ROKETSAN Neden Kuruldu? Stinger Programı ve Millî Füze Hamlesi

ROKETSAN, 14 Haziran 1988’de Savunma Sanayii İcra Komitesi kararıyla iki gerekçeyle kuruldu: Türkiye’nin katıldığı Stinger Avrupa Ortak Üretim Programı’nda üstlendiği kompozit yakıtlı roket motorlarını üretecek bir sanayi kuruluşunun bulunmaması ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin roket-füze ihtiyacını millî imkânlarla karşılayacak öncü bir kurum ihtiyacı. Yani şirket, hem somut bir program yükümlülüğünün hem de uzun vadeli bir millî teknoloji hedefinin ürünüdür.
| ROKETSAN’ın Kuruluşu — Bir Bakışta | |
|---|---|
| Kuruluş tarihi | 14 Haziran 1988, Ankara |
| Karar mercii | Savunma Sanayii İcra Komitesi (SSİK) |
| Resmî amaç | Ülkede roket ve füze tasarlayan, geliştiren ve üreten öncü kuruluş olmak |
| Somut tetikleyici | Stinger Avrupa Ortak Üretim Programı’nın kompozit yakıtlı motor üretimi payı |
| İlk adres | İskitler (Ankara), kiralık bina — yaklaşık 25 kişilik çekirdek kadro |
| Ana tesis | Elmadağ (Ankara); yatırımlar 1988-1991 arasında tamamlandı |
| Kurucu ortaklar | TSKGV, ASELSAN, MKE, VakıfBank ile Kutlutaş ve Kalekalıp gibi özel ortaklar |
| Bugünkü sahiplik | TSKGV %55, ASELSAN %15, MKE %15, VakıfBank %10, diğer %5 |
ROKETSAN neden kuruldu? Kısa cevap
Kuruluşun resmî gerekçesi, Savunma Sanayii İcra Komitesi kararında açıkça yazar: Türk Silahlı Kuvvetleri’nin roket ve füze ihtiyacının karşılanması ve ülkede roket-füze tasarımı, geliştirilmesi ve üretimi konularında öncü bir kuruma sahip olunması. 1980’lerin sonunda Türkiye’nin envanterindeki roket ve füzelerin tamamına yakını ithaldi; tasarım ve üretim yeteneği yurt dışındaydı.
Bu stratejik hedefi somut bir zorunluluk tetikledi. Türkiye, NATO müttefikleriyle birlikte katıldığı Stinger Avrupa Ortak Üretim Programı‘nda füzenin kritik alt sistemlerinden olan kompozit yakıtlı fırlatma ve uçuş motorları ile sevk sistemlerinin yurt içinde üretimini üstlenmişti. Ancak o tarihte Türkiye’de kompozit katı yakıt teknolojisine sahip tek bir kuruluş yoktu. Millî Savunma Bakanlığı bu üretimi mevcut bir fabrikaya vermek yerine, doğrudan bu iş için yeni bir şirket kurulmasını uygun buldu. O şirket ROKETSAN oldu.

1980’ler bağlamı: ambargo dersi ve 3238 sayılı Kanun
Kuruluş kararı boşlukta alınmadı. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında ABD’nin uyguladığı silah ambargosu, Türkiye’ye dışa bağımlı savunma envanterinin kriz anında ne anlama geldiğini göstermişti. Bu ders, 1985’te çıkarılan 3238 sayılı Kanun‘la kurumsal bir çerçeveye oturdu: Kanun, Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nı (bugünkü Savunma Sanayii Başkanlığı) ve savunma sanayiinin en üst karar organı olan Savunma Sanayii İcra Komitesi‘ni kurdu.
Bu yeni mekanizmanın görevi, modern bir millî savunma sanayii altyapısını şirketler eliyle inşa etmekti. ROKETSAN, bu modelin roket ve füze alanındaki uygulamasıdır: Devlet stratejik hedefi belirledi, vakıf ve sanayi ortaklarıyla şirket kuruldu, ilk işi de uluslararası bir programın içinden geldi.
Stinger programı: kuruluşun somut tetikleyicisi
Stinger Avrupa Ortak Üretim Programı; ABD tasarımı FIM-92 Stinger omuzdan atılan hava savunma füzesinin Almanya, Hollanda, Yunanistan ve Türkiye’nin katıldığı bir konsorsiyum tarafından Avrupa’da üretilmesini öngörüyordu. Türkiye’nin payına füzenin fırlatma ve uçuş motorları ile tahrik sistemleri düştü; bu, programın teknolojik olarak en kritik iş paketlerinden biriydi.
ROKETSAN kuruluşundan yaklaşık bir yıl sonra, 20 Haziran 1989’da Alman LFK firmasıyla alt yüklenici sözleşmesini imzaladı. Elmadağ’daki tesis yatırımları 1988-1991 arasında tamamlandı, teslimatlar 1991’in ikinci yarısında başladı ve program 2004’teki son teslimatlara kadar sürdü. Bu proje şirkete yalnızca gelir değil; kompozit katı yakıt, hassas üretim ve NATO standartlarında kalite güvence altyapısı kazandırdı. Bugünkü CİRİT, HİSAR ve ATMACA gibi millî programların üretim temelinde bu dönemde kurulan tesisler ve yetişen kadrolar vardır.
Kuruluş günleri: İskitler’de kiralık bina, 25 kişilik kadro
Kuruluş kararının hemen ardından şirket, Ankara İskitler’de kiralık bir binada yaklaşık 25 kişilik çekirdek kadroyla çalışmaya başladı. İlk yılların gündemi; Elmadağ’da kurulacak üretim tesisinin inşası, kompozit yakıt teknolojisinin transferi ve mühendis kadrosunun yetiştirilmesiydi.
Elmadağ yerleşkesi bugün hâlâ şirketin ana üretim ve test merkezi. 1988’de 25 kişiyle başlayan yapı, 2024 itibarıyla yaklaşık 5.000 çalışana ve 2.000 kişilik Ar-Ge kadrosuna ulaştı; Nisan 2026’da açılan Lalahan ve Kırıkkale tesisleriyle üretim kapasitesini yaklaşık beş katına çıkarma hedefine girdi.
Kuruluş amacının gerçekleşip gerçekleşmediğini en net gösteren şey ürün takvimidir. Stinger motor üretimiyle teknoloji biriktiren şirket, 1990’ların ortasından itibaren kendi tasarımı sistemleri TSK envanterine sokmaya başladı.

Kurucu ortaklar: kamu-özel karması bir model
ROKETSAN, kamu sermayeli bir KİT olarak değil; vakıf, kamu bankası, savunma şirketleri ve özel sektörün bir araya geldiği bir anonim şirket olarak kuruldu. Kurucu ortaklar arasında Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV), ASELSAN, Makina ve Kimya Endüstrisi (MKE) ve VakıfBank’ın yanı sıra Kutlutaş ve Kalekalıp gibi özel sektör kuruluşları yer aldı. Bu karma model, devlet güdümlü stratejik hedefle özel sektör esnekliğini aynı çatıda birleştirme arayışının ürünüydü.
Zaman içinde özel ortakların payları devredildi ve yapı vakıf ağırlıklı hâle geldi. Bugün hisselerin %55’i TSKGV’de, %15’i ASELSAN’da, %15’i MKE’de, %10’u VakıfBank’tadır; şirket borsada işlem görmez. Ayrıntılı sahiplik analizi için ROKETSAN’ın sahibi kim? dosyasına bakılabilir.
Kuruluş amacı bugün ne durumda?
SSİK kararındaki ‘roket ve füze tasarlayan, geliştiren ve üreten öncü kuruluş’ hedefi bugün fazlasıyla gerçekleşmiş durumda. ROKETSAN; ATMACA ve ÇAKIR gibi seyir füzeleri, TAYFUN balistik füzesi, HİSAR ve SİPER hava savunma sistemleri, UMTAS-OMTAS-KARAOK tanksavar ailesi, CİRİT lazer güdümlü füzesi, MAM akıllı mühimmat ailesi ve AKYA torpidosuyla tam ürün yelpazesine sahip tek Türk füze üreticisi konumunda.
