ROKETSAN TAYFUN Blok-3’te Seri Üretime Geçti: Hareketli Gemiyi Vuran Füze

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, TAYFUN balistik füzesinin Blok-3 versiyonunda seri üretime geçildiğini açıkladı. İkinci, Blok-2 ile birlikte Blok-3’ün de bu yıl içinde Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girmesinin hedeflendiğini belirtti. Açıklama, 3 Ekim’de Şanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu etkinliğinde yapıldı; İkinci, ADEX2026 fuarı kapsamında CNN Türk’e verdiği röportajda da aynı bilgiyi teyit etti.
“Test çalışmaları sürüyor, seri üretime başladık”
Murat İkinci, Blok-3’e ilişkin test programının henüz tamamlanmadığını, ancak üretim hattının paralel olarak çalışmaya başladığını söyledi. “Blok 3’ün test çalışmaları devam ediyor. Bir taraftan da seri üretimine başladık” ifadesini kullanan İkinci, bu yaklaşımın Blok-2 ve Blok-3’ü aynı takvimde envantere taşımayı amaçladığını aktardı.
ADEX2026’daki röportajında İkinci, iki blokun da seri üretime alındığını ve teslimatların 2026 içinde planlandığını yineledi. Şirket, üretim adedi veya teslimat takvimine ilişkin ayrıntılı bir rakam paylaşmadı.
Hareketli deniz hedefini vuran arayıcı başlık
Blok-3’ü önceki TAYFUN versiyonlarından ayıran özelliklerin başında, füzeye entegre edilen arayıcı başlık geliyor. Bu bileşen, hareketli deniz hedeflerini tespit edip üzerlerine kilitlenme kabiliyeti sağlıyor; bu da TAYFUN ailesini kara hedeflerine yönelik klasik bir balistik füzeden, gemi karşıtı kullanıma da açılan bir sisteme dönüştürüyor.
Kabiliyet, Rize-Artvin Havalimanı’ndan yapılan bir canlı atış testinde doğrulandı. Test atışında füze, Karadeniz üzerinde konumlandırılan ve küçük bir balıkçı teknesi büyüklüğünde olan insansız bir yüzey aracını, gerçek bir savaş başlığıyla isabet ettirerek imha etti. Savunma istihbaratı kuruluşu Janes, bu testi NATO üyesi bir ülkenin balistik füzeyle hareketli deniz hedefi vurma kabiliyetini açık biçimde gösterdiği ilk örnek olarak değerlendirdi.
Menzil ve teknik veriler
ROKETSAN, TAYFUN ailesi için kamuya açık materyallerinde 280 kilometrenin üzerinde bir menzil rakamı veriyor. Türkiye’nin resmî iletişim mercileri ise geçmiş testlerde füzenin etkin menzilinin 280 kilometre, azami menzilinin ise 800 kilometre olduğunu duyurmuştu. ROKETSAN, Blok-3’e özgü menzil, hız veya arayıcı başlığın teknik performansına ilişkin ayrıntılı veriyi güvenlik gerekçesiyle kamuoyuyla paylaşmıyor.
Blok-3’ün hangi platformlardan, hangi sıklıkla test edildiğine dair resmî bir takvim de açıklanmadı. Şirket yetkilileri, bu suskunluğun programın hassasiyetinden kaynaklandığını vurguluyor.
TAYFUN ailesinin genel tablosu
TAYFUN programı, Türkiye’nin kısa menzilli balistik füze kabiliyetini yerli olarak geliştirme çalışmalarının en görünür ürünü. Blok-2 sürümü halihazırda test aşamalarını tamamlamış durumda; Blok-3 ise hem kara hem deniz hedeflerine yönelik isabet kabiliyetiyle ailenin menzilini genişletiyor. ROKETSAN yönetimi, Blok-4 üzerinde çalışmaların da sürdüğünü daha önceki açıklamalarında dile getirmişti, ancak bu versiyonun takvimi hâlâ netleşmedi.
İkinci’nin açıklamaları, TAYFUN’un sadece bir test platformu olmaktan çıkıp seri üretim ve envantere giriş aşamasına geçtiğini gösteriyor. Bu geçiş, Türkiye’nin balistik füze alanındaki yerlileştirme hedefleri açısından kritik bir eşik olarak öne çıkıyor.
Niçin önemli: gemi karşıtı balistik füze kulübü
Hareketli deniz hedeflerini vurabilen balistik füzeler, dünyada sınırlı sayıda ülkenin elinde bulunan bir kabiliyet olarak kabul ediliyor. Çin’in DF-21D’si ve İran’ın Fateh ailesindeki bazı varyantları bu kategoride anılan örnekler arasında yer alıyor. TAYFUN Blok-3’ün Rize-Artvin testinde gösterdiği performans, Türkiye’yi bu dar kulübe yaklaştıran bir adım olarak değerlendiriliyor; ancak sistemin operasyonel koşullarda ne ölçüde güvenilir çalıştığına dair bağımsız bir değerlendirme henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.
Bu kabiliyet, özellikle kıyı savunması ve boğaz/geçiş noktalarının kontrolü açısından stratejik bir seçenek sunuyor. Bir kara temelli balistik füzenin, deniz hedefini imha edebilmesi, klasik gemi karşıtı füzelerin menzil sınırlarının ötesinde bir caydırıcılık katmanı oluşturma potansiyeli taşıyor.
Programın arka planı
TAYFUN, Türkiye’nin 2022’den bu yana aralıklarla test ettiği yerli kısa menzilli balistik füze ailesi. İlk atışlar kara hedeflerine yönelikken, Blok-2 ve sonrasında gelen versiyonlarla menzil ve isabet hassasiyeti kademeli olarak artırıldı. ROKETSAN, füzenin güdüm sistemi ve arayıcı başlık teknolojisini yerli olarak geliştirdiğini, ailenin farklı bloklarının birbirini tamamlayan kabiliyetler sunacağını daha önceki açıklamalarında dile getirmişti.
Murat İkinci’nin TEKNOFEST Güneydoğu ve ADEX2026’daki açıklamaları, bu yerlileştirme sürecinin test aşamasından seri üretim ve envantere giriş aşamasına geçtiğini gösteren ilk somut işaret olarak kayda geçti. Şirket, Blok-2 ve Blok-3’ün önümüzdeki aylarda Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edilmesini planlıyor; ancak teslim edilecek adet ve birliklerin dağılımı konusunda resmî bir açıklama yapılmadı.
Kaynaklar
ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci’nin TEKNOFEST Güneydoğu (3 Ekim 2026) ve ADEX2026 (CNN Türk röportajı) kapsamındaki açıklamaları — kullanım amacı: Blok-3 seri üretim bilgisinin doğrulanması. Janes Defence Intelligence, “Türkiye Tests TAYFUN Block 3 Ballistic Missile” — kullanım amacı: Rize-Artvin testi ve hareketli deniz hedefi vuruşunun teknik doğrulaması.


