Pratt & Whitney Polonya’daki F135 Hattına 25 Milyon Dolar

RTX bünyesindeki Pratt & Whitney, Polonya’nın Niepołomice kentindeki tesisine 25 milyon dolarlık (yaklaşık 95 milyon zloti) yatırım yapacağını açıkladı. Genişleme, F-35 Lightning II’nin tüm versiyonlarını çalıştıran F135 turbofan motorunun karmaşık boru grubu parçalarının üretim kapasitesini artıracak.
Yatırımın ayrıntıları
Tesis, uçak motorları için karmaşık boru ve hat gruplarının üretiminde uzmanlaşmış durumda. Yeni yatırımla birlikte 120’den fazla yeni istihdam oluşturulması ve genişletilmiş hattın 2028’de faaliyete geçmesi planlanıyor. Yatırım, Polonya Yatırım Bölgesi Programı kapsamında destekleniyor.
Pratt & Whitney’in Niepołomice Genel Müdürü Dariusz Stopa, “Polonya, Pratt & Whitney’in küresel motor üretiminde kilit bir merkez olarak hayati rol oynuyor; 125 milyon dolarlık yatırımımız bu taahhüdü daha da güçlendiriyor” değerlendirmesinde bulundu.
Söz konusu 125 milyon dolarlık toplam, Niepołomice’deki 25 milyon dolarlık genişlemenin yanı sıra Rzeszów tesisinde izotermal dövme bileşenler için ayrılan 100 milyon dolarlık ayrı bir yatırımı da kapsıyor. RTX, Polonya’yı ABD dışındaki en büyük yatırım ve istihdam merkezi olarak tanımlıyor; ülkedeki çalışan sayısı 9.500’ün üzerinde.
F135 motoru neden kritik?
F135, Pratt & Whitney tarafından geliştirilen ve F-35’in A, B ve C versiyonlarının tamamında kullanılan tek motorlu tahrik çözümüdür. Yaklaşık 43.000 libre sınıfında art yakıcılı itki üreten motor, F-35B’de dikey iniş için gereken kaldırma fanını da tahrik ediyor.
Motorun sanayi açısından önemi, üretim hacminden geliyor. F-35 programı, Batı’nın tek bir platform etrafında kurduğu en büyük savaş uçağı tedarik zinciri; binlerce uçaklık öngörülen üretim, motor ve alt bileşen hattını on yıllar boyunca meşgul edecek bir talep yaratıyor. Bu hatta parça üreten ülkeler, yalnızca ekonomik kazanç değil, uzun vadeli teknoloji erişimi de elde ediyor.
Program aynı zamanda bir güncelleme baskısı altında. F-35’in Block 4 modernizasyonuyla artan elektrik ve soğutma ihtiyacı, motorun termal yönetim kapasitesinin yükseltilmesini gerektiriyor. Motor Çekirdeği Yükseltmesi (Engine Core Upgrade – ECU) olarak anılan bu çalışma, F135 tedarik zincirini önümüzdeki yıllarda daha da yoğunlaştıracak.
Polonya’nın savunma sanayii hesabı
Polonya, 32 adet F-35A tedarik ediyor; uçaklar ülkede Husarz adıyla anılıyor. Ancak Varşova’nın savunma sanayii stratejisi yalnızca platform almakla sınırlı değil. Ülke, son on yılda motor, aviyonik ve dövme bileşen alanlarında Batılı üreticilerin üretim üssü hâline gelmeyi hedefleyen bir politika yürütüyor.
Bu politikanın somut karşılığı, Rzeszów çevresinde yoğunlaşan ve “Havacılık Vadisi” olarak anılan sanayi kümesi. Pratt & Whitney’in yanı sıra çok sayıda uluslararası havacılık şirketi bölgede üretim yapıyor. Polonya için bu yapı, hem nitelikli istihdam hem de kriz dönemlerinde bakım-onarım kabiliyetini ülke içinde tutma anlamına geliyor.
Avrupa’da üretim yerelleşmesi
Yatırım kararı, daha geniş bir eğilimin parçası. Avrupa’daki savunma harcamalarının hızla artması, ABD’li ana yüklenicileri kıtada üretim ayak izi kurmaya yöneltiyor. Alıcı ülkeler artık yalnızca platform değil, sanayi katılımı ve yerli tedarik payı talep ediyor. Bu talep, sözleşmelerin fiyat kadar belirleyici ikinci boyutu hâline geldi.
Motor gibi kritik alt sistemlerde bu yerelleşme sınırlı kalıyor. Sıcak kısım bileşenleri, tek kristal türbin kanatları ve tam motor montajı genellikle ana ülkede kalırken; boru grupları, kablo demetleri ve yapısal parçalar yerel tesislere devrediliyor. Polonya’daki genişleme de bu ikinci kategoriye giriyor.
Program takvimi ve riskler
Genişletilmiş hattın 2028’de devreye girecek olması, F-35 üretim temposuyla uyumlu bir takvim. Program, yıllık teslimat hedeflerinde son yıllarda dalgalanma yaşadı; yazılım blok geçişleri ve tedarik zinciri darboğazları teslimatları zaman zaman yavaşlattı. Motor tarafında ise en kritik başlık, artan görev yükünün soğutma ihtiyacını karşılayabilmek.
Boru grupları bu denklemin görünmeyen ama belirleyici parçası. Yakıt, hidrolik ve termal yönetim hatları, motorun çalışma sıcaklığı ve titreşim rejimine dayanacak şekilde üretilmek zorunda. Üretim toleransları dar, sertifikasyon süreçleri uzun. Bu nedenle böyle bir hattı kurmak, tesise sermaye koymanın ötesinde uzun soluklu bir nitelikli işgücü yatırımı anlamına geliyor.
Türkiye açısından
Türkiye, F-35 programından çıkarıldıktan sonra havacılık motoru alanındaki kendi kabiliyetini TEI ve TUSAŞ merkezli olarak derinleştirdi. TEI-TF6000 ve TEI-TF10000 gibi turbofan projeleri, KAAN ve insansız platformlar için yerli tahrik çözümü hedefliyor. Bunun yanında TEI, halihazırda küresel motor üreticilerinin tedarik zincirinde parça üreticisi olarak yer alıyor.
Polonya örneği, tedarik zinciri katılımının nasıl bir sanayi birikimine dönüşebileceğini gösteriyor. Türk sanayii için de sivil ve askerî motor programlarında alt bileşen üretimi, kendi motorunu geliştirme hedefiyle çelişen değil, onu besleyen bir hat olarak okunabilir.
Kaynakça
- RTX / Pratt & Whitney kurumsal açıklaması (4 Eylül 2026)
- Polonya Yatırım Bölgesi Programı bilgilendirmeleri
- Defence Industry Europe değerlendirmesi

