Boeing’in 300 Deniz Milini Aşan JDAM-LR’sine Motor Bulundu: Kratos Spartan J85 Seçildi

Boeing’in 300 Deniz Milini Aşan JDAM-LR’sine Motor Bulundu: Kratos Spartan J85 Seçildi
Yazı Özetini Göster

Amerikan savunma şirketi Kratos, Boeing’in geliştirdiği uzun menzilli JDAM (JDAM-LR) mühimmatına güç verecek motorun kendi Spartan ailesinden seçildiğini duyurdu. TDI-J85 turbojet motoru, 500 librelik sınıfta faydalı yük taşıyan ve 300 deniz milinden uzun menzil hedefleyen hassas güdümlü mühimmatın tahrik sistemi olacak.

Duyuru, ABD Hava Kuvvetleri’nin Boeing’e BSU-111/B Faydalı Yük Teslim Ünitesi için verdiği 75 milyon dolarlık siparişin ardından geldi. Kratos, genişlettiği Spartan üretim kapasitesinin bir bölümünü doğrudan bu programa ayırdı.

Serbest düşen bombadan seyir mühimmatına

JDAM, 1990’ların sonunda serbest düşen bombalara takılan bir GPS/INS güdüm kiti olarak hizmete girdi ve ucuz hassasiyetin simgesi hâline geldi. Kanat kiti eklenen JDAM-ER sürümü menzili yaklaşık 70-80 kilometreye taşıdı. JDAM-LR ise bu evrimin bir sonraki adımı: mühimmata bir turbojet motor eklenerek menzil 300 deniz milinin (yaklaşık 555 kilometre) üzerine çıkarılıyor.

Bu, mühimmatın sınıf değiştirmesi anlamına geliyor. Artık hedefin görece yakınına gitmek zorunda olan bir uçaktan atılan bomba değil, taşıyıcı platformun düşman hava savunma menzilinin dışından bırakabileceği bir stand-off silahı söz konusu. Aynı zamanda tam teşekküllü bir seyir füzesinin maliyetinden belirgin biçimde ucuz olması hedefleniyor.

Motorun hikâyesi

J85 adı havacılık literatüründe tanıdık: General Electric’in aynı isimli turbojet motoru F-5 ve T-38 gibi uçaklarda kullanıldı. Kratos’un TDI-J85’i ise bu mirası taşıyan, hedef uçak ve mühimmat uygulamaları için yeniden ölçeklenmiş bir tasarım. Şirket, motorun zaten JDAM-LR uygulamasını desteklemek üzere tasarlandığını belirtiyor.

Kratos, 2027 için planlanan büyük ölçekli Spartan üretim serisi öncesinde uzun tedarik süreli bileşenlerin siparişini verdiğini açıkladı. Üretim, Michigan’ın Auburn Hills kentindeki yaklaşık 2 bin 90 metrekarelik tahrik sistemi üretim tesisinde yapılacak. Şirket tesisin tam kapasite üretime hazır olduğunu bildiriyor.

Kratos İnsansız Sistemler Başkanı Steve Fendley, ulusal güvenlik önceliklerinin “uygun maliyetli kütle” ve dayanıklı yerli tedarik zincirleri gerektirdiğini belirterek, şirketin kendi kaynaklarıyla yaptığı tedarik zinciri yatırımlarının bugünden yüksek hacimli tahrik sistemi üretimini mümkün kıldığını söyledi.

Kratos TDI Kıdemli Başkan Yardımcısı Joseph Kovasity ise Auburn Hills tesisinin devreye girmesinin mühendislik geliştirmeden yüksek hızlı taktik üretime geçişin dönüm noktası olduğunu ifade etti.

BSU-111/B ne anlama geliyor

ABD Hava Kuvvetleri’nin Boeing’e verdiği 75 milyon dolarlık sipariş, BSU-111/B “Faydalı Yük Teslim Ünitesi” adıyla tanımlanıyor. Bu isimlendirme tesadüf değil: mühimmat, klasik bir bomba veya füze olarak değil, faydalı yükü belirli bir mesafeye taşıyan bir taşıyıcı olarak sınıflandırılıyor. Aynı gövdenin farklı harp başlıkları, mayın veya keşif yükleriyle kullanılabileceği anlamına gelen bu yaklaşım, modüler mühimmat mantığının bir yansıması.

Motorlu JDAM türevleri ilk kez gündeme gelmiyor. Boeing, Powered JDAM konseptini uzun süredir tanıtımlarda gösteriyordu; Avustralya ile yürütülen çalışmalar da benzer bir hattı izlemişti. Farklı olan, bu kez programın bir üretim siparişine ve belirlenmiş bir motor tedarikçisine bağlanmış olması.

Mesele motor değil, motor sayısı

Bu haberin asıl anlamı tek bir mühimmat programında değil, ABD savunma sanayiinin son iki yıldır konuştuğu darboğazda yatıyor: küçük turbojet motor üretim kapasitesi. Seyir füzeleri, tek yönlü saldırı dronları, hedef uçaklar ve şimdi motorlu bombalar aynı motor sınıfına talip. Ukrayna ve Kızıldeniz’deki çatışmalar, mühimmatın harcanma hızının barış dönemi üretim oranlarının çok üzerinde olduğunu gösterdi.

Kratos’un üç aşamalı üretim altyapısı planı ve ABD Savunma Bakanlığı’nın yerli jet motoru kapasitesini artırma baskısı bu tabloyla açıklanıyor. Motorun kendisi teknolojik bir sıçrama değil; sıçrama, ayda kaç adet üretilebildiğinde.

Bir başka ayrıntı da mühimmatın taşıyıcı platform seçeneklerini genişletmesi. Turbojetli ve kanatlı bir mühimmat, yalnızca muharip uçaklardan değil; nakliye uçaklarından paletli fırlatma yöntemiyle veya insansız platformlardan da bırakılabiliyor. ABD Hava Kuvvetleri’nin Rapid Dragon konseptiyle C-17 ve C-130 üzerinden seyir füzesi atma denemeleri, bu esnekliğin nereye gidebileceğini göstermişti.

Türkiye için okunacak taraf

Aynı denklem Türk savunma sanayiinde de geçerli. KALE ARGE’nin KTJ-3200 ve türevleri, TEI’nin TEI-TJ90 ve TEI-TJ300 turbojetleri, SOM ve ATMACA gibi seyir füzeleriyle KEMANKEŞ tipi mühimmatların menzilini belirleyen kritik bileşenler. Türkiye’nin uzun menzilli mühimmat ihracatındaki yükselişi, doğrudan bu motorların seri üretim kapasitesine bağlı.

JDAM-LR örneği ayrıca farklı bir yolun da mümkün olduğunu gösteriyor: sıfırdan seyir füzesi geliştirmek yerine, envanterdeki bomba stoğuna motor ve kanat ekleyerek stand-off kabiliyeti üretmek. Türkiye’nin HGK ve KGK gibi güdüm kitlerinde izlediği çizgi düşünüldüğünde, motorlu bir sürümün maliyet-menzil dengesi açısından kayda değer bir seçenek oluşturduğu söylenebilir.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar