SSB Başkanı Görgün: ALFA 2026’da NATO’nun SHINE Programına 28 Şirketle Katıldık, İhracatın %56’sı İttifaka Gidiyor

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, 5-8 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen ALFA 2026 Yapay Zeka, Kuantum, KBRN ve Otonom Sistemler Teknoloji Gösterimi’nde yaptığı açıklamada, etkinliğin NATO Müttefik Dönüşüm Komutanlığı’nın (NATO ACT) bu yılki Innovation Continuum (IC) 2026 programının final aşaması SHINE ile eş zamanlı yürütüldüğünü bildirdi. Gösterim, SSB Ar-Ge ve Teknoloji Yönetimi Daire Başkanlığı koordinasyonunda Millî Savunma Üniversitesi Deniz Harp Okulu, Tuzla Piyade Okulu ve Teknopark İstanbul’da gerçekleştirildi.
Etkinlik kapsamında 28 yerli şirket altı farklı senaryoda yeteneklerini sergiledi. Senaryo 1, 2 ve 3’e ait canlı görüntüler Teknopark İstanbul’dan Kanada’nın Halifax kentindeki SHINE faaliyetine aktarıldı; orada üç senaryoda 25 Türk firması yer aldı. Görgün, geçen yıl Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı NATO Innovation Continuum 2025’e 13 şirketin katıldığını, bu yıl katılımcı sayısının ikiye katlandığını belirtti.
Konuşmasında Görgün, Türkiye’nin uzun süredir NATO’nun en büyük ikinci kara ordusuna sahip ülke olarak bilindiğini, bugün ise savunma sanayii ürünleriyle ittifakın kolektif savunma kapasitesine yalnızca sayısal değil niteliksel olarak da katkı sunduğunu söyledi. “NATO 3.0 tasarlanırken Türkiye bu tasarımın merkez ülkelerinden biri olacak” diyen Görgün, yeni nesil teknolojilerin artık yalnızca masada veya laboratuvarda değil sahada test edildiğini vurguladı.
Görgün’ün sözlerine göre çalışmalar kritik su altı altyapısının korunması, çok alanlı harekât, KBRN savunması, otonom sürü sistemleri, yeni nesil karar destek ve kuantum teknolojileri başlıklarında yoğunlaşıyor. Bu kapsamda MİLDAR, TORAMAN, KAPTAN, SÜMER, KAFES, DEKON ve BADE adlı projelere atıfta bulundu; projelerin teknik detaylarını ayrıca açıklamadı.
SSB Başkanı, TUSAŞ’ın geliştirdiği HÜRJET’in İspanya’nın ileri jet eğitim uçağı ihtiyacına yanıt olarak sunulduğunu ve bu süreçte İspanyol sanayi ekosisteminin de sürece dahil edildiğini açıkladı. Görgün ayrıca İtalya ve Birleşik Krallık ile insansız hava aracı alanında, Portekiz ve Romanya ile de savaş gemisi üretiminde iş birliği yürütüldüğünü belirterek bu ortaklıkları “kazan-kazan” olarak tanımladı ve Türk savunma sanayiinin NATO’nun endüstriyel tabanının bir parçası olduğunun kanıtı olarak değerlendirdi.
Etkinlik sırasında NATO ACT ile bir mutabakat muhtırası imzalandı; muhtıranın iş birliğine kurumsal ve sürdürülebilir bir çerçeve kazandırması hedefleniyor. Görgün, NATO Savunma Sanayii Forumu’nun bu yıl ilk kez Liderler Zirvesi kapsamında ayrı bir etkinlik olarak Ankara’da düzenlendiğini de sözlerine ekledi.
Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatının %56’sının NATO üyesi ülkelere yapıldığını belirten Görgün’ün bu açıklaması, ihracatın büyük bölümünün ittifak içi pazara yöneldiğini ortaya koyuyor. Bu oran, son yıllarda sık dile getirilen ihracat çeşitlendirme hedefleriyle birlikte okunduğunda, NATO pazarının Türk savunma sanayii için hâlâ ana eksen olduğunu gösteriyor.
HÜRJET’in İspanya’ya sunulması, programın yalnızca Türk Hava Kuvvetleri’nin T-38 filosunun yerini almayı değil, NATO içindeki eğitim uçağı pazarında da yer almayı hedeflediğini ortaya koyuyor. Bu açıklama, konunun daha önce teslimat takvimi ve rakip platform karşılaştırmaları üzerinden analiz düzeyinde tartışıldığı bir dönemin ardından geldi; Görgün’ün doğrudan “İspanya’nın ihtiyacına yanıt verdik” ifadesini kullanması, teklifin resmi temas düzeyine taşındığına işaret ediyor. İspanya’nın nihai kararı ve takvimi henüz kamuoyuna yansımadı. Program Avrupa pazarında M-346, T-50 ve T-7A gibi platformlarla rekabet ediyor; İspanyol sanayi ekosisteminin sürece dahil edilmesi, olası bir anlaşmanın yalnızca bir satış değil ortak üretim unsurları da içerebileceğine işaret ediyor.
Katılımcı şirket sayısının bir yılda 13’ten 28’e çıkması, Türkiye’nin geçen yıl ev sahipliğini üstlendiği NATO yenilik sürecinde bu yıl daha geniş bir sanayi tabanıyla yer aldığına işaret ediyor. Teknopark İstanbul’dan Halifax’a kurulan canlı bağlantı ise iki kıtadaki test sahalarının eş zamanlı çalışabildiğini gösteren somut bir örnek oluşturdu. NATO ACT ile imzalanan mutabakat muhtırası, bu katılımı tek seferlik bir gösterimden çıkararak kurumsal bir iş birliği çizgisine taşıyor.
Ankara’da ilk kez Liderler Zirvesi kapsamında ayrı bir etkinlik olarak düzenlenen NATO Savunma Sanayii Forumu da bu kurumsallaşmanın bir başka göstergesi oldu. Görgün’ün aktardığı rakamlar bir arada değerlendirildiğinde tablo şöyle: ihracatın yarısından fazlası NATO ülkelerine gidiyor, yenilik programlarına katılan şirket sayısı bir yılda iki katına çıkıyor ve ittifakın dönüşüm komutanlığıyla kurumsal bir mutabakat imzalanıyor. Bu üç unsur, Türkiye’nin NATO’nun savunma-sanayi mimarisindeki konumunu yalnızca tedarikçi değil, ortak tasarım ve test süreçlerine giren bir paydaş olarak tarif ediyor.
Kaynaklar
- Anadolu Ajansı (Foreks üzerinden), “Savunma Sanayii Başkanı Görgün ALFA 2026’da konuştu: İspanya’nın ileri jet eğitim uçağı ihtiyacına TUSAŞ’ın geliştirdiği HÜRJET ile yanıt verdik”, 8 Ekim 2026 — Görgün’ün HÜRJET-İspanya ve NATO ortaklıkları açıklamaları için kullanıldı.
- Anadolu Ajansı (Foreks üzerinden), “SSB Başkanı Görgün: Türkiye bugün NATO’nun kolektif savunma kapasitesine büyük katkılar sunmakta”, 8 Ekim 2026 — ALFA 2026/SHINE etkinlik detayları, katılımcı şirket sayıları ve NATO ACT mutabakatı için kullanıldı.
- Milliyet / Uzmanpara, “Haluk Görgün: Türkiye NATO’nun kolektif savunma kapasitesine büyük katkılar sunmakta”, 8 Ekim 2026 — doğrulama kaynağı olarak kullanıldı.

