Lockheed’in JASSM-LRASM Sözleşmesi 10,5 Milyar Doları Aştı: 826 Milyon Dolarlık Yeni Dilim

ABD Savunma Bakanlığı, Lockheed Martin’e AGM-158B JASSM-ER seyir füzesi ve AGM-158C LRASM gemisavar füzesi üretimi için 826 milyon dolarlık yeni bir dilim verdi. Sözleşmenin kümülatif değeri böylece 9,65 milyar dolardan 10,48 milyar dolara çıktı. İlk etapta 362 milyon dolar serbest bırakıldı, teslimatların tamamı 31 Temmuz 2030’a kadar tamamlanacak.

Bir Bakışta
- Ne oldu: ABD Savunma Bakanlığı 9 Eylül 2026’da Lockheed Martin’e JASSM-ER ve LRASM üretimi için sözleşme değişikliği bildirdi.
- Tutar: 826 milyon dolar. Kümülatif sözleşme değeri 10,48 milyar dolar.
- Hemen serbest: 362 milyon dolar. İçinde açıklanmayan bir ihracat müşterisinin 11,1 milyon dolarlık FMS payı var.
- Ne üretilecek: AGM-158B JASSM-ER (kara hedefi) ve AGM-158C LRASM (gemisavar). Adet açıklanmadı.
- Takvim: Teslimatlar 31 Temmuz 2030’da bitecek.
- Arka plan: Hat, 5-7 yıla yayılmış 16.450 füzelik bir alım hedefine ölçekleniyor.
- Türkiye için önemi: Stand-off füzede asıl rekabet menzilde değil, seri üretim derinliğinde yaşanıyor.
826 milyon dolar, aslında çok daha büyük bir sözleşmenin küçük bir dilimi
Rakama tek başına bakınca orta ölçekli bir mühimmat siparişi gibi duruyor. Ama bu para yeni bir sözleşme değil, yıllardır büyüyen bir üretim anlaşmasının üzerine eklenen bir modifikasyon — yani var olan hattın işini uzatan bir dilim. Eklemeyle birlikte anlaşmanın toplam değeri 9,65 milyar dolardan 10,48 milyar dolara çıktı ve ABD’nin havadan atılan stand-off füze programı, tek bir sözleşme altında 10 milyar dolar eşiğini geçmiş oldu.
Savunma Bakanlığı sözleşmeyi 9 Eylül 2026’da duyurdu. İlk etapta 362 milyon dolar serbest bırakıldı; kalan kısım, bütçe yılları ilerledikçe dilim dilim açılacak. Serbest bırakılan paranın içinde 11,1 milyon dolarlık bir Yabancı Askerî Satış (FMS) payı da var — yani bir müttefik ülke, ABD Hava Kuvvetleri’nin siparişine kendi füzelerini iliştirmiş durumda. Bakanlık bu ülkenin adını açıklamadı.
Adet de açıklanmadı. Bu, JASSM ailesinde alışılmış bir tutum: birim fiyat ve lot büyüklüğü, hem rakip istihbaratına hem de fiyat müzakerelerine doğrudan girdi olduğu için yıllardır kapalı tutuluyor. Açıklanan tek kesin veri takvim: teslimatların tamamı 31 Temmuz 2030’a kadar bitirilecek.
Asıl haber tutarda değil, hattın ulaşmaya çalıştığı ölçekte
Bu dilimi anlamlı kılan şey, arkasındaki üretim hedefi. ABD Hava Kuvvetleri, JASSM’in 27-33. lotları ile LRASM’in 13-19. lotlarını kapsayan bir çerçeve kurdu; bu çerçevenin ufkunda 5 ila 7 yıla yayılmış 16.450 füzelik bir alım var. Kıyas için: 2024’teki bir önceki büyük değişiklikte hedef 5.510 füzeden 6.645’e çıkarılmıştı. Yani sipariş defteri iki yıl içinde iki katından fazla büyümüş durumda.
Bu tür rakamlar üretim kapasitesiyle örtüşmediğinde kâğıt üstünde kalır. Lockheed Martin’in bunu gördüğü belli: şirket, öncelikli sistemlerde kapasiteyi genişletmek için 7 milyar doların üzerinde yatırım yaptığını, bunun yaklaşık 2 milyar dolarının doğrudan mühimmat üretimini hızlandırmaya ayrıldığını açıkladı. Yeni sözleşmelerde teslimatların ihaleden yaklaşık 27 ay sonra başlaması bekleniyor — bir füze hattının “sipariş aldım” ile “kutuyu teslim ettim” arasındaki gerçek gecikmesi bu.
Burada savunma sanayiinin en can sıkıcı gerçeklerinden biri devreye giriyor: bir çatışmada stok, üretimden çok daha hızlı tükenir. Kızıldeniz ve Ukrayna tecrübeleri, modern hassas mühimmatın haftalar içinde eriyebildiğini gösterdi. Dolayısıyla Pentagon’un yaptığı şey yalnızca füze satın almak değil; her yıl füze üretebilme kabiliyetini satın almak. 826 milyon dolarlık dilim, o kabiliyetin kesintisiz çalışmasını sağlayan yakıt.

Neden iki farklı füze aynı sözleşmenin içinde?
JASSM-ER ve LRASM, isimleri ve görevleri farklı olsa da aynı aileden geliyor: her ikisi de AGM-158 gövdesini paylaşıyor. JASSM-ER (AGM-158B) karadaki sabit ve sertleştirilmiş hedeflere; LRASM (AGM-158C) ise hareket hâlindeki gemilere karşı kullanılıyor. Aradaki asıl fark gövdede değil, burundaki arayıcı (seeker) ve içerideki hedef seçim yazılımında.
Bu ortak gövde mantığı bir tedarik kararından çok bir sanayi stratejisi. Aynı üretim hattı, aynı kompozit gövde kalıpları, aynı motor tedarikçisi ve aynı kanat mekanizması iki farklı görevi besliyor. Sonuç: bir füzeye yapılan yatırım diğerinin birim maliyetini de düşürüyor, biri için kurulan tezgâh diğeri için de çalışıyor. ABD Hava Kuvvetleri ile Donanma’nın siparişlerini tek sözleşmede birleştirebilmesinin sebebi de bu.
Uygulamada bunun stratejik bir karşılığı var: aynı uçak, aynı pilonla kalkıp hem bir hava savunma radarını hem de bir muhribi vurabiliyor. Mürettebatın iki ayrı füze için iki ayrı eğitim alması gerekmiyor; lojistik zincirinde iki ayrı yedek parça havuzu tutulmuyor. Pasifik gibi mesafenin ve ikmal hattının en büyük düşman olduğu bir tiyatroda bu, menzil kadar değerli bir özellik.
“Açıklanmayan ihracat müşterisi” kim olabilir?
Sözleşmedeki 11,1 milyon dolarlık FMS payı küçük görünse de dikkat çekici: Pentagon ihracat müşterilerinin adını çoğu zaman açıklar. Bu kez açıklamaması, alımın hassas bir bölgeye ya da henüz kamuoyuna duyurulmamış bir anlaşmaya ait olduğunu düşündürüyor.
JASSM-ER’in bilinen ihracat kullanıcıları arasında Polonya, Avustralya, Finlandiya, Hollanda, Japonya ve İtalya bulunuyor. LRASM’de ise tablo çok daha dar: bugüne kadar tek ihracat operatörü Avustralya. Yani LRASM, ABD’nin en yakın müttefiklerine bile kolay vermediği bir yetenek — gemisavar füzesinin, Pasifik’teki güç dengesinde taşıdığı ağırlık bunun başlıca sebebi.
Listedeki isimlerin ortak noktası coğrafya: Polonya, Finlandiya ve Hollanda Rusya’ya; Japonya ve Avustralya Çin’e bakıyor. JASSM ihracatı, ABD’nin müttefiklerine “kendi topraklarından kalkıp derinlemesine vurabilme” yetkisi verdiği bir kapı ve bu kapı seçici biçimde açılıyor.
Avustralya örneği: sözleşmenin sahadaki karşılığı
Bu dilim duyurulduktan iki gün sonra, 11 Eylül 2026’da Avustralya JASSM-ER’i F/A-18F Super Hornet filosunda başlangıç operasyonel kabiliyetine ulaştırdığını açıkladı. Avustralya aynı uçakta LRASM’i zaten kullanıyordu; böylece tek platform, hem kara hem deniz hedeflerine karşı yaklaşık 900 kilometrelik bir vuruş zarfı kazanmış oldu. LRASM ayrıca P-8A Poseidon deniz karakol uçağına da entegre.
