Türkiye’nin Kritik Savunma Yazılımları: Görünmeyen Güç

Türkiye’nin Kritik Savunma Yazılımları: Görünmeyen Güç
Yazı Özetini Göster
BİR BAKIŞTA
Ana Geliştiriciler
HAVELSAN, MİLSOFT, ASELSAN, STM
Öncü Ürün
ADVENT (Savaş Yönetim Sistemi)
İhracat Durumu
10 ülke, 5 kıta (ADVENT)
NATO Örneği
Romanya Karadeniz korveti, 2026
Milli Veri Bağı
Link-M (MİLSOFT)
Kritik Alan
C4ISR, siber güvenlik, gömülü yazılım
Türkiye
Savunma yazılımı. Kaynak: Wikimedia Commons.

Bir fırkateynin radarı, bir savaş uçağının aviyoniği ya da bir tankın atış kontrol dizgisi donanım olarak yerli üretilse dahi, o donanımı yöneten yazılım yabancı kaynaklıysa platformun gerçek sahibi yazılımı yazan taraftır. Savunma sanayiinde ‘yazılım bağımsızlığı’ kavramı son yirmi yılda donanım yerlileştirmesinin önüne geçti; çünkü modern bir muharebe sisteminde işlevselliğin büyük bölümü kod satırlarında yaşar, sac ve alaşımda değil.

Yabancı menşeli komuta kontrol veya savaş yönetim yazılımlarında iki yapısal risk bulunur. Birincisi kaynak kod kapalılığıdır: alıcı ülke sistemin iç mantığını değiştiremez, yeni bir sensörü veya silahı kendi başına entegre edemez, her güncelleme için tedarikçiye bağımlı kalır. İkincisi ise ‘kill switch’ ya da uzaktan devre dışı bırakma riskidir — 1991 Körfez Savaşı’nda Irak’ın Fransız yapımı hava savunma radarlarının beklenmedik şekilde devre dışı kaldığı iddiaları, bu tartışmanın en sık anılan örneklerinden biridir ve doğrulanmamış olsa da doktrin yazımını etkilemiştir.

Türkiye’nin 1974 ambargosu sonrası benimsediği ‘kendi kendine yeter savunma sanayii’ stratejisi, 2000’li yıllardan itibaren donanımdan yazılıma kaydı. HAVELSAN, ASELSAN yazılım birimleri, MİLSOFT ve STM gibi şirketler bugün gemi savaş yönetim sistemlerinden siber güvenlik altyapısına, simülasyon merkezlerinden gömülü aviyonik koduna kadar geniş bir yelpazede tamamen yerli çözümler üretiyor. Bu, yalnızca tedarik güvenliği değil, aynı zamanda platformun yaşam döngüsü boyunca bağımsız modernizasyon kabiliyeti anlamına geliyor.

Kaynak kod sahipliği ayrıca ihracat serbestisi getiriyor. Yabancı bir CMS (savaş yönetim sistemi) üzerine kurulu bir gemiyi üçüncü bir ülkeye satmak, orijinal yazılım tedarikçisinin ihracat izin rejimine tabidir. Türkiye’nin kendi CMS’ini geliştirmesi, MİLGEM sınıfı korvetlerin veya insansız deniz araçlarının satışında bu tür bir izin darboğazını ortadan kaldırıyor.

Türk savunma yazılımı ekosistemi kabaca beş ana kategoride toplanabilir; her biri farklı bir platform katmanına hizmet eder.

Savaş Yönetim Sistemleri (CMS)

Bir savaş gemisinin veya kara platformunun sensörlerini, silahlarını ve haberleşme sistemlerini tek bir taktik resimde birleştiren yazılımdır. HAVELSAN’ın ADVENT’i ve MİLSOFT kökenli GENESIS bu kategorinin Türk temsilcileridir.

Komuta Kontrol ve C4ISR

Komuta, Kontrol, Muhabere, Bilgisayar, İstihbarat, Keşif ve Gözetleme fonksiyonlarını birleştiren yazılım katmanıdır. ASELSAN’ın HAKİM 100 hava komuta kontrol sistemi ve MİLSOFT’un Geniş Alan Komuta Kontrol Sistemi (WACCS) bu alanda öne çıkar.

Simülasyon ve Eğitim

Pilot, denizci ve kara personelinin gerçek platformu riske atmadan eğitildiği yazılım tabanlı simülatörlerdir. HAVELSAN yirmi yılı aşkın simülasyon deneyimiyle helikopter, savaş uçağı ve gemi simülatörleri geliştirir; kurumsal eğitim yönetimi için EYBİS (Eğitim Yönetim Bilgi Sistemi) bu alanı tamamlar.

Siber Güvenlik

Platform içi veri yollarını, mesyon bilgisayarlarını ve haberleşme modüllerini dış müdahaleye karşı koruyan yazılım katmanıdır. STM, Milli Muharip Uçak KAAN projesinde platform siber güvenliğinin ana yüklenicisi konumundadır ve bu çalışma Türkiye’de bir platforma uygulanan ilk kapsamlı siber güvenlik örneği olarak tanımlanır.

Gömülü Yazılım ve Milli Veri Bağı

Radar işaret işleme, füze güdüm algoritmaları ve taktik veri bağı protokolleri gibi donanıma gömülü kod parçalarıdır. MİLSOFT, NATO standardı Link-11, Link-16 ve Link-22 veri bağlarını millileştirdikten sonra tamamen yerli radyo, modem ve kripto altyapısına dayanan Link-M adlı milli taktik veri bağını geliştirdi.

Bu beş kategori birbirinden bağımsız çalışmaz; aksine, çağdaş ağ merkezli harp doktrini her katmanı bir üst katmana bağlar. Gömülü yazılım katmanındaki bir radar işaret işleme algoritması, çıktısını taktik veri bağı üzerinden komuta kontrol katmanına aktarır; komuta kontrol katmanı bu veriyi savaş yönetim sistemine besler; savaş yönetim sistemi ise operatöre birleşik bir taktik resim sunar. Bir halkadaki yerlilik eksikliği tüm zinciri kırılgan hale getirir, çünkü yabancı bir ara katman kendi veri formatını, güncelleme takvimini ve güvenlik kısıtını dayatır. Türk şirketlerinin her katmanda paralel yetkinlik geliştirmesinin stratejik mantığı budur.

Simülasyon kategorisi çoğu zaman ikincil görülse de savaş hazırlığının ekonomisi açısından belirleyicidir. Gerçek bir savaş uçağının uçuş saati maliyeti, simülatördeki eşdeğer eğitimin kat kat üzerindedir; ayrıca simülatör, gerçek platformda denenmesi riskli acil durum ve arıza senaryolarının tekrar tekrar çalışılmasına imkan verir. HAVELSAN’ın helikopter, savaş uçağı ve gemi simülatörlerinde yirmi yılı aşan birikimi, yalnızca görsel-hareket sistemi değil, arkadaki senaryo üretimi, performans ölçümü ve eğitim yönetimi yazılımını da kapsayan bütünleşik bir ekosisteme işaret eder. EYBİS gibi eğitim yönetim bilgi sistemleri, bireysel ilerlemeyi izleyerek eğitim planlamasını veri temelli hale getirir.

Siber güvenlik kategorisi ise son yıllarda müstakil bir disiplin olarak ayrıştı. Bir platformun aviyoniği, veri yolları (data bus) ve haberleşme modülleri, dijitalleştikçe siber saldırı yüzeyi genişledi. STM’in KAAN projesindeki çalışması, uluslararası RTCA DO-326A ve DO-356A gibi havacılık siber güvenlik standartlarına dayanıyor; bu, milli bir yazılımın yalnızca yerli olmakla kalmayıp uluslararası sertifikasyon çerçevelerine de uyum sağladığını gösteriyor. Ankara’da kurulan Siber Füzyon Merkezi (SFM) ise kamu ve özel sektöre entegre siber tehdit istihbaratı sağlayarak platform güvenliğini kurumsal savunma katmanıyla birleştiriyor.

YazılımKategoriGörevGeliştiriciPlatform
ADVENTDeniz Savaş Yönetim Sistemi (CMS)Sensör-silah entegrasyonu, taktik resimHAVELSANTCG Anadolu, MİLGEM, Romanya korveti
GENESISDeniz Savaş Yönetim Sistemi (CMS)Filo modernizasyonu, korvet entegrasyonuMİLSOFT kökenli / HAVELSANGABYA sınıfı fırkateyn, MİLGEM korvet
HAKİM 100Hava Komuta Kontrol / C4ISRTanımlanmış hava resmi, tehdit değerlendirmeASELSANHava savunma ağı, S-400 entegrasyonu
Link-MMilli Taktik Veri BağıPlatformlar arası bağımsız ağ haberleşmesiMİLSOFTKara, deniz ve hava platformları
WACCSGeniş Alan Komuta KontrolBölgesel komuta kontrol koordinasyonuMİLSOFTKara Kuvvetleri komuta merkezleri
KAAN Platform Siber Güvenlik AltyapısıSiber Güvenlik / Gömülü YazılımAviyonik, mesyon bilgisayarı, veri yolu korumasıSTMMilli Muharip Uçak KAAN

Yazılım katmanının değeri, tek başına çalışmasından değil, çok sayıda farklı sensör ve silah sistemini ortak bir taktik dile çevirmesinden gelir. ADVENT örneğinde bu entegrasyon somut olarak görülür: TCG Anadolu’ya ADVENT CMS ve FleetStar Gemi Veri Dağıtım Sistemi entegrasyonu, NATO’nun Steadfast Dart 2026 tatbikatı öncesinde tamamlanmış ve ağ merkezli komuta kontrol mimarisinin bir ön saf platformunda operasyonel olarak doğrulandığı bildirilmiştir.

2026 SAHA EXPO fuarında tanıtılan ADVENT-AI katmanı, bu entegrasyonun bir adım ilerisini temsil ediyor. Türk Deniz Kuvvetleri’nin ARMERKOM araştırma merkezi ile birlikte geliştirilen sistem, radar, sonar, insansız hava aracı ve elektronik harp sistemlerinden gelen taktik veriyi filtreleyerek muharebe bilgi merkezlerindeki karar destek yükünü azaltmayı hedefliyor; silah kullanım yetkisi insan operatörde kalmaya devam ediyor.

MİLSOFT tarafında entegrasyon örneği GEMKOMSİS projesiyle başladı. 2004 yılında TÜBİTAK TEYDEB desteğiyle başlatılan proje, DDS ara katman yazılımını (middleware) geliştirdi; bu ara katman daha sonra Sahil Güvenlik arama-kurtarma gemilerinin komuta kontrol altyapısının temelini oluşturdu. GABYA sınıfı fırkateynlerin modernizasyonu için geliştirilen GENESIS savaş yönetim sistemi ise MİLGEM korvetlerinin silah ve sensör setine uyarlanarak entegre edildi.

Hava tarafında HAKİM 100, farklı sensör tiplerinden gelen veriyi değerlendirerek Tanımlanmış Hava Resmi oluşturuyor ve tehdit değerlendirme, silah tahsis algoritmaları aracılığıyla hava savunma unsurlarını yönetiyor; bu sistemin S-400 hava savunma komuta kontrol yapısına entegrasyonu kamuoyuna yansıyan örnekler arasında.

Türk savaş yönetim ve komuta kontrol yazılımlarının uluslararası emsalleriyle kıyaslanması, güçlü ve zayıf yönlerini objektif biçimde ortaya koyar. Aşağıdaki tablo, farklı tedarik felsefelerinin karşılaştırmasını özetler; amaç bir üstünlük sıralaması değil, her sistemin dayandığı stratejik mantığı görünür kılmaktır.

KriterADVENT / GENESIS (Türkiye)Aegis CMS (ABD)SitaWare (Danimarka)
KategoriPlatforma entegre deniz CMSEntegre deniz silah/savaş sistemiÇok alanlı C4ISR paketi (COTS)
GeliştiriciHAVELSAN / MİLSOFTLockheed MartinSystematic
Olgunluk / SicilGörece yeni; 5 kıtada 10 ülke1970’lerden beri, çok olgunOlgun, yaygın NATO kullanımı
Kaynak Kod KontrolüTam milli kontrolABD kontrolünde, kapalıTicari lisans, tedarikçiye bağlı
İhracat SerbestisiYüksek, milli inisiyatifABD ihracat rejimine tabiTedarikçi izin rejimine tabi
MimariAğ merkezli, AI katmanı (ADVENT-AI)Radar merkezli, katmanlıModüler, çok alanlı, COTS

Taktik veri bağı katmanında da benzer bir kıyas geçerlidir. Aşağıdaki tablo, milli Link-M ile NATO standardı Link-16’yı karşılaştırır.

KriterLink-M (MİLSOFT)Link-16 (NATO)
MenşeMilli, tamamen yerliNATO standardı, ABD kökenli
Radyo/Modem/KriptoYerli altyapıNATO onaylı, dışa bağımlı
Birlikte ÇalışabilirlikMilli platformlar arasıTüm NATO platformları
Kullanım RolüEgemen/hassas operasyonİttifak içi ortak operasyon

Tablolar birlikte okunduğunda görülen tablo şudur: Türkiye, ne Aegis’in tam bağımlılığını ne de Link-16’ya mahkumiyeti kabul ediyor; bunun yerine hem ittifak uyumunu koruyan (Link-16 millileştirmesi) hem de bağımsız hareket serbestisi sağlayan (Link-M, ADVENT) çift katmanlı bir mimari kuruyor.

Yerli savaş yazılımlarının somut avantajları, soyut bağımsızlık söyleminin ötesinde operasyonel ve ticari sonuçlar doğuruyor.

Bağımsız Modernizasyon

Kaynak koduna tam erişim, yeni bir sensör, silah veya insansız sistemin platforma entegrasyonunu yıllar süren yabancı tedarikçi onay sürecine bağlı kalmadan gerçekleştirmeyi mümkün kılıyor.

İhracat Serbestisi

ADVENT bugün 5 kıtada 10 ülkede kullanılıyor; Temmuz 2026’da Romanya donanmasının Karadeniz korveti Contraamiral Roman’a entegre edilmesiyle sistem, bir NATO üyesi donanmada operasyonel hizmete giren ilk Türk savaş yönetim sistemi oldu. Bu, yabancı bir CMS’in üçüncü ülke satışlarında karşılaşılabilecek ihracat izin kısıtlarının Türk sistemlerinde bulunmaması sayesinde mümkün.

Maliyet Kontrolü

Yaşam döngüsü boyunca lisans, bakım ve güncelleme bedelleri yurt dışına akmak yerine yerli katma değere dönüşüyor; bu da uzun vadeli işletme maliyetini öngörülebilir kılıyor.

Doktrin Gizliliği

Taktik algoritmaların, tehdit değerlendirme mantığının ve karar destek kurallarının yabancı bir şirketin veri tabanında değil, milli kontrol altında tutulması, harekat doktrininin sızma riskini azaltıyor.

Objektif bir değerlendirme için abartısız sınırlamaların da ortaya konması gerekir.

Olgunluk Farkı

Aegis Combat System, 1970’lerden bu yana geliştirilmiş, onlarca yıllık savaş sahası ve tatbikat verisiyle olgunlaşmış bir sistemdir; ADVENT gibi görece genç Türk CMS platformları operasyonel veri hacmi bakımından henüz bu ölçekte bir sicile sahip değil. Sınırlı sayıdaki NATO içi konuşlanma (Romanya örneği) olumlu bir referans olsa da, geniş çaplı yüksek yoğunluklu çatışma senaryosunda doğrulanmış performans verisi kamuya açık kaynaklarda henüz sınırlıdır.

Bağımsız Doğrulama Eksikliği

ADVENT-AI gibi yapay zeka destekli karar destek katmanlarının performans iddiaları büyük ölçüde üretici (HAVELSAN) ve resmi kaynaklardan geliyor; bağımsız üçüncü taraf test raporları veya akademik değerlendirmeler kamuya açık şekilde sınırlı sayıdadır.

Ekosistem Parçalanması

HAVELSAN, MİLSOFT ve ASELSAN’ın farklı projelerde kısmen örtüşen CMS ve komuta kontrol çözümleri geliştirmesi (örneğin ADVENT ve GENESIS’in ikisinin de deniz CMS alanında konumlanması), uzun vadede standardizasyon ve birlikte çalışabilirlik açısından soru işaretleri taşıyor.

Siber Güvenlik Sürekliliği

KAAN gibi yeni nesil platformlarda siber güvenlik altyapısı henüz operasyonel olgunluğa erişme aşamasındadır; STM’in bu alandaki çalışması Türkiye’de bir platforma uygulanan ilk kapsamlı örnek olarak tanımlanıyor, yani saha tecrübesi kısıtlı.

Savunma yazılımı alanındaki uluslararası literatür, komuta kontrol ve savaş yönetim yazılımlarının ‘donanımdan bağımsız değer’ taşıdığını vurguluyor. Danimarka menşeli Systematic firmasının SitaWare paketi, muharebe kanıtlı ticari hazır yazılım (COTS) olarak pazarlanıyor ve tüm muharebe alanında durumsal farkındalık sağlıyor; bu, NATO ülkelerinin çoğunun tercih ettiği model. Türkiye’nin stratejisi ise farklı: kendi CMS’ini sıfırdan geliştirip yalnızca yurt içi ihtiyacı değil ihracat pazarını da hedeflemek.

STRASAM gibi düşünce kuruluşlarının değerlendirmelerine göre Türkiye doğrudan Aegis benzeri bir sistem kullanmıyor, ancak benzer bir kullanım konsepti geliştirerek Türk Deniz Kuvvetleri’ne entegre hava savunma kabiliyeti kazandırmayı hedefliyor. Bu, teknolojik taklitten çok, aynı operasyonel ihtiyaca milli bir yanıt üretme yaklaşımı olarak okunmalı.

Sektör gözlemcileri açısından kritik soru, yazılımların savaş sahasında henüz yüksek yoğunluklu bir çatışmada test edilmemiş olması. ADVENT’in Pakistan ve Romanya gibi farklı coğrafyalarda konuşlanması olumlu bir güven sinyali olsa da, bu sistemlerin gerçek bir yüksek tempo deniz muharebesinde nasıl performans göstereceği açık bir soru olarak duruyor. Yine de yazılım bağımsızlığının stratejik değeri, performans sicilinden bağımsız olarak, tedarik güvenliği ve modernizasyon esnekliği açısından tartışmasız kabul ediliyor.

Sonuç olarak Türkiye’nin savunma yazılımı ekosistemi, donanım yerlileştirmesinin bir uzantısı değil, kendi başına stratejik bir katman haline geldi. ADVENT’in NATO içinde operasyonel hizmete girmesi, bu stratejinin somut bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti.

Karşılaştırmalı bir bakış, Türk sistemlerinin konumunu daha net ortaya koyar. Aegis, altı NATO müttefikinin de kullandığı, RCA’nın Füze ve Yüzey Radarı Bölümü tarafından geliştirilip bugün Lockheed Martin tarafından üretilen bir entegre deniz silah sistemidir; onlarca yıllık gelişim ve saha verisiyle sektörün referans noktasıdır. SitaWare ise Aegis’ten farklı bir felsefe temsil eder: gemiye özgü bir silah sistemi değil, tüm muharebe alanında (kara, deniz, hava) durumsal farkındalık sağlayan, ticari hazır (COTS) ve modüler bir C4ISR paketidir. Türk ADVENT’i bu ikisinin arasında bir konumda durur — Aegis gibi platforma entegre bir savaş yönetim sistemidir, ancak SitaWare gibi ağ merkezli ve ölçeklenebilir bir mimariye sahiptir.

Bu üç yaklaşımın kıyaslanması, ‘en iyi sistem’ arayışının yanıltıcı olduğunu gösterir; her biri farklı bir tedarik felsefesinin ürünüdür. Aegis, ölçek ve olgunluk sunar ama tam bağımlılık getirir. SitaWare, esneklik ve hızlı entegrasyon sunar ama ticari bir üçüncü tarafa bağımlıdır. ADVENT ve GENESIS gibi milli sistemler ise egemenlik ve ihracat serbestisi sunar, karşılığında henüz sınırlı bir saha sicilini kabul eder. Türkiye’nin tercihi, kısa vadeli olgunluk yerine uzun vadeli bağımsızlığı önceleyen bilinçli bir stratejik seçimdir.

Benzer bir mantık taktik veri bağı katmanında da geçerlidir. Link-16, NATO’nun birlikte çalışabilirlik omurgasıdır ve müttefik operasyonlarında vazgeçilmezdir; MİLSOFT bu standardı millileştirerek Türkiye’nin NATO ağına bağımsız erişimini güvence altına aldı. Link-M ise NATO dışı veya hassasiyet gerektiren milli operasyonlarda, tamamen yerli radyo, modem ve kripto ile dışa kapalı bir ağ kurma imkanı verir. İki bağ birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır: biri ittifak içi birlikte çalışabilirliği, diğeri milli egemenliği güvence altına alır.

Türkiye
Savunma yazılımı. Kaynak: Wikimedia Commons.

Sıkça Sorulan Sorular

ADVENT nedir, hangi gemilerde kullanılıyor?

ADVENT, HAVELSAN tarafından geliştirilen Ağ Destekli Veri Entegre Savaş Yönetim Sistemi’dir. TCG Anadolu ve MİLGEM sınıfı korvetlerde kullanılıyor; 2026 yılında Romanya donanmasının Karadeniz korvetine entegre edilerek bir NATO ülkesinde operasyonel hizmete giren ilk Türk savaş yönetim sistemi oldu.

GENESIS ile ADVENT arasındaki fark nedir?

GENESIS, GABYA sınıfı fırkateynlerin modernizasyonu için geliştirilen ve daha sonra MİLGEM korvetlerine uyarlanan bir savaş yönetim sistemidir. ADVENT ise HAVELSAN’ın daha yeni nesil, ağ merkezli mimariye sahip savaş yönetim sistemi olup TCG Anadolu gibi büyük platformlarda ve ihracat projelerinde kullanılıyor.

Link-M nedir, Link-16’dan farkı ne?

Link-16, NATO standardı bir taktik veri bağıdır ve MİLSOFT bu standardı Türkiye’de millileştirmiştir. Link-M ise MİLSOFT’un tamamen yerli radyo, modem ve kripto altyapısına dayanan, dışa bağımlılığı ortadan kaldıran milli taktik veri bağıdır.

Türk savunma yazılımları neden donanım kadar önemli?

Modern bir savaş platformunun işlevselliğinin büyük bölümü yazılımda yaşar. Yabancı yazılıma bağımlı bir platform, kaynak kodu kapalı olduğu için bağımsız modernize edilemez, yeni sensör veya silah entegrasyonu tedarikçi onayına bağlı kalır ve ihracatta üçüncü ülke izin kısıtlarına takılabilir.

ASELSAN’ın komuta kontrol yazılımlarındaki rolü nedir?

ASELSAN, HAKİM 100 gibi hava komuta kontrol sistemleri geliştirir; bu sistem farklı sensörlerden gelen veriyi işleyerek Tanımlanmış Hava Resmi oluşturur ve tehdit değerlendirme, silah tahsis algoritmalarıyla hava savunma unsurlarını yönetir.

STM’in savunma yazılımı ekosistemindeki katkısı nedir?

STM, Milli Muharip Uçak KAAN projesinde platform siber güvenliğinin ana yüklenicisidir; aviyonik sistemlerden mesyon bilgisayarlarına, veri yollarına ve haberleşme modüllerine kadar geniş bir siber güvenlik altyapısı geliştiriyor.

Sonuç

Türkiye’nin savunma sanayii stratejisi son yirmi yılda ağırlık merkezini donanım yerlileştirmesinden yazılım bağımsızlığına kaydırdı. ADVENT, GENESIS, HAKİM 100 ve Link-M gibi sistemler, bir platformun fiziksel gövdesi kadar onu yöneten kodun da milli kontrol altında olması gerektiği fikrinin somut karşılığı. ADVENT’in 2026’da bir NATO ülkesinde operasyonel hizmete girmesi, bu stratejinin yalnızca iç pazar için değil ihracat için de rekabetçi olduğunu gösteriyor. Buna karşın olgunluk sicili, bağımsız doğrulama eksikliği ve ekosistem içi parçalanma gibi sınırlamalar gerçekçi bir şekilde göz önünde bulundurulmalı. Yazılım katmanı, Türkiye’nin savunma bağımsızlığı hedefinde donanımla eşit ağırlıkta, belki de daha stratejik bir bileşen haline geldi.

İlgili Haberler

Kaynaklar

  • HAVELSAN – ADVENT Ağ Destekli Veri Entegre Savaş Yönetim Sistemi (havelsan.com.tr)
  • Naval News – HAVELSAN Unveils ADVENT-AI Combat Management System at SAHA 2026
  • Naval News – ADVENT CMS Enters Service with a NATO Navy For the First Time
  • Army Recognition – Romania becomes first NATO country to deploy Turkish Havelsan Advent CMS
  • Quwa – Havelsan Completes ADVENT CMS Integration on TCG Anadolu
  • MİLSOFT – Taktik Veri Link Sistemleri (milsoft.com.tr)
  • MİLSOFT – Vikipedi (tr.wikipedia.org)
  • resmî kaynak – Gemi Entegre Savaş İdare Sistemi (GENESIS/MİLKON) Projesi
  • ASELSAN – HAKİM 100 (aselsan.com)
  • STM – ThinkTech, Askeri Platformlar için Siber Güvenlik Çözümleri
  • Milliyet – KAAN’a Yerli Siber Güvenlik Kalkanı, STM ve TUSAŞ
  • Havelsan – Wikipedia (en.wikipedia.org)
  • Lockheed Martin – Aegis Combat System
  • Systematic – SitaWare Suite
  • Defense News – Combat Management System (CMS) GEMKOMSIS by MİLSOFT

Türk savunma sanayiindeki son gelişmeler: ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, BAYKAR, HAVELSAN, MKE ve diğer savunma şirketlerinden en yeni gelişmeleri Türk savunma sanayii haberleri sayfamızdan takip edebilirsiniz.

Benzer Yazılar