Tayvan’ın ilk iki F-16V Block 70’i ABD’den yola çıktı

Tayvan’ın uzun süredir gecikmeli ilerleyen savaş uçağı programında ilk somut adım atıldı. Ada yönetiminin ABD’den satın aldığı 66 adet F-16C/D Block 70 uçağının ilk ikisi, 17 Ağustos’ta (ABD Doğu saati) Amerika Birleşik Devletleri’nden havalanarak Pasifik geçişine başladı.
Uzun bir uçuş, birden fazla ikmal
İki uçağın Tayvan’a ulaşması, tek etaplı bir transfer değil. Rota boyunca havada yakıt ikmali yapılacak ve pilot dinlenmesi ile menzil kısıtları nedeniyle en az bir bakım/konaklama durağı planlandı. Block 70 standardındaki uçaklar, gövde üstü konformal yakıt tankları sayesinde Tayvan Hava Kuvvetleri’nin mevcut Block 20 filosuna kıyasla belirgin biçimde daha uzun menzile sahip; buna rağmen Pasifik geçişi tanker desteği olmadan mümkün değil.
8,2 milyar dolarlık program
Tayvan, 66 adet F-16C/D Block 70 için 2019’da sözleşme imzalamıştı. Programın bütçesi 247,2 milyar Yeni Tayvan doları (yaklaşık 8,2 milyar dolar) olarak belirlendi ve harcama dönemi 2020–2026 olarak planlandı. Programın kod adı, ada yönetiminin savaş uçağı projelerinde kullandığı “anka” temasını sürdürüyor.
Tayvan Hava Kuvvetleri bu satın almadan önce, elindeki 140 adet F-16A/B Block 20 uçağını F-16V standardına yükseltmişti; bu modernizasyon Aralık 2023’te tamamlandı. Yeni uçaklar bu nedenle mevcut filoyla aynı aviyonik ve silah altyapısını paylaşacak; APG-83 AESA radar, yeni görev bilgisayarı ve gelişmiş elektronik harp donanımı ortak payda.
İki yıllık gecikmenin arkasında ne var?
Sözleşmeye göre ilk uçakların 2024’te adaya ulaşması, teslimatın 2026 sonunda tamamlanması öngörülüyordu. Takvim iki temel nedenle kaydı:
- Üretim hattının taşınması ve yeniden devreye alınması: Lockheed Martin, F-16 üretimini Fort Worth’tan Greenville, Güney Carolina tesisine taşıdı. Yeni hattın istenen hızda çalışır hâle gelmesi beklenenden uzun sürdü.
- Tedarik zinciri ve alt yüklenici gecikmeleri: Bileşen eksikleri ve montaj takviminde yapılan düzenlemeler ilk uçağın devrini geriye itti.
Şirket, birikmiş siparişleri eritmek için Greenville’de iki vardiyaya geçti; hattın günde 20 saate kadar çalıştığı bildiriliyor. Buna rağmen kalan uçakların 2027 ve 2028’e yayılması bekleniyor. Tayvan Savunma Bakanlığı 2025 boyunca, 66 uçağın tamamının 2026 sonunda teslim edilmesinin giderek zorlaştığı yönünde uyarılarda bulunmuştu.
Block 70 Tayvan’a ne katıyor?
Block 70, F-16 ailesinin üretimdeki en yeni sürümü. APG-83 AESA radar, yeni merkezi görev bilgisayarı, geniş açılı başüstü göstergesi, gelişmiş veri bağı ve otomatik yer çarpması önleme sistemi (Auto-GCAS) standart donanım. Yapısal ömrü 12 bin uçuş saatine çıkarılmış durumda.
Tayvan açısından kritik olan başlık, uzun menzilli hava-hava ve gemi savar kabiliyeti. Yeni uçaklar AIM-120 ailesi hava-hava füzeleri ve AGM-84 Harpoon gemi savar füzeleriyle donatılabiliyor. Ada savunması senaryosunda bu ikili, hem hava üstünlüğü mücadelesi hem de çıkarma filosuna karşı vurucu güç anlamına geliyor.
Öte yandan Block 70, dördüncü nesil artı bir platform. Karşısındaki tehdit envanteri J-20 gibi düşük gözlenebilirlikli uçakları ve yoğun uzun menzilli hava savunma katmanlarını içerdiğinde, uçağın hayatta kalabilirliği büyük ölçüde elektronik harp donanımına, veri bağı entegrasyonuna ve sortie üretebilme kabiliyetine bağlı kalıyor. Bu nedenle Tayvan, sertleştirilmiş sığınaklara ve dağıtık üs kullanımına ayrı bir bütçe ayırıyor.
Türkiye açısından tanıdık bir tablo
Greenville hattındaki sıkışıklık, yalnızca Tayvan’ı ilgilendirmiyor. Aynı hat; Bahreyn, Slovakya, Bulgaristan, Ürdün ve Türkiye dâhil çok sayıda ülkenin Block 70 siparişini karşılamak durumunda. Bulgaristan’ın ikinci parti sekiz uçağının 2030’a kayabileceğinin bildirilmesi, bu darboğazın münferit olmadığını gösteriyor.
Türkiye de 40 adet yeni F-16 Block 70 ile mevcut uçaklar için modernizasyon kitleri konusunda ABD ile süreci yürütüyor. Tayvan ve Bulgaristan örnekleri, sözleşme imzalanmasıyla uçağın pistte olması arasındaki sürenin ne kadar uzayabileceğini somut biçimde gösteriyor. Bu tablo, Ankara’nın aynı dönemde KAAN programına ve mevcut F-16 filosunun yerli modernizasyon çalışmalarına verdiği ağırlığı da anlaşılır kılıyor: tedarik takvimi dışarıdan belirlenen bir platformun, savunma planlamasında tek başına dayanak olmaması gerekiyor.
Uçaklar nereye konuşlanacak?
Yeni Block 70 uçakları için Tayvan Hava Kuvvetleri, adanın doğu kıyısındaki üsleri öne çıkarıyor. Doğu kıyısı, ana kara tarafından gelecek ilk dalga füze saldırılarına karşı dağ kütlesinin sağladığı doğal koruma nedeniyle tercih ediliyor. Adanın en bilinen sertleştirilmiş tesisi olan ve dağ içine oyulmuş sığınak sistemleri, savaş uçaklarının ilk saatlerde hayatta kalabilmesi için tasarlanmış durumda.
Bu tercih, Tayvan savunma planlamasının temel varsayımını yansıtıyor: bir kriz senaryosunda hava üstünlüğü mücadelesi, uçakların havada ne kadar iyi olduğu kadar, yerdeyken ne kadar korunabildiğiyle belirlenecek. Pistlerin hızlı onarımı, dağıtık konuşlanma ve karayolu iniş kalkış tatbikatları bu nedenle programın ayrılmaz parçası.
Bölgesel denge
66 uçaklık takviye, Tayvan Hava Kuvvetleri’nin muharip filosunu niceliksel olarak genişletiyor; ancak karşı tarafın envanter büyüklüğü göz önüne alındığında dengeyi tersine çeviren bir hamle değil. Tayvan’ın savunma konseptinde son yıllarda öne çıkan yaklaşım da zaten simetrik güç yarışı değil; asimetrik caydırıcılık üzerine kurulu. Kara konuşlu gemi savar füze bataryaları, mobil hava savunma unsurları, mayın harbi ve insansız sistemler bu konseptin merkezinde yer alıyor.
Block 70 filosunun asıl katkısı, bu asimetrik katmanın üzerine oturan güvenilir bir hava savunma ve gemi savar vuruş kabiliyeti sağlaması. Uçakların Harpoon taşıyabilmesi, deniz üzerindeki bir çıkarma filosuna karşı hızlı yeniden konumlandırılabilir bir vurucu güç anlamına geliyor.
Kaynaklar
- Tayvan Savunma Bakanlığı program bilgilendirmeleri (2025–2026)
- ABD Savunma Güvenliği İşbirliği Ajansı (DSCA) 2019 tarihli satış bildirimi
- Lockheed Martin Greenville üretim hattı kamuya açık açıklamaları

