Pakistan-Ukrayna Savunma İşbirliği Devam Eder mi?


1,6 milyar dolarlık hattın kökeni
Pakistan ile Ukrayna arasındaki savunma sanayii teması 1996’da resmi diplomatik ilişkilerin kurulmasından çok önce, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının hemen ardından başladı. 1991-2020 arasında Kiev merkezli savunma şirketleri Pakistan ile toplam 1,6 milyar dolar değerinde silah tedarik sözleşmesi imzaladı. Bu hattın omurgasını Pakistan Ordusu’nun envanterindeki 320’nin üzerinde T-80UD ana muharebe tankı oluşturuyor; söz konusu tanklar doğrudan Ukrayna’daki Malyshev Fabrikası’nda üretilmiş, mühimmat ve yedek parça tedariki de yıllar boyunca aynı hat üzerinden sürmüştü.
Bu geçmiş önemli, çünkü 2022’de Rusya’nın tam kapsamlı işgaliyle birlikte pek çok gözlemci ilişkinin sona ereceğini varsaydı. Pakistan, Rusya ile son yıllarda ısınan bir ilişki yürütüyor ve resmî söylemde Ukrayna’ya “ölümcül silah” göndermediğini tekrarlıyor. Ancak sahadaki tablo, üç on yıllık sanayi bağının bir gecede kopmadığını gösteriyor.
2022 sonrası: kayıtlı sevkiyatlar
BBC’nin 2023’te yayımladığı bir araştırmaya göre Pakistan, savaşın ilk yılında Ukrayna’ya yönelik silah satışlarından 364 milyon dolar kazandı; bu sevkiyatların önemli bir bölümü İngiltere ile Pakistan Ordnance Factories arasındaki anlaşma çerçevesinde, üçüncü taraf aracılığıyla gerçekleşti. Ayrı bir kalemde Pakistan’ın yaklaşık 400 milyon dolarlık mühimmatı doğrudan Ukrayna’ya tedarik ettiği bildirildi. Bu yıl içinde 162 konteynerlik bir mühimmat sevkiyatının Karaçi Limanı üzerinden yola çıktığı da kayıtlara geçti.
Pakistan hükûmeti bu sevkiyatları resmî bir “Ukrayna’ya destek” politikası olarak sunmuyor; sözleşmeler ticari muhatap olarak İngiltere merkezli aracı firmalar ve savunma ihracat şirketleri üzerinden yürütülüyor. Bu, Islamabad’a hem Rusya hem de Batı ile ilişkilerini aynı anda idare edebilme esnekliği sağlıyor — mühimmat gidiyor, ama fatura ve sorumluluk üçüncü bir ülkenin üzerinde görünüyor.
Ukrayna’nın Pakistan’a verdiği hizmet: T-80UD yükseltmesi
İlişkinin ikinci ve daha az konuşulan ayağı ters yönde işliyor. UkrOboronProm, Pakistan ile 2021’de IDEX fuarında imzalanan 85,6 milyon dolarlık bir sözleşme kapsamında, Pakistan Ordusu’nun T-80UD filosunu Harkiv’deki Malyshev Fabrikası’nda kapsamlı bakımdan geçiriyor ve bir bölümünü T-84 Oplot-M standardına yakın seviyeye yükseltiyor. Yükseltme paketi daha büyük bir taret, gelişmiş sensörler ve panoramik termal görüntüleme sistemini kapsıyor. İlk beş tank üzerindeki çalışmanın sonucuna göre, sözleşmenin Pakistan’ın yaklaşık 300 tanklık tüm filosuna yayılması öngörülüyordu.
Bu, savaş koşulları altındaki bir ülkenin sanayi kapasitesinin bir bölümünü, aktif çatışmayla doğrudan ilgisi olmayan bir ihracat müşterisine ayırmaya devam ettiği anlamına geliyor — ki bu da ilişkinin sadece simgesel değil, üretim hattı düzeyinde sürdüğünü gösteren en somut gösterge.
Taraflar neden bunu yüksek sesle konuşmuyor?
Pakistan’ın dengeleme siyaseti üç eksende ilerliyor: Çin ile stratejik ortaklık, Rusya ile artan enerji ve savunma teması, Batı ile de tarihsel askeri tedarik bağı. Ukrayna’ya yönelik açık bir “silah gönderiyoruz” açıklaması, Moskova ile yeni kurulan temasları riske atar; bu yüzden Islamabad sevkiyatları resmî düzeyde asla teyit etmiyor, sorulduğunda da “özel sektör kararı” çerçevesinde yanıtlıyor.
Kiev tarafında ise öncelik farklı: Pakistan, aktif bir Batı müttefiki değil ama üç on yıllık bir sanayi müşterisi. Savaş ekonomisinde döviz girdisi ve mevcut envanterin bakım gelirini kaybetmemek, siyasi jest yapmaktan daha yüksek öncelikli. Bu da ilişkinin ideolojik değil, tamamen ticari bir mantıkla devam ettiğini açıklıyor.
Sonuç
Pakistan-Ukrayna savunma iş birliği bir “devam mı, bitti mi” sorusundan çok, “hangi görünürlükte devam ediyor” sorusuna karşılık geliyor. Sahadaki veriler — Karaçi’den yapılan mühimmat sevkiyatları, BBC’nin doğruladığı gelir rakamları ve Harkiv’de süren T-80UD yükseltmesi — ilişkinin 2022’den bu yana kesintiye uğramadığını, sadece resmî söylemin arkasına çekildiğini gösteriyor. İki ülke de bu ticari-sanayi hattını, büyük jeopolitik dengelerini bozmadan sürdürebildiği sürece koruma eğiliminde.
Kaynaklar: BBC, Kyiv Post, Defence Blog, Jamestown Foundation, TheDiplomat, TheePrint.