Finansal tablo da hedefin ölçeğini gösteriyor: Defense News Top 100’ün 2025 listesinde 71. sırada yer alan şirketin 2024 savunma geliri yaklaşık 1,55 milyar dolar; 2025 cirosu Genel Müdür Murat İkinci’nin açıklamasına göre 2 milyar doları aştı ve toplam iş hacmi yeni kontratlarla yaklaşık 10 milyar dolara ulaştı. 1988’de bir programın motor üretimi için kurulan şirket, bugün üç kıtada ortak üretim anlaşmaları imzalayan bir teknoloji ihracatçısına dönüştü.
Bu dosyadaki kuruluş gerekçeleri ve tarihler; ROKETSAN’ın resmî kurumsal açıklamaları, Savunma Sanayii İcra Komitesi kararına ilişkin kamuya açık kayıtlar ve sektör yayınlarıyla doğrulanmıştır. Kuruluş dönemindeki ortaklık paylarının kesin oranları resmî olarak açıklanmadığından yalnızca ortak adları verilmiş, güncel pay dağılımı esas alınmıştır. 25 kişilik çekirdek kadro bilgisi şirketin kendi kurumsal anlatımına dayanır.
Sık Sorulan Sorular
ROKETSAN neden kuruldu?
İki gerekçeyle: Türkiye’nin Stinger Avrupa Ortak Üretim Programı’nda üstlendiği kompozit yakıtlı roket motorlarını üretecek bir kuruluşun bulunmaması ve TSK’nın roket-füze ihtiyacını millî imkânlarla karşılayacak öncü bir kurum kurma hedefi. Karar, 14 Haziran 1988’de Savunma Sanayii İcra Komitesi tarafından alındı.
ROKETSAN’ı kim kurdu?
Kuruluş kararını Savunma Sanayii İcra Komitesi aldı. Kurucu ortaklar arasında TSKGV, ASELSAN, MKE ve VakıfBank gibi kamu ağırlıklı kuruluşlarla Kutlutaş ve Kalekalıp gibi özel şirketler yer aldı; yapı zamanla vakıf ağırlıklı hâle geldi.
ROKETSAN’ın kuruluşunda Stinger programının rolü neydi?
Türkiye, Stinger Avrupa Ortak Üretim Programı’nda füzenin kompozit yakıtlı fırlatma ve uçuş motorlarının üretimini üstlenmişti; ancak ülkede bu teknolojiye sahip kuruluş yoktu. Millî Savunma Bakanlığı bu iş için yeni bir şirket kurulmasını uygun buldu ve ROKETSAN’ın ilk büyük işi bu program oldu.
ROKETSAN kaç kişiyle ve nerede işe başladı?
Şirket, Ankara İskitler’de kiralık bir binada yaklaşık 25 kişilik çekirdek kadroyla çalışmaya başladı. Ana üretim tesisi olan Elmadağ yerleşkesinin yatırımları 1988-1991 arasında tamamlandı.
ROKETSAN’ın ilk millî ürünleri nelerdi?
Kendi tasarımı ilk sistemler 1990’larda envantere girdi: TR-122 roketleri 1996’da, TR-107 1997’de, KASIRGA roket sistemi 1998’de, J-600T YILDIRIM balistik füzesi ise 2002’de Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine kabul edildi.
ROKETSAN’ın kuruluş amacı gerçekleşti mi?
Evet. Seyir füzelerinden balistik füzelere, hava savunmadan tanksavar sistemlerine uzanan tam ürün yelpazesiyle şirket, SSİK kararındaki ‘öncü kuruluş’ hedefini aştı; 2025’te cirosu 2 milyar doları geçti ve Suudi Arabistan ile Endonezya’ya teknoloji transfer eden ortak üretim anlaşmaları imzaladı.
Kaynaklar
- ROKETSAN resmî kurumsal sayfası: Hakkımızda ve kuruluş amacı — roketsan.com.tr
- Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı: bağlı şirketler — tskgv.org.tr
- Savunma Sanayii Başkanlığı: 3238 sayılı Kanun ve SSİK — ssb.gov.tr
- Defence Turkey: Roketsan — Turkey’s Focal Point for Missile and Rocket Technologies — defenceturkey.com
- Sanayi Gazetesi: ROKETSAN’ın kuruluşu ve Stinger programı anlatımı — sanayigazetesi.com.tr

