BAE Neden Türk Savunma Sektörüne Yatırım Yapıyor? Al Jasoor Ortaklığının Anatomisi

BAE Neden Türk Savunma Sektörüne Yatırım Yapıyor? Al Jasoor Ortaklığının Anatomisi
Yazı Özetini Göster

Serinin ilk on dosyası tek bir soruyu farklı ülkelerde yanıtladı: bu ülke Türk ürününü neden seçti? Bu dosyada soru değişiyor. Birleşik Arap Emirlikleri, Türk savunma sanayiinden yalnızca ürün almadı; üreticinin kendisine ortak oldu, kendi topraklarında ortak bir şirket kurdu ve son yıllarda kendi mühimmatını Türk platformlarına taşımaya başladı. Bu, satın almadan farklı bir ilişki biçimidir.

Kısa cevap

BAE’nin savunma politikasında açıkça ilan edilmiş iki hedef var: tedarikçi çeşitlendirmek ve savunma harcamasının bir bölümünü ülke içinde sanayiye dönüştürmek. Bu iki hedef, sıradan bir ithalat ilişkisiyle karşılanamaz; çünkü ithalat ne bağımlılığı azaltır ne de yurt içinde üretim hattı bırakır.

Türkiye bu iki hedefin kesiştiği noktada duruyordu. Türk üreticileri ortak üretime ve ortak girişime açıktı, ürünlerini alıcının mevcut envanterine göre yeniden şekillendirmeye razıydı ve tedarikte üçüncü ülke iznine bağlı olmayan bir ürün gamı sunuyordu. Sonuç, 2017’de Abu Dabi’de kurulan ortak bir şirket ve BAE ordusu için 400 zırhlı aracın büyük bölümünün ülke içinde üretilmesi oldu. İlişki 2023’ten sonra devletlerarası bir çerçeveye, 2024-2026 arasında ise çift yönlü bir mühimmat hattına dönüştü.

Al Jasoor üretimi Rabdan 8x8 zırhlı muharebe aracı, BMP-3 kulesiyle
Otokar ile Tawazun’un ortak girişimi Al Jasoor tarafından üretilen Rabdan 8×8. Aracın taşıdığı BMP-3 kulesi, BAE’nin mevcut envanteriyle uyum sağlamak üzere seçildi. Foto: Jauhsekali / Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0.

BAE’nin savunma stratejisi neyi arıyordu?

Körfez ülkelerinin savunma tedarikinde uzun yıllar tek bir kalıp geçerliydi: yüksek bütçeyle en gelişmiş sistemi satın al, bakımını üreticiye bırak, sanayi tarafını gündeme getirme. Bu kalıp, harcamayı doğrudan yetenek olarak geri veriyordu; ancak geriye ne üretim tesisi ne mühendis kadrosu ne de tedarik zinciri bırakıyordu.

BAE bu kalıptan çıkmak için iki kurumsal adım attı. Birincisi, offset yükümlülüklerini yöneten Tawazun yapısını kurumsallaştırdı; yabancı üreticiden alınan her büyük sistemin karşılığında ülke içinde sanayi faaliyeti doğması hedeflendi. İkincisi, 2019’da onlarca savunma şirketini tek çatı altında toplayan EDGE Group‘u kurdu. Bu şirket bugün insansız sistemlerden güdümlü mühimmata, elektronik harpten siber savunmaya kadar geniş bir alanda çalışıyor ve Latin Amerika dahil farklı bölgelerde iş geliştiriyor.

Bu iki adım, ülkenin tedarik masasına oturuş biçimini değiştirdi. Artık soru “hangi ürün daha iyi?” değil, “hangi üretici bu ürünün bir bölümünü burada üretmeye ve teknolojisini paylaşmaya razı?” hâline geldi. Tedarikçi seçiminde ürünün kendisi kadar, üreticinin ortaklığa yatkınlığı belirleyici oldu.

Tablo 1 — İki farklı tedarik kalıbı
BoyutKlasik ithalat kalıbıBAE’nin aradığı kalıp
Harcamanın karşılığıYalnızca ürünÜrün + üretim hattı
BakımÜreticideÜlke içinde
İstihdamSatıcı ülkedeAlıcı ülkede
TeknolojiKapalıTanımlı ölçüde paylaşılır
İlişkinin ömrüSözleşme süresiOrtaklık süresi
Üçüncü ülke izniSık sık gerekliAsgariye indirilmek isteniyor

Bu ülkenin ihtiyacı neydi?