Avustralya’nın bu adımı, sözleşmedeki soyut rakamların nasıl kabiliyete dönüştüğünü gösteriyor: sipariş → üretim → entegrasyon → atış testi → operasyonel ilan. Aradaki süre genellikle yıllarla ölçülüyor ve bu döngünün en uzun halkası neredeyse hiçbir zaman füzenin kendisi değil; uçağa entegrasyon, yazılım sertifikasyonu ve mürettebat eğitimi oluyor.

Sıradaki adım: JASSM-XR ve LRASM-ER
Mevcut hat çalışırken bir sonraki nesil de kuyrukta bekliyor. Lockheed Martin, gövdesi uzatılmış ve yakıt hacmi artırılmış JASSM-XR (uç menzil) üzerinde çalışıyor; şirket menzil kazancını “küçük olmayan” bir sıçrama olarak tarif ediyor. Sektör kaynakları XR’ın menzilinin mevcut ER sürümünün yaklaşık iki katına çıkabileceğini değerlendiriyor, ancak Lockheed kesin rakam vermiyor. Aynı şekilde LRASM’in menzil artırılmış sürümü LRASM-ER de gündemde; yeni sürümlerde aldatma (spoofing) direncinin ve hayatta kalabilirliğin güçlendirildiği belirtiliyor.
XR’ın pratik bir kısıtı var: uzayan gövde ve artan ağırlık, füzeyi bombardıman uçakları ile F-15 ve F/A-18 sınıfı büyük platformlara bağlıyor; F-16 gibi hafif avcılar bu yükü taşıyamıyor. Ancak füzenin kazandığı menzil, uçağın kaybettiği esnekliği telafi ediyor — zaten stand-off mantığının özü de bu: uçağı tehlikeli hava sahasına hiç sokmamak.
Olgun bir hattın üzerine varyant geliştirmenin bir avantajı daha var. Tedarikçiler nitelendirilmiş, parçalar yerleşmiş, testler oturmuş durumda; bu da yeni sürümün geliştirme maliyetini sıfırdan bir füze tasarlamaya kıyasla belirgin biçimde düşürüyor. 16.450 füzelik hedefin arkasındaki mantık kısmen budur: aynı gövdeden mümkün olduğunca çok görev çıkarmak.
Teknik özellikler
| Özellik | AGM-158B JASSM-ER | AGM-158C LRASM |
|---|---|---|
| Görev | Karada sabit ve sertleştirilmiş hedef | Hareketli deniz hedefi |
| Menzil (açık kaynak) | ~900 km | 370 km üzeri (resmî ifade) |
| Güdüm | GPS/ataletsel + kızılötesi görüntüleyici arayıcı | Pasif radar frekans arayıcı + otonom hedef ayırt etme |
| Harp başlığı | WDU-42/B penetratör, ~450 kg sınıfı | Parça tesirli/penetratör, ~450 kg sınıfı |
| Gövde | Ortak AGM-158 gövdesi, düşük radar izi | Ortak AGM-158 gövdesi, düşük radar izi |
| Taşıyıcılar | B-1B, B-52H, F-15E, F-16, F/A-18E/F | B-1B, F/A-18E/F, P-8A |
| İhracat operatörleri | Polonya, Avustralya, Finlandiya, Hollanda, Japonya, İtalya | Avustralya |
| Geliştirilen sürüm | JASSM-XR (uzatılmış gövde) | LRASM-ER |
Not: Menzil ve harp başlığı değerleri açık kaynaklara dayanıyor; üretici ve ABD Savunma Bakanlığı kesin rakamları yayımlamıyor.
AGM-158 ailesi: bir gövdeden çıkan iki füze
AGM-158 JASSM’in hikâyesi 1990’ların ortasına uzanıyor. ABD Hava Kuvvetleri, iptal edilen üç ayrı stand-off füze programının ardından daha ucuz ve daha üretilebilir bir çözüm arayınca, 1998’de Lockheed Martin’in teklifi seçildi. İlk sürüm AGM-158A, yaklaşık 370 kilometre menzile sahipti ve 2009’da operasyonel oldu. Program erken yıllarında ciddi güvenilirlik sorunları yaşadı; test başarısızlıkları iki kez iptal eşiğine geldi ve füze ancak kapsamlı bir yeniden mühendislik sürecinden sonra istikrar kazandı.
