ASELSAN ve SSB İlişkisi: Savunma Sanayii Başkanlığı ASELSAN’ın Sahibi mi?

ASELSAN ve SSB İlişkisi: Savunma Sanayii Başkanlığı ASELSAN’ın Sahibi mi?
Yazı Özetini Göster

ASELSAN ve SSB İlişkisi: Savunma Sanayii Başkanlığı ASELSAN’ın Sahibi mi?

Türkiye savunma sanayiini konuşurken en sık karıştırılan konulardan biri, ASELSAN ile Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) arasındaki ilişkidir. Kamuoyunda sıkça “ASELSAN devletin şirketi”, hatta “SSB’nin şirketi” gibi ifadeler dolaşır. Oysa gerçek tablo bundan daha katmanlıdır: SSB, ASELSAN’ın sahibi değildir. İkisi arasındaki bağ bir mülkiyet ilişkisi değil, bir müşteri–yüklenici ve düzenleyici–düzenlenen ilişkisidir. Bu yazıda bu ilişkiyi dört ayrı rol üzerinden, kaynaklara dayanarak ve abartısız biçimde açıklıyoruz.

IDEF Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda bir Türk savunma sanayii standı.
IDEF Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda bir Türk savunma sanayii standı. (Foto: CeeGee — Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0)

Önce sahiplik: ASELSAN kimin?

ASELSAN, 1975 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin haberleşme ihtiyacını yerli kaynakla karşılamak üzere kuruldu. Bugün şirketin çoğunluk hissesi Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na (TSKGV) aittir; TSKGV’nin payı yaklaşık %74,2 düzeyindedir. Geri kalan yaklaşık %25,8’lik bölüm Borsa İstanbul’da (BIST: ASELS) halka açıktır. Yani ASELSAN’ın hukuki sahibi bir vakıf (TSKGV) ile borsadaki yatırımcılardır; Savunma Sanayii Başkanlığı bu tabloda hissedar olarak yer almaz.

Bu ayrım kritik olduğu için tek istisnayı da hemen belirtelim: SSB, ASELSAN’da değil ama TUSAŞ’ta doğrudan %45,45 paya sahiptir. Yani “SSB hiçbir savunma şirketinde hissedar olamaz” demek yanlış olur; ancak bu ortaklık TUSAŞ’a özgüdür ve ASELSAN için geçerli değildir. SSB ile ASELSAN arasındaki ilişkiyi bir mülkiyet ilişkisi olarak okumak, en baştan hatalı bir çerçevedir.

SSB’nin ASELSAN üzerindeki dört rolü

SSB’nin ASELSAN ile ilişkisini anlamanın en sağlıklı yolu, kurumun üstlendiği rolleri ayırmaktır. SSB tek bir şapka takmaz; aynı anda dört farklı işlevi yürütür.

  1. Düzenleyici (regülatör): Savunma sanayiine ilişkin mevzuat, standart, sertifikasyon ve yerlilik kurallarını belirler. ASELSAN da bu kurallar çerçevesinde faaliyet gösterir.
  2. Tedarik makamı (alıcı/müşteri): TSK’nın ihtiyaçlarını derleyip savunma projelerini açan ve sözleşmeyi imzalayan taraf çoğunlukla SSB’dir. Bu rolde SSB, ASELSAN’ın müşterisidir.
  3. Proje otoritesi: Bir projenin ana yüklenicisini belirler, iş paketlerini tanımlar, takvim ve maliyet denetimini yürütür, kilometre taşlarını onaylar.
  4. Ekosistem koordinatörü: Ana yükleniciler, alt yükleniciler, KOBİ’ler ve üniversiteler arasındaki iş bölümünü, yerlileştirme hedeflerini ve ihracat politikalarını koordine eder.
Veriler kamuya açık kurumsal çerçeveye dayanır (2024–2026 dönemi). Roller kavramsaldır; sahiplik ile karıştırılmamalıdır.
KurumTemel rolASELSAN ile ilişki türüSahiplik payı (ASELSAN’da)
SSB (Savunma Sanayii Başkanlığı)Düzenleyici + tedarik makamı + proje otoritesi + koordinatörMüşteri / sözleşme makamıYok (TUSAŞ’ta %45,45 istisna)
TSK (Türk Silahlı Kuvvetleri)Nihai kullanıcıKullanıcı / geri bildirim kaynağıYok
MSB (Millî Savunma Bakanlığı)Politika, bütçe, bakanlık çatısıDolaylı politika çerçevesiYok
TSKGV (Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı)Çatı vakıf / hissedarÇoğunluk hissedar~%74,2

Ana yüklenici nasıl belirlenir?

Bir savunma projesinde ana yüklenici (prime contractor), SSB tarafından ihtiyaç, yetkinlik ve stratejik öncelikler değerlendirilerek belirlenir. ASELSAN pek çok projede ana yüklenici olur; ancak bazı projelerde alt sistem sağlayıcısı olarak yer alır. Örneğin hava savunmasında HİSAR ve SİPER programlarında ASELSAN radar, komuta-kontrol ve atış kontrol tarafını üstlenirken, füze/itki tarafını ROKETSAN yürütür. Yani “ASELSAN her projede baş yüklenicidir” demek doğru değildir; rol projeden projeye değişir ve bu rolü belirleyen SSB’dir.

