KAAN vs Su-57: İki Programın Ortak Duvarı Motor

KAAN vs Su-57: İki Programın Ortak Duvarı Motor
Yazı Özetini Göster

KAAN ile Su-57 arasında on dört yıllık bir zaman farkı var; ama ikisi de aynı duvara çarpmış durumda: motor. Su-57’nin prototipi 2010’da uçtu, seri uçaklar Rus Hava-Uzay Kuvvetleri envanterine girdi ve ihracat müşterisi olarak Cezayir açıklandı.

Buna karşılık Su-57, tasarlandığı ikinci kuşak motora hâlâ kavuşamadı; yeni nesil motorun ilk uçuşu Aralık 2025’te gerçekleşti ve seri üretime girmedi. KAAN ise Şubat 2024’te ilk uçuşunu yaptı, ilk blokta ABD menşeli F110 motorlarıyla uçuyor ve millî motorun sonraki on yıla yayılması öngörülüyor. Yani iki program, aynı sorunun iki farklı aşamasında.

Türkiye’nin KAAN’ı ile Rusya’nın Su-57’si sık sık yan yana konuyor. Kıyasın cazibesi anlaşılır: ikisi de beşinci nesil hedefiyle geliştirilen, Batı bloğu dışındaki iki büyük millî muharip uçak programı.

Ama iki uçağı yan yana koymanın asıl değeri "hangisi daha iyi" sorusunda değil. Su-57, bir muharip uçak programının hangi aşamalarda tökezleyebileceğini gösteren canlı bir vaka çalışması. Bu yazıda ikisini doğrulanmış verilerle karşılaştırıyor ve Su-57’nin on altı yılda öğrendiklerinin KAAN için ne anlama geldiğine bakıyoruz.

TUSAŞ KAAN millî muharip uçak
KAAN ilk uçuşunu Şubat 2024’te yaptı; ilk blokta ABD menşeli F110 motorlarıyla uçuyor (TUSAŞ arşiv)

Program Takvimi: On Dört Yıllık Fark

BaşlıkKAAN (TUSAŞ / Türkiye)Su-57 (Sukhoi / Rusya)
İlk uçuşŞubat 20242010 (prototip)
Envantere giriş2028 hedefleniyorRus Hava-Uzay Kuvvetleri’nde seri uçaklar mevcut
Açıklanan uçak sayısıPrototip ve test uçaklarıAçık kaynak tahminleri 20 ile 40 arasında değişiyor; resmî rakam yayımlanmıyor
Motor (mevcut)ABD menşeli F110Birinci kuşak motor (AL-41F1 ailesi)
Motor (hedeflenen)Millî motor; sonraki on yılYeni nesil motor; ilk uçuş Aralık 2025, seri üretimde değil
İç silah yuvasıTasarımda mevcutMevcut
Muharebe kullanımıYokRusya çeşitli görevlerde kullanıldığını açıkladı
Açıklanan ihracatEndonezya ile 48 uçaklık sözleşme (2025)Cezayir ilk ihracat müşterisi olarak açıklandı
Açıklanan birim fiyatAçıklanmadıAçıklanmadı

Su-57’nin üretim adedi ve performans parametreleri Rusya tarafından düzenli olarak yayımlanmıyor; tabloda açık kaynak tahminleri bu niteliğiyle belirtilmiştir.

Su-57 muharip uçağı
Su-57’nin prototipi 2010’da uçtu; program on altı yılda hedeflediği motora hâlâ kavuşamadı

Motor: Su-57’nin On Altı Yıldır Aşamadığı Engel

Su-57 hikâyesinin merkezinde bir eksiklik var. Uçak, kendisi için özel olarak geliştirilecek ikinci kuşak bir motorla tasarlandı; ancak envantere giren uçaklar bugün hâlâ önceki nesil Flanker ailesinden türetilen motorları kullanıyor.

Bu neden önemli? Çünkü beşinci nesil bir uçağın vaatlerinin çoğu motora bağlı: art yakıcısız süpersonik seyir, düşük kızılötesi imza ve yüksek irtifada enerji korumak için gereken itki. Mevcut motorla uçan bir Su-57, tasarımının hedeflediği performans zarfını tam olarak kullanamıyor.

Yeni nesil motorun bir Su-57 üzerinde ilk uçuşu Aralık 2025’te gerçekleşti. Bu önemli bir kilometre taşı; ancak seri üretim uçaklarına yaygın olarak takılması ayrı ve uzun bir süreç. Yani bir muharip uçak programı, ilk uçuşundan on altı yıl sonra bile nihai konfigürasyonuna ulaşmamış olabiliyor.

KAAN için anlamı: Türkiye’nin ilk blokta yabancı motorla üretime başlaması sık sık eleştiriliyor. Su-57 örneği bu kararın neden alındığını açıklıyor: motoru bekleyen bir program, uçağın kendisini de bekletir. Motor geliştirmenin uçak geliştirmeden bağımsız ve daha uzun bir süreç olduğu, bu iki programın ortak dersi.

Üretim Hızı: Adet, Kabiliyetten Önce Gelir

Bir muharip uçağın stratejik değeri, tek başına yeteneğiyle değil kaç tane olduğuyla ölçülür. Bu başlıkta Su-57 programının en çok eleştirilen tarafı ortaya çıkıyor.

Rusya, Su-57’nin üretim adedini düzenli olarak yayımlamıyor. Açık kaynak değerlendirmelerinde envanterdeki uçak sayısı için 20 ile 40 arasında tahminler yapılıyor ve yıllık teslimat hızının düşük olduğu belirtiliyor. Karşılaştırma için: aynı dönemde F-35 programı yılda yüzlerce uçak teslim etti.

Sebebi karmaşık: uluslararası yaptırımların elektronik bileşen tedarikine etkisi, üretim kapasitesinin daha acil ihtiyaçlara — özellikle Flanker ailesine — kaydırılması ve motor programındaki gecikme. Sonuç, kâğıt üzerinde etkileyici bir uçağın sahada sınırlı sayıda kalması.

Düşük Görünürlük: İki Farklı Yorum

Beşinci nesil tanımının merkezindeki düşük görünürlük konusunda iki program farklı tercihler yaptı.

Su-57’nin tasarımı, radar kesit alanını azaltmaktan çok manevra kabiliyetini korumaya öncelik verdiği gerekçesiyle eleştiriliyor. Gövde hatları, motor hava girişlerinin yerleşimi ve yüzey detayları, Batılı beşinci nesil uçaklarda uygulanan çözümlerden ayrışıyor. Rus yaklaşımı bunu bir eksiklik değil, farklı bir denge olarak sunuyor: aşırı düşük görünürlük yerine, elektronik harp ve süper manevra kabiliyetiyle desteklenen orta düzey bir iz.

KAAN’ın tasarımı ise Batılı beşinci nesil şablonuna daha yakın: iç silah yuvası, düşük görünürlük odaklı gövde hatları ve sensör füzyonu. Ancak burada da aynı uyarı geçerli — tasarım hedefi ile uçuşta doğrulanmış performans farklı şeyler. KAAN’ın radar kesit alanına ilişkin doğrulanmış bir veri kamuya açıklanmadı; Su-57 için de aynı durum söz konusu.

Su-57 uçuş hâlinde
Rus yaklaşımı, aşırı düşük görünürlük yerine elektronik harp ve manevra kabiliyetiyle desteklenen bir denge kuruyor

"Beşinci Nesil" Etiketi Ne Kadar Anlamlı?

Her iki uçak da beşinci nesil olarak tanıtılıyor. Ancak muharip uçaklarda nesil kavramının uluslararası kabul görmüş resmî bir tanımı yok; etiketi büyük ölçüde üretici koyuyor.

Yaygın kullanımda beşinci nesil için dört unsur aranıyor: düşük görünürlük odaklı gövde, iç silah yuvası, sensör füzyonu ve ağ merkezli muharebe kabiliyeti. Su-57 bunların hepsine tasarımda sahip; ancak düşük görünürlük yorumu Batılı örneklerden ayrışıyor ve nihai motoru hâlâ envanterde değil. KAAN da aynı dört unsuru hedefliyor ama uçuşta doğrulanmış bir sensör füzyonu performansı kamuya açıklanmadı.

Dolayısıyla en dürüst ifade şu: ikisi de beşinci nesil hedefli programlar ve ikisi de hedefledikleri konfigürasyona henüz tam olarak ulaşmadı. Nesil etiketini bir üstünlük madalyası gibi kullanmak, iki programı da yanlış anlatır.

Uçak Kadar Önemli: Mühimmat Ekosistemi

Bir muharip uçağın muharebe değerini belirleyen şey, taşıdığı mühimmattır. İç silah yuvalı bir uçak için bu daha da kritik: yuvanın boyutları hangi füzelerin taşınabileceğini fiziksel olarak sınırlar; yani mühimmat ve uçak birlikte tasarlanmak zorundadır.

