ASELSAN’ın 20 Savunma Elektroniği Sistemi

ASELSAN’ın 20 Savunma Elektroniği Sistemi (2026): Türkiye’nin Teknoloji Gücü
İçindekiler
- ASELSAN Nedir?
- GENESIS Savaş Yönetim Sistemi
- GOMEKS: KAAN’ın Aviyoniği
- AESA Radar Ailesi
- Elektronik Harp: HEWS, KORAL
- KORAL: Dünya Gündeminde
- HİSAR Radar Entegrasyonu
- SARP Silah İstasyonu
- STAMP Deniz Sistemi
- İletişim: Taktik Telsiz & SATCOM
- Gece Görüş & Termal Kameralar
- IFF Dost-Düşman Tanımlama
- C4ISR Komuta Kontrol Mimarisi
- Siber Güvenlik & SIGINT
- Deniz Sonar Sistemleri
- Uzay & Uydu Elektroniği
- İhracat Haritası: 70+ Ülke
- Halka Açık Şirket: Borsa
- Türk Savunma Sanayii Ekosistemi
- 2030 Vizyonu: Yapay Zeka
1 ASELSAN Nedir? Türkiye’nin Savunma Elektroniği Devi

ASELSAN Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş., 1975 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri Vakfı’na (TSKGV) bağlı bir kuruluş olarak Ankara’da kuruldu. Kuruluş amacı o dönem net bir gerçekliğe dayanıyordu: Türkiye, kritik savunma elektroniği sistemlerinde yüzde yüz dışa bağımlıydı ve bu bağımlılık ulusal güvenlik açısından ciddi bir kırılganlık oluşturuyordu.
Kuruluşundan bu yana yarım asrı aşkın sürede ASELSAN, telsiz üreticisi bir atölyeden küresel bir savunma teknolojisi şirketine dönüştü. Bugün şirketin portföyü haberleşme, radar, elektronik harp, aviyonik, deniz sistemleri, silah sistemleri, C4ISR ve uzay elektroniği gibi onlarca alt kategoride 700’ü aşkın ürün ve sistemi kapsıyor.
ASELSAN’ı sıradan bir savunma tedarikçisinden ayıran en kritik özellik, sistemlerinin entegre mimarisidir. Şirket yalnızca tek bir bileşen üretmez; bir savaş gemisinin radar sisteminden komuta kontrol yazılımına, taktik telsizden elektronik harp çözümlerine kadar bütünleşik bir kabiliyetler zinciri sunar. Bu entegrasyon kabiliyeti, Türkiye’nin kendi platformları için bağımsız bakım, güncelleme ve ihracat özgürlüğü anlamına gelir.
Şirketin 2025 yılı konsolide cirosu 120 milyar TL’yi aşmış, savunma ihracatındaki payı ise sürekli büyüyen bir trend izlemiştir. BIST’te işlem gören ASELSAN hisseleri (ASELS), savunma sektörünün Türkiye’deki en likit hisselerinden biri konumundadır.
2 GENESIS Savaş Yönetim Sistemi

GENESIS (Gemi Entegre Savunma Yönetim Sistemi), ASELSAN’ın deniz platformları için geliştirdiği yerli savaş yönetim sistemidir. Türk Deniz Kuvvetleri’nin modernizasyon sürecinde kritik bir rol üstlenen bu sistem, bir gemideki tüm sensör ve silah sistemlerini tek bir komuta-kontrol mimarisi altında birleştirir.
Sistemin çekirdeğinde açık sistem mimarisi anlayışı yatmaktadır. GENESIS, farklı üreticilerden gelen radarları, sonar sistemlerini, silah istasyonlarını ve haberleşme ekipmanlarını standart arayüzler aracılığıyla birbirine bağlar. Bu sayede bir fırkateyn komutanı, köprü üstündeki tek bir taktik görüntüleme ekranından deniz altı tehditlerine, hava tehditlerine ve yüzey tehditlerine karşı koordineli müdahale kararları verebilir.
GENESIS, MİLGEM Projesi kapsamında inşa edilen TCG Heybeliada ve TCG Büyükada korvetlerinde ilk operasyonel kullanımına kavuştu. Sistemin başarısı, programın TCG Kınalıada ve diğer gemilere yaygınlaştırılmasıyla tescillendi. Güncel varyantlar, yapay zeka destekli tehdit önceliklendirme ve otonom müdahale öneri modülleri içermektedir.
İhracat boyutunda GENESIS, Pakistan ve birkaç Körfez ülkesiyle yapılan deniz modernizasyon görüşmelerinde gündemde bulunmaktadır. Tam entegre ve yerli bir savaş yönetim sistemini makul bir maliyetle sunabilen ülke sayısı son derece sınırlıdır; bu durum GENESIS’i uluslararası pazarda stratejik bir koz hâline getirmektedir.
3 GOMEKS: KAAN’ın Aviyoniği

GOMEKS, Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN için ASELSAN tarafından geliştirilen gömülü modüler aviyonik sistemidir. Projenin adı, gelişmiş muharip uçaklarında artık standart kabul edilen IMA (Integrated Modular Avionics) mimarisinin Türkçe karşılığını yansıtmaktadır.
Geleneksel aviyonik mimarilerde her sistem; radar, elektronik harp, silah yönetimi, uçuş yönetimi ayrı donanım kutularında çalışır. IMA mimarisinde ise bu işlevler ortak bir hesaplama altyapısına taşınır; bu yaklaşım ağırlık tasarrufu, bakım kolaylığı ve yazılım güncellemesinde esneklik sağlar. GOMEKS, bu felsefeyi Türk havacılık sanayiine kazandıran ilk projedir.
Sistemin temel bileşenleri arasında yüksek hızlı veri yolları, gerçek zamanlı işletim sistemi katmanı, sertifikalandırılmış bölmeli yazılım mimarisi ve NATO standardı aviyonik veriyolları (MIL-STD-1553, ARINC-664) yer alır. KAAN’ın ilk prototip uçuşlarında GOMEKS’in kritik aviyonik işlevlerini başarıyla yürüttüğü raporlanmıştır.
GOMEKS geliştirme programı, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) ile ASELSAN arasındaki derin iş birliğinin somut bir ürünüdür. Program aynı zamanda Türkiye’de askeri aviyonik yazılım sertifikasyon altyapısının kurulmasını da tetiklemiş; bu çalışmalar ilerleyen dönemde insansız hava araçları ve helikopter platformlarına da uygulanabilir bir miras oluşturmuştur.
4 AESA Radar Ailesi: MURAD ve ARES-2NC

Aktif Elektronik Taramalı Dizi (AESA) radar teknolojisi, çağdaş muharip uçaklarının en kritik teknolojik farklılaşma noktasıdır. Geleneksel radar antenlerinde mekanik döndürme mekanizması bulunurken AESA sistemleri, binlerce küçük aktif anten elemanının yazılımla yönlendirilmesiyle çalışır. Bu tasarım; aynı anda çok sayıda hedefi takip etme, elektronik bant saldırılarına karşı direnç ve düşük gözlemlenebilirlik kabiliyetleri sunar.
MURAD (Milli Uçak Radarı): KAAN için geliştirilen MURAD, X-bant AESA radar ailesidir. Sistem, Gallium Nitride (GaN) teknolojisine dayalı aktif anten elemanları kullanmakta; bu sayede önceki nesil radarların iki ila üç katı güç yoğunluğuna ulaşmaktadır. MURAD’ın geliştirme sürecinde yerli GaN üretim kabiliyetinin Türkiye’de oluşturulması da hedeflenmiştir.
ARES-2NC: Kara platformları için tasarlanan ARES-2NC, özellikle düşük irtifadaki insansız hava araçlarını ve roket/top mermilerini tespit etmek üzere optimize edilmiş bir AESA radar sistemidir. Sistem, HİSAR hava savunma ailesiyle entegre çalışacak biçimde geliştirilmiş olup menzil ve azimut hassasiyeti bakımından uluslararası emsalleriyle rekabet edebilir niteliktedir.
AESA radar ailesi, ASELSAN’ın Ar-Ge portföyündeki en hırslı ve uzun vadeli programlar arasında yer almaktadır. Milli radar programlarının başarıya ulaşması, Türkiye’nin yabancı radar tedarikçilerine olan bağımlılığını kaldırmanın yanı sıra ihracat geliri potansiyeli de taşımaktadır. Nitekim ARES serisi, bazı Körfez ve Afrika ülkelerinin modernizasyon programlarında değerlendirilmektedir.
5 Elektronik Harp Sistemleri: HEWS ve KORAL

Elektronik harp, modern çatışma ortamında artık kinetik silahlar kadar belirleyici bir rol oynamaktadır. Düşman radarlarını körleme, haberleşme sistemlerini karıştırma ve kendi platformlarını radar güdümlü füzelere karşı koruma işlevleri elektronik harp sistemleri tarafından üstlenilir. ASELSAN, bu kritik alanda HEWS ve KORAL olmak üzere iki önemli platform geliştirmiştir.
HEWS (Helikopter Elektronik Harp Sistemi): T129 ATAK ve diğer Türk askeri helikopterleri için tasarlanan HEWS, radar uyarı alıcısı (RWR), lazer uyarı sistemi, füze yaklaşım uyarı sistemi (MAWS) ve aktif karşı önlem ihraçlarını (chaff/flare) entegre bir sistem mimarisinde birleştirir. Pilot, tehditleri önceliklendiren ve karşı önlemleri otomatik etkinleştiren bir sistem desteğiyle görev yapar.
KORAL Öncesi Elektronik Harp Mimarisi: KORAL’dan önce ASELSAN’ın kara temelli elektronik harp çalışmaları belirli savunma/koruma senaryolarıyla sınırlıydı. KORAL ile şirket, taarruz ve savunma boyutlarını birleştiren stratejik bir sıçrama gerçekleştirmiştir. Bu bölümde HEWS özelinde helikopter bazlı elektronik harp mimarisini, bir sonraki bölümde ise KORAL’ı ayrıntılı inceleyeceğiz.
ASELSAN ayrıca sabit kanatlı platformlar için EW pod sistemleri ve deniz gemileri için aktif karşı önlem sistemleri geliştirmektedir. Bu ürünler, geniş anlamda bir “EW platformlar ailesi” oluşturmakta; her platformun kendine özgü frekans ortamı ve tehdit profiline göre özelleştirilen ortak bir yazılım mimarisi üzerine inşa edilmektedir.
6 KORAL: Dünyanın Dikkatini Çeken EW Sistemi

KORAL (Kara Tabanlı Elektronik Harp Sistemi), ASELSAN’ın en yüksek profilli ihracat başarılarından birini temsil etmektedir. Sistemin uluslararası kamuoyuna yoğun biçimde tanınması, Ukrayna-Rusya çatışma ortamında gerçek savaş koşullarında sergilediği performansa dayanmaktadır.
Teknik yapısı itibarıyla KORAL, geniş bir frekans bandında düşman radarlarını tespit eden, sınıflandıran ve aktif olarak karıştıran mobil bir elektronik harp platformudur. Sistemin en önemli kabiliyeti, düşman hava savunma radarlarını etkisiz kılarak kendi kuvvetleri için geçici radar karanlığı oluşturabilmesidir. Bu kapasite, hava harekâtlarının başarısında belirleyici bir faktördür.
KORAL’ın teknik mimarisi, geniş bantlı ESM (Elektronik Destek Ölçümleri) ve ECM (Elektronik Karşı Önlemler) kabiliyetlerini aynı platforma entegre eder. Bu entegrasyon, ayrı alıcı ve vericiler kullanan geleneksel sistemlere kıyasla daha düşük tepki süresi ve daha verimli spektrum yönetimi anlamına gelir. Sistemin açık kaynaklarda belgelenen bant genişliği ve etki menzili, Batılı muadilleriyle rekabetçi bir konumda olduğuna işaret etmektedir.
KORAL, araç üstü montajlı modüler yapısıyla hızlı yeniden konuşlanmaya imkân tanır. Bu özellik, sahada pozisyon değiştirerek düşman karşı-EW faaliyetlerinden korunma kabiliyeti sağlar. Savunma analistleri, KORAL’ın başarısını Türk ihracat stratejisinin en somut kanıtlarından biri olarak değerlendirmektedir.
7 HİSAR Ailesi Radar Entegrasyonu

HİSAR ailesi, Türkiye’nin düşük ve orta irtifa hava savunmasını sağlamak üzere geliştirilen yerli hava savunma sistemi platformudur. Sistemin füzelerini ROKETSAN, komuta-kontrol ve radar bileşenlerini ise ASELSAN üretmektedir. Bu iş birliği modeli, Türk savunma sanayiinin entegrasyon kabiliyetinin en belirgin örneklerinden biridir.
ASELSAN’ın HİSAR programına katkısı birkaç kritik bileşeni kapsar. İlk olarak, arama ve izleme radarları; uçaklar, helikopterler ve balistik olmayan roket tehditleri dahil birden fazla hedefi eş zamanlı olarak tespit edip sınıflandırır. İkinci olarak, ateş kontrol radarı; seçilen hedefi milimetrik hassasiyetle kilitleyen ve güdüm bilgisini füzeye aktaran kritik halka işlevini görür. Son olarak, komuta-kontrol sistemi; radar verilerini, tehdit değerlendirmesini ve atış kararlarını entegre eder.
HİSAR ailesinin gelişimi, açık bir yol haritası izlemektedir. Güncel HİSAR-U varyantı, insansız hava araçlarına yönelik özelleştirilmiş izleme ve imha kabiliyetleriyle güncellenmiştir. Bu adaptasyon önemlidir; zira düşük maliyetli SİHA’lar artık modern çatışma ortamının en yaygın ve zorlu tehditleri arasına girmiştir. ASELSAN’ın radar yazılımını belirli tehdit türlerine göre optimize edebilme esnekliği, bu adaptasyonu mümkün kılan temel etkendir.
8 SARP Uzaktan Kumandalı Silah İstasyonu

SARP (Stabilize Edilmiş İleri Gözetleme ve Taarruz Silah Sistemi), ASELSAN’ın zırhlı araçlar için geliştirdiği uzaktan kumandalı silah istasyonudur (UKSS). Sistemin temel mantığı basit fakat hayat kurtarıcıdır: operatör, zırhlı araç kasasının güvenliği içinde kalarak dışarıda konuşlanmış silahı optik ve elektronik sistemler aracılığıyla kontrol eder.
SARP, 12,7 mm ağır makineli tüfek veya 40 mm otomatik bombaatar ile silahlandırılabilir. Sistem, 24 saat gece-gündüz görev yapabilecek termal görüntüleme, lazer menzil bulucu ve ballistic hesaplama yazılımı içerir. Ayrıca hareket eden hedefleri otomatik olarak takip eden görüntü işleme algoritmaları sisteme entegredir.
SARP’ın pazar başarısı, ASELSAN’ın bu ürün hattını genişletmesini tetiklemiştir. Daha büyük bir silah istasyonu olan STOP (Stabilize Taret ve Optik Platform), fraksiyonlu mürettebatlı zırhlı araçlara uyum sağlayacak biçimde tasarlanmıştır. Bu ürün ailesi, özellikle kentsel çatışma ortamlarında personel korumayı artırmak isteyen orduların talebini karşılamaktadır.
9 STAMP Deniz Silah Sistemi

STAMP (Stabilize Topçu ve Makineli tüfek Platformu), ASELSAN’ın deniz platformları için geliştirdiği hafif sınıf uzaktan kumandalı silah sistemidir. SARP’ın deniz versiyonu olarak düşünülebilecek STAMP, küçük yüzey araçlarına (sürat tekneleri, deniz kuvvetleri devriye botları) ve büyük gemilerin tali silah noktalarına entegre edilmek üzere tasarlanmıştır.
Deniz ortamının kara ortamından temel farkı, platformun sürekli hareketidir. Bir deniz aracı kısa süre içinde hem yunuslama hem de yalpalama hareketi yapar; bu durum sabit bir sistemi neredeyse işlevsiz kılar. STAMP’in stabilizasyon sistemi, tüm bu hareketleri gerçek zamanlı olarak telafi ederek silah namlusunu hedef üzerinde sabit tutar. Bu kabiliyeti sağlayan inertial ölçüm birimi ve servo kontrol algoritmaları ASELSAN tarafından geliştirilmiştir.
STAMP sistemi, anti-drone kabiliyetleriyle de donatılmaya başlanmıştır. Nitekim düşük hızlı küçük SİHA’lar deniz ortamında da ciddi bir tehdit unsuru haline gelmiştir; STAMP’in görüntü işleme ve ateş kontrol yazılımının bu tehdide yönelik güncellenmesi, sistemin ömrünü ve değerini uzatmaktadır.
10 İletişim Sistemleri: Taktik Telsiz ve SATCOM

ASELSAN, kuruluş felsefesinin temeli olan haberleşme teknolojilerinde beş on yıllık birikim üzerine inşa edilmiş kapsamlı bir ürün ailesine sahiptir. Taktik HF/VHF/UHF telsizlerden uydu haberleşme terminallerine, veri linklerinden askeri ağ protokollerine kadar uzanan bu portföy, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin taktik ağının temelini oluşturur.
Yazılım Tanımlı Radyo (SDR): ASELSAN’ın güncel telsiz ailesi büyük ölçüde SDR mimarisine geçmiştir. SDR telsizlerde frekans bandı, dalga formu ve şifreleme protokolü gibi parametreler donanımsal değil yazılımsal olarak belirlenir. Bu esneklik; yeni tehdit ortamlarına ve ittifak gerekliliklerine uyum sağlamayı, yeni kriptografik standartların saha update’leriyle yüklenmesini mümkün kılar.
SATCOM Terminalleri: ASELSAN, hem sabit hem de araç üstü uydu haberleşme terminalleri üretmektedir. Bu sistemler NATO uyumlu frekans bandlarında çalışmakta; askeri kanal güvenliği ve spektrum yönetimi gerekliliklerini karşılamaktadır.
ASELSAN’ın haberleşme ürünleri 70’i aşkın ülkeye ihraç edilmektedir; bu rakam şirketin toplam ihracat coğrafyasıyla paraleldir. Taktik telsizler, savunma bütçesi sınırlı ülkeler için erişilebilir fiyatlandırmasıyla da ASELSAN’ın kapı açan ihracat kategorisi konumundadır.
11 Gece Görüş ve Termal Kamera Sistemleri

Modern muharebe ortamında gece saatleri artık göreceli bir avantaj değil, planlama döngüsünün ayrılmaz bir parçasıdır. ASELSAN, termal görüntüleme ve gece görüş sistemleri alanında hem askeri hem de kritik altyapı güvenliği (sınır gözetleme, liman güvenliği) pazarlarına yönelik kapsamlı bir ürün ailesi sunmaktadır.
Şirketin termal kamera ailesi, farklı soğutucu teknolojileri (soğutmalı ve soğutmasız dedektörler) ve piksel çözünürlük seçenekleriyle geniş bir platform yelpazesine hitap etmektedir. Soğutmalı dedektörler; uzun menzil, yüksek çözünürlük ve hassas ısıl fark algılama kapasitesiyle platformlara entegre optik-elektronik sensör paketi olarak kullanılırken soğutmasız sistemler daha küçük, hafif ve bakımı kolay çözümler olarak araç üstü ve taşınabilir konfigürasyonlarda tercih edilir.
ASELSAN’ın termal ürünleri SARP ve STAMP gibi silah istasyonlarının temel algılayıcısı olduğu kadar Bayraktar TB2 ve Akıncı gibi SİHA platformlarının gözetleme yükünde de kullanılmaktadır. Bu entegrasyon, termal görüntüleme ürünlerini şirketin sistem entegrasyon stratejisinin kritik bir halkası haline getirmektedir.
12 IFF: Dost-Düşman Tanımlama Sistemi

IFF (Identification Friend or Foe – Dost-Düşman Tanımlama) sistemleri, modern muharebede kritik öneme sahip bir “emniyet katmanı” işlevi görür. Radar ekranında görülen bir hedefin dost mu düşman mı olduğunu belirlemek, hem hava savunma operasyonlarında hem de muharip uçakların müdahale kararlarında hayati önem taşır.
ASELSAN, NATO uyumlu IFF sistemleri geliştirilmesinde öncü konumdadır. Mode-1/2/3/C ve günümüzün en gelişmiş standardı olan Mode-5 transponder ve sorgulayıcıları şirket tarafından üretilmektedir. Mode-5, kriptografik sorgulama-yanıt mekanizmasına dayalı olup ele geçirme veya taklit girişimlerine karşı son derece dirençlidir.
ASELSAN’ın IFF ürünleri, AESA radarlarından HİSAR sistemlerine, savaş uçaklarından deniz gemilerine kadar geniş bir platform yelpazesinde kullanılmaktadır. Sistem entegrasyonunun bu kadar kritik olduğu bir öğe olan IFF’de yerli üretim, hem bağımsızlık hem de ihracat kolaylığı açısından stratejik değer taşır.
13 C4ISR: Komuta Kontrol Mimarisi

C4ISR, İngilizce “Command, Control, Communications, Computers, Intelligence, Surveillance, Reconnaissance” kelimelerinin kısaltmasıdır. Türkçe karşılığıyla Komuta, Kontrol, Haberleşme, Bilgisayar, İstihbarat, Gözetleme ve Keşif. Bu kavram, modern kara, hava ve deniz harekâtlarının beyin merkezini tanımlar.
ASELSAN’ın C4ISR portföyü, birbiriyle entegre çalışan modüler bileşenlerden oluşur. Taktik durum farkındalığı yazılımı; sahadan gelen verilerini (insanlı/insansız araçlar, sensörler, istihbarat) ortak bir harita arayüzünde birleştirir. Komutanlar, birliklerin konumunu, yakıt ve cephane durumunu ve düşman tespitlerini gerçek zamanlı olarak görselleştirerek daha hızlı ve bilgiye dayalı kararlar verebilir.
ASELSAN’ın C4ISR çözümleri, NATO uyumlu haberleşme protokolleri (Link-16, Link-22) desteklemekte; bu durum sistemin müttefik kuvvetlerle entegre çalışabilmesini sağlamaktadır. Şirket aynı zamanda TANKNET ve MUHARNET gibi birliğe özgü taktik ağ çözümleri de geliştirmektedir. Bu ürünler, modern muharebe araçlarını ve komuta noktalarını taktik veri ağına dahil eden kritik bağlantı halkasını oluşturur.
14 Siber Güvenlik ve Sinyal İstihbaratı

Günümüz savaşlarında silahlı çatışmalar başlamadan çok önce siber uzayda mücadele kızışmaktadır. ASELSAN, bu gerçekliğe yanıt olarak savunma odaklı siber güvenlik ve Sinyal İstihbaratı (SIGINT) ürün geliştirmeye ciddi kaynaklar aktarmaktadır.
Şirketin siber güvenlik ürünleri; askeri ağlar için özelleştirilmiş saldırı tespit ve önleme sistemleri, şifreli haberleşme altyapısı, donanım güvenlik modülleri ve kritik altyapı korumasına yönelik endüstriyel kontrol sistemi (ICS/SCADA) güvenlik çözümlerini kapsar. Bu ürünlerin sivil kullanımı da mevcuttur; enerji altyapısı ve ulaşım gibi kritik sektörler de hedef kitlesine girer.
SIGINT tarafında ASELSAN, pasif sinyal toplama ve analiz sistemleri geliştirmektedir. Bu sistemler; elektromanyetik spektrumu izleyen, yayın yapan kaynakları coğrafi olarak konumlandıran ve sinyal özelliklerini analiz ederek kaynak platformu tanımlamaya çalışan karmaşık işleme altyapısına sahiptir. Etkin bir SIGINT kapasitesi; barış döneminde istihbarat birikim süreçlerine, savaş döneminde ise anlık tehdit tespitine hayati katkılar sunar.
15 Deniz Sonar Sistemleri

Su altı ortamı, deniz kuvvetleri için her zaman en büyük bilinmeyeni temsil etmiştir. Bir düşman denizaltısını tespit etmek, son derece hassas sinyal işleme kapasitesi gerektiren ve bu alanda büyük teknolojik yatırım yapan az sayıda ülkenin hâkim olduğu bir alandır. ASELSAN, denizaltı karşıtı harp (ASW) kapasitesini artırmak amacıyla sonar sistemleri geliştirme programı yürütmektedir.
ASELSAN’ın sonar portföyü, gemi gövdesine entegre akustik hidrofon dizilerini ve çekme tipi (towed array) sonar sistemlerini kapsar. Gövde sonarları, geminin hareketi sırasında oluşan gürültüden etkilenmemek üzere akustik izolasyon tasarımıyla üretilir. Towed array sistemler ise geminin arkasından çekilen uzun bir hidrofon dizisi kullanarak çok daha geniş bir akustik alanı pasif biçimde dinler.
ASELSAN’ın sonar programı, MİLGEM projesiyle eş zamanlı ivme kazanmıştır. MİLGEM korvetlerinin ASW kapasitesinin yerli bileşenlerle takviye edilmesi, hem programa maliyeti düşürmekte hem de bakım süreçlerini basitleştirmektedir. Gelecek versiyonlarda yapay zeka tabanlı sinyal sınıflandırma algoritmalarının entegrasyonu planlanmaktadır.
16 ASELSAN’ın Uzay ve Uydu Elektroniği