BAE’nin ihtiyacı bir platform değil, bir yöntemdi. Ülke, savunma bütçesini yalnızca yetenek satın almak için değil, aynı zamanda sanayi kurmak için kullanmak istiyordu. Böyle bir hedefte doğru soru “en iyi 8×8 hangisi?” değil, “hangi üretici burada bir fabrikaya ortak olur?” sorusudur. Ürün karşılaştırması ikinci sıraya düşer; ortaklık şartları birinci sıraya çıkar.

Neden Türk sanayii bu tarife uydu?

Bir üreticinin ortak üretime yatkın olması, iyi niyetten değil sanayi yapısından gelir. Türk savunma sanayii, son yirmi beş yılda büyük ölçüde ortak üretim ve yerlileştirme mantığıyla büyüdü. Kendi ülkesinde lisanslı üretimle başlayıp tasarıma geçen bir sanayi, bu yolu bir başka ülkeye anlatmakta zorlanmaz. Ekosistemin genişlemesi de aynı yönde çalıştı: ana yüklenicilerin çevresinde binlerce alt yüklenici oluştu ve bu ağ, yurt dışında tesis kurma işini daha yönetilebilir hâle getirdi.

İkinci etken ürünün kendisiydi. Zırhlı araç tarafında Türk üreticileri, alıcının talebine göre gövde, kule ve alt sistem kombinasyonunu yeniden düzenlemeye açık bir tasarım anlayışı benimsemişti. Türkiye’nin bu alandaki gücü, tek bir ürünün üstünlüğünden çok, aynı gövdeden çok sayıda türev çıkarabilme kabiliyetinden geliyordu. BAE gibi kendi kule tercihini dayatan bir müşteri için bu esneklik doğrudan bir avantajdır.

Üçüncü etken tedarik serbestisiydi. Bir sistemin ihracatı, içindeki kritik alt sistemlerin geldiği ülkelerin iznine bağlıysa satıcı da alıcı da bu izne bağımlı hâle gelir. Türk üreticilerinin yerlileştirme oranını artırma yönündeki uzun vadeli çalışması, tedarik masasında sayısal bir üstünlükten çok bir öngörülebilirlik vaadi olarak karşılık buldu.

BAE neden Türk savunma sektörüne yatırım yapıyor?

Doğrulanmış ortaklık unsurları ile analitik değerlendirmelerin ayrımı

Ortak girişimAl Jasoor, Otokar ve Tawazun’unBAE’de kurduğu ortak şirketDOĞRULANDIOrdu sözleşmesi400 Rabdan 8×8 için 2 milyardirhemlik tedarik sözleşmesiDOĞRULANDIÜretim ülke içindeAraçların büyük bölümü AbuDabi’deki tesiste üretiliyorDOĞRULANDIEnvanter uyumuRabdan, BAE’nin zaten kullandığıBMP-3 kulesini taşıyorDOĞRULANDIDevletlerarası çerçeve2023’te savunma sanayii işbirliği niyet mektubu imzalandıDOĞRULANDIÇift yönlü mühimmatEmirlik mühimmatı Türkplatformlarına entegre ediliyorDOĞRULANDITedarikçi çeşitlendirmeTek kaynağa bağımlılığı azaltmaarayışı değerlendirmesiDEĞERLENDİRMEBölgesel pazar kapısıKörfez pazarına ortak üzerindenerişim değerlendirmesiDEĞERLENDİRMESermaye ile bağlanmaOrtaklığın alım ilişkisindendaha kalıcı olduğu görüşüDEĞERLENDİRMEEnvanter Medya derlemesi. Yalnızca kamuya açık kaynaklarla doğrulanan veya analitik değerlendirme olarak işaretlenen unsurlar.

Kaynak: Tawazun Council duyuruları, Otokar ve Baykar açıklamaları, EDGE Group basın bültenleri, T.C. İletişim Başkanlığı, SAHA İstanbul ve uluslararası savunma yayınları. “Değerlendirme” etiketli kutular Envanter Medya yorumudur.

Al Jasoor: ortaklığın çekirdeği

İlişkinin merkezinde tek bir şirket duruyor. Al Jasoor, Otokar’ın BAE’de kurduğu Otokar Land Systems ile Tawazun’a bağlı Heavy Vehicles Industries’in ortak girişimi olarak 2017’de faaliyete geçti. Aynı yıl BAE Genelkurmayı, şirkete 400 adet Rabdan 8×8 zırhlı muharebe aracı için yaklaşık 2 milyar dirhem değerinde bir tedarik sözleşmesi verdi. Sözleşme, duyurulduğu dönemde Türk savunma sanayiinin tek kalemdeki en büyük ihracat bağlantılarından biri olarak kayda geçti.

