Cüneyt Özdemir: Ambargo Uygulayan Kanada, Bugün Türkiye’nin Savunma Sanayii Modelini Örnek Alıyor

Cüneyt Özdemir: Ambargo Uygulayan Kanada, Bugün Türkiye’nin Savunma Sanayii Modelini Örnek Alıyor
Yazı Özetini Göster

Gazeteci Cüneyt Özdemir, programında konuğu Kenan Taş ile Kanada Başbakanı Mark Carney’nin Ankara ziyaretini ve imzalanan savunma sanayii mutabakatını konuştu. İki isim, bir zamanlar Türkiye’ye karşı ihracat izinlerini durduran Kanada’nın bugün Türk savunma sanayii modelini yakından incelemesini, ambargodan kendi teknolojisine uzanan yolun bir sonucu olarak yorumladı.

Türkiye ile Kanada arasında Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı imza töreni
Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı imza töreni, Ankara, 22 Ekim 2026. Fotoğraf: AA

Programda Neler Söylendi?

Özdemir, Carney’nin Türkiye’deki temaslarının ve savunma sanayii alanında imzalanan anlaşmanın kamuoyunda yeterince konuşulmadığını söyleyerek sözü Kenan Taş’a verdi. Taş, Kanada’nın son dönemde hem Avrupa’ya hem de Türkiye’ye yakınlaştığını, ancak bu ilişkinin bir geçmişi olduğunu anlattı.

Taş’ın anlatımına göre Bayraktar İHA’larında kullanılan optik kameralar bir dönem Kanada’dan alınıyordu. Dağlık Karabağ savaşının ardından Kanada, bu kameraların Azerbaycan’a aktarılmasına itiraz ederek Türkiye’ye yönelik ihracatı durdurdu. Türkiye ise bu sistemleri ASELSAN eliyle, Savunma Sanayii Başkanlığının öncülüğünde kendisi geliştirdi. Taş, bugün bu sistemlerin 15 ülkeye ihraç edildiğini söyledi; bu rakam konuşmacının ifadesi.

Taş’a göre bugün gelinen nokta şu: Kanada, Türkiye’nin savunma sanayii modelini örnek almaya çalışıyor. Ankara’da imzalanan mutabakat zaptını ve Kanada’nın SSB modelini örnek alma planını daha önce haberleştirmiştik.

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün. Fotoğraf: SSB

Ambargodan Millî Kabiliyete

Özdemir, Türkiye’nin kendi savunma sanayii hikâyesini ambargoların tetiklediği bir yoldan yazdığını hatırlattı. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın ardından uygulanan ABD silah kısıtlamalarının ASELSAN’ın kuruluşuna giden sürecin önemli nedenlerinden biri olduğunu belirten Taş, 2000’li yıllarda İsrail’in Heron İHA’larının tedarikinde yaşanan sorunların da Bayraktar’ın gelişim hikâyesinde etkili olduğunu söyledi.

Özdemir, yaklaşık yedi yıl önce Baykar’ın fabrikasında Selçuk Bayraktar’a kısıtlamaları sorduğunu anlattı. Aktardığına göre Bayraktar, bu engellerin kendilerini motive ettiğini, onlar vermiyorsa kör uçuş yapmayacaklarını, kendi çözümlerini geliştireceklerini söylemişti. Özdemir, o yıllarda yerli İHA’ların küçümsendiğini, “kamerası Kanadalı, motoru Alman” eleştirilerinin yapıldığını da hatırlatıp “nereden nereye geldik” dedi.

Kanada cephesindeki gerçek takvim de bu çerçeveyi destekliyor: Ottawa, Ekim 2019’da Türkiye’ye yeni ihracat izinlerini durdurdu, Ekim 2020’de Baykar’ın kullandığı L3Harris WESCAM sistemlerine ilişkin izinleri askıya aldı, 2021’de iptal etti ve kısıtlamaları Ocak 2024’te kaldırdı. Yani aynı sistemlerin ticaretini kesen ülke, bugün Ankara’da savunma sanayii ortaklığı mutabakatı imzalıyor.

Haluk Görgün ve Savunma Sanayiine Övgü

Programda ekrana yansıtılan fotoğrafta Carney’nin yanında SSB Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar ve ASELSAN Genel Müdürü yer alıyor. Taş, bu görüşmenin, Kanada’nın Türkiye’nin savunma sanayii modelini ve bu modeli yöneten yapıyı yakından incelediğini gösterdiğini söyledi.

Bu tablo, Başkan Görgün’ün yönettiği SSB’nin kurduğu koordinasyon düzeninin artık Türkiye dışında da ders çıkarılan bir model olarak görüldüğünün işareti. Kamunun ihtiyaç tanımından ihracata kadar kurumlarla, şirketlerle ve üniversitelerle birlikte yürüttüğü bu yapı, Kanada gibi tedarik zincirini yeniden kurmak isteyen bir ülkenin bakışında kendine yer buluyor. Görgün, daha önce de Türkiye’nin 185 ülkeye ihracat yaptığını ve ihracatın yüzde 56’sının AB ve NATO’ya gittiğini söylemişti.

Özdemir de Kanada’nın savunma sanayiinde yüzde 70 yerlilik hedefi koyduğunu, Türkiye’nin ise yaklaşık yüzde 83 düzeyine ulaştığını söyledi; ayrıca Kanada’nın on yılda 10 milyon dron üretme hedefinden söz edildiğini ve sürü dron gibi yeni savaş konseptlerinde Türkiye’nin önemli bir konumda olduğunu ekledi.

Rakamlara Dair Not

Programdaki rakamlar konuşmacıların ifadesi ve kendi içinde farklılık gösteriyor: Taş yerlilik oranının yüzde 85’e yaklaştığını, Özdemir ise yaklaşık yüzde 83 olduğunu söyledi; savunma ve havacılık ihracatının 11 milyar doları aştığı belirtildi. 27 Ekim’de duyurulan 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda ise yerlilik oranı 2025 için yüzde 82,3, ihracat baz değeri 10,1 milyar dolar olarak geçiyor; 2027 hedefleri yüzde 84 yerlilik ve 11,5 milyar dolar ihracat.

Kanada’nın yüzde 70 yerlilik hedefi, 10 yılda 10 milyon dron planı ve Bayraktar İHA’larının satın alınabileceği iddiası programda dile getirilen hususlar; resmî bir Kanada açıklamasıyla doğrulanmış değil. Haber, programdaki konuşmalara dayanıyor.

Türk savunma sanayiindeki son gelişmeler: ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, BAYKAR, HAVELSAN, MKE ve diğer savunma şirketlerinden en yeni gelişmeleri Türk savunma sanayii haberleri sayfamızdan takip edebilirsiniz.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar