ABD Ordusu İlk Lazer Silahı Üretim Sözleşmesini İmzaladı: LOCUST X3’e 464,8 Milyon Dolar

ABD Ordusu, yönlendirilmiş enerji silahları alanında uzun süredir deneysel aşamada kalan yüksek enerjili lazerleri ilk kez seri üretim hattına taşıyor. AeroVironment (AV), Ordu’nun Enduring-High Energy Laser (E-HEL) programı kapsamında LOCUST X3 lazer silah sistemini tedarik etmek üzere 464,8 milyon dolarlık sözleşme aldı. Şirketin 2 Eylül’de yaptığı resmi açıklamaya göre bu, ABD tarihinde bir yönlendirilmiş enerji sisteminin ilk kez üretim sözleşmesine bağlanması anlamına geliyor.
Sözleşmenin kapsamı
Anlaşma, Other Transaction Agreement (OTA) adı verilen ve savunma tedarikinde hızlandırılmış süreçler için kullanılan sözleşme tipiyle yapıldı. AeroVironment’ın açıklamasına göre şirket, önümüzdeki birkaç yıl içinde “düzinelerce” LOCUST X3 sistemini teslim edecek. Sözleşme yalnızca donanımı değil, sistem desteği ve personel eğitimini de kapsıyor.
Şirketin üst yönetimi anlaşmayı bir eşik olarak tanımladı. AV Genel Müdürü Wahid Nawabi, ödülün “yalnızca AV için değil, modern savunmanın geleceği açısından da belirleyici bir an” olduğunu söyledi. Şirketin ilgili biriminin başkan yardımcısı John Garrity ise sistemin olgunluğuna vurgu yaparak “E-HEL gelecekteki bir yetenek değil; kanıtlanmış teknoloji üzerine kurulmuş, üretime hazır bir sistem” ifadesini kullandı.
LOCUST X3 nedir?
LOCUST X3, 30 kilovat sınıfında bir yüksek enerjili lazer silah sistemi. “Platformdan bağımsız” olarak tasarlanan sistem, JLTV (Ortak Hafif Taktik Araç) üzerine, paletli/paletsiz araçlara ya da palet tipi sabit konfigürasyonlara yerleştirilebiliyor. Infantry Squad Vehicle (ISV) entegrasyonu da seçenekler arasında bulunuyor.
Sistemin hedef seti, NATO sınıflandırmasındaki Grup 1-3 insansız hava araçları. Bu kategori, birkaç kilogramlık ticari quadcopter’lardan yaklaşık 600 kilograma kadar çıkan orta sınıf İHA’ları kapsıyor. Ukrayna ve Orta Doğu’daki muharebe deneyimi, bu sınıftaki hedeflere karşı füze kullanmanın maliyet açısından sürdürülemez olduğunu gösterdi: birkaç bin dolarlık bir kamikaze İHA’yı yüz binlerce dolarlık bir önleyici füzeyle düşürmek, savunan tarafı ekonomik olarak yıpratıyor.
Lazer silahlarının cazibesi tam olarak bu noktada başlıyor. Elektrik enerjisiyle çalışan bir lazer, atış başına maliyeti birkaç dolar seviyesine indiriyor ve enerji beslemesi sürdüğü sürece mühimmat stoğu sorunu yaşamıyor. Buna karşılık atmosferik koşullar (sis, yoğun toz, yağış) ışın gücünü zayıflatabiliyor ve hedefin imha edilmesi için ışının belirli bir noktada saniyeler boyunca sabit tutulması gerekiyor.
Deneysel programlardan üretime uzanan yol
ABD Ordusu 2019’dan bu yana çeşitli lazer prototiplerini sahada denedi. Stryker zırhlı aracına entegre edilen 50 kilovatlık DE M-SHORAD sistemleri ve palet tipi P-HEL çözümleri Orta Doğu’daki birliklerde sınırlı sayıda kullanıldı. Ancak bu programların hiçbiri seri üretim aşamasına geçmemişti; sistemler prototip statüsünde kaldı ve sahadan gelen geri bildirimler soğutma, güç yönetimi ve bakım yükü konularında sorunlara işaret etti.
E-HEL programının adındaki “enduring” (kalıcı) sözcüğü de bu geçmişe bir yanıt niteliği taşıyor: Ordu, deneysel dağıtımlar yerine envanterde kalıcı yer edinecek, lojistik zinciri kurulmuş bir yetenek arıyor. AeroVironment, LOCUST’un White Sands Füze Menzili’nde test edildiğini belirtti. Şirket ayrıca Mart 2026’da New Mexico’nun Albuquerque kentindeki tesisine 30 milyon dolarlık yatırım duyurmuştu; bu yatırım, üretim kapasitesinin sözleşme öncesinde hazırlandığını gösteriyor.
AeroVironment’ın dönüşümü
AeroVironment, savunma sektöründe uzun yıllar boyunca küçük İHA’larla tanındı. Raven, Puma ve Wasp keşif İHA’ları ile Switchblade serisi gezinen mühimmatlar şirketin bilinen ürünleri arasında. Şirket son yıllarda satın almalarla ürün gamını genişletti ve BlueHalo’nun bünyeye katılmasıyla lazer, uzay ve karşı-İHA teknolojilerinde ciddi bir portföy edindi. LOCUST ailesi de bu birleşmeyle şirkete geçen teknolojiler arasında yer alıyor.
Bu tablo, karşı-İHA pazarında ilginç bir simetri oluşturuyor: İHA üreten bir şirket, aynı zamanda İHA’ları düşüren sistemlerin de tedarikçisi haline geldi.
Türkiye açısından bağlam
Yönlendirilmiş enerji silahları Türkiye’nin de çalıştığı bir alan. ASELSAN’ın geliştirdiği GÖKBERK lazer sistemi, mobil bir platform üzerinde İHA’lara karşı hem lazer hem elektronik harp yeteneğini birleştiriyor. Şirketin daha önce sahaya sürdüğü ARMOL sistemi ise el yapımı patlayıcıların lazerle etkisiz hâle getirilmesi görevine odaklanmıştı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterindeki karşı-İHA çözümleri ağırlıklı olarak elektronik harp (KORKUT, İHASAVAR sınıfı sistemler ve KANGAL) ile top ve füze tabanlı kısa menzilli hava savunmasına dayanıyor.
ABD Ordusu’nun lazerleri prototip statüsünden çıkarıp seri üretime alması, benzer programlar yürüten ülkeler için bir referans noktası oluşturuyor. Bir yandan da bu adım, sürü İHA saldırılarının önümüzdeki on yılda hava savunmasının merkezi problemi olarak görüldüğünü teyit ediyor. Karşı tarafın maliyeti düşükse, savunmanın maliyeti de düşmek zorunda.
Ne bekleniyor?
Teslimat takvimi ve birlik dağıtım planı henüz kamuoyuyla paylaşılmadı. Sistemin sahada nasıl performans göstereceği, özellikle çöl tozu, deniz nemi ve düşük görüş koşullarındaki etkinliği, programın kalıcı olup olmayacağını belirleyecek. Lazer silahlarının geçmişindeki en büyük sorun teknolojinin kendisi değil, sahadaki güvenilirliği ve bakım yükü oldu. E-HEL’in bu sınavdan nasıl geçeceği, önümüzdeki yılların takip konusu olacak.
Kaynakça
- AeroVironment resmi basın açıklaması, 2 Eylül 2026 — avinc.com
- Defence Industry Europe, 3 Eylül 2026
- Breaking Defense, 2 Eylül 2026

