Savunmadan Sağlığa: ASELSAN’ın Yerli Tıbbi Cihaz Atağı — Röntgenden Kalp-Akciğer Makinesine

Bir savunma sanayii devinin radar ve elektronik harp sistemlerinin yanına tıbbi cihazları da koyması ilk bakışta sıra dışı görünebilir; ama ASELSAN için bu, aynı mühendislik kabiliyetinin sivil alana taşınması. Anadolu Ajansı’nın aktardığına göre şirket, sağlıkta da “Türkiye’nin amiral gemisi” olmayı hedefliyor.
Somut adım ortada: ASELSAN’ın geliştirdiği HealthView mobil dijital röntgen cihazlarından 30 adet Sağlık Bakanlığı’na teslim edildi. Medikal News’in haberine göre teslimat törenine Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün katıldı. Önümüzdeki iki yılda 300 cihazın daha sağlık altyapısına kazandırılması planlanıyor.
Arka Plan: Savunmadan Sağlığa Hibrit İnovasyon
ASELSAN’ın sağlık alanına girişi yeni değil; şirket yıllardır kendi kaynaklarından bu alana yatırım yapıyor ve konuya ayrılmış bir müdürlük ile yüzlerce mühendis ve teknik personel görevlendiriyor. Radar, optik, sinyal işleme ve sistem entegrasyonu gibi savunmada ustalaşılan disiplinler, tıbbi görüntüleme ve yaşam destek cihazlarının da çekirdeğini oluşturuyor.
Daily Sabah’ın aktardığına göre ASELSAN’ın portföyü mobil dijital röntgen, ventilatör, otomatik harici defibrilatör (Heartline OED), hasta başı monitör, mamografi ve manyetik rezonans (MR) gibi cihazları kapsıyor. Şirket, COVID-19 döneminde Biosys ortaklığıyla on binlerce ventilatör üreterek bu kabiliyeti zaten kanıtlamıştı.

Detaylar: Röntgenden Kalp-Akciğer Makinesine
HealthView ADR-M100 mobil dijital röntgen cihazı; yüksek çözünürlüklü görüntüleme, düşük radyasyon seviyesi ve hareketli kullanım gibi özellikleriyle küresel olarak rekabetçi konumlanıyor. Seri üretimi 2024’te başlayan cihazdan ilk 30 adet teslim edildi; hedef, iki yıl içinde 300 cihaza ulaşmak.
Asıl iddialı adım 2026’da geliyor: ASELSAN, dünyada yalnızca beş firmanın üretebildiği kalp-akciğer makinesi ile manuel defibrilatörün seri üretimine geçiyor. Bu, Türkiye’yi bu kritik cihazları üretebilen sayılı ülke arasına sokuyor. Şirketin 2030’a kadar en az 11 farklı tıbbi cihazı tamamen yerli olarak geliştirme hedefi var.
| Cihaz | Durum |
|---|---|
| Mobil dijital röntgen (HealthView ADR-M100) | 30 adet teslim; +300 planlı |
| Ventilatör | 27.000+ üretildi (Biosys ortaklığı) |
| Defibrilatör (Heartline OED) | Üretimde; manuel model seri üretim (2026) |
| Kalp-akciğer makinesi | Seri üretim (2026); dünyada 5 firma |
| Manyetik rezonans (MR) | Mühendislik prototipi |
| Hasta başı monitör, mamografi | Portföyde |
| İhracat | 26 ülke, EC sertifikalı, ~69 milyon $ |
Bölgesel Bağlam: Tıbbi Cihazda Dışa Bağımlılık
Türkiye, uzun yıllar yüksek teknolojili tıbbi cihazların önemli bir bölümünü ithal etti. Görüntüleme sistemleri, yaşam destek cihazları ve kritik hastane ekipmanı çoğunlukla birkaç küresel üreticinin elinde. Bu, hem yüksek maliyet hem de tedarik bağımlılığı anlamına geliyor; pandemi döneminde ventilatör tedarikinde yaşanan küresel sıkışıklık bunun en net örneğiydi.
ASELSAN’ın hamlesi, savunma sanayisinde kurulan yerlileştirme modelinin sağlık teknolojisine taşınması. EC sertifikalı cihazların Avrupa Birliği içinde serbest dolaşabilmesi ve şimdiden 26 ülkeye ihracat yapılması, bunun yalnızca iç pazara değil ihracata da dönük bir strateji olduğunu gösteriyor.
Türkiye İçin Ne Anlama Geliyor?
Bu gelişme, Türkiye için savunma-sivil teknoloji geçişinin somut bir örneği. Savunma sanayisinde kurulan tasarım, üretim ve sertifikasyon kabiliyeti, doğrudan sivil sağlık alanına aktarılıyor. Sonuç, yüksek teknolojili tıbbi cihazlarda dışa bağımlılığın azaltılması ve stratejik bir sektörde tedarik egemenliğinin güçlenmesi.
Kalp-akciğer makinesi örneği bu açıdan sembolik: dünyada yalnızca beş firmanın ürettiği bir cihazı yerli olarak üretebilmek, Türkiye’nin yüksek katma değerli sağlık teknolojisinde ulaştığı seviyeyi gösteriyor. Aynı mantık savunmada KAAN, ALTAY ve SİPER gibi projelerle işliyor; sağlıkta da yerli üretim, hem maliyet hem de bağımsızlık avantajı sağlıyor.
İhracat boyutu ise bu modeli sürdürülebilir kılıyor. ASELSAN’ın sağlık sistemlerini 26 ülkeye satması, yerlileştirmenin yalnızca ithal ikamesi değil, aynı zamanda bir ihracat kalemi hâline gelebildiğini kanıtlıyor. Savunmada test edilen “kendi tasarımını üret, sertifikalandır ve ihraç et” modeli, sağlıkta da işliyor.

Sıkça Sorulan Sorular
ASELSAN Sağlık Bakanlığı’na ne teslim etti?
2026’da hangi cihazlar seri üretime giriyor?
ASELSAN sağlık sistemlerini ihraç ediyor mu?
Bir savunma şirketi neden tıbbi cihaz üretiyor?
Sonuç
ASELSAN’ın tıbbi cihaz atağı, savunma sanayisinde kurulan yerlileştirme kabiliyetinin sivil teknolojiye nasıl taşınabileceğini gösteriyor. 30 mobil röntgenden kalp-akciğer makinesine uzanan bu hat, Türkiye için hem sağlıkta dışa bağımlılığın azalması hem de yeni bir ihracat alanı anlamına geliyor.
Kaynaklar
- Anadolu Ajansı (AA) — “ASELSAN sağlıkta da Türkiye’nin amiral gemisi olmayı hedefliyor”
- Daily Sabah — “Turkish defense company ASELSAN to develop medical devices”
- Medikal News — “ASELSAN’da Üretilen 30 Adet Mobil Dijital Röntgen Cihazı Sağlık Bakanlığı’na Teslim Edildi”
- DefenceTurkey — “ASELSAN’ın Yerli Mobil Dijital Röntgen Cihazları Sağlık Bakanlığına Teslim Edildi”

