Prof. Dr. Haluk Görgün: “IDEF 2025, savunma sanayiimizin geldiği zirveyi tüm dünyaya gösterdi”

IDEF 2025: Türkiye’nin Savunma Sanayiindeki Küresel Gücü Zirvede
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, IDEF 2025 Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nın, Türkiye’nin savunma sanayiindeki teknolojik ve diplomatik gücünü tüm dünyaya sergileyen bir platform olduğunu vurguladı. Rekor katılım, stratejik işbirlikleri ve ihracat başarılarıyla dikkat çeken fuar, İstanbul’un ev sahipliğinde küresel savunma sanayiinin merkezi haline geldi.
İstanbul’un Ev Sahipliğinde Benzersiz Bir Organizasyon
IDEF, 1993 yılında Ankara Etimesgut Havalimanı’nda başlayan yolculuğunu, artan uluslararası ilgi ve lojistik ihtiyaçlar nedeniyle 2009’dan itibaren İstanbul’da sürdürüyor. Bu yıl İstanbul Fuar Merkezi (İFM), Atatürk Havalimanı Apron alanı ve Ataköy Marina’yı kapsayan geniş bir alanda düzenlenen fuar, Türkiye’nin savunma sanayiindeki kapasitesini gözler önüne serdi. Prof. Dr. Haluk Görgün, fuarın bu yıl ilk kez 6 güne uzatıldığını ve halk günleriyle daha geniş kitlelere açıldığını belirtti: “Fuar alanı sadece kapalı salonlarla sınırlı kalmadı. Deniz, kara ve hava platformları eş zamanlı olarak sergilendi. Özellikle apron bölgesindeki açılış töreni, katılımcılarda büyük bir heyecan yarattı. Bu, Türkiye’nin organizasyon kapasitesini ve teknolojik gücünü bir arada gösteren eşsiz bir etkinlik oldu.”
Fuar, 70 bin metrekarelik alanda 11 ayrı salonda düzenlenirken, sergilenen ürünlerin çeşitliliği ve teknolojisi, uluslararası delegasyonların dikkatini çekti. Görgün, “Katılımcılar, fuarın yalnızca bir sergi alanı olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin savunma sanayiindeki lider konumunu pekiştiren bir platform olduğunu ifade ettiler,” dedi.
103 Ülkeden Rekor Katılım ve Diplomasi Merkezi
IDEF 2025, 103 ülkeden katılım ve 33 ülkenin bakan düzeyinde temsiliyle rekor kırdı. Görgün’ün verdiği bilgilere göre:
- 213 heyet ve yaklaşık 1000 heyet üyesi fuarda yer aldı,
- 450’ye yakın uluslararası stant açıldı,
- 70 bin metrekarelik alanda, insansız hava araçlarından balistik füzelere, deniz platformlarından hava savunma sistemlerine kadar geniş bir yelpazede ürünler sergilendi.
Fuar, yalnızca ticari bir etkinlik değil, aynı zamanda uluslararası savunma diplomasisinin merkezi haline geldi. Görgün, “IDEF, ülkeler arasında stratejik işbirliklerinin temellerinin atıldığı, savunma sanayiinde güven inşa eden bir platform. Katılımcılar, Türkiye’nin geldiği noktayı stantlarda, geçit törenlerinde ve üst düzey görüşmelerde net bir şekilde gördü,” diyerek fuarın diplomatik önemini vurguladı.
300’e Yakın Sözleşme ve Stratejik İşbirlikleri
Fuar kapsamında 300’e yakın sözleşme imzalandı. Prof. Dr. Görgün, bu sözleşmelerin sadece ticari anlaşmalarla sınırlı olmadığını, aynı zamanda teknoloji transferi, ortak üretim ve yerel sanayi entegrasyonunu içerdiğini belirtti. Öne çıkan anlaşmalar arasında:
- Endonezya Savunma Bakanlığı ile KAAN 5. Nesil Savaş Uçağı için resmi sözleşme,
- İki adet İ sınıfı fırkateyn satışı için ıslak imzalı anlaşmalar yer aldı.
Görgün, “Bu anlaşmalar, Türkiye’nin savunma sanayiinde sadece bir üretici değil, aynı zamanda küresel bir teknoloji ortağı olduğunu gösteriyor. Yerel sanayiyi güçlendiren, sürdürülebilir işbirlikleri hedefliyoruz,” dedi. Ayrıca, fuar süresince gerçekleştirilen üst düzey görüşmeler, Türkiye’nin savunma sanayiindeki lider konumunu pekiştirdi.
Savunma İhracatında Hedef İlk 10
Türkiye’nin savunma sanayii ihracatı, 2025 yılında 4,46 milyar dolara ulaştı. Yıl sonu için hedef 8,5 milyar dolar olarak belirlenirken, Temmuz ayı ihracat artışı %138 gibi etkileyici bir orana ulaştı. Görgün, son iki yılda sektörün %20’nin üzerinde büyüdüğünü ve 185 ülkeye 230 farklı ürün ihraç edildiğini vurguladı: “Bu performansla dünyada 11. sıradayız. Eğer bu ivme devam ederse, bu yıl ilk 10’a girme hedefimize ulaşabiliriz.”
