KIZILELMA ve İnsansız Savaş Uçağı Projeleri: Gösterici Mezarlığından Çıkan Tek Program

KIZILELMA ve İnsansız Savaş Uçağı Projeleri: Gösterici Mezarlığından Çıkan Tek Program
Yazı Özetini Göster

2010’lar insansız savaş uçağı göstericilerinin on yılıydı. Avrupa nEUROn’u, İngiltere Taranis’i, ABD Deniz Kuvvetleri X-47B’yi uçurdu. Üçü de havalandı, üçü de etkileyiciydi, üçü de durdu. Bu dosya sorusu basit: aynı dönemde başlayan bu projelerden hiçbiri ürüne dönüşmezken KIZILELMA neden farklı bir eğri çiziyor?

Seri boyunca kurduğumuz çerçeveyi hatırlatalım. Altıncı dosya bir savunma sisteminin ihracat ürününe dönüşmesini altı eşiğe ayırmıştı; yedinci dosya bu çerçeveyi ağır sınıfa taşıdı ve açılan kanalın eşikleri kaldırmayıp kısalttığını gösterdi. Şimdi bir üst sınıftayız ve kanal etkisi burada beklenenden az işe yarıyor: insansız savaş uçağı sınıfında birinci eşik yeniden en başa dönüyor.

Dosyanın tezi

Gösterici ile ürün arasındaki fark ilk uçuşta değil, ilk uçuştan sonrasında. Gösterici bir teknolojiyi doğrulamak için üretilir; amaç gerçekleştiğinde program hedefine ulaşmış sayılır ve durur. Ürün ise doğrulamadan sonra silah entegrasyonu, operasyonel test, seri üretim ve envantere giriş adımlarını yürütmek zorundadır. KIZILELMA‘yı 2010’ların gösterici kuşağından ayıran şey teknik üstünlük değil, ilk uçuşun bir bitiş değil başlangıç sayılması.

Gösterici ile ürün nasıl ayrılır?

Ayrım teknik değil amaç temellidir ve bunu net koymak gerekiyor. Bir gösterici programı, tanımı gereği, envanter hedefi olmadan kurulur: amaç düşük gözlenebilirlik, otonomi ya da gövde-motor bütünleşmesi gibi bir teknoloji hattını doğrulamaktır. Program bu doğrulamayı yaptığında başarıyla sona erer. X-47B’nin 2015’te kapanması bir başarısızlık değil, tasarlanmış bir sonuçtu.

Bu yüzden bu dosyada “gösterici durdu” ifadesi bir yargı değil bir sınıflandırma. Asıl soru şu: hangi program envanter hedefiyle kuruldu ve o hedefe doğru adım attı? İHA ile SİHA arasındaki fark gibi, gösterici ile ürün arasındaki fark da kategorik bir farktır.

Dosyaya alınmayanlar

  • Resmî kaydı bulunmayan performans ve menzil iddiaları.
  • Üretici ya da program otoritesi tarafından açıklanmamış üretim adetleri.
  • Farklı sınıflardaki platformların tek teknik tabloda karşılaştırılması — dolaşan mühimmat ve ağır sınıf SİHA bu dosyanın konusu değildir.
  • Prototip numaralarına dayanan, doğrulanamayan filo büyüklüğü çıkarımları.
Bayraktar KIZILELMA insansız savaş uçağı
Bayraktar KIZILELMA. Üretim hattından çıkış 14 Kasım 2022, ilk uçuş 14 Aralık 2022.

2010’ların gösterici kuşağı

Aşağıdaki tablo, insansız savaş uçağı sınıfında uçmuş programların kamuya açık kaydını gösteriyor. Sütunlarda yetenek değil programın vardığı nokta karşılaştırılıyor.

İnsansız savaş uçağı sınıfında programların ulaştığı aşama. Tarihler program otoritelerinin ve üreticilerin açıklamalarından derlenmiştir.
ProgramÜlkeİlk uçuşProgramın vardığı nokta
X-47BABD4 Şubat 201110 Temmuz 2013 uçak gemisine iniş; ana test programı Mayıs 2015’te tamamlandı, program sonlandırıldı
nEUROnAvrupa (çok uluslu)1 Aralık 20122012–2022 arasında 170’in üzerinde test uçuşu; gösterici olarak kaldı
Taranisİngiltere10 Ağustos 20132015 test turundan sonra 8 Aralık 2015’te İngiltere’ye geri taşındı
S-70 OkhotnikRusyaAğustos 2019Seri üretime ulaşmadı
Bayraktar KIZILELMATürkiye14 Aralık 2022Silah entegrasyonu, havadan havaya atış, otonom formasyon, seri üretim

