ABD Donanması Üçüncü Flight III Muhribini Ekimde Hizmete Alıyor: USS Ted Stevens Alaska’da

ABD Donanması, Arleigh Burke sınıfı Flight III serisinin üçüncü gemisi USS Ted Stevens (DDG 128) muhribinin 3 Ekim 2026’da hizmete alınacağını duyurdu. Tören, Alaska’nın Whittier limanında yapılacak.
Alaska’da yapılacak bir hizmete alma töreni
Donanmanın açıklamasına göre gemi ve tören yeri, İkinci Dünya Savaşı’nda Ordu Hava Kolordusu’nda pilot olarak görev yapan ve uzun yıllar Alaska senatörlüğü yürüten Ted Stevens’ın mirasına atfen seçildi. Hizmete alma törenlerinin gemiye adı verilen kişiyle bağlantılı bir limanda yapılması ABD Donanması’nda yerleşik bir uygulama.
Muhrip, ana üssü olan Norfolk Deniz Üssü’ne ilk kez 15 Mayıs 2026’da gelmişti. Gemi, Ingalls Shipbuilding tersanesinde inşa edildi ve teslimat öncesi deniz denemelerini tamamladı.
Flight III neyi değiştiriyor?
Arleigh Burke sınıfı, 1991’den bu yana hizmette olan ve ABD Donanması’nın yüzey filosunun omurgasını oluşturan muhrip sınıfı. Sınıf, yaklaşık otuz beş yıllık üretim süresi boyunca üç ana bloğa ayrıldı: Flight I/II, Flight IIA ve Flight III.
Flight III’ün en belirleyici farkı radar. Önceki gemilerdeki AN/SPY-1D yerine AN/SPY-6(V)1 aktif elektronik taramalı radar kullanılıyor. SPY-6, galyum nitrür tabanlı alıcı-verici modüllerinden oluşan bloklar halinde kurulan ölçeklenebilir bir mimariye sahip; her yüzü 37 modülden oluşuyor. Donanmanın verdiği bilgilere göre radar, SPY-1D’ye kıyasla belirgin biçimde daha uzak mesafede ve daha küçük kesit alanlı hedefleri tespit edebiliyor.
Radar değişikliği tek başına gerçekleşmedi. Daha güçlü bir radar daha fazla elektrik ve soğutma gerektirdiği için Flight III gemilerinde elektrik üretim kapasitesi artırıldı ve soğutma sistemleri yenilendi. Bu, sınıfın gövde tasarımının sınırlarını zorlayan bir mühendislik çalışması olarak tanımlanıyor.
Balistik füze savunması ve hava savunmasının bir arada yürütülmesi
Flight III’ün tasarım amacı, aynı gemide hem balistik füze savunması hem de hava savunması görevlerinin eş zamanlı yürütülebilmesi. Önceki nesil Aegis muhripleri bu iki görevi genellikle sırayla üstlenebiliyordu: radar kaynağı balistik izlere ayrıldığında hava savunması kapasitesi azalıyordu.
SPY-6’nın kapasitesi bu ödünleşmeyi hafifletmeyi hedefliyor. Bu, Kızıldeniz’deki operasyonlarda ortaya çıkan tehdit profiliyle doğrudan ilgili: aynı anda gelen balistik füze, seyir füzesi ve İHA saldırılarına karşı gemilerin farklı hedef sınıflarını eş zamanlı takip edebilmesi gerekiyor.
Gemi, 96 hücreli Mk 41 dikey fırlatma sistemi, 127 mm ana top, Mk 46 top sistemleri, denizaltı savunma harbi paketi ve iki adet MH-60R helikopteri taşıma kapasitesiyle donatılıyor.
Kuzey Kutbu’na bakan bir konumlandırma
Törenin Alaska’da yapılması sembolik olmanın ötesinde bir okuma da sunuyor. Kuzey Kutbu suları, buzulların çekilmesiyle birlikte hem ticari rotalar hem de askerî hareketlilik açısından giderek daha fazla gündeme geliyor. Rusya’nın bölgedeki üs ve buzkıran altyapısı, ABD ve müttefiklerinin ise kutup kabiliyetlerini artırma çalışmaları bu tablonun parçaları.
Kanada’nın altı buzkıranlık Sahil Güvenlik programı ve ABD Sahil Güvenlik’in kutup gemisi tedarik süreçleri de aynı dönemde ilerliyor. Arleigh Burke sınıfı muhripler kutup sınıfı gemiler değil; ancak Alaska merkezli bir donanma varlığı, bölgeye yönelik siyasi mesajın parçası olarak okunuyor.
Türkiye açısından bağlam
Türk Deniz Kuvvetleri’nin bu kategorideki karşılığı geliştirme aşamasındaki TF-2000 hava savunma muhribi. Program, ÇAFRAD çok fonksiyonlu radar ailesi ve Siper uzun menzilli hava savunma sistemi üzerine kurulu; millî dikey fırlatma sistemi MİDLAS ise Türk mühimmatını taşıyacak.
SPY-6 ile ÇAFRAD arasındaki karşılaştırma, iki ülkenin farklı sanayi konumlarını yansıtıyor. ABD, otuz yılı aşkın Aegis birikimi üzerine yeni bir radar kuşağı inşa ediyor. Türkiye ise deniz radarı, muharebe yönetim sistemi ve hava savunma füzesini eş zamanlı geliştirerek bu kabiliyeti ilk kez tek bir platformda birleştiriyor. ASELSAN’ın ÇAFRAD ailesinde ulaştığı olgunluk ve Siper’in atış testlerindeki ilerleme, programın teknik hattının ilerlediğini gösteriyor.
Ayrıca İstanbul sınıfı fırkateynlerin seri üretimi ve TCG Anadolu’nun hizmete girmesi, Türk deniz platformlarının son yıllarda sınıf çeşitliliğini genişlettiğini ortaya koyuyor. TF-2000, bu hattın en üst basamağını oluşturacak.
Kaynakça
- ABD Donanması resmi açıklaması, “The Future USS Ted Stevens to be Commissioned in October”, 28 Ağustos 2026 (navy.mil)
- ABD Pasifik Filosu Su Üstü Kuvvetleri Komutanlığı duyurusu (surfpac.navy.mil)