Uzay, savunma elektroniğinin yeni savaş alanı ve en hızlı büyüyen segmentidir. ASELSAN, bu yönelime yanıt olarak uydu elektroniği alanında kapsamlı bir Ar-Ge programı başlatmıştır. Şirketin uzay portföyü; haberleşme uyduları için yük elektroniği, gözlem uydusu sensör sistemleri ve uzayda radyasyona dayanıklı elektronik bileşenler üzerine yoğunlaşmaktadır.
Uzay ortamı, yer tabanlı elektronikten çok farklı gereksinimler doğurur. Radyasyon sertleştirmesi (radiation hardening), yüksek ısıl değişim döngülerine dayanıklılık ve güvenilirlik gereklilikleri çok daha yüksek standarttadır; zira uzaydaki bir sistem arızalandığında bakım neredeyse imkânsızdır. ASELSAN bu talepleri karşılayan ürünler geliştirme kapasitesini kurmak için ciddi mühendislik yatırımları yapmaktadır.
ASELSAN ayrıca yer istasyon sistemleri ve uydu komuta-kontrol yazılımı geliştirmektedir. Bir uydu programının tam yerli yürütülebilmesi için yalnızca uyduyu değil, onu yöneten yer segmentini de tasarlamak ve üretmek gerekir. ASELSAN bu bütünsel yaklaşımla Türkiye’nin uzay egemenliğini desteklemektedir.
17 İhracat Haritası: 70’i Aşkın Ülke

ASELSAN, yalnızca Türk Silahlı Kuvvetleri’ne üretim yapan kapalı bir tedarikçi değildir. Şirketin ihracat stratejisi, savunma özerkliğinin sürdürülebilirliği için gerekli geliri sağlamakla kalmayıp Türkiye’nin jeopolitik etkisini de pekiştirmektedir.
İhracat coğrafyası incelendiğinde birkaç stratejik cluster öne çıkmaktadır. Körfez ülkeleri; özellikle taktik telsiz, zırhlı araç sistemleri ve hava savunma çözümleri alanında güçlü müşteriler arasındadır. Orta Asya ve Kafkasya; Türkçe konuşan ülkelerin siyasi yakınlıkla desteklenen savunma alımlarıyla dikkat çekmektedir. Afrika; ASELSAN’ın en hızlı büyüyen pazarı konumundadır; sınır güvenliği ve iç güvenlik teknolojileri özellikle talep görmektedir. Güney Asya; Pakistan özelinde deniz ve kara sistemleri alanında derinleşen iş birliği öne çıkmaktadır.
ASELSAN’ın ihracat modeli rekabetçi fiyatlandırma ile yüksek teknoloji bileşimini etkin biçimde kullanmaktadır. Batılı sistemlerin karşılayamadığı bütçelerdeki ülkeler için ASELSAN, muadil teknolojik kabiliyetin çok daha uygun maliyetle sunulduğu bir alternatif oluşturmaktadır. Bu durum özellikle hızlı büyüyen savunma bütçelerine sahip gelişmekte olan ülkelerde önemli bir rekabet avantajı yaratmaktadır.
18 Halka Açık Savunma Şirketi: Borsa Performansı

ASELSAN, halka açık bir şirkettir ve BIST (Borsa İstanbul) üzerinde ASELS kodu ile işlem görmektedir. TSKGV kontrolündeki holding yapısı korunmakla birlikte halka ait float, şirketi kurumsal ve bireysel yatırımcıların savunma sektörüne erişim sağlayabildiği önemli bir araç haline getirmektedir.
Finansal performans açısından ASELSAN, Türk savunma sanayiinin büyüme dinamiklerini yansıtmaktadır. Yurt içi savunma bütçesindeki büyüme, ihracat gelirleri ve kur etkisi şirketin gelir tablosunu şekillendiren üç temel faktördür. 2024-2025 döneminde ASELS hissesi, savunma sektörüne olan yatırımcı ilgisini ve Türk savunma sanayiinin büyüme beklentilerini fiyatlamıştır.
ASELSAN’ın şeffaflık yükümlülükleri kapsamında yayımladığı faaliyet raporları, şirketin Ar-Ge harcama oranı, sözleşme backlog büyüklüğü ve ülke bazlı ihracat dağılımı gibi kritik verileri kamuoyuyla paylaşmaktadır. Bu veriler hem savunma analisti hem de yatırımcı perspektifinden değerli birincil kaynaklar oluşturmaktadır. Şirketin ihracat backlog’u zaman zaman yıllık cirosunu aşmakta; bu durum orta vadeli gelir görünürlüğünün güçlü olduğuna işaret etmektedir.
19 ASELSAN ve Türk Savunma Sanayii Ekosistemi

