Polonya’nın Orka denizaltılarının kulakları Almanya’dan: ELAC’a Saab’dan 140,7 milyon euroluk sonar sözleşmesi

Polonya’nın yeni nesil denizaltı programı Orka, akustik kabiliyet tarafında da şekillenmeye başladı. İngiliz savunma grubu Cohort plc’nin Alman iştiraki ELAC SONAR, program kapsamında aktif ve pasif sonar sistemlerinin tedariki için Saab‘dan 140,7 milyon euro değerinde sözleşme aldı.
Çalışmalar hemen başlıyor; teslimatların 2030’ların ortasına kadar süreceği bildirildi. Cohort İcra Kurulu Başkanı Andy Thomis, siparişin “ELAC SONAR’ın gelişmiş dijital sonar sistemlerinde dünya lideri konumunu teyit ettiğini” belirtti ve işbirliğinin Baltık Denizi güvenliği için “dünya standartlarında bir sualtı kabiliyeti” oluşturmayı hedeflediğini söyledi.
Orka programı nedir?
Orka, Polonya Deniz Kuvvetleri’nin uzun süredir ertelenen denizaltı yenileme programı. Polonya, Sovyet dönemi Kilo sınıfı ORP Orzeł ve Norveç’ten devralınan Kobben sınıfı tekneler emekliye ayrıldıkça yıllardır ciddi bir sualtı kabiliyet boşluğu yaşıyordu. Programın çözümü olarak İsveç’in A26 (Blekinge sınıfı) tasarımı seçildi ve Saab ana yüklenici konumunda.
A26, İsveç Deniz Kuvvetleri için geliştirilen, sığ ve akustik olarak karmaşık Baltık sularında çalışmak üzere optimize edilmiş bir tasarım. Havadan bağımsız tahrik (AIP) için Stirling motoru kullanıyor; bu, teknenin şnorkel yapmadan haftalarca su altında kalabilmesini sağlıyor. Tasarımın en dikkat çekici özelliklerinden biri, dalgıç ve insansız sualtı araçlarının denize bırakılıp geri alınabildiği çok amaçlı portal (MMP) bölümü.
Sonar neden sözleşmenin en pahalı parçalarından biri?
Bir denizaltının muharebe değerini belirleyen tek şey sessizliği değildir; duyabildiği mesafedir. Modern bir denizaltı sonar paketi genellikle birden fazla diziden oluşur: gövde önündeki silindirik veya at nalı biçimli ana pasif dizi, gövdenin iki yanına yerleştirilen yan diziler (flank array), kıçtan çekilen sürüklenen dizi (towed array), mayın ve engel tespiti için yüksek frekanslı aktif sonar ve kesişme (intercept) sonarı.
Bu dizilerin ham verisi tek başına anlam taşımaz. Asıl değer, sinyal işleme ve sınıflandırma yazılımında; yani gürültü zemininden bir gemi pervanesinin, bir denizaltının ya da bir balina sürüsünün imzasını ayırt edebilme yeteneğinde. ELAC’ın öne çıktığı alan da tam olarak burası: “dijital sonar” tanımı, analog hidrofon dizilerinin yerini alan, her elemanı kendi sayısallaştırıcısına sahip mimarileri işaret ediyor.
ELAC’ın Baltık coğrafyasındaki tecrübesi de belirleyici. Baltık Denizi düşük tuzluluk, güçlü tuzluluk katmanlaşması ve sığ derinlik nedeniyle akustik olarak dünyanın en zorlu havzalarından biri. Ses hızı profili aniden değişebiliyor, yüzey ve dip yansımaları hedef izlerini bozabiliyor. Bu ortamda çalışacak bir sonarın açık okyanus için tasarlanmış bir sistemden farklı optimizasyon gerektirmesi doğal.
Sanayi tarafı: Avrupa’nın iç içe geçmiş tedarik zinciri
Sözleşme, Avrupa savunma sanayiinin nasıl çalıştığına dair iyi bir örnek. Bir İsveç ana yüklenicinin (Saab), Polonya Deniz Kuvvetleri için inşa edeceği denizaltıların sonarını, bir İngiliz grubun (Cohort) Alman iştiraki (ELAC) sağlıyor. 2026’da yüzüncü yılını kutlayan ELAC, Cohort’un “Sensörler ve Etkileyiciler” bölümünde faaliyet gösteriyor ve deniz hidroakustik sistemlerinde uzmanlaşmış durumda.
Bölgesel anlam
Baltık, son yıllarda sualtı altyapısına yönelik sabotaj olayları ve yoğunlaşan denizaltı faaliyetiyle NATO’nun en hassas deniz havzalarından birine dönüştü. Denizaltı boru hatları ve veri kabloları, artık askerî planlamada korunması gereken kritik altyapı kategorisinde değerlendiriliyor. Polonya’nın sualtı kabiliyeti kazanması, İsveç ve Finlandiya’nın ittifaka katılımıyla birlikte havzadaki NATO sualtı farkındalığını doğrudan artıracak bir gelişme.
Türkiye açısından bakıldığında Orka programı tanıdık bir soruna işaret ediyor: denizaltı inşası bir tekne kabuğu işi değil, sistem entegrasyonu işi. Türkiye, Reis sınıfı (Type 214TN) teknelerinde bu yolu yürüdü ve şimdi MİLDEN (Millî Denizaltı) programında tasarımın kendisini üstleniyor. MİLDEN’in başarısı da büyük ölçüde sonar, muharebe yönetim sistemi ve akustik imza kontrolü gibi kritik alt sistemlerin ne kadarının yerli çözülebildiğine bağlı olacak. STM, Aselsan ve Meteksan’ın sualtı akustiği alanındaki yatırımları tam olarak bu denklemin parçası — ve Polonya’nın 140,7 milyon euroyu yalnızca sonar için ayırması, bu alt sistemin bütçe içindeki ağırlığını somutlaştırıyor.
Kaynakça
- Cohort plc – Düzenlenmiş piyasa açıklaması ve CEO Andy Thomis’in beyanı
- Saab – Orka programı ve A26 denizaltı tasarımı bilgilendirmeleri
- Defence Industry Europe – “Cohort’s ELAC secures €140.7 million Saab contract for Poland’s Orka submarine sonar systems”