Seri üretim, Ar-Ge ve sözleşme döngüsü

SSB ile ASELSAN arasındaki iş genellikle iki aşamada ilerler. İlk aşama Ar-Ge / geliştirme sözleşmesidir: burada amaç ürünü tasarlamak, prototip üretmek ve niteliklendirmektir. Ürün olgunlaşıp testleri geçtikten sonra seri üretim sözleşmesi imzalanır; bu aşamada belirli adette ürün, tanımlı takvimle teslim edilir. Her iki aşamada da sözleşme makamı SSB, üretici ise ASELSAN’dır. Bu döngü, ASELSAN’ın rekor seviyeye ulaşan bakiye siparişinin (2024 sonu itibarıyla yaklaşık 16 milyar dolar) büyük bölümünü oluşturur.

ASELSAN üretimi bir karşı-batarya radarı.
ASELSAN üretimi bir karşı-batarya radarı. (Foto: VoidWanderer — Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0)

İhracat izni: SSB’nin kapı bekçisi rolü

ASELSAN’ın 2024’te 92 ülkeye ulaşan ihracat ağı ve 1 milyar doları aşan ihracat sözleşmeleri, tamamen şirketin kendi inisiyatifiyle gerçekleşmez. Savunma ihracatı, ulusal güvenlik ve dış politika boyutu taşıdığı için izin rejimine tabidir. Bir ürünün hangi ülkeye satılabileceği, SSB’nin de içinde bulunduğu izin ve denetim mekanizmasından geçer. Bu, SSB’nin “koordinatör” ve “düzenleyici” rollerinin en somut yansımalarından biridir: şirket satışı yapar, ancak çerçeveyi devlet çizer.

Özetle: SSB, ASELSAN’ın sahibi değildir. SSB; ASELSAN’ın en büyük müşterisi, projelerinin otoritesi, faaliyet alanının düzenleyicisi ve ekosistemin koordinatörüdür. Bir kamu kurumunun bir şirketin projelerini yürütmesi, o şirkete sahip olduğu anlamına gelmez.

Sıkça Sorulan Sorular

SSB, ASELSAN’ın sahibi mi?

Hayır. ASELSAN’ın çoğunluk hissesi TSKGV’ye (~%74,2) aittir, kalanı borsada halka açıktır. SSB’nin ASELSAN’da hissesi yoktur. SSB yalnızca TUSAŞ’ta %45,45 paya sahiptir ve bu bir istisnadır.

SSB ile ASELSAN arasındaki ilişki ne tür bir ilişkidir?

Temelde müşteri–yüklenici ve düzenleyici–düzenlenen ilişkisidir. SSB projeleri açar ve sözleşmeyi imzalar; ASELSAN üretir ve teslim eder.

ASELSAN her savunma projesinin ana yüklenicisi midir?

Hayır. ASELSAN kimi projede ana yüklenici, kimi projede alt sistem sağlayıcısıdır. Örneğin SİPER hava savunmasında radar ve komuta-kontrol ASELSAN’da, füze tarafı ROKETSAN’dadır. Rolü projeye göre SSB belirler.

ASELSAN dilediği ülkeye ihracat yapabilir mi?

Hayır. Savunma ihracatı izin rejimine tabidir. Hangi ürünün hangi ülkeye satılabileceği, SSB’nin de dahil olduğu bir denetim ve izin mekanizmasından geçer.

Seri üretim sözleşmesi ile Ar-Ge sözleşmesi arasındaki fark nedir?

Ar-Ge sözleşmesi ürünü geliştirmeyi ve niteliklendirmeyi hedefler; seri üretim sözleşmesi ise olgunlaşmış ürünün tanımlı adet ve takvimle teslimini kapsar.

SSB’nin TUSAŞ’taki payı ASELSAN için de geçerli mi?

Hayır. SSB’nin %45,45’lik doğrudan payı yalnızca TUSAŞ içindir. ASELSAN’ın sahiplik yapısında SSB yer almaz.

Kaynakça

  • ASELSAN 2024 Faaliyet Raporu (aselsan.com) — sahiplik yapısı, gelir, bakiye sipariş ve ihracat verileri.
  • Savunma Sanayii Başkanlığı kurumsal yayınları (ssb.gov.tr) — SSB’nin görev tanımı ve tedarik süreçleri.
  • TSKGV Ortaklıklar ve 2024 Faaliyet Raporu (tskgv.org.tr) — TSKGV’nin ASELSAN’daki çoğunluk payı ve çatı vakıf yapısı.
  • Daily Sabah / Anadolu Ajansı savunma haberleri (2024–2026) — proje rol dağılımı ve ihracat çerçevesine ilişkin güncel haberler.

Benzer Yazılar