Saab CB90 CX Tanıtıldı: Euronaval 2026 Öncesi Yeni Hücumbotu

İsveçli savunma şirketi Saab, Euronaval 2026 fuarı öncesinde CB90 Combat Boat hücumbotu ailesinin yeni, daha büyük ve isteğe bağlı olarak insansız çalışabilen varyantı CB90 CX’i tanıttı. Şirket, 30 Ekim’de düzenlediği çevrimiçi basın brifinginde yeni teknenin detaylarını paylaştı. Tanıtım, Naval News’in Euronaval 2026 öncesi yaptığı haberle kamuoyuna duyuruldu.
Saab’ın Docksta iş birimi başkanı Anders Hellman, CB90 CX’i değişen deniz güvenliği ortamına verilen bir yanıt olarak tanımladı. Hellman, Baltık Denizi’ndeki altyapı olayları, Karadeniz’de küçük dağıtık sistemlerin artan kullanımı ve Kızıldeniz’deki ticari gemi saldırılarını örnek göstererek deniz kuvvetlerinin daha fazla görmesi, daha hızlı hareket etmesi ve kabiliyetlerini daha fazla platforma yayması gerektiğini söyledi.
Yeni tekne, 18 metre uzunluğu ve 4 metre genişliğiyle mevcut CB90 NG’den 1,4 metre daha uzun, 0,3 metre daha geniş. Su çekimi 1,1 metre. İki adet 1.100 beygir gücündeki motor ve su jeti tahrik sistemiyle tam yükte 40 knot üzerinde hız, yaklaşık 40 knotta 300 deniz milinden fazla menzil sunuyor. Yük kapasitesi, CB90 NG’nin aynı koşullardaki yaklaşık 3 tonluk kapasitesinden yüzde 50’den fazla artışla 5 tonun üzerine çıkarıldı. Mürettebat kapasitesi en fazla 10 kişi.
CB90 CX, DNV HSLC R2 sınıf notasyonuna sahip; yazın güvenli bir sığınaktan 100 deniz mili, kışın ise 50 deniz mili uzaklığa kadar açılabiliyor. Teknenin profili hem radar izini azaltmak hem de kara ve hava yoluyla taşınabilmesini kolaylaştırmak amacıyla alçak tutuldu. Saab, geminin otomasyon, platform izleme, ateş kontrolü ve yeni bir steer-by-wire sistemini tek dijital omurgada birleştiren Combat Core adlı açık mimari yazılımı geliştirdiğini açıkladı; bu mimari müşterilerin kendi sensör ve silah sistemlerini entegre etmesine imkân tanıyor. Autonomous Ocean Core yazılımıyla tüm CB90 CX tekneleri baştan insansız operasyona hazır üretiliyor.
Saab, CB90 CX’i üç farklı konfigürasyonla sunuyor. ISR konfigürasyonunda Sea Giraffe 1X X-bant 3B radarı, 60 devir/dakika dönüşle 360 derece kapsama ve 100 kilometreyi aşan hava algılama menzili sağlıyor; adaların arkasını görebilmek için 11 metreye kadar uzayabilen, hareket halindeyken 4 metreye indirilebilen yeni bir direk de bu konfigürasyonda yer alıyor. Gemi karşıtı konfigürasyonda MBDA’nın Marte ER deniz üstü uçuşlu ateşle-unut füzesi, dış hedef verisiyle 100 kilometrenin üzerinde menzile ulaşıyor. Kısa menzilli hava savunması konfigürasyonunda ise Rheinmetall’in Seasnake 30 deniz topu KCE-30 mühimmatıyla birlikte kullanılıyor; birincil hedefler helikopter, drone ve dolaşan mühimmat olarak belirlendi.
İsveç’in savunma tedarik kurumu FMV, Şubat 2026’da ilk etapta sekiz Seasnake 30 sistemi sipariş etmişti; bu da Saab’ın CB90 CX için planladığı silah sistemlerinin bir kısmının zaten İsveç envanterine girme sürecinde olduğunu gösteriyor. İsveç, CB90 CX’in lansman müşterisi konumunda; ilk teknenin kabul testlerinin son aşamasında olduğu ve teslimat öncesi denemelerin sürdüğü belirtiliyor.
Saab’ın verdiği bilgiye göre İsveç bugüne kadar toplam 36 CB90 siparişi verdi: Haziran 2024’te 10, 2025’te 22 ve 2026’nın ilk yarısında 4 adet daha. CB90 NG üretimi CB90 CX ile paralel sürecek; Saab, Docksta’da yeni bir tesis kurarak üretim kapasitesini iki katına çıkarmayı planlıyor. Şirketin hedef pazarları arasında NATO ve müttefik ülkeler, özellikle Baltık ve Akdeniz bölgesi öne çıkıyor. Dünya genelinde dokuz donanmada 300’ün üzerinde CB90 hizmette.
Saab, CB90 CX’in drone fırlatma kapasitesi (tüplü sistemler ve quadcopter’lar) ile torpido entegrasyonu üzerinde de çalıştığını açıkladı. Bu, teknenin yalnızca mevcut tehditlere karşı değil, gelecekte deniz dronlarının ve küçük insansız sistemlerin yaygınlaşacağı bir operasyon ortamına göre tasarlandığını gösteriyor. Combat Core mimarisinin açık yapıda olması, farklı ülkelerin kendi sensör ve silah tedarikçileriyle sistemi özelleştirebilmesine imkân tanıyarak ihracat potansiyelini artıran bir unsur olarak öne çıkıyor.
CB90 CX’in isteğe bağlı insansız çalışabilme özelliği, küçük ve orta boy deniz platformlarında otonom operasyona geçiş eğiliminin bir parçası. Fransa’nın DANAE programı gibi girişimlerde görüldüğü üzere, Avrupa donanmaları hem insanlı hem insansız modda çalışabilen “ikili mod” tekne ve bot tasarımlarına yöneliyor. Saab’ın bu stratejiyi CB90 serisi gibi uzun süredir hizmette olan ve dokuz donanmada 300’den fazla örneği bulunan kanıtlanmış bir platform üzerinden uygulaması, teknenin pazar kabulünü hızlandırabilecek bir avantaj olarak değerlendirilebilir.
Türkiye açısından bakıldığında, CB90 CX’in temsil ettiği hızlı saldırı botu ve çok görevli küçük platform kategorisi, ULAQ, SANCAR ve TUFAN gibi Türk üretimi insansız deniz araçlarıyla kısmen örtüşen bir pazar segmentine işaret ediyor. Saab’ın mürettebatlı-insansız karma yaklaşımı ile Türk şirketlerinin tamamen insansız platformlara odaklanan stratejisi arasındaki fark, aynı operasyonel ihtiyaca farklı mühendislik çözümleriyle yanıt verilebileceğini gösteren bir karşılaştırma örneği sunuyor.
Kaynaklar
- Naval News, “Saab Unveils Optionally Crewed CB90 CX Ahead of Euronaval 2026”, 30.10.2026 — Saab’ın Docksta birim başkanı Anders Hellman’ın brifingine dayanan haber; teknenin teknik özellikleri, konfigürasyonları ve İsveç siparişlerine ilişkin bilgiler bu kaynaktan derlenmiştir.

