Erdoğan Seul’de: Kore’nin İlgisi PD170 Motoruna Yoğunlaşıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung’un davetiyle 1-4 Kasım tarihleri arasında Seul’de bulunuyor. Ziyaret öncesinde Yonhap Haber Ajansına verdiği mülakatta Erdoğan, iki ülke arasındaki iş birliği fırsatlarını savunma sanayii, nükleer enerji, yüksek teknoloji, yapay zekâ ve yenilenebilir enerji alanlarında gördüğünü söyledi. Açıklama, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının 2 Kasım’da yayımladığı haber metninde yer aldı.
Erdoğan’ın mülakatta öne çıkan ifadelerinden biri, TUSAŞ’ın motor iştiraki TEI tarafından geliştirilen PD170 turboprop motoruna Güney Kore tarafında gösterilen ilginin arttığı yönünde oldu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının aktardığı metne göre Erdoğan, bu ilgiden memnuniyet duyduğunu belirtti ve motor teknolojisini iki ülke arasındaki yüksek teknoloji iş birliğinin somut örneklerinden biri olarak gösterdi. PD170, TEI’nin eğitim ve hafif taarruz uçaklarında, İHA’larda ve bazı bölgesel uçak projelerinde kullanılmak üzere geliştirdiği yerli turboprop motor ailesinin güncel üyesi.
Cumhurbaşkanı, ikili ticaret hacmini 15 milyar dolara çıkarma hedefini yinelerken 2025 verilerine göre Türkiye’nin Kore’ye yaklaşık 1,14 milyar dolarlık ihracat, buna karşılık yaklaşık 10,26 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirdiğini hatırlattı. Bu tablo, savunma ve yüksek teknoloji alanındaki ortak üretim adımlarının ticaret dengesizliğini azaltacak bir araç olarak sunulduğunu gösteriyor.
İletişim Başkanlığının yayımladığı metne göre Erdoğan, Sinop’ta planlanan ikinci nükleer güç santrali için Güney Koreli KEPCO ile ön fizibilite çalışmalarının sürdüğünü, elektrik maliyeti ve finansman modelinin nihai kararda belirleyici olacağını söyledi. Cumhurbaşkanı ayrıca elektronik, yarı iletken, robotik, biyoteknoloji, ilaç ve yenilenebilir enerji alanlarında Koreli yatırımcıları Türkiye’ye davet etti; Hyundai’nin İzmit’teki tesislerinde elektrikli araç üretimine başlamasından ve POSCO’nun çelik yatırımlarından memnuniyetle söz etti.
Ziyaret programında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün’ün de yer aldığı heyet, Erdoğan’a eşlik ediyor. Savunma Sanayii Başkanının heyette bulunması, savunma sanayii başlığının ziyaretin ana gündem maddelerinden biri olarak ele alındığına işaret ediyor; ancak İletişim Başkanlığının yayımladığı metinde PD170 dışında imzalanacak somut bir savunma sözleşmesine dair ayrıntı yer almıyor.
Türkiye ile Güney Kore arasındaki savunma sanayii teması yeni değil. Hyundai Rotem’in teknolojisine dayanan Altay tankı projesi, iki ülke arasındaki en bilinen ortak çalışma örneği olmaya devam ediyor. Kasım 2025’te Lee’nin Ankara ziyaretinde de savunma sanayii ve nükleer enerji iş birliğinin genişletilmesi gündeme gelmişti. Erdoğan’ın bu kez Seul’e gitmesi, ilişkinin karşılıklı ziyaretlerle sürdürüldüğünü gösteriyor.
PD170 motorunun somut bir ihracat veya ortak üretim sözleşmesine dönüşüp dönüşmeyeceği, Erdoğan’ın Lee Jae-myung ile 3 Kasım’da yapacağı resmi görüşmenin sonuçlarına bağlı. İletişim Başkanlığının yayımladığı metin, bu aşamada bir niyet beyanı ve somut bir teknolojiye duyulan ilginin kamuoyuyla paylaşılması niteliğinde; taraflar arasında imzalanacak belgelerin içeriği resmi görüşmenin ardından netleşecek.
Savunma sanayii açısından PD170’in öne çıkması, Türkiye’nin motor teknolojisindeki yerlileşme çabasının uluslararası pazarda karşılık bulmaya başladığının bir göstergesi olarak okunabilir. TEI, son yıllarda TS1400 dişli kutusu ve çeşitli APU bileşenleriyle de uluslararası tedarik zincirlerine girmeyi hedefleyen bir strateji izliyor; PD170’e yönelik Kore ilgisi bu stratejinin devamı niteliğinde değerlendiriliyor.
TEI, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii ile General Electric’in ortaklığıyla kurulan ve bugün TUSAŞ çatısı altında faaliyet gösteren bir motor şirketi. Şirketin yıllardır sürdürdüğü yerlileştirme programı, önce APU ve dişli kutusu gibi alt bileşenlerle başlamış, PD170 ile birlikte tam bir turboprop motor seviyesine ulaşmıştı. Motor, düşük yakıt tüketimi ve bakım maliyeti hedefiyle tasarlanan hafif eğitim uçakları ile bazı İHA platformları için geliştirildi; TUSAŞ’ın Hürkuş eğitim uçağı programıyla da teknik bağlantısı bulunuyor.
Güney Kore tarafının motor teknolojisine ilgi göstermesi, iki ülkenin savunma sanayilerinin birbirini tamamlayıcı alanlarda konumlanmasıyla açıklanabilir. Kore, zırhlı araç ve büyük platform üretiminde K2 Black Panther ve KAI’nin uçak programlarıyla güçlü bir sanayi tabanına sahip; Türkiye ise İHA, motor ve elektronik harp sistemlerinde son on yılda hızlı bir birikim oluşturdu. Erdoğan’ın mülakatta drone ve elektronik alanlarını ayrıca anması, bu tamamlayıcılığın resmi söylemde de yer bulduğunu gösteriyor.
Bölgesel bağlamda bakıldığında, Seul ziyareti Erdoğan’ın yakın dönemde gerçekleştirdiği Doğu Asya temaslarının bir parçası. Türkiye’nin savunma ihracatında Asya-Pasifik bölgesine verdiği önem, Endonezya ve Pakistan ile süregelen projelerin yanı sıra Kore ile kurulmaya çalışılan bu yeni teknoloji köprüsüyle de genişliyor. İletişim Başkanlığının paylaştığı metinde ayrıca demir yolu altyapısı, lojistik merkezleri ve akıllı ulaştırma sistemlerinde ortak yatırım çağrısı da yer aldı; bu başlık doğrudan savunma sanayii kapsamında olmasa da iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın genişleme eğilimini yansıtıyor.
Kaynaklar
- Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yonhap Haber Ajansına Mülakat Verdi”, 02.11.2026 — iletisim.gov.tr — Haberin temel kaynağı; Cumhurbaşkanının mülakattaki ifadeleri, ziyaret programı ve heyet bilgileri bu resmi metinden alınmıştır.

