Danimarka Caydırıcılık İçin İki Füzeyi Birden Seçti: Kongsberg JSM ve Covenant Anthem

Danimarka Savunma Bakanı Jeppe Bruus, 22 Ekim 2026 Perşembe günü ülkesinin uzun menzilli vuruş kapasitesi için iki farklı füze sistemini aynı anda tedarik etme planını açıkladı. Seçilen sistemler, Norveç menşeli Kongsberg’in ortak taarruz füzesi (JSM) ile Alman-Amerikan girişimi Covenant’ın Anthem füzesi.
Bakan Bruus’a göre adım, bir saldırı karşısında karşılık verebilme yeteneğini güçlendirmeye yönelik. Kongsberg’in JSM’si F-35 savaş uçaklarından havadan atılacak; Covenant’ın Anthem’i ise yerden fırlatılan bir sistem olarak konuşlandırılacak. Anthem, henüz hiçbir çatışma ortamında kullanılmamış, tamamen yeni bir platform.
Danimarka savunma bakanlığı, füzelerin menzili konusunda somut bir rakam paylaşmadı. Haberde yalnızca “uzun menzilli” sınıfındaki vuruş füzelerinin genel olarak 500 ile 1.500 kilometre arasında bir bantta değerlendirildiği belirtiliyor; bu, Danimarka’nın özel tercihine dair kesin bir teyit değil, sektördeki genel aralık. Danimarka yayın kuruluşu TV2’nin aktardığına göre adet sayısı, toplam bedel ve teslimat takvimi de şimdilik kamuoyuyla paylaşılmadı.
Anthem füzelerinin Danimarka için üretimi Almanya’da gerçekleştirilecek. Covenant, geçen ay Leipzig kentinde bir üretim tesisi kuracağını duyurmuştu; şirket seri üretimin 2027’nin ilk aylarında başlayabileceğini öngörüyor. Bu, Avrupa’da yeni kurulan bir füze üreticisinin, kıta çapında tedarik zincirine henüz girmekte olduğu bir aşamaya işaret ediyor.
Kararın arka planında NATO’ya karşı üstlenilen bir yükümlülük var. Danimarka Savunma Bakanlığı’na göre ülke, 2030 yılına kadar ittifaka uzun menzilli vuruş kapasitesi sunmayı taahhüt etmiş durumda. Bruus, yaptığı açıklamada bu alımları “Danimarka’nın kendi savunma kabiliyetini geliştirme yönünde önemli bir adım” olarak tanımladı.
Danimarka’nın bu tercihi, Avrupa’da son dönemde hız kazanan daha geniş bir eğilimin parçası. Kıta ülkeleri, Rusya’ya karşı caydırıcılık oluşturmak amacıyla uzun menzilli füze envanterlerini güçlendirmeye yöneliyor. Bu eğilimin arkasında, Donald Trump yönetimindeki ABD’nin benzer silah sistemlerinde Avrupa’ya ne ölçüde destek vereceğine dair artan belirsizlik de etkili oluyor. Almanya’nın savunma bakanlığı ise henüz somut bir sipariş vermeden, Covenant ile uzun menzilli vuruş kapasitesindeki boşluğu nasıl kapatabileceğine dair görüşmelere devam ettiğini açıklamış durumda.
Fiyatlandırma tarafında Covenant, Anthem füzesinin piyasadaki mevcut seçeneklere kıyasla daha ucuza üretileceğini iddia ediyor. Reuters’in daha önce aktardığı bilgiye göre, seri üretim aşamasında birim başına hedeflenen fiyat orta yüz binli dolar bandında seyrediyor; bu da füzeyi, milyon dolar seviyesindeki bazı rakip sistemlere kıyasla belirgin ölçüde daha erişilebilir kılıyor.
Danimarka’nın aynı anda iki farklı tedarikçiyle yola çıkması, tek bir sisteme bağımlı kalmamak isteyen bir tedarik mantığına işaret ediyor. Kongsberg’in JSM’si, zaten operasyonel olarak kanıtlanmış ve F-35 ile entegrasyonu tamamlanmış bir sistem; Covenant’ın Anthem’i ise henüz sahada test edilmemiş, daha yeni bir seçenek. Bu ikili yapı, Danimarka’ya kısa vadede mevcut bir kabiliyeti devreye alırken, orta vadede daha düşük maliyetli bir alternatifin olgunlaşmasını da takip etme fırsatı veriyor.
Sonraki aşamada izlenmesi gereken nokta, Covenant’ın Leipzig tesisinin üretime geçiş takvimi ile Danimarka’nın NATO’ya verdiği 2030 taahhüdüne giden yolda sözleşmenin ne zaman imzaya dönüşeceği olacak.
Kaynaklar:
– Defense News, “Denmark plans to buy two long-range strike missiles”, Sebastian Sprenger, 22 Ekim 2026 — https://www.defensenews.com/global/europe/2026/10/22/denmark-to-buy-kongsberg-covenant-missiles-for-new-long-range-strike-option/ (haberin ana kaynağı; Bakan Bruus’un açıklaması, füze özellikleri ve bütçe/tedarik bağlamı için kullanıldı)