2014’te hizmete giren AGM-158B JASSM-ER, aynı gövdeyi daha verimli bir turbojet motor ve büyütülmüş yakıt deposuyla birleştirerek menzili yaklaşık 900 kilometreye çıkardı. Bu sürüm, bugün ihracat pazarının da esas ürünü. AGM-158C LRASM ise 2009’da DARPA’nın başlattığı bir programdan doğdu: ABD Donanması’nın Harpoon’dan bu yana yeni bir gemisavar füzesi almamış olması, Pasifik’teki modern hava savunmalara karşı ciddi bir açık yaratmıştı. LRASM, ER gövdesinin üzerine pasif radar arayıcı ve otonom hedef ayırt etme yazılımı ekleyerek bu açığı kapattı; 2018’de B-1B ile, 2019’da F/A-18E/F ile operasyonel ilan edildi.
Ailenin operasyonel geçmişi görece kısa ama dikkat çekici. JASSM-ER, 2018’de Suriye’ye yönelik operasyonda B-1B’lerden ilk kez muharebe şartlarında kullanıldı. Füzenin belirleyici özelliği, uçuşun son safhasında kızılötesi görüntüleyici arayıcısıyla hedefi tanıması: yani GPS karıştırılsa bile füze, hedefin görsel imzasını arayarak isabeti sürdürebiliyor. Elektronik harbin bu kadar yoğunlaştığı bir dönemde bu, menzil kadar kritik bir özellik hâline geldi.

Türkiye açısından: mesele menzil değil, hattın derinliği
Bu sözleşmenin Türkiye’ye bakan yüzü, füzelerin kendisinden çok arkalarındaki üretim mantığında. Türkiye’nin havadan atılan stand-off füze ailesi TÜBİTAK SAGE’nin SOM serisiyle kurulmuş durumda: SOM-A ve SOM-B1/B2 kara hedeflerine, SOM-J ise F-35’in iç silah istasyonuna sığacak boyutta tasarlandı ve ROKETSAN ile ortak geliştirildi. Denizde ROKETSAN’ın ATMACA’sı, Harpoon’un yerini alarak Deniz Kuvvetleri’nin gemisavar omurgası hâline geldi; ÇAKIR ise daha küçük gövdesiyle hem helikopterden hem gemiden hem karadan atılabilen esnek bir seyir füzesi olarak aynı aileye yerleşti.
Buradaki örtüşme dikkat çekici. ABD’nin JASSM/LRASM ikilisinde uyguladığı “tek gövde, farklı arayıcı, farklı görev” yaklaşımının bir benzeri Türkiye’de de işliyor: ATMACA’nın kara konuşlu fırlatıcıya taşınması, ÇAKIR’ın farklı platformlara aynı gövdeyle uyarlanması, SOM’un F-16’dan F-35 iç istasyonuna küçültülmesi aynı mühendislik refleksinin ürünü. TAYFUN gibi balistik sistemler bu hattın dışında, ayrı bir menzil katmanını dolduruyor.
Fark ölçekte. ABD 16.450 füzelik bir alım ufkundan, Türkiye ise çok daha küçük seri büyüklüklerinden söz ediyor; öte yandan Türkiye’nin elindeki avantaj, ihracat izni beklemeden bu füzelerin üretim ve entegrasyon kararlarını kendi vermesi. ABD’nin “açıklanmayan müşteri” diye geçtiği FMS satırı, tam da bu bağımlılığın adı: JASSM alan bir ülke, füzeyi hangi uçağa takacağına ve hangi yazılımla kullanacağına tek başına karar veremiyor. Türkiye’nin SOM ve ATMACA hattında böyle bir kapı yok. Önümüzdeki dönemde belirleyici olacak soru menzil rekabetinden çok şu: bir kriz anında yıllık kaç adet üretilebiliyor ve hat ne kadar hızlı hızlandırılabiliyor?


Kaynaklar
- Defence Industry Europe — “Lockheed Martin secures $826 million U.S. missile contract for JASSM-ER and LRASM amid rising demand, with deliveries through 2030”, 13 Eylül 2026
- ABD Savunma Bakanlığı günlük sözleşme bültenleri, 9 Eylül 2026
- Naval News — “LRASM and JASSM Production to Triple Under New US Air Force Contract”, Temmuz 2026
- Air & Space Forces Magazine — JASSM/LRASM üretim ve “extreme range” varyantı değerlendirmeleri
- Lockheed Martin resmî ürün sayfaları (JASSM, LRASM)
- Avustralya Savunma Bakanlığı, F/A-18F JASSM-ER başlangıç operasyonel kabiliyeti duyurusu, 11 Eylül 2026