Rusya bu tarafta geniş bir portföye sahip; Su-57 için geliştirilen iç yuva uyumlu füze aileleri programla birlikte ilerledi. Türkiye’nin durumu ise KAAN açısından belirgin bir avantaj oluşturuyor: Roketsan, TÜBİTAK SAGE ve Aselsan’ın oluşturduğu mühimmat ekosistemi hava-hava füzelerinden seyir füzelerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor ve KAAN programıyla eşzamanlı olgunlaşıyor.

Bunun ihracat tarafında da karşılığı var. Uçağı alan ülkenin mühimmatı da aynı kaynaktan tedarik edebilmesi, satışın büyüklüğünü ve sürekliliğini doğrudan artırıyor.

İhracat: İki Programın da Sınavı

Her iki program da ihracata bağımlı. Sebebi ekonomik: geliştirme gideri tek seferlik, üretim gideri tekrarlıdır; adet arttıkça uçak başına düşen program maliyeti düşer.

Su-57 için Cezayir ilk ihracat müşterisi olarak açıklandı ve uçakların Cezayir hava sahasında görüntülendiği bildirildi. Bu, Su-57’nin ihracat kapısını araladığını gösteriyor; ancak sipariş büyüklüğü, programı ölçek olarak dönüştürecek düzeyde değil.

KAAN tarafında 2025’te Endonezya ile 48 uçaklık bir sözleşme imzalandı ve anlaşmanın yerel sanayi katılımı bileşenleri içerdiği açıklandı. Sözleşme bedeli resmî olarak duyurulmadığı için bu yazıda herhangi bir rakam verilmiyor. Adet bakımından bu sözleşme, Su-57’nin açıklanan ihracatının üzerinde.

Yine de ihracatta belirleyici kalem her ikisi için de aynı: motor. Bir uçağın motoru başka bir ülkenin ihracat iznine tabiyse, satış kararı da o ülkeyle paylaşılmış demektir.

Uçuş Saati Başına Maliyet: Envanterin Gerçek Sınavı

Bir muharip uçağın envanterdeki değeri, hangara girdiği gün değil, yılda kaç saat uçabildiğiyle ölçülür. Uçuş saati başına maliyet; yakıt, planlı bakım, yedek parça, motor revizyonu ve düşük görünürlüklü yüzey kaplamalarının bakımı gibi kalemleri kapsar. Düşük görünürlük hedefleyen tasarımlarda bu kalemlerin sonuncusu özellikle ağırdır, çünkü kaplamanın bütünlüğü kabiliyetin kendisidir ve her görevden sonra kontrol ister.

Bu başlık iki program için de henüz açık biçimde ölçülemiyor. Su-57 için idame verileri kamuya açıklanmadı; KAAN ise envanterde uzun bir kayıt biriktirecek aşamaya gelmedi. Bu yüzden editoryal puanlamada bu kalem yer almıyor. Ama gelecekte iki programın karşılaştırılacağı en somut başlık burası olacak: kaç uçak alındığı değil, alınan uçakların kaçının aynı anda uçuşa hazır tutulabildiği. Hazır bulunuşluk oranı, bir hava kuvvetinin kâğıt üstündeki gücü ile sahadaki gücü arasındaki farkı gösteren en dürüst sayıdır.

Hangisi Daha İyi? Kritere Göre Değişir

KriterÖne çıkanGerekçe
Bugünkü program olgunluğuSu-572010’dan beri uçuyor; seri uçaklar envanterde
Muharebe kullanımıSu-57Rusya çeşitli görevlerde kullanıldığını açıkladı
Düşük görünürlük tasarımıKAANİç silah yuvası ve gövde hatları beşinci nesil şablonuna daha yakın
Nihai motora ulaşmaEşit — ikisi de ulaşamadıSu-57 on altı yıldır bekliyor; KAAN programı henüz başında
Üretim hızı ve tedarik zinciriKAANSu-57 üretimi yaptırımlar ve kapasite önceliklendirmesiyle sınırlı
Açıklanan ihracat adediKAANEndonezya sözleşmesi 48 uçağı kapsıyor
Doğrulanmış sensör entegrasyonuSu-57Envanterdeki uçaklarda sistemler görevde
MaliyetVeri yetersizİki program için de birim fiyat açıklanmadı

Envanter Medya Editoryal Değerlendirmesi

Puanlama yalnızca doğrulanabilir program aşamalarına dayanır; hedeflenen kabiliyetler puana katılmamıştır. Maliyet kriteri, iki program için de birim fiyat açıklanmadığından puanlanmamıştır.

