğrudan bir rekabet tablosu ortaya koyuyor. SİPER Blok-II, menzil ve görev profili itibarıyla L-SAM ile aynı kategoride değerlendiriliyor. Kore’nin Körfez’de kazandığı her uzun menzilli referans, Türk sistemlerinin aynı pazara girişini zorlaştırıyor.
Buna karşılık, BAE’nin teknoloji transferi ve yerli üretim ısrarı Türkiye için bir açıklık da barındırıyor. Türk savunma sanayii, ortak üretim ve yerlileştirme modellerinde Körfez ülkeleriyle çalışma tecrübesine sahip; SSB’nin son yıllarda benimsediği “ortak üretim üzerinden ihracat” yaklaşımı bu talebe doğrudan karşılık veriyor.
Anlaşmanın sözleşmeye dönüşme takvimi, batarya sayısı ve toplam bedel henüz açıklanmadı. Bu kalemler netleşmeden, BAE’nin uzun menzilli hava savunma mimarisinin nihai şekli hakkında kesin bir yorum yapmak mümkün değil.
Kaynakça
- EDGE Group ve Hanwha ortak duyurusu, Abu Dabi, 16 Eylül 2026
- Army Recognition, “UAE to expand integrated air defense cooperation with South Korea”, 17 Eylül 2026
- 2022 M-SAM II tedarik sözleşmesine ilişkin resmî açıklamalar