Tablo tek bir örüntü gösteriyor: ilk uçuş hiçbir programda sorun olmadı. Beşi de uçtu. Ayrışma ilk uçuştan sonraki adımlarda. Üç Batılı program doğrulama hedefine ulaşıp kapandı; Rusya’nın Okhotnik programı ise uçtu ama seri üretime geçemedi. KIZILELMA’nın satırındaki kalemler — silah entegrasyonu, havadan havaya atış, otonom formasyon, seri üretim — diğer satırların hiçbirinde yok.

0510yıl →KIZILELMA · seri üretimeTürkiye2022–2026X-47B · program sonunaABD2011–2015nEUROn · test uçuşu dönemiAvrupa2012–2022Taranis · son test turunaİngiltere2013–2015Okhotnik · uçuştan bugüneRusya2019–2026Kırmızı kesik çizgi: program seri üretime ulaşmadı. Süreler tam yıl olarak yuvarlanmıştır.

Çubukların uzunluğu bir başarı ölçüsü değil; gösterici programında uzun test dönemi olağandır. Belirleyici olan çubuğun kesik mi düz mü olduğu.

nEUROn insansız savaş uçağı göstericisi sergide
nEUROn, Avrupa’nın çok uluslu insansız savaş uçağı göstericisi. 1 Aralık 2012’deki ilk uçuşunun ardından on yıl boyunca test uçuşları yaptı; envanter hedefi taşımadı.

Ne zaman başladılar?

Serinin adı gereği asıl ölçüt ilk uçuş değil başlangıç. Aşağıdaki tablo, her programın kamuya açık kayıtlardan izlenebilen başlangıç noktasını ve ilk uçuşa kadar geçen süreyi gösteriyor. Kimi programlarda başlangıç tarihi tek bir güne bağlanamıyor; bu durumda dönem verilmiştir.

Başlangıçtan ilk uçuşa. Belirsiz başlangıçlarda kesin tarih yerine dönem yazılmıştır.
ProgramBaşlangıçİlk uçuşGeçen süre
X-47B2000’lerin başı (UCAS-D hattı)4 Şubat 2011yaklaşık on yıl
nEUROn2000’lerin ortası1 Aralık 2012yaklaşık yedi yıl
Taranis2006 sözleşmesi10 Ağustos 2013yedi yıl
S-70 Okhotnik2011Ağustos 2019sekiz yıl
Bayraktar KIZILELMA2021 (hat kuruluşu)14 Aralık 2022yaklaşık bir yıl

Son satır dikkat çekici ama yanlış okunmaya da açık. KIZILELMA’nın kısa süresi, programın sıfırdan bir yılda kurulduğu anlamına gelmiyor; üreticinin TB2 ve AKINCI ile biriktirdiği gövde, uçuş kontrol ve test altyapısının devralındığı anlamına geliyor. Sıfırdan başlayan bir programla, iki ürünü envanterde olan bir üreticinin başlangıç noktası aynı değil — bu, yedinci dosyada tanımlanan kanal etkisinin bu sınıftaki karşılığı.

KIZILELMA’nın zaman çizelgesi

Bu çizelgenin ayırt edici özelliği, ilk uçuştan sonraki satırların yoğunluğu. Gösterici programlarında bu bölüm boştur.

YılBayraktar KIZILELMA2022Üretim hattından çıkış — 14 Kasım2022İlk uçuş — 14 Aralık2025PT3 orta irtifada 53 dakikalık uçuş2025Art yakıcılı alternatif motorla uçuş testi2025GÖKDOĞAN ile jet hedefe görüş ötesi atış — 30 Kasım2025İki prototiple otonom yakın formasyon — 27 Aralık2026S2 seri modelinden JET-230 ile 120+ km atış — Temmuz2026Seri üretim; envantere giriş hedefiTarihler üreticinin kamuya açık duyurularından derlenmiştir.

Eşiği değiştiren an: havadan havaya atış

30 Kasım 2025’te Sinop açıklarında yapılan testte KIZILELMA, TÜBİTAK SAGE’nin GÖKDOĞAN görüş ötesi havadan havaya füzesiyle jet motorlu bir hedef uçağı vurdu. Üreticinin ifadesiyle bu, bir insansız savaş uçağının görüş ötesi havadan havaya füzeyle jet motorlu hava hedefini ilk kez imha etmesiydi.

Bu testin neden bir eşik olduğunu anlamak için sınıf tanımına dönmek gerekiyor. Silahlı insansız hava aracı kategorisindeki platformlar havadan yere görev yapar; ağır sınıf bu görev yelpazesini genişletir ama eksen aynı kalır. Havadan havaya görev ise sınıf değiştiren bir kabiliyettir: platformu destek unsuru olmaktan çıkarıp hava muharebesinin bir parçası hâline getirir. Göstericilerin hiçbiri bu adımı atmadı — çünkü amaçları bu değildi.

İlk uçuştan sonra atılan adımlar. Boş hücre, programın o adımı atmadığı anlamına gelir.
AdımX-47BnEUROnTaranisKIZILELMA
Uçak gemisine/güverteye inişVar (2013)——Konsept merkezinde
Silah entegrasyonu———Var
Havadan havaya atış———Var (30 Kasım 2025)
Otonom formasyon uçuşu———Var (27 Aralık 2025)
Seri üretim———Başladı
Envanter hedefiYokYokYok2026

İkinci eşik: otonomi tek uçaktan filoya geçiyor

27 Aralık 2025’te KIZILELMA’nın üçüncü ve beşinci prototipleri otonom yakın formasyon uçuşu gerçekleştirdi; üretici bunu iki insansız savaş uçağının bu manevrayı ilk kez yapması olarak duyurdu. Teknik olarak bakıldığında bu, otonominin tek platform seviyesinden filo seviyesine taşındığı an.

Fark şurada: tek bir insansız uçağın otonom uçması, uçuş kontrol ve seyrüsefer problemidir. İki uçağın yakın formasyonda otonom uçması ise aralarında sürekli konum paylaşımı, çarpışma önleme ve ortak görev mantığı gerektirir. Bu, insanlı uçakla birlikte çalışan “sadık kanat” konseptinin ön koşuludur ve milli muharip uçak programının rakip analizinde tartışılan konsept bütünlüğünün de parçası.

Neden “ilk” iddialarına dikkatli yaklaşıyoruz

Havacılıkta “dünyada ilk” iddiaları sık ve çoğu zaman tanım bağımlıdır. Bu dosyada iki iddia — görüş ötesi havadan havaya atış ve iki insansız savaş uçağının otonom yakın formasyonu — üreticinin açıklaması olarak aktarılmıştır. Bağımsız bir tescil kurumu bu tür kayıtları doğrulamaz; dolayısıyla iddia, kaynağıyla birlikte verilir.

Bayraktar KIZILELMA TCG Anadolu güvertesinde
KIZILELMA kısa güverteden operasyon konseptiyle tasarlandı. Güverte operasyonu, platformun taşıyıcı gemiyle birlikte düşünülen görev profilinin merkezinde.

Sadık kanat: insansız savaş uçağı neye hizmet ediyor?

İnsansız savaş uçağı sınıfı tek başına düşünülmüyor. Konseptin merkezinde, insanlı muharip uçakla birlikte çalışan bir platform fikri var: riskli bölgeye önce insansız unsur giriyor, insanlı uçak arkada kalıyor. Bu, otonom formasyon uçuşunun neden bir gösteri değil bir gereksinim olduğunu açıklıyor.

İnsansız savaş uçağının üç farklı konseptteki rolü. Sınıflandırma editoryaldır; programların resmî görev tanımları bundan farklı olabilir.
KonseptNe yaparKritik gereksinim
Bağımsız taarruzKendi görev paketiyle hedefe giderOtonom seyrüsefer, silah entegrasyonu
Sadık kanatİnsanlı uçakla formasyonda çalışırFilo seviyesinde otonomi, veri bağı
Güverte unsuruGemiden kalkıp inerKısa güverte performansı, dayanıklı iniş takımı

Bu üç konsept birbirini dışlamıyor ama farklı tasarım kısıtları getiriyor. Güverte operasyonu örneğin kanat katlama, iniş takımı dayanımı ve düşük hızda kontrol gibi kalemleri zorunlu kılıyor — havaalanından kalkan bir platformun hiç uğraşmadığı problemler. KIZILELMA’nın kısa güverteden operasyon konseptiyle tasarlanması, program mimarisinin baştan hangi soruyu çözmeye çalıştığını gösteriyor.

Maliyet ekseni: pahalı mı, harcanabilir mi?