Burada dikkat edilmesi gereken ayrım şudur: sözleşme Otokar’a değil, Al Jasoor’a verildi. Yani BAE ordusu, kendi ülkesinde kurulmuş ve sermayesinin bir bölümü kendi kamu yapısına ait olan bir şirketten alım yaptı. Dışarıdan bakıldığında bu bir ithalat işlemi değil, yerli tedarik işlemidir. Ortaklığın asıl anlamı da buradadır.

Tablo 2 — Al Jasoor sözleşme künyesi
KalemDoğrulanmış bilgi
Ortak girişimOtokar Land Systems (Otokar) + Heavy Vehicles Industries (Tawazun)
Kuruluş yeriAbu Dabi, Birleşik Arap Emirlikleri
Sözleşmeyi verenBAE Genelkurmay Başkanlığı
ÜrünRabdan 8×8 zırhlı muharebe aracı, farklı konfigürasyonlarda
Adet400
BedelYaklaşık 2 milyar dirhem
DuyuruIDEX 2017 (Abu Dabi)
Üretim yeriİlk parti Sakarya, ağırlıklı bölüm Tawazun Sanayi Parkı

Kaynak: Tawazun Council resmî duyurusu ve Otokar açıklamaları. Envanter Medya, sipariş ve teslimat rakamlarını ayrı tutar; yukarıdaki adet sipariş rakamıdır, teslimat takvimi kamuya açık kaynaklarda kalem kalem yayımlanmamıştır.

Rabdan neden bu araç oldu?

Rabdan, Otokar’ın ARMA 8×8 ailesinden türetildi; ancak doğrudan bir kopya değil, alıcının tarifine göre yeniden şekillendirilmiş bir platformdur. Üç değişiklik öne çıkıyor.

Birincisi, kule. Araç, BAE Kara Kuvvetleri’nin uzun süredir kullandığı BMP-3 kulesini taşıyor. Bu tercih teknik bir zorunluluktan değil, envanter mantığından doğdu: aynı kule, aynı top, aynı mühimmat, aynı nişancı eğitimi. BAE’nin askerî envanteri incelendiğinde bu ailenin ülkedeki yerleşikliği görülüyor. Yeni gövde alınırken eski kulenin korunması, lojistik yükü ciddi biçimde azaltır.

İkincisi, amfibi kabiliyet. Körfez kıyı şeridi ve sığ sular, aracın yüzebilir olmasını anlamlı kılıyor. Amfibi kabiliyet gövde tasarımını, ağırlık dağılımını ve sızdırmazlığı doğrudan etkileyen bir gerekliliktir; sonradan eklenen bir özellik değildir.

Üçüncüsü, iklim. Yüksek sıcaklık ve toz, güç grubu soğutmasını ve filtrasyonu tasarımın merkezine taşır. Zırhlı araçlarda bu tür iklim uyarlamaları, kataloglarda görünmese de saha kullanılabilirliğini belirleyen unsurlardır.

Tablo 3 — BAE pazarındaki 8×8 seçenekleri
PlatformKaynakÜlke içi üretimMevcut kule uyumu
Rabdan 8×8Türkiye + BAE ortak girişimiEvet, ağırlıklıBMP-3 kulesi taşıyor
Enigma 8×8BAE + İrlanda iş birliğiKısmenFarklı kule seçenekleri
Patria AMVFinlandiyaLisansa bağlıAyrı entegrasyon gerekir
Piranha ailesiİsviçreLisansa bağlıAyrı entegrasyon gerekir

Tablo, Rabdan’ı “en iyi araç” ilan etmek için değil, seçimin hangi eksende yapıldığını göstermek için burada. Karşılaştırma ateş gücü veya zırh seviyesinde değil, ülke içinde üretim ve mevcut envantere uyum eksenlerinde yapıldığında Rabdan öne çıkıyor. Alıcının ölçütü değişince sıralama da değişir.

2023: ilişkinin devletlerarası çerçeveye taşınması

Al Jasoor, iki şirket arasındaki bir düzenlemeydi. 2023’te ilişki şirket düzeyinden devlet düzeyine çıktı. Temmuz 2023’te Türkiye ile BAE arasında 13 belge imzalandı ve toplam çerçevenin 50,7 milyar dolar olduğu açıklandı. Belgeler arasında savunma sanayii iş birliği toplantılarının başlatılmasına ilişkin bir niyet mektubu da yer aldı.

Bu rakam sık sık yanlış aktarılıyor, bu yüzden netleştirmek gerekir: 50,7 milyar dolar tek bir savunma sözleşmesi değildir. Enerjiden ulaştırmaya, lojistikten sağlığa ve yapay zekâya kadar geniş bir alanı kapsayan toplam bir çerçevedir. Savunma bu çerçevenin bir bileşenidir; ancak savunma payının ayrı ve resmî bir dökümü yayımlanmamıştır. Envanter Medya, ayrıştırılmamış bir toplamı savunma ihracatı olarak yazmaz.

Rakamı doğru okumak

Bir devlet ziyaretinde açıklanan toplu çerçeve rakamları, imzalanmış ve yürürlüğe girmiş sözleşmelerle aynı şey değildir. Çerçeve; niyet mektuplarını, mutabakat zabıtlarını ve ileride imzalanması öngörülen sözleşmeleri birlikte içerebilir. Tedarik analizinde ölçü birimi çerçeve değil, imzalanmış sözleşme, sipariş adedi ve teslimattır.

EDGE Group VORTEX-E insansız hava aracı fuar standında
EDGE Group’un VORTEX-E insansız hava aracı. 2019’da kurulan grup, Emirlik savunma şirketlerini tek çatı altında topluyor ve Türkiye ile yürütülen programların Emirlik tarafındaki ana muhatabı konumunda. Foto: Envanter Medya arşivi.

MALATH: iki sanayiyi birbirine bağlayan katman

2023 sonbaharında EDGE Group ile Türkiye’nin savunma kümelenmesi SAHA İstanbul arasında çerçeve anlaşmaları imzalandı ve EDGE, iki ülke arasındaki programları tek elden yürütmek üzere MALATH adlı bir yapı kurdu. MALATH’ın işlevi ürün üretmek değil; ortak proje, doğrudan sanayi ticareti, yatırım ve ortak üretim başlıklarını aynı masaya taşımak.

Bu ara katmanın neden gerektiğini anlamak için sorunun kendisine bakmak gerekir. Türkiye tarafında binlerce şirketten oluşan geniş bir alt yüklenici ağı var; Emirlik tarafında ise büyük ölçüde tek bir çatı altında toplanmış bir yapı. İki farklı örgütlenme biçiminin doğrudan eşleşmesi zordur. MALATH, bu eşleşmeyi kurumsallaştıran bir arayüz olarak tasarlandı. EDGE’in 2024’te Türkiye’de bir irtibat ofisi açması da aynı mantığın devamıdır.

Bir noktanın altını çizmek gerekir: koordinasyon yapısı kurmak, imzalanmış sözleşme demek değildir. MALATH bir altyapıdır; bu altyapının kaç projeyi sözleşmeye dönüştürdüğü ayrı bir sorudur ve kamuya açık kaynaklarda proje bazında tam bir döküm bulunmuyor.

Akış tek yönlü değil: Emirlik mühimmatı Türk platformunda

Serideki dosyaların çoğunda akış tek yönlüdür: Türkiye üretir, karşı taraf alır. Ukrayna dosyasında ilk kez çift yönlü bir ilişki görmüştük. BAE örneği bu çift yönlülüğün ikinci ve daha olgun örneğidir; üstelik burada karşılıklı akış motor gibi bir bileşende değil, doğrudan silah tarafındadır.

2024’te EDGE ile Baykar, Emirlik üretimi DESERT STING 16 güdümlü mühimmatının Bayraktar TB2‘ye entegrasyonu için anlaşma imzaladı. Mayıs 2026’da ise iki taraf, EDGE’e bağlı HALCON tarafından üretilen AL TARIQ güdümlü mühimmat ailesinin Bayraktar AKINCI‘ya entegrasyonu için yeni bir sözleşme imzaladı. AL TARIQ, her hava koşulunda ve gece-gündüz kullanılabilen uzun menzilli bir aileyi tanımlıyor.

Aynı gün imzalanan ikinci belge daha az konuşuldu ama ticari olarak belki daha önemliydi: iki taraf, birbirinin ürün gamını kendi pazarlarında sunma yetkisi aldı. Yani bir Emirlik şirketi Türk ürününü, bir Türk şirketi Emirlik ürününü teklif edebiliyor. Bu, satıcı-alıcı ilişkisinin ötesine geçen bir dağıtım ortaklığıdır.

Bayraktar AKINCI ve önünde sergilenen güdümlü mühimmat ailesi
Bayraktar AKINCI ve mühimmat entegrasyonu, ilişkinin ikinci ekseni. Emirlik üretimi AL TARIQ ailesinin AKINCI’ya entegrasyonu için Mayıs 2026’da sözleşme imzalandı. Foto: Envanter Medya arşivi.
Tablo 4 — İki yönlü akışın kalemleri
YönNe aktı?YılNiteliği
Türkiye → BAEZırhlı araç tasarımı ve üretim yetkinliği (Rabdan)2017’den itibarenOrtak girişim
BAE → TürkiyeSermaye ve yatırım çerçevesi2021, 2023Devlet düzeyi
BAE → Türk platformuDESERT STING 16 güdümlü mühimmat2024Entegrasyon
BAE → Türk platformuAL TARIQ güdümlü mühimmat ailesi2026Entegrasyon
Çift yönlüKarşılıklı pazarlama yetkisi2026Ticari çerçeve

Güdümlü mühimmatın nasıl çalıştığı düşünüldüğünde bu entegrasyonların teknik yükü daha iyi anlaşılır: bir mühimmatı yeni bir platforma takmak, yalnızca askı noktası meselesi değildir. Ateş kontrol yazılımı, veri bağlantısı, hedef verisinin aktarımı ve ayrılma sonrası uçuş profili birlikte çalışmalıdır. Türk platformlarının farklı mühimmat aileleriyle yürüttüğü entegrasyon çalışmaları, bu tür açık mimari yaklaşımının sürdüğünü gösteriyor.

Türkiye–BAE savunma ilişkisinin gelişimi

Ortak adımlar ve BAE’nin kendi sanayi hamleleri

YılTürkiye–BAE ortak adımlarıBAE’nin kendi adımları2017Al Jasoor ortak girişimi kuruldu2017400 Rabdan 8×8 için sözleşme imzalandı2019EDGE Group kuruldu2021Türkiye’ye yatırım fonu duyuruldu202313 anlaşma ve niyet mektubu imzalandı2023EDGE ile SAHA çerçeve anlaşmaları2023MALATH koordinasyon yapısı kuruldu2024DESERT STING 16 – TB2 entegrasyonu2024EDGE Türkiye irtibat ofisi açıldı2025Rabdan ailesine yeni türevler eklendi2026AL TARIQ – AKINCI entegrasyon sözleşmesi2026Karşılıklı pazarlama çerçevesi imzalandıTarihler resmî duyurular ve şirket açıklamalarından derlenmiştir.

Serinin ölçeğinde BAE nerede duruyor?

İlk on dosyada beş basamaklı bir iş birliği ölçeği kurmuştuk. BAE örneği bu ölçeğe uymuyor; çünkü buradaki fark aktarılan bilginin derinliğinde değil, mülkiyette. Alıcı ülke, üreticinin ortağıdır. Bu nedenle ölçeğe altıncı bir basamak ekliyoruz.

Tablo 5 — İş birliğinde altı basamak
BasamakNe yapılır?Üretici kimin?Serideki örnek
1. Doğrudan alımÜrün satın alınırSatıcınınEstonya, Malezya
2. Bakım yetkisiAlıcı tanımlı bakımı yaparSatıcınınPolonya
3. Ortak üretimAlıcı ülkede üretim yapılırSatıcınınSuudi Arabistan, Romanya
4. Sermaye ortaklığıAlıcı ülkede ortak şirket kurulurPaylaşılırBAE
5. Tasarım aktarımıTasarım bilgisi alıcıya verilirPaylaşılırPakistan
6. Ortak geliştirmeÜrün birlikte tasarlanırBaştan ortakEndonezya

Dördüncü basamağın özelliği şudur: burada aktarılan şey tasarım bilgisi değil, şirketin kendisidir. Pakistan örneğinde tasarım aktarımı vardır ama üretici ayrı şirketlerdir; Endonezya örneğinde ürün birlikte tasarlanır ama yine iki ayrı şirket vardır. BAE’de ise ortada üçüncü ve yeni bir tüzel kişilik doğmuştur. Bu, ilişkiyi teknik olarak daha sığ ama kurumsal olarak daha bağlayıcı kılar.

Serinin ana bulgusu — aktarım derinleştikçe teslimat yavaşlıyor — bu dosyada da doğrulanıyor. Ortak şirket kurmak, fabrika inşa etmek, personel yetiştirmek ve seri üretime geçmek yıllar alır. Estonya araçlarını on iki ayda teslim aldı ve sıfır sanayi kazanımı elde etti; BAE bir fabrikaya ortak oldu ve karşılığında çok daha uzun bir takvimi kabul etti.