ASELSAN tek başına bir ada değildir; Türkiye’nin savunma sanayii ekosisteminin en güçlü aktörlerinden biri olarak diğer şirketlerle derinlikli iş birlikleri yürütmektedir. Bu ekosistemi anlamak, ASELSAN’ın gerçek stratejik değerini kavramak için kritik öneme sahiptir.
TUSAŞ (Türk Havacılık ve Uzay Sanayii) ile ilişki: KAAN muharip uçağı bu iş birliğinin en görünür ürünüdür. TUSAŞ platform tasarımı ve gövde üretimi yaparken ASELSAN aviyonik, radar ve EW sistemlerini sağlar. Bu ilişki biçimi, Batılı savunma sanayiinin dev entegratörlerin (Boeing, Lockheed) altında çalışan tedarikçi hiyerarşisine benzer bir yapı oluşturmaktadır; ancak tamamen yerli bir hiyerarşidir.
ROKETSAN ile ilişki: HİSAR programı bu ortaklığın en somut örneğidir. ROKETSAN’ın füze gövde ve güdüm sistemi, ASELSAN’ın radar ve ateş kontrol sistemiyle birleşince eksiksiz bir hava savunma sistemi ortaya çıkar. Benzer bir model, HISAR’ın gelecek varyantlarında ve yeni nesil anti-tank sistemlerde sürdürülmektedir.
HAVELSAN (yazılım ve simülasyon), STM (insansız sistemler ve yapay zeka), ROKETSAN (füzeler ve mühimmat) ile ASELSAN arasındaki iş birliği, 2030’lara uzanan vizyonla daha da derinleşecektir. Bu ortaklar artık ortak ihracat teklifleriyle birlikte global savunma ihalelerine girebilmektedir; bu durum Türkiye’nin sistem entegratörü olarak konumlandırma stratejisini güçlendirmektedir.
20 2030 Vizyonu: Yapay Zeka Entegrasyonu