Türk firmalarının ihracat başarısı, sadece ilk teslimatlarla sınırlı kalmıyor. Görgün, “Birçok ülke tekrar sipariş veriyor. Satış sonrası destek, eğitim, garanti ve bakım süreçlerinde gösterilen özen, Türk firmalarına duyulan güveni artırıyor. Bu, sürdürülebilir bir başarının göstergesidir,” dedi.
Genç Mühendisler ve %83 Yerlilik Oranı
Türkiye’nin savunma sanayiindeki başarısının arkasında genç ve dinamik bir insan kaynağı yatıyor. Görgün, “Bugün ürettiğimiz tüm sistemler — kameradan balistik füzelere, insansız hava araçlarından hava savunma sistemlerine kadar — 34 yaş ortalamasına sahip genç bir ekip tarafından geliştiriliyor. Bu, sektörümüzün en büyük gücü,” dedi. Roketsan, ASELSAN, MKE ve özel sektör firmaları, sahadan gelen geri bildirimlerle ürünlerini sürekli geliştiriyor. Görgün, “Bu bir süreçtir ve bitmeyecek. Daha hızlı, daha ekonomik ve daha etkin üretim için yenilik şart,” diyerek inovasyonun önemini vurguladı.
Savunma sanayiinde yerlilik oranı %83’e ulaşırken, bu başarının mimarı olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gösterildi. Görgün, “Sayın Cumhurbaşkanımızın koyduğu vizyon, verdiği destek ve sağladığı imkanlar sayesinde bu seviyeye geldik. Yerli üretim, sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir bağımsızlık meselesidir,” dedi.
Kullanıcı Geri Bildirimleriyle Sürekli İyileştirme
Savunma sanayii ürünlerinin geliştirilmesinde, Türk Silahlı Kuvvetleri, emniyet ve jandarma teşkilatlarının geri bildirimleri kritik bir rol oynuyor. Görgün, “Bizden ürünün sahada kullanılıp kullanılmadığı sorulduğunda sadece ‘evet’ demiyoruz. Aynı zamanda bu ürünün gelişmesinde son kullanıcıların katkısı olduğunu söylüyoruz. Sahadan gelen her geri bildirim, ürünlerimizi daha iyi hale getiriyor,” dedi. Bu yaklaşım, Türkiye’nin savunma sanayiinde kullanıcı odaklı bir inovasyon kültürü oluşturduğunu gösteriyor.
Halk Günleriyle Yeni Bir Deneyim
IDEF 2025, bu yıl ilk kez halk günleriyle 6 güne uzatıldı. İlk dört gün profesyonel ziyaretçilere ayrılırken, 5. ve 6. gün halkın kontrollü katılımıyla yeni bir deneyim sunuldu. Görgün, “Katılımcılardan bu uygulamayla ilgili çok olumlu geri dönüşler aldık. Halkımızın savunma sanayiine olan ilgisi, gençlerimizin bu alana yönelmesi için büyük bir motivasyon. Bu uygulama, gelecek yıllarda da devam edecek,” dedi.
IDEF: Ürün Vitrini Değil, Diplomatik Sahne
Prof. Dr. Görgün, IDEF 2025’in artık sadece bir ürün sergileme platformu olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin diplomatik gücünün bir yansıması haline geldiğini vurguladı: “Savunma sanayiimizin başarısı, yalnızca üretimle değil, diplomasideki etkisiyle de ölçülmeli. IDEF, bu gücün sahnesi haline geldi. Fuar, Türkiye’nin küresel arenada güvenilir bir ortak olduğunu bir kez daha kanıtladı.”
Görgün, fuarın başarısında emeği geçen Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı, Savunma Sanayii Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı’na teşekkür ederek, “Bu organizasyon, Türkiye’nin kolektif gücünün bir göstergesidir. Her bir kurum, bu başarının parçasıdır,” dedi.
Geleceğe Yönelik Vizyon
IDEF 2025, Türkiye’nin savunma sanayiindeki teknolojik ve diplomatik gücünü küresel arenada bir kez daha ortaya koydu. Görgün, “Bu fuar, sadece bugünü değil, geleceği de şekillendiriyor. Yeni teknolojiler, yeni işbirlikleri ve yeni hedeflerle, Türkiye savunma sanayiinde lider konumunu güçlendirmeye devam edecek,” diyerek sözlerini tamamladı.
SONUÇ: IDEF 2025, rekor katılım, stratejik anlaşmalar ve ihracat başarılarıyla Türkiye’nin savunma sanayiindeki küresel liderliğini pekiştirdi. Genç mühendislerin inovasyon gücü, %83 yerlilik oranı ve kullanıcı odaklı yaklaşımıyla Türkiye, dünyada ilk 10’a koşuyor. IDEF, artık sadece bir fuar değil, Türkiye’nin savunma sanayii ve diplomasideki gücünün küresel sahnesi.

