F-35’in Isınma Sorununa Çözüm Arayışı: Collins Aerospace EPACS İrtifa Testlerini Tamamladı

RTX bünyesindeki Collins Aerospace, yeni nesil güç ve termal yönetim sistemi EPACS’ın irtifa test kampanyasını tamamladığını açıkladı. Sistem, F-35 savaş uçağının planlanan teknoloji ve görev sistemi yükseltmeleri için gereken ilave soğutma kapasitesini sağlamak üzere geliştiriliyor.
Birkaç gün süren test kampanyası, harekât görev gereksinimlerini taklit eden güç seviyelerinde yürütüldü. EPACS farklı irtifalarda değerlendirildi ve çalışma sınırlarına kadar zorlandı. Testler ayrıca sistemin harekât sırasında acil durum gücü sağlama kabiliyetini de gösterdi.
F-35’in görünmeyen darboğazı
F-35 tartışmaları genellikle radar kesit alanı, sensör füzyonu veya birim maliyet üzerinden yürür. Oysa uçağın yükseltme kapasitesini fiilen sınırlayan unsur uzun süredir termal yönetim. Beşinci nesil bir savaş uçağında radar, elektronik harp paketi, sensör füzyon işlemcileri ve haberleşme sistemleri ciddi miktarda ısı üretir. Bu ısı, gövde yüzeyinden atılamaz — hem iz yönetimi hem de aerodinamik nedenlerle. Bunun yerine ısı, uçağın yakıtına aktarılır ve yakıt bir ısı emici olarak kullanılır.
Sorun şu ki her yeni aviyonik yükseltme daha fazla elektrik gücü ve daha fazla soğutma talep ediyor. Yakıtın taşıyabileceği ısı miktarı ise sabit. Bu darboğaz, F-35’in Blok 4 yükseltmelerinin takviminde uzun süredir gündemde olan bir kısıt olarak anılıyor. Motor tarafındaki güç ve termal yönetim iyileştirmeleri ile hava aracı tarafındaki çözümler bu nedenle paralel yürütülüyor.
EPACS ne yapıyor
EPACS (Enhanced Power and Cooling System), uçağın mevcut güç ve termal yönetim mimarisinin yerini alacak yeni bir sistem olarak konumlanıyor. Collins Aerospace’e göre sistem, F-35’in hizmet ömrü boyunca planlanan yükseltmeleri destekleyecek termal marjı sağlayacak.
Collins Aerospace’te Güç ve Kontroller bölümü Çevresel ve Hava Aracı Kontrol Sistemleri Başkan Yardımcısı Ira Grimmett, başarılı irtifa testinin sistem performansını gerçek uçuş koşullarında doğruladığını, bu aşamanın tamamlanmasının EPACS’ın olgunluğunu ilerlettiğini ve sistemin kabiliyetine duyulan güveni pekiştirdiğini söyledi.
Mühendisler kampanya boyunca performans verisi topladı; elde edilen sonuçlar EPACS için geliştirilen performans modellerinin doğrulanmasında kullanıldı. İrtifa testi, yeni güç ve termal yönetim sistemleri için erken geliştirme ve risk azaltma aşaması sayılıyor.
Bu kilometre taşı, şirketin 2025’te EPACS’ın hava aracı entegrasyon gereksinimlerini karşıladığını duyurmasının ardından geliyor. İrtifa testinin tamamlanması sistemi teknik olgunluk merdiveninde bir basamak yukarı taşıyor.
Yalnızca F-35 için değil
Collins Aerospace, teknolojinin daha yüksek güç ve soğutma ihtiyacı olan gelecekteki savunma ve ticari uçaklar için de düşünüldüğünü belirtiyor. Bu, tesadüfi bir not değil: altıncı nesil savaş uçağı programları, yönlendirilmiş enerji silahları ve yüksek güçlü elektronik harp sistemleri aynı termal duvara çarpıyor. Uçakların elektrik gücü talebi son yirmi yılda katlanarak arttı ve bu eğilim sürüyor.
Motor tarafındaki paralel çalışma
F-35’in termal ve güç sorunu iki koldan ele alınıyor. Bir yanda uçağın kendi güç ve termal yönetim mimarisinin yenilenmesi var; EPACS bu kolda yer alıyor. Diğer yanda motorun kendisi bulunuyor: Pratt & Whitney’in F135 motoru için yürüttüğü Motor Çekirdeği Yükseltmesi (ECU), hem itki hem de soğutma için kullanılabilecek ilave güç sağlamayı hedefliyor.
İki çalışmanın birbirini tamamlaması bekleniyor: motor daha fazla güç ve hava akışı üretecek, hava aracı tarafındaki sistem bu kapasiteyi aviyoniğe dağıtacak. Bu ikili yaklaşımın maliyeti ve takvimi, F-35 programının önümüzdeki on yıldaki en tartışmalı başlıkları arasında sayılıyor.
Bugün 20’den fazla ülkenin envanterinde veya sipariş listesinde bulunan bir platformda yapılan her yükseltme, aynı zamanda uluslararası bir lojistik ve maliyet paylaşımı sorunu doğuruyor. EPACS gibi altyapı seviyesindeki değişiklikler, filo genelinde retrofit gerektirdiğinden ortak fonlama tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
Türkiye açısından anlamı
Termal yönetim, Türkiye’nin millî muharip uçak programı KAAN için de kritik bir başlık. Beşinci nesil bir platformda AESA radar, elektronik harp paketi ve sensör füzyon mimarisi bir arada çalıştığında ortaya çıkan ısı yükü, gövde tasarımının başından itibaren hesaba katılmayı gerektiriyor. Motor entegrasyonu ve güç üretim mimarisi kadar, o gücün ürettiği ısının nereye gideceği de tasarımın belirleyici parametrelerinden.
F-35’in yaşadığı deneyim burada öğretici: uçak hizmete girdikten sonra termal kapasiteyi büyütmek, baştan geniş marjla tasarlamaktan çok daha pahalı ve yavaş bir iş. Collins Aerospace’in EPACS’ı bu geç kalınmış marjı kapatma çabasının ürünü.
Programın bir sonraki aşaması ve sistemin F-35 filosuna hangi takvimle gireceği henüz açıklanmadı.