EM-PFI değerlendirmesi

Envanter Medya Tedarik Tercihi Endeksi, bir tedarik kararının hangi gerekçelerle açıklanabildiğini on ölçütte puanlar. BAE için puanlanan karar, Rabdan tedariki ve Al Jasoor ortaklığıdır.

BAE × Rabdan / Al Jasoor — EM-PFI kırılımı

100 puan üzerinden ölçüt bazında dağılım

0255075100Operasyonel ihtiyaç uyumu20 puan üzerinden 1680Teknik uygunluk15 puan üzerinden 1387Coğrafya ve iklim10 puan üzerinden 990Mevcut envanter uyumu10 puan üzerinden 990Lojistik10 puan üzerinden 990Maliyet-etkinlik10 puan üzerinden 880Teslimat ve üretim10 puan üzerinden 660Teknoloji transferi5 puan üzerinden 5100Yerel üretim5 puan üzerinden 5100Modernizasyon potansiyeli5 puan üzerinden 480EM-PFI, Envanter Medya editoryal değerlendirmesidir; resmî bir endeks değildir.

EM-PFI, Envanter Medya’nın editoryal değerlendirmesidir; resmî bir endeks değildir.

Tablo 6 — EM-PFI ölçüt bazında gerekçe
ÖlçütPuanGerekçe
Operasyonel ihtiyaç16 / 20İhtiyaç gerçek, ancak acil bir tehdit baskısı altında alınmış bir karar değil
Teknik uygunluk13 / 15Olgun bir gövde ailesi, alıcının tarifine göre yeniden düzenlendi
Coğrafya ve iklim9 / 10Çöl iklimi ve amfibi ihtiyaç tasarıma yansıdı
Envanter uyumu9 / 10BMP-3 kulesi korunarak mühimmat ve eğitim sürekliliği sağlandı
Lojistik9 / 10Bakım ve üretim büyük ölçüde ülke içinde
Maliyet-etkinlik8 / 10Ortaklık maliyeti var, ancak sanayi kazanımıyla dengeleniyor
Teslimat ve üretim6 / 10Ortak üretim modeli takvimi uzatıyor
Teknoloji transferi5 / 5Üretim ve entegrasyon yetkinliği aktarıldı
Yerel üretim5 / 5Ülke içinde tesis ve ortak şirket kuruldu
Modernizasyon potansiyeli4 / 5Yeni türevler ekleniyor, aile genişliyor
Toplam84 / 100Serideki ikinci en yüksek puan

84 puan, Endonezya’nın 85 puanının hemen altında ve Suudi Arabistan ile Romanya’nın 82 puanının üzerinde. Puanı yukarı çeken ölçütler envanter uyumu, lojistik ve yerel üretim; aşağı çeken tek ölçüt ise teslimat takvimidir. Bu dağılım, serinin ana bulgusunun sayısal karşılığıdır.

Riskler ve sınırlar

Ortaklık modeli, alım modelinden daha derin olduğu kadar daha kırılgandır da. Üç risk başlığı öne çıkıyor.

Tablo 7 — Ortaklık modelinin riskleri
RiskNeden doğuyor?Etkisi
Karar hızıOrtak girişimde iki tarafın onayı gerekirÜrün geliştirme ve teklif süreçleri yavaşlayabilir
Siyasi bağlanmaSermaye ortaklığı sözleşmeden zor çözülürİklim değişirse çıkış maliyeti yüksek
Katma değerin yeriÜretimin ağırlığı alıcı ülkedeYurt içi katma değer sınırlanabilir
Bileşen bağımlılığıKule ve bazı alt sistemler üçüncü ülke kaynaklıTedarik zincirinde dış etkiye açıklık
Bilgi paylaşımının sınırıAktarımın kapsamı sözleşmeyle belirlenirBeklenti ile gerçekleşen arasında fark doğabilir

Dördüncü satır özellikle dikkat çekici. Rabdan’ın envanter uyumunu sağlayan BMP-3 kulesi, aynı zamanda tedarik zincirini üçüncü bir ülkeye bağlayan unsurdur. Azerbaycan dosyasında gördüğümüz tablo burada da geçerlidir: ortaklığın derinliği, kritik bileşen kısıtını tek başına çözmez. Bir ürünün büyük bölümünü ortak üretmek, o üründeki her alt sistemi de bağımsızlaştırmak anlamına gelmiyor.

Bayraktar TB2 insansız hava aracı pistte
Bayraktar TB2. Emirlik üretimi DESERT STING 16 güdümlü mühimmatının bu platforma entegrasyonu için 2024’te anlaşma imzalandı. Foto: Envanter Medya arşivi.

İki taraf ne kazandı?

Ortaklıkların değerlendirilmesinde sık yapılan hata, kazancı tek taraflı okumaktır. Burada iki ayrı defter tutmak gerekir.

BAE tarafında kazanım üç kalemde toplanıyor: ordunun ihtiyacı olan aracın büyük bölümünün ülke içinde üretilmesi, bu üretim sırasında oluşan mühendislik ve montaj birikimi, ve savunma tedarikinde tek bir kaynağa bağımlı olmama esnekliği. Bunlara, kendi mühimmatını yaygın kullanılan bir platforma entegre ettirerek ihracat kapısı açması da eklenebilir.

Türkiye tarafında kazanım ise şöyle: Körfez pazarında kalıcı bir üretim ayağı, tek seferlik satıştan sürekli gelire geçiş, ve Emirlik alt sistemleriyle kurulan bağ sayesinde platform gamının üçüncü ülkelere daha geniş bir mühimmat seçeneğiyle sunulabilmesi. Katar ve Suudi Arabistan dosyalarında görülen Körfez hattı, BAE ayağıyla birlikte bölgesel bir bütünlük kazanıyor.

Buna karşılık her iki taraf için de bir bedel var. BAE, ortaklığın gerektirdiği uzun takvimi kabul etti. Türkiye ise üretimin bir bölümünü ve buna bağlı katma değeri yurt dışına taşımayı kabul etti. Ortak üretim modelinin doğası budur: pazara girmenin bedeli, üretimin bir kısmını paylaşmaktır.

Serinin bu dosyadan çıkan sonucu

BAE örneği, “neden Türk sistemini seçti?” sorusunun tek bir cevabı olmadığını gösteriyor. Bazı ülkeler ürünü seçiyor; bazıları üreticiyi seçiyor. BAE ikincisini yaptı: ürünü değil, üretme biçimini satın aldı. Bu tür bir ilişkide ürünün teknik üstünlüğü tek başına belirleyici değildir; belirleyici olan, üreticinin ortaklığa ne kadar açık olduğudur.

Sık sorulan sorular

BAE Türkiye’den hangi savunma sistemlerini aldı?

Kamuya açık kaynaklarla doğrulanabilen en büyük kalem, Al Jasoor ortak girişimi üzerinden tedarik edilen Rabdan 8×8 zırhlı muharebe araçlarıdır. BAE Genelkurmayı, 2017’de 400 araç için yaklaşık 2 milyar dirhemlik bir sözleşme imzaladı. Bunun dışındaki kalemler için resmî ve doğrulanmış adet bilgisi sınırlıdır.

Al Jasoor kimin şirketi?

Al Jasoor, Otokar’ın BAE’de kurduğu Otokar Land Systems ile Tawazun’a bağlı Heavy Vehicles Industries’in ortak girişimidir. Yani şirket ne tümüyle Türk ne tümüyle Emirlik sermayesidir; iki tarafın da pay sahibi olduğu bir yapıdır.

Rabdan 8×8 hangi araca dayanıyor?

Rabdan, Otokar’ın ARMA 8×8 ailesinden türetilmiş bir platformdur. BAE’nin talebi doğrultusunda amfibi kabiliyet, çöl koşullarına uygun soğutma ve BMP-3 kulesi entegrasyonu ile yeniden şekillendirilmiştir.

Rabdan neden BMP-3 kulesi taşıyor?

BAE Kara Kuvvetleri BMP-3 ailesini uzun süredir kullanıyor. Aynı kuleyi yeni gövdeye taşımak; mühimmat stoklarının, nişancı eğitiminin ve bakım altyapısının olduğu gibi kalmasını sağlıyor. Bu, tedarik kararlarında sık görülen bir envanter uyumu tercihidir.

Araçlar nerede üretiliyor?

Sözleşmenin yapısına göre ilk partinin Otokar’ın Sakarya tesisinde, kalan büyük bölümün ise Abu Dabi’deki Tawazun Sanayi Parkı’nda üretilmesi öngörüldü. Yani üretimin ağırlığı alıcı ülkenin içindedir.

BAE Türkiye’ye ne kadar yatırım sözü verdi?

2021’de duyurulan 10 milyar dolarlık bir fon açıklaması ve 2023’te imzalanan 13 belgede yer alan 50,7 milyar dolarlık toplam çerçeve kamuoyuna duyuruldu. Bu rakamlar yalnızca savunmaya ait değildir; enerjiden lojistiğe geniş bir alanı kapsar. Savunma payının ayrı ve resmî bir dökümü yayımlanmamıştır.

MALATH nedir?

MALATH, EDGE Group’un iki ülke arasındaki savunma programlarını tek elden yürütmek için kurduğu koordinasyon yapısıdır. Ortak proje, doğrudan ticaret, yatırım ve ortak üretim başlıklarını aynı çatı altında toplamayı amaçlar.

Emirlik mühimmatı Türk insansız hava araçlarına entegre ediliyor mu?

Evet. 2024’te DESERT STING 16 güdümlü mühimmatının Bayraktar TB2’ye, 2026’da ise HALCON üretimi AL TARIQ ailesinin Bayraktar AKINCI’ya entegrasyonu için anlaşmalar imzalandı. Bu, akışın tek yönlü olmadığını gösteren en somut örnektir.

Karşılıklı pazarlama anlaşması ne anlama geliyor?

2026’da imzalanan ikinci belge, iki tarafın birbirinin ürün gamını kendi pazarlarında sunmasına izin veren ticari bir çerçeve kurdu. Pratikte bu, bir Türk şirketinin Emirlik ürününü, bir Emirlik şirketinin de Türk ürününü teklif edebilmesi demektir.

BAE neden Türk şirketlerine ortak oluyor da sadece satın almıyor?

Ülkenin açıkladığı sanayi hedefi, savunma harcamasının bir bölümünü yurt içinde üretime ve istihdama dönüştürmek. Sadece satın almak bu hedefi karşılamaz; ortaklık ise üretim hattını, tedarik zincirini ve nitelikli işgücünü ülke içinde bırakır.

Bu ortaklık Türkiye için ne ifade ediyor?

Türk üreticisi için üç kazanım var: Körfez pazarında yerleşik bir üretim ayağı, ihracat gelirinin süreklilik kazanması ve Emirlik alt sistemleriyle kurulan bağlantı sayesinde ürün gamının genişlemesi. Buna karşılık üretimin bir bölümü yurt dışına taşınır.

Ortaklığın riskleri neler?

Üç başlık öne çıkıyor. Birincisi, ortak girişimde karar hızının tek şirkete göre düşmesi. İkincisi, siyasi iklimin değişmesi hâlinde sermaye ortaklığının alım ilişkisinden daha zor çözülmesi. Üçüncüsü, üretimin yurt dışına kayması nedeniyle yurt içi katma değerin sınırlanması.

Rabdan’ın rakipleri hangileriydi?

BAE pazarında Emirates Defence Technology ile Timoney iş birliğinde geliştirilen Enigma 8×8, Patria AMV ve Piranha ailesi gibi platformlar bulunuyordu. Rabdan’ın öne çıkmasında ülke içi üretim ve mevcut kule uyumu belirleyici oldu.

Bu dosya neden serinin diğerlerinden farklı?

Diğer on dosya, bir ülkenin hangi ürünü neden seçtiğini anlatıyor. Bu dosyada alıcı ülke, ürünü üreten şirketin ortağı hâline geliyor. Bu nedenle serinin iş birliği ölçeğine altıncı bir basamak ekliyoruz: sermaye ortaklığı.

BAE’nin envanterinde başka Türk sistemleri var mı?

Kamuya açık kaynaklarda zaman zaman farklı kalemler dile getiriliyor; ancak resmî sözleşme, adet ve teslimat bilgisiyle doğrulanabilen ana kalem Rabdan ailesidir. Envanter Medya, doğrulanmamış kalemleri envanter olarak yazmaz.

Serinin diğer dosyaları

Bu dosya, Neden Türk Savunma Sanayiini Seçtiler? serisinin on birinci bölümüdür. Serideki diğer ülke dosyaları:

Konuyla ilgili diğer içerikler: BAE’nin askerî envanteri, Katar’ın askerî envanteri, Suudi Arabistan’ın askerî envanteri, dünyanın en büyük zırhlı araç üreticileri, SİHA nedir, kısa menzilli hava savunma sistemleri, ROKETSAN’ın iştirak ve ortaklıkları, ASELSAN ile SSB ilişkisi ve Türkiye ve dünya savunma programları.

Bu dosyadaki sipariş, bedel ve tarih bilgileri; Tawazun Council duyuruları, T.C. İletişim Başkanlığı açıklamaları, Otokar, Baykar ve EDGE Group kurumsal bültenleri ile uluslararası savunma yayınlarından derlenmiştir. Sipariş ve teslimat rakamları ayrı tutulmuş, doğrulanamayan kalemler envanter olarak yazılmamıştır. EM-PFI puanlaması Envanter Medya’nın editoryal değerlendirmesidir.

Benzer Yazılar