HMS Queen Elizabeth’te Hibrit Güverte Testi: Dört Saldırı Dronu Hedefini Vurdu, Tekever AR5 İlk Kez Uçtu

Royal Navy, uçak gemisi HMS Queen Elizabeth’ten insansız sistemlerle yürütülen iki ayrı tatbikatı art arda tamamladı. Ekim 2026 ortasında Kuzey Atlantik’te gerçekleştirilen testlerde, gemiden ilk kez saldırı amaçlı dronlar fırlatıldı ve sabit kanatlı bir keşif aracı ilk kez güverteden havalandı.
Neptune Reach B tatbikatı kapsamında, Callen-Lenz üretimi dört adet Nyan tek kullanımlık etki aracı (One-Way Effector) HMS Queen Elizabeth’ten fırlatıldı ve dördü de belirlenen hedefi vurdu. 2,9 metre kanat açıklığındaki Nyan, önceden deneysel gemi RFA/XV Patrick Blackett’ten test edilmişti; bu kez ilk kez bir uçak gemisinden kullanıldı. Ayrı bir tatbikat olan Heavy Lift Challenge 3’te ise Portekiz üretimi Tekever AR5 sabit kanatlı insansız hava aracı, aynı gemiden ilk kez operasyonel bir deneme uçuşu gerçekleştirdi.
Tekever AR5, 7 metre kanat açıklığı ve 80 kilograma kadar faydalı yük kapasitesiyle lojistik taşıma ile istihbarat, gözetleme, hedef tespiti ve keşif (ISTAR) görevleri için tasarlandı. İngiltere, bu platformu Temmuz 2026’da Watchkeeper’ın yerine almak üzere 400 milyon sterline kadar bütçeli bir programla seçmişti; şimdi aynı sistem, kara tabanlı kullanımdan uçak gemisi güvertesine taşınıyor.
Royal Navy, bu iki testi “hibrit hava gemisi” (hybrid carrier air wing) konseptinin somut bir adımı olarak sunuyor. Kavram, F-35B gibi mürettebatlı savaş uçaklarının yanında insansız sistemleri de aynı güvertede çalıştırarak menzili artırmayı, vuruş kapasitesini büyütmeyi ve personel riskini düşürmeyi hedefliyor. Callen-Lenz CEO’su Matt Foster, Nyan operasyonunun Royal Navy’nin hibrit donanmaya geçişini destekleyen kabiliyeti bir kez daha kanıtladığını söyledi. Royal Navy’nin kabiliyet sorumlusu Binbaşı David Burton, tatbikatı tek kullanımlık deniz sistemlerinin gelecekteki uçak gemisi harekât grubu operasyonlarına katkısının anlaşılmasında önemli bir dönüm noktası olarak tanımladı.
İngiliz hükümetinin açıkladığı rakamlar, bu testlerin tek seferlik bir gösteri olmadığını, daha büyük bir yatırım planının parçası olduğunu gösteriyor. Savunma Yatırım Planı kapsamında 2030’a kadar otonom sistemlere 5 milyar sterlinin üzerinde kaynak ayrıldı. Bunun içinde, uçak gemileri için jet motorlu dronları da kapsayan hibrit hava gemisi ve otonom sistemler programı Project Pantheon için 250 milyon sterlin; 2030’dan önce hizmete girmesi planlanan büyük otonom deniz sistemleriyle mürettebatlı-mürettebatsız karma filo için en az 1,3 milyar sterlin; Royal Navy, İngiliz Kara Kuvvetleri ve RAF için düşük maliyetli, uzun menzilli tek kullanımlık saldırı dronları için de en az 210 milyon sterlin bulunuyor.
İngiltere Savunma Bakanlığı’nın açıklamasına göre tehdit ortamı önemli ölçüde değişti ve inovasyon askeri güçte belirleyici bir unsur haline geldi. Bu çerçeve, NATO içinde deniz kuvvetlerinin insansız sistemleri mürettebatlı platformlarla aynı harekât resmine entegre etme yönündeki genel eğilimiyle örtüşüyor.
Türkiye için bu gelişme ayrı bir referans noktası taşıyor. Baykar’ın Kızılelma’sı ve TCG Anadolu güvertesinden yürütülen insansız hava aracı denemeleri, benzer bir hibrit güverte mantığını farklı bir platformda test ediyor. Royal Navy’nin bütçelendirilmiş, aşamalı yol haritası, NATO müttefiklerinin bu alanda birbirine yakın zaman çizelgeleriyle hareket ettiğini gösteren somut bir kıyas noktası sunuyor.
Kaynaklar
- Infodefensa, “Royal Navy opera, por primera vez, un dron de ala fija AR5 de la portuguesa Tekever desde el portaaviones HMS Queen Elizabeth”, Ángel Luis de Santos, 6 Kasım 2026. Habere git. Kullanım amacı: Royal Navy, Callen-Lenz ve İngiliz hükümeti verilerine dayanan birincil haber kaynağı.