Kriter (ağırlık)KAANSu-57
Uçuş testi ve program olgunluğu (25)1022
Nihai konfigürasyona ulaşma (20)610
Düşük görünürlük tasarımı (15)1210
Üretim hızı ve tedarik zinciri (15)86
İhracat ve ortaklık (15)129
Doğrulanmış sensör ve aviyonik (10)58
Toplam (100)5365

Aradaki 12 puanın tamamına yakını takvimden geliyor: Su-57 on altı, KAAN iki yıldır uçuyor. Buna karşılık üretim hızı ve ihracat satırlarında KAAN önde — çünkü bu başlıklarda ölçülen şey yaş değil, programın işleyişi.

Su-57’nin KAAN’a Verdiği Üç Ders

Birincisi: ilk uçuş bir bitiş değil, başlangıçtır. Su-57 ilk uçuşundan on altı yıl sonra hâlâ nihai konfigürasyonuna ulaşmadı. KAAN’ın Şubat 2024’teki ilk uçuşu önemli bir eşikti; ancak asıl iş bundan sonra başlıyor.

İkincisi: motor programı ayrı bir program gibi yönetilmelidir. Uçağın takvimine bağlanan bir motor programı, gecikince bütün uçağı bekletiyor. Türkiye’nin ilk blokta yabancı motorla üretime başlama kararı bu riski dağıtıyor.

Üçüncüsü: adet, kabiliyetten önce gelir. Yılda birkaç uçak teslim eden bir program, ne kadar yetenekli olursa olsun stratejik bir kabiliyet üretmez. Seri üretim hızını korumak, teknik mükemmeliyetten daha kritik bir başarı ölçütü.

Sık Sorulan Sorular

KAAN mı Su-57 mi daha gelişmiş?

Bugünkü program olgunluğunda Su-57 açık ara önde: 2010’dan beri uçuyor ve seri uçaklar envanterde. Düşük görünürlük tasarımı bakımından KAAN’ın konfigürasyonu beşinci nesil şablonuna daha yakın; ancak tasarım hedefi ile uçuşta doğrulanmış performans farklı şeylerdir ve her iki uçağın radar kesit alanı verisi de kamuya açıklanmadı.

Su-57 kaç adet üretildi?

Rusya resmî üretim rakamı yayımlamıyor. Açık kaynak değerlendirmelerinde envanterdeki uçak sayısı için 20 ile 40 arasında tahminler yapılıyor ve yıllık teslimat hızının düşük olduğu belirtiliyor.

Su-57’nin motor sorunu ne?

Uçak, kendisi için geliştirilecek ikinci kuşak bir motorla tasarlandı; ancak envanterdeki uçaklar hâlâ önceki nesil motorları kullanıyor. Yeni nesil motorun bir Su-57 üzerinde ilk uçuşu Aralık 2025’te gerçekleşti, seri üretime girmedi.

KAAN’ın motoru ne zaman millî olacak?

İlk blokta ABD menşeli F110 motorları kullanılıyor. Millî motor geliştirme çalışmaları sürüyor ve sonuçlarının önümüzdeki on yıla yayılması öngörülüyor. Bu bir program hedefidir; doğrulanmış bir kabiliyet değildir.

Su-57 ihraç edildi mi?

Cezayir, Su-57’nin ilk ihracat müşterisi olarak açıklandı ve uçakların Cezayir hava sahasında görüntülendiği bildirildi. Sipariş büyüklüğü ve sözleşme bedeli resmî olarak yayımlanmadı.

Türkiye Su-57 alabilir mi?

Bu yönde imzalanmış bir sözleşme veya resmî bir tedarik süreci bulunmuyor. Türkiye’nin muharip uçak planlaması KAAN, F-16 Block 70 tedariki, Eurofighter Typhoon sözleşmesi ve F-35 programına dönüş çabası üzerine kurulu.

Kaynaklar ve doğrulama notu

KAAN verileri resmî kurum açıklamalarına dayanır. Rusya, Su-57 için üretim adedi ve performans parametrelerini düzenli yayımlamadığından açık kaynak tahminleri bu niteliğiyle belirtilmiştir.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar