İnsansız Savaş Uçaklarının Kalbi İçin Yarış: ABD GE ve Rolls-Royce’a Drone Motoru Görevi Verdi

- Tarih: sözleşmeler 3 Haziran 2026’da duyuruldu
- Taraflar: GE Aerospace (GE426 motoru) ve Rolls-Royce (AE ailesi)
- Program: ‘Orta-İtki Sınıfı Otonom İş Birlikçi Platformlar’ — CCA ile bağlantılı
- Çerçeve: İtki Konsorsiyumu Girişimi 2.0; sabit fiyatlı, Other Transaction yetkisiyle
- Kapsam: önce droneler, ileride başka insansız platformlar ve seyir füzeleri
Sadık kanatların gizli darboğazı: motor
Yeni nesil hava savaşının yıldızı, pilotlu uçağın yanında uçan insansız savaş uçakları olacak. ABD bunlara İş Birlikçi Savaş Uçağı (CCA) diyor; F-35’in ve geleceğin F-47’sinin yanında uçacak, keşif yapacak, hedefe ilk giren ya da düşman ateşini üstüne çeken otonom dronelar. Ne var ki bütün bu vizyonun altında sessiz bir darboğaz yatıyor: motor.
Şöyle ki bir savaş uçağının motoru pahalı, az sayıda ve özenle üretilir; oysa CCA mantığı tam tersini ister — ucuz, çok sayıda, hızla banttan çıkan. Hava Kuvvetleri işte bu yüzden GE Aerospace ve Rolls-Royce’a yöneldi. GE, ‘orta-itki’ sınıfında geliştirdiği GE426 motorunu olgunlaştıracak; sözleşme ön tasarım incelemesinin tamamlanmasını da kapsıyor. Rolls-Royce ise hâlihazırda Donanma’nın MQ-25 ikmal dronunu uçuran AE motor ailesini bu sınıfa taşıyor.
Detaylara inildiğinde adımın bir başka boyutu çıkıyor: bu motorlar yalnızca dronelar için değil. Üreticiler, aynı çekirdek tasarımın ileride başka insansız platformlarda ve hatta seyir füzelerinde kullanılabileceğini belirtiyor. GE’nin GE426’sı, daha önce Kratos ile geliştirilen GEK800 motorunun mirasını taşıyor; yani Amerika, tek bir ‘ucuz ama yeterli’ motor felsefesini birden çok silah ailesine yaymaya çalışıyor.

Konsorsiyum mantığı ve sahadaki ilk işaretler
Sözleşmeler, Hava Kuvvetleri’nin İtki Konsorsiyumu Girişimi 2.0 çatısı altında, sabit fiyatlı ve esnek ‘Other Transaction’ yetkisiyle imzalandı; tutar açıklanmadı. Bu yöntem askeri tedarikte hız demek — klasik, yıllar süren ihale döngüsünün yükünü hafifletip motor olgunlaşmasını çabuklaştırmayı amaçlıyor. Pentagon, CCA programında zamanı en az para kadar kıymetli görüyor.
İlk somut işaret nisan ayında geldi. Rolls-Royce’un AE 3007N motoruyla uçan MQ-25 Stingray, ilk uçuşunu Nisan 2026’da gerçekleştirdi; bu, orta-itki sınıfı bir motorun insansız bir platformu taşımaya hazır olduğunun canlı kanıtıydı. GE tarafında ise odak, GE426’yı ‘savaşçının ihtiyaç duyduğu performans, uygun maliyet ve hazırlık’ düzeyine getirmek olarak özetlendi.
Hatırlanacağı üzere CCA programının ilk artımında General Atomics’in YFQ-42A’sı ve Anduril’in YFQ-44A’sı yarışıyor; uçaklar uçuyor ama hepsinin geleceği, seri üretilebilir uygun motora bağlı. İşte bu sözleşmeler, gövdeden sonra programın ikinci yarısını — itkiyi — sağlama almaya dönük.

Konunun Türkiye’yi ilgilendiren tarafı da tam burada beliriyor. Bayraktar KIZILELMA ve TUSAŞ ANKA-3, Türkiye’nin kendi ‘iş birlikçi savaş uçağı’ kuşağını oluşturuyor; ikisi de KAAN’ın yanında uçacak şekilde tasarlandı. Aynı denklemin motor ayağında ise TEI çalışıyor: KIZILELMA için geliştirilen TF-6000 turbofan ve daha güçlü TF-10000 projesi, Ankara’nın da Amerika’yla aynı sorunu — insansız savaş uçağına milli, üretilebilir bir motor bulmayı — kendi yöntemiyle çözmeye uğraştığını gösteriyor. Geniş resme bakıldığında, geleceğin hava gücü yarışı giderek motor masasında belirleniyor.

