Hindistan 405 Kalemi Daha Yerlileştirme Listesine Aldı: Su-30MKI ve T-90’ın Yedekleri İthal Edilmeyecek

Hindistan Savunma Bakanlığı‘na bağlı Savunma Üretim Dairesi (DDP), 18 Ağustos 2026‘da altıncı Pozitif Yerlileştirme Listesi’ni (PIL) yayımladı. Liste, stratejik önem taşıyan 405 savunma kalemini kapsıyor ve belirlenen tarihlerden sonra bu kalemlerin yurt dışından tedarik edilmesini yasaklıyor.
Listede ne var?
Yeni liste; hat değiştirilebilir üniteler (LRU), alt sistemler, alt montajlar, yedek parçalar, bileşenler ve kritik hammaddelerden oluşuyor. Kapsanan kalemlerin bağlı olduğu ana sistemler arasında hava, kara ve deniz platformları ile füze ve elektronik harp sistemleri bulunuyor. Basına yansıyan bilgilere göre listede Su-30MKI savaş uçağı ve T-90 ana muharebe tankı gibi Hindistan envanterinin omurgasını oluşturan platformlara ait kalemler yer alıyor.
405 kalemin 16’sı Hindistan Sahil Güvenlik teşkilatı tarafından, 389’u ise savunma alanındaki kamu iktisadi teşebbüsleri (DPSU) tarafından belirlendi. Listenin tahmini iş hacmi yaklaşık 3.070 crore rupi olarak açıklandı.
Pozitif Yerlileştirme Listesi nasıl çalışıyor?
Adındaki “pozitif” ifadesi biraz yanıltıcı olabilir; mekanizma esasen bir ithalat yasağı takvimidir. Bakanlık, listeye aldığı her kalem için bir tarih belirliyor. O tarihten sonra ilgili kalem yalnızca Hindistan içinden tedarik edilebiliyor. Böylece yerli üreticiye, yatırım kararı alabilmesi için gereken en kritik girdi sağlanmış oluyor: garantili talep.
Savunma sanayiinde yerlileştirmenin önündeki temel engel çoğu zaman mühendislik değil, ölçek ekonomisidir. Bir üretici, yılda yalnızca birkaç yüz adet talep edilen özel bir hidrolik valfi ya da uçuş kontrol kartını üretmek için tezgâh, sertifikasyon ve nitelikli personel yatırımı yapmak zorunda. Talebin süreklilik göstereceğine dair bir güvence yoksa bu yatırım geri dönmüyor. İthalat yasağı takvimi tam da bu belirsizliği kaldırıyor.
Öte yandan mekanizmanın bilinen bir riski var: yerli alternatif zamanında olgunlaşmazsa, yasak doğrudan hazırlık seviyesine yansıyor. Uçağı yerde tutan şey çoğu zaman uçağın kendisi değil, tedarik edilemeyen bir yedek parçadır. Bu nedenle listelerin kademeli hazırlanması ve nispeten düşük riskli kalemlerden başlanması tercih ediliyor.
Beş yılın bilançosu
Hindistan bu politikayı 2020’den bu yana sürdürüyor. Bakanlık verilerine göre bugüne kadar 15.700’den fazla savunma kalemi başarıyla yerlileştirildi ve son beş yılda yaklaşık 9.000 crore rupilik ithal ikamesi değeri üretildi.
Bu rakamlar, listelerin ağırlıklı olarak platform seviyesinde değil bileşen seviyesinde ilerlediğini gösteriyor. Yani Hindistan, kendi savaş uçağını üretme hedefini sürdürürken, kısa vadede envanterindeki yabancı menşeli platformların idamesini yerli sanayiye kaydırmayı önceliklendiriyor.
Stratejik önem
Hindistan’ın envanteri büyük ölçüde Rus menşeli sistemlerden oluşuyor. Su-30MKI filosu dünyanın en büyük Flanker filolarından biri; T-90 tankları kara kuvvetlerinin zırhlı omurgasını oluşturuyor. Ukrayna savaşının Rus savunma sanayisinin ihracat kapasitesi üzerinde yarattığı baskı, bu envanterin idamesini doğrudan etkileyen bir risk hâline geldi.
Bu bağlamda yerlileştirme listeleri yalnızca sanayi politikası değil, aynı zamanda bir tedarik güvenliği tedbiri. Yedek parça akışının üçüncü bir ülkenin savaş takvimine bağlı olmaması, harekât hazırlığı açısından somut bir kazanç sağlıyor.
Bölgesel anlam ve Türkiye ile karşılaştırma
Yerlileştirme oranını politika aracıyla yukarı çekme yaklaşımı, Hindistan’a özgü değil. Türkiye’nin son yirmi yılda izlediği yol da benzer bir mantığa dayandı: yerli üreticiye öngörülebilir talep sağlayan uzun vadeli programlar, offset düzenlemeleri ve alt sistem seviyesinde kademeli millileştirme.
İki ülkenin başlangıç noktası ise farklı. Türkiye, yerlileştirmeyi büyük ölçüde kendi platform programları (ALTAY, HÜRJET, MİLGEM, İHA aileleri) etrafında kurgularken, Hindistan halihazırda envanterinde bulunan yabancı platformların bileşen tabanını yerelleştirmeye ağırlık veriyor. Her iki model de aynı sonuca yöneliyor: dış tedarik kesintisinin harekât etkisini sınırlamak.
Hindistan pazarının ölçeği göz önüne alındığında, yerlileştirme listelerinin yalnızca Hindistanlı üreticileri değil, ülkede ortak üretim yapan yabancı şirketleri de ilgilendirdiğini eklemek gerekiyor. Yerli üretim şartı, ihracatçı için pazarın kapanması değil, çoğu zaman ortak üretime geçiş anlamına geliyor.
Hammadde kalemi neden listede?
Listenin dikkat çeken bir başlığı, yedek parça ve alt sistemlerin yanında kritik hammaddelerin de kapsama alınması. Bu tercih, son yılların tedarik krizlerinden çıkan bir dersi yansıtıyor: bir bileşeni yurt içinde üretiyor olmak, o bileşenin girdisi ithal edildiği sürece tam bağımsızlık sağlamıyor.
Özel alaşımlar, yüksek sıcaklığa dayanıklı seramikler, kompozit elyaflar ve savunma elektroniğinde kullanılan bazı nadir toprak elementleri, dünya genelinde sınırlı sayıda ülkede işleniyor. Bir füze gövdesini yurt içinde üretmek mümkün olsa bile, gövdenin alaşımı tek bir tedarikçiden geliyorsa zincirin kırılganlığı yerinde kalıyor. Hindistan’ın hammaddeyi de listeye alması, yerlileştirme mantığını zincirin en alt halkasına kadar taşıma niyetini gösteriyor.
Bu yaklaşım aynı zamanda uzun vadeli. Bir LRU’nun yerli muadilini geliştirmek iki-üç yıl alabilirken, bir özel alaşımın üretim kabiliyetini kurmak sertifikasyon süreçleriyle birlikte çok daha uzun sürüyor. Listeye erken alınması, takvimin buna göre işletileceği anlamına geliyor.
Kaynakça
- Hindistan Savunma Bakanlığı, Savunma Üretim Dairesi (DDP) duyurusu, 18 Ağustos 2026
- Hindistan Savunma Bakanlığı yerlileştirme programı verileri