Sınıfın içinde ikinci bir ayrım daha var ve ihracat açısından belirleyici olabilir: platform yeniden kullanılabilir mi, yoksa harcanabilir mi? Bu bir teknoloji tercihi değil, maliyet ve doktrin tercihi.

İki maliyet yaklaşımının sonuçları. Karşılaştırma kavramsaldır; belirli bir programın birim maliyeti bu dosyada verilmemektedir.
ÖlçütYeniden kullanılabilir platformHarcanabilir platform
Birim maliyetYüksekDüşük
Filo büyüklüğüSınırlıGeniş
Kayıp kabulüDüşükGörev mantığının parçası
Sensör ve silah yüküGenişDar
Bakım altyapısıKapsamlıSınırlı

Bu dosyada birim maliyet rakamı verilmiyor: ne KIZILELMA ne de karşılaştırılan programlar için üretici ya da devlet tarafından doğrulanabilir bir birim fiyat açıklanmış durumda. Altıncı dosyada konulan kural burada da geçerli — açıklanmamış maliyet iddiası tabloya yazılmaz.

Göstericiler neden durdu?

Üç Batılı programın kapanması tek bir nedene bağlanamaz, ama ortak bir yapısal unsurları var: hiçbiri envanter hedefiyle kurulmamıştı. Program belgesi teknoloji doğrulama üzerine yazıldığında, doğrulama tamamlandığında devam için yeni ve ayrı bir karar gerekir. O karar, yeni bütçe ve yeni gereksinim tanımı demektir; çoğu durumda alınmaz.

Gösterici ile ürün programının yapısal farkı.
ÖlçütGösterici programıÜrün programı
Kuruluş amacıTeknoloji doğrulamaEnvantere giriş
Başarı tanımıHedeflenen teknolojinin uçurulmasıKullanıcıya teslim
İlk uçuş sonrasıProgram hedefine ulaşmıştırYolun başındadır
Silah entegrasyonuGenellikle kapsam dışıZorunlu aşama
Seri üretimPlanlanmazProgramın amacı
Devam kararıYeni ve ayrı karar gerekirBaştan tanımlıdır

Bu tablo, Avrupa’nın MALE programlarında görülen örüntünün başka bir biçimi. Orada da sorun teknik yetersizlik değil, program mimarisiydi. Teknoloji doğrulandığında elde ürün değil bilgi kalıyor; bilgiyi ürüne çevirmek ayrı bir irade ve ayrı bir sanayi hattı istiyor.

Düşük maliyetli insansız savaş uçağı konsepti
İnsansız savaş uçağı sınıfında maliyet ekseni de ayrı bir tasarım tercihi. Ucuz ve harcanabilir platform ile pahalı ve yeniden kullanılabilir platform, farklı görev mantıklarına karşılık geliyor.

Türkiye tarafında neyin farklı olduğu

KIZILELMA’nın farkını tek bir kararla açıklamak mümkün değil; ama üç unsur öne çıkıyor ve üçü de bu seride daha önce görülmüştü.

Birincisi, kanal etkisi. Yedinci dosyada AKINCI için gösterilen mekanizma burada da çalışıyor: eğitim altyapısı, test süreçleri ve mühimmat entegrasyon deneyimi önceki ürünlerden devralınıyor. Sıfırdan bir insansız savaş uçağı programı kuran bir üretici ile, iki ürünü envanterde olan bir üreticinin başlangıç noktası aynı değil.

İkincisi, mühimmat tarafının hazır olması. GÖKDOĞAN görüş ötesi havadan havaya füzesi TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirildi; JET-230 süpersonik füzesi de yerli. Platform hazır olduğunda entegre edilecek mühimmatın da hazır olması, savunma sanayii ekosisteminin derinleşmesinin somut sonucu. Bu olmadan havadan havaya atış testi yıllarca bekleyebilirdi.

Üçüncüsü, envanter hedefinin baştan tanımlı olması. Program bir gösterici olarak değil, kullanıcıya teslim edilecek bir sistem olarak kuruldu. Bu, ilk uçuştan sonra “devam edelim mi?” sorusunun sorulmaması anlamına geliyor — çünkü cevabı baştan verilmiş.

Dördüncüsü, prototip sayısı. Üreticinin duyurularında PT3 ve PT5 gibi farklı prototiplerin aynı dönemde uçtuğu görülüyor; 27 Aralık 2025 formasyon testi zaten iki ayrı prototiple yapıldı. Paralel prototip filosu, test takvimini sıraya dizmek yerine aynı anda ilerletmeye izin veriyor. Gösterici programlarının çoğu bir ya da iki hava aracıyla yürütüldü; bu, test döneminin neden on yıla yayılabildiğini de açıklıyor.

Envantere giriş neden hâlâ bir eşik?

KIZILELMA seri üretime geçti ve 2026 envanter hedefi açıklandı. Ancak bu seride tuttuğumuz ayrımı burada da korumak gerekiyor: seri üretime geçmek ile envanterde olmak aynı şey değil. Aradaki mesafeyi kapatan şey teknoloji değil, kabul süreçleri.

Seri üretimden operasyonel kullanıma kalan adımlar. Sıralama genel bir çerçevedir; her programın kabul takvimi kendine özgüdür.
AdımNe gerektirir
Kabul testleriSözleşmedeki performans değerlerinin kullanıcı önünde gösterilmesi
Pilot ve operatör eğitimiYer kontrol ekibinin ve görev planlamacılarının yetişmesi
Bakım ve yedek parça zinciriÜs seviyesinde destek altyapısının kurulması
Mühimmat stoğuEntegre edilmiş silahların operasyonel miktarda tedariki
Doktrin ve görev tanımıPlatformun hangi görevde, hangi unsurla çalışacağının yazılması

Bu adımların hiçbiri gösterici programlarında yer almaz — çünkü gerek yoktur. Ürün programında ise her biri takvimi uzatabilir. ANKA ile TAPAS karşılaştırmasında görüldüğü gibi, bir programın teknik olarak hazır olmasıyla kullanıcıya teslim edilmesi arasındaki mesafe yıllarca sürebiliyor.

Dolayısıyla KIZILELMA’nın hikâyesi henüz tamamlanmadı. Dosyanın tezi, programın ürün olarak kurulduğu ve gösterici kuşağından bu yönüyle ayrıldığıdır; envantere giriş adımının fiilen gerçekleşmesi ayrıca izlenmesi gereken bir kayıttır. Dünyanın en büyük askerî insansız hava aracı üreticileri listesinde bu sınıfta ürün veren şirket sayısının hâlâ çok az olması, eşiğin gerçekliğini gösteriyor.

EM-PDI değerlendirmesi

Envanter Medya Program Gelişim Endeksi (EM-PDI) bu seride programları ortak ölçütlerle puanlamak için kullanılıyor; resmî bir sıralama değil, editoryal bir değerlendirmedir ve ağırlıkları serinin ilk dosyasında açıklanmıştır. Gösterici programların düşük puanı bir başarısızlık ölçüsü değil, endeksin operasyonel hizmet ve seri üretim kalemlerine ağırlık vermesinin sonucudur.

0255075100Bayraktar KIZILELMATürkiye72X-47BABD34nEUROnAvrupa28Taranisİngiltere26S-70 OkhotnikRusya24EM-PDI, Envanter Medya editoryal değerlendirmesidir; resmî bir endeks değildir.

KIZILELMA’nın puanı da mutlak değil. Seri üretim yeni başladığı ve envantere giriş henüz gerçekleşmediği için üretim ölçeği ve kullanıcı çeşitliliği kalemleri düşük kalıyor. Bu satırların yükselmesi, hedeflenen 2026 envanter adımının fiilen gerçekleşmesine bağlı.

Karşılaştırmanın sınırları

Bu dosya program mimarilerini karşılaştırıyor; platformların teknik üstünlüğünü sıralamıyor. Sınırları net yazmak gerekiyor:

  • Göstericiler teknik olarak ileriydi. X-47B’nin 2013’te uçak gemisine otonom iniş yapması, o tarihte hiçbir programın ulaşmadığı bir kabiliyetti ve hâlâ referans noktasıdır.
  • Düşük gözlenebilirlik. nEUROn ve Taranis uçan kanat tasarımıyla radar kesit alanı üzerine yoğunlaştı; bu hat ayrı bir uzmanlık alanıdır ve serinin ilk dosyasında ayrı sınıf olarak ele alınmıştı.
  • Kapanma başarısızlık değildir. Gösterici programı hedefine ulaştığında sona erer; X-47B’nin 2015’te tamamlanması tasarlanmış bir sonuçtu.
  • KIZILELMA henüz envanterde değil. 2026 hedefi açıklanmış bir plandır; gerçekleşme kaydı ayrıca izlenmelidir.

Sonuç: ilk uçuş bir bitiş değil, bir başlangıç

2010’ların gösterici kuşağı, insansız savaş uçağının teknik olarak mümkün olduğunu kanıtladı. Kanıt yeterliydi; ürün değildi. Aradaki mesafeyi kapatmak için gereken şey yeni bir teknoloji değil, baştan envanter hedefiyle kurulmuş bir program mimarisi, hazır bir mühimmat hattı ve önceki ürünlerden devralınan bir altyapıydı.

Bu, serinin ana tezinin bir kez daha doğrulanması. ANKA ile TAPAS’ın ayrışmasında olduğu gibi burada da fark ilk uçuşta değil, ilk uçuştan sonraki sekiz-on yılda ortaya çıkıyor. Türk savunma sanayiinin son 25 yılı bu sabrın kurumsallaşmasının hikâyesi.

Serinin sıradaki dosyası

Dosya 9 — ANKA III ve düşük gözlenebilirlikli UCAV programları. Uçan kanat tasarımı, iç istasyonda mühimmat ve düşük radar kesit alanı: nEUROn ile Taranis’in bıraktığı yerden devam eden bir hat var. ANKA III bu hatta nerede duruyor? Serinin tamamı Türkiye ve Dünya Savunma Programları sayfasında.

Sıkça sorulan sorular

Bayraktar KIZILELMA ilk uçuşunu ne zaman yaptı?

Platform 14 Kasım 2022’de üretim hattından çıktı ve ilk uçuşunu 14 Aralık 2022’de gerçekleştirdi. Üretici, hattan çıkıştan ilk uçuşa geçen sürenin bir ay olduğunu vurguluyor.

KIZILELMA’nın havadan havaya atışı neden önemli?

30 Kasım 2025’te Sinop açıklarında yapılan testte KIZILELMA, TÜBİTAK SAGE’nin GÖKDOĞAN görüş ötesi havadan havaya füzesiyle jet motorlu bir hedef uçağı vurdu. Üreticinin ifadesiyle bu, bir insansız savaş uçağının görüş ötesi havadan havaya füzeyle jet motorlu hava hedefini ilk kez imha etmesiydi.

İki insansız savaş uçağının otonom formasyon uçuşu ne zaman yapıldı?

27 Aralık 2025’te KIZILELMA’nın üçüncü ve beşinci prototipleri otonom yakın formasyon uçuşu gerçekleştirdi. Üretici bunu, iki insansız savaş uçağının bu manevrayı ilk kez yapması olarak duyurdu.

KIZILELMA seri üretime geçti mi?

Seri üretim başladı ve platformun 2026’da envantere girmesi hedefleniyor. Temmuz 2026’da S2 kuyruk numaralı seri üretim modeli, JET-230 süpersonik füzesiyle 120 kilometrenin üzerindeki mesafeden hedefini vurdu.

nEUROn, Taranis ve X-47B programlarına ne oldu?

Üçü de uçtu ve üçü de gösterici olarak kaldı. nEUROn 1 Aralık 2012’de ilk uçuşunu yaptı ve 2012–2022 arasında 170’in üzerinde test uçuşu gerçekleştirdi. Taranis 10 Ağustos 2013’te Woomera’da uçtu; 2015 test turunun ardından 8 Aralık 2015’te İngiltere’ye geri taşındı. X-47B 4 Şubat 2011’de Edwards’ta 29 dakika uçtu, 10 Temmuz 2013’te uçak gemisine iniş yaptı; ana test programı Mayıs 2015’te tamamlandı ve program aynı yıl sonlandırıldı.

KIZILELMA ile göstericiler arasındaki temel fark nedir?

İlk uçuş değil, ilk uçuştan sonrası. Göstericiler teknoloji doğrulama amacıyla üretildi ve amaç gerçekleşince durdular. KIZILELMA’da ilk uçuşu silah entegrasyonu, havadan havaya atış, otonom formasyon ve seri üretim izledi. Bu seride kurulan çerçeveyle söylersek: gösterici birinci eşiği — kendi ordusunun envanterine girmeyi — hedeflemez.

KIZILELMA gemiden kalkabiliyor mu?

Platform kısa güverteden operasyon yapabilecek şekilde tasarlandı ve TCG Anadolu güvertesi bu konseptin merkezinde yer alıyor. Bu dosyada güverte operasyonuna ilişkin yalnızca üreticinin ve ilgili kurumların açıkladığı adımlar esas alınmıştır.

Türk savunma sanayiindeki son gelişmeler: ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, BAYKAR, HAVELSAN, MKE ve diğer savunma şirketlerinden en yeni gelişmeleri savunma haberleri sayfamızdan takip edebilirsiniz.

Benzer Yazılar