ASELSAN’ın 2030 vizyonu, şirketin bugüne kadar inşa ettiği elektronik ve yazılım birikiminin yapay zeka ve özerk sistemler katmanıyla güçlendirilmesine dayanmaktadır. Bu vizyon, salt bir Ar-Ge hedefi değil; Türkiye’nin savunma teknoloji özerkliğinin bir sonraki evrimini temsil etmektedir.
Radar ve Sensör Sistemlerinde YZ: ASELSAN’ın radar işleme algoritmalarına makine öğrenmesi entegrasyonu, hedef sınıflandırması ve sahte hedef (clutter) ayırt etme kabiliyetlerini önemli ölçüde artırmaktadır. Yapay zeka, binlerce saatlik radar verisinden öğrenilen örüntülerle yeni bir tehdidi yalnızca saniyeler içinde sınıflandırabilir; geleneksel eşik tabanlı algoritmalar bu hızda çalışamaz.
Elektronik Harpte Bilişsel EW: Gelecek nesil elektronik harp sistemleri, spektrum ortamını analiz edip düşmanın adaptasyonlarını tespit ederek karşı önlemleri otomatik güncelleyen “bilişsel” mimarilere doğru evrilmektedir. ASELSAN’ın bu alandaki Ar-Ge yatırımları, KORAL benzeri sistemlerin insan operatör döngüsü olmaksızın çalışabilmesini hedeflemektedir.
Özerk Sistemler ve Sürü Zekâsı: ASELSAN, insansız deniz araçları ve kara araçlarının ortak görev icra edebileceği çoklu özerk sistem mimarileri üzerinde çalışmaktadır. Sürü koordinasyonu algoritmalar ile güvenlik kısıtlı iletişim protokollerinin geliştirilmesi, şirketin 2025-2030 döneminde en fazla Ar-Ge harcaması planladığı alt segmentler arasındadır.
2030 vizyonu aynı zamanda ihracat stratejisini de yeniden çerçeveler. Yapay zeka entegreli sistemler daha yüksek katma değer taşıdığı için ihracat birim değerini artırma potansiyeli barındırmaktadır. ASELSAN’ın bu geçişi başarıyla yönetmesi, şirketi küresel savunma elektroniği liginde farklı bir konuma taşıyacaktır.
ASELSAN Ürün Kategorileri: Özet Tablo
| Sistem / Kategori | Platform / Kullanıcı | Temel Kabiliyet | İhracat Durumu |
|---|---|---|---|
| GENESIS | Deniz gemileri | Savaş yönetim sistemi | Aktif müzakereler |
| GOMEKS | KAAN muharip uçağı | Modüler aviyonik | Yurt içi / geliştirme |
| MURAD / ARES-2NC | Hava / Kara | AESA radar | Değerlendirme aşaması |
| HEWS | Helikopterler | Elektronik harp paketi | İhraç ediliyor |
| KORAL | Kara araçları | Taarruz EW sistemi | Aktif ihracat |
| HİSAR Radar | HİSAR ailesi | Hava savunma radar/ateş kontrol | Müzakereler sürmekte |
| SARP | Zırhlı araçlar | Uzaktan kumanda silah istasyonu | Aktif ihracat |
| STAMP | Deniz araçları | Stabilize deniz silah sistemi | İhraç ediliyor |
| SDR Telsiz / SATCOM | Tüm kuvvetler | Taktik haberleşme | 70+ ülke |
| Termal Kamera | Araçlar / SİHA / Sınır | Gece / termal görüntüleme | Aktif ihracat |
| IFF Sistemi | Tüm platformlar | Dost-düşman tanımlama | İhraç ediliyor |
| C4ISR | Kara komutanlığı | Taktik komuta-kontrol | Seçili ülkeler |
| Siber Güvenlik / SIGINT | Devlet / TSK | Şifreli ağ ve sinyal istihbaratı | Sınırlı ihracat |
| Sonar | Deniz gemileri | Denizaltı karşıtı harp | Yurt içi ağırlıklı |
| Uydu Elektroniği | Türk uzay programı | Uydu yük elektroniği | Geliştirme aşaması |
5 Önemli Sonuç
- ASELSAN, yalnızca bileşen tedarikçisi değil, sistemleri entegre eden bir platform şirketidir; bu entegrasyon kabiliyeti rakiplerden en kritik farkını oluşturmaktadır.
- KORAL’ın savaş alanındaki gerçek performans verileri, şirketin ihracat momentumunu hızlandırmış ve global savunma medyasında “test edilmiş sistem” konumuna yerleştirmiştir.
- GOMEKS ve MURAD projeleri, Türkiye’yi beşinci nesil muharip uçak aviyoniği ve AESA radar geliştirme kapasitesine sahip çok sınırlı sayıdaki ülkeden biri yapmaktadır.
- 70’i aşkın ülkeye ihracat, ASELSAN’ı artık bölgesel değil küresel bir savunma elektroniği oyuncusu olarak konumlandırmaktadır; Afrika ve Güney Asya’daki büyüme özellikle dikkat çekicidir.
- 2030 yapay zeka vizyonu, ASELSAN’ın sensör-yazılım-veri döngüsünü kapatma stratejisini temsil etmekte; bu döngü kurulduğunda sistemlerin sürekli iyileşme kapasitesi dramatik biçimde artacaktır.
Sık Sorulan Sorular
ASELSAN kaç ülkeye ihracat yapıyor ve hangi ürünler en çok satılan kategorilerdir?
ASELSAN 2025 itibarıyla 70’i aşkın ülkeye ihracat gerçekleştirmektedir. En yüksek ihracat hacmine sahip kategoriler taktik telsiz ve haberleşme sistemleri, SARP uzaktan kumandalı silah istasyonu ve KORAL elektronik harp sistemidir. Körfez ülkeleri, Orta Asya, Pakistan ve çeşitli Afrika ülkeleri temel ihracat pazarlarını oluşturmaktadır.
KORAL elektronik harp sistemi gerçek bir savaşta kullanıldı mı?
Açık kaynaklarda Ukrayna’nın Türkiye’den temin ettiği KORAL sistemlerini Rus hava savunma radarlarına karşı kullandığı raporlanmıştır. Bu operasyonel kullanımın sonuçlarına dair kesin değerlendirmeler gizli kalmakla birlikte, uluslararası savunma analistleri KORAL’ın cephe koşullarında etkili bir performans sergilediğini değerlendirmektedir.
ASELSAN hissesi (ASELS) yatırım için nasıl değerlendirilir?
ASELS, Türkiye’nin savunma harcamalarındaki büyümeye ve ihracat momentumuna endeksli bir hissedir. Yurt içi savunma bütçesi büyümesi, TL/USD kur dinamiği ve ihracat sözleşme duyuruları hisse fiyatını etkileyen temel faktörlerdir. Yatırım kararları için güncel şirket finansal raporları ve SPK düzenlemeleri kapsamındaki kamuyu aydınlatma verileri esas alınmalıdır.
ASELSAN’ın TUSAŞ ve ROKETSAN ile farkı nedir?
TUSAŞ (TUSAŞ-TAI) uçak ve insansız hava araçları gövde tasarımı ve üretiminde, ROKETSAN ise roket, füze ve mühimmat sistemlerinde uzmanlaşmıştır. ASELSAN, bu iki firmanın ürettiği platformların “beyni” sayılabilecek elektronik, radar, yazılım ve haberleşme sistemlerini geliştirmektedir. Üç şirket, büyük platformlarda sıkça ortak ihale ve geliştirme programlarında birlikte çalışmaktadır.
ASELSAN’ın 2030 yapay zeka vizyonu somut hangi projeleri kapsıyor?
Kamuoyuyla paylaşılan bilgiler; radar hedef sınıflandırmasında makine öğrenmesi uygulamaları, KORAL benzeri sistemler için bilişsel elektronik harp mimarileri, insansız araç sürü koordinasyonu ve C4ISR platformları için yapay zeka destekli karar destek araçlarını kapsamaktadır. Bu projelerin büyük bölümü gizlilik nedeniyle kamuya detaylı aktarılmamaktadır.
Sıradaki Rehber: USS Gerald Ford’un 18 Devrim Niteliğindeki Özelliği
Dünyanın en pahalı savaş gemisinin teknolojik sırları: elektromanyetik uçak fırlatma sisteminden nükleer reaktör konfigürasyonuna, F-35C entegrasyonundan özerk deniz araçlarına kadar 18 devrim niteliğindeki özellik.
Kaynaklar
- ASELSAN Faaliyet Raporları 2023-2025
- Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) — Proje ve İstatistik Verileri
- Defense World — ASELSAN Export Analysis
- Janes — Turkish Defence Electronics Survey
- Borsa İstanbul — ASELS Kamuyu Aydınlatma Formları
- ASELSAN Basın Bültenleri ve Ürün Teknik Katalogları, 2024-2025

