Thales’in AAC’sine ABD Donanması’ndan Mayın Avı Sözleşmesi: 53,9 Milyon Dolarlık Anlaşma 196 Milyona Çıkabilir

Thales’in ABD’deki savunma iştiraki Advanced Acoustic Concepts (AAC), ABD Donanması’ndan uzaktan mayın avı modülleri için 53,9 milyon dolarlık bir sözleşme aldı. Breaking Defense’in 3 Kasım’da duyurduğu sözleşme, sonraki modül siparişleriyle birlikte toplam 196,2 milyon dolara kadar çıkabiliyor.
Sözleşme kapsamında en az iki uzaktan mayın avı (Remote Mine Hunting, RMH) modülü üretilecek. Modüller, Thales’in SAMDIS 600 sonarını ve mayınları hızlı biçimde sınıflandırmak için geliştirilen yapay zekâ destekli yazılımı içeriyor. Sözleşme ayrıca modüllerin mühendislik desteğini de kapsıyor. İlk iki modülün Ekim 2029’a kadar teslim edilmesi planlanıyor; olası ek siparişler kapsamındaki modüllerin teslimatı ise 2039’a kadar uzayabiliyor.
Thales North America CEO’su Rob Geckle, sözleşmeyi değerlendirirken mayın tehdidiyle mücadele kabiliyetinin deniz güvenliği ve donanma operasyonlarının başarısı için temel bir unsur olduğunu söyledi. Thales Defense & Security’nin deniz programları başkan yardımcısı Tony Lengerich ise SAMDIS 600’ün üç ışınlı sonar mimarisinin tespit doğruluğunu artırdığını açıkladı: “Bir nesneye tek bakış yerine üç farklı açıdan bakış elde ediyorsunuz.”
Sözleşmenin stratejik bağlamı, bu yılki Hürmüz Boğazı gelişmeleriyle de örtüşüyor. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Nisan ayında boğazda mayın temizleme harekâtı başlatmıştı; Ağustos ayında ise söz konusu mayınların temizlendiği açıklanmıştı. Bu operasyonel deneyim, ABD Donanması’nın insansız mayın avı kapasitesini artırma yönündeki yatırım kararlarını hızlandıran unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.
HII’den Nicholas Green, programın asıl kazanımının insan mürettebatını doğrudan mayın sahasından uzak tutması olduğunu vurguladı. Bu yaklaşım, Thales ile HII arasında daha önce yürütülen ortak çalışmalarla da örtüşüyor; iki şirket, SAMDIS 600 sonarını HII’nin REMUS 620 insansız sualtı aracına entegre ederek test etmiş ve tespit edilen mayınları Thales’in ANGLER etkisizleştirme sistemiyle imha etmişti.
RMH programı, ABD Donanması’nın mayın karşı tedbir stratejisinde insan mürettebatlı platformlardan otonom sistemlere kademeli geçişin bir parçası. Thales’in AAC iştiraki üzerinden bu alanda konumlanması, şirketin 2022’de AAC’nin tam sahipliğini Leonardo DRS’den devralmasından sonra ABD pazarındaki varlığını güçlendirme stratejisiyle de uyumlu.
Sözleşmenin uzun teslimat takvimi —ilk teslimatlar 2029, olası ek siparişler 2039’a kadar— ABD Donanması’nın bu teknolojiye uzun vadeli bir program olarak yatırım yaptığını gösteriyor. Bu da RMH modüllerinin tek seferlik bir alım değil, donanmanın gelecekteki mayın harbi mimarisinin kalıcı bir bileşeni olarak planlandığına işaret ediyor.
Türkiye açısından bakıldığında, otonom mayın avı sistemlerine yönelik bu yatırım, Türk Donanması’nın da MALAMAN gibi dip mayını sistemleriyle ve Karadeniz’deki NATO mayın harbi iş birliği çerçevesinde takip ettiği bir teknoloji eğilimini doğruluyor. ABD Donanması’nın yapay zekâ destekli sonar sınıflandırmaya yatırım yapması, Türk savunma sanayisinin insansız deniz sistemleri alanındaki Ar-Ge önceliklerini şekillendirecek küresel bir referans noktası oluşturuyor.
Programın bir sonraki aşaması, ilk iki modülün üretim ve test sürecine bağlı olarak ilerleyecek. Ek modül siparişlerinin devreye girip girmeyeceği, ABD Donanması’nın bütçe önceliklerine ve mevcut modüllerin performansına göre netleşecek.
SAMDIS 600 sonarının üç ışınlı mimarisi, geleneksel tek ışınlı sonar sistemlerine kıyasla mayın tespitinde belirgin bir doğruluk kazancı sunuyor. Bir nesnenin üç farklı açıdan görüntülenmesi, yapay zekâ destekli sınıflandırma yazılımının yanlış pozitif oranını düşürmesine ve operatörlerin gerçek tehditleri daha hızlı ayırt etmesine yardımcı oluyor. Bu teknik yaklaşım, otonom mayın avı sistemlerinin güvenilirlik eşiğini insan denetimli operasyonlara yaklaştırma hedefiyle uyumlu.
Sözleşmenin 196,2 milyon dolara kadar genişleyebilmesi, ABD Donanması’nın başlangıç siparişini bir pilot aşama olarak değerlendirdiğini gösteriyor. İlk iki modülün performansı, ek siparişlerin devreye girip girmeyeceğini belirleyecek temel ölçüt olacak. Bu kademeli tedarik modeli, yeni otonom sistemlerin donanma envanterine girişinde sıkça tercih edilen bir risk azaltma stratejisi.
Thales’in ANGLER etkisizleştirme sistemiyle SAMDIS 600 sonarını aynı mimari içinde birleştirmesi, mayın tespiti ile imhasının artık ayrı platformlar tarafından değil, tek bir entegre modül tarafından yürütülmesine doğru bir geçişe işaret ediyor. Bu entegrasyon, operasyon süresini kısaltırken insan müdahalesine olan ihtiyacı da daha da azaltıyor; tespit edilen bir mayın, aynı platform üzerinden hem sınıflandırılıp hem de etkisiz hale getirilebiliyor. ABD Donanması’nın bu modeli standart bir tedarik kalemine dönüştürmesi, benzer entegre mimarilerin NATO donanmaları arasında yaygınlaşmasını hızlandırabilir.
Kaynaklar
- Breaking Defense, “Thales subsidiary lands US Navy contract for remote mine hunting modules”, 3 Kasım 2026 (https://breakingdefense.com/2026/11/thales-subsidiary-lands-us-navy-contract-for-remote-mine-hunting-modules/) — Sözleşme değeri, teslimat takvimi ve resmi açıklamalar için birincil kaynak.
- Thales Group basın bülteni, “DSEI 2025: Thales and HII partners to develop advanced autonomous undersea mine countermeasure capabilities” (https://www.thalesgroup.com/en/news-centre/press-releases/dsei-2025-thales-and-hii-partners-develop-advanced-autonomous-undersea) — SAMDIS 600/REMUS 620 ortak çalışmasının doğrulanması için ikinci kaynak.

