Pentagon, Drone Sürülerine Karşı Lazer Silahlara 86 Milyon Dolar Ayırdı

Pentagon, Drone Sürülerine Karşı Lazer Silahlara 86 Milyon Dolar Ayırdı
Yazı Özetini Göster

ABD Savunma Bakanlığı, 9 Temmuz 2026’da nLIGHT Defense ve Lockheed Martin Aculight‘a, düşman drone sürüleri ve seyir füzelerine karşı yönlendirilmiş enerji silahı geliştirmek üzere toplam 86 milyon dolarlık “diğer işlem yetkisi” (OTA) sözleşmesi verdi. Sözleşmeler, Pentagon’un Araştırma ve Mühendislik Müsteşarlığı yürütücülüğündeki Ortak Lazer Silah Sistemi (Joint Laser Weapon System – JLWS) programını finanse ediyor.

Sözleşme dağılımı ve program hedefi

86 milyon dolarlık ilk dilimin 44 milyon doları, Washington eyaletinin Camas kasabasında yerleşik nLIGHT‘a ayrıldı. Pentagon Baş Teknoloji Sorumlusu Emil Michael konuya ilişkin açıklamasında “Ana karayı ortaya çıkan tehditlere karşı aktif biçimde savunmak zorundayız. Ortak Kuvvet’e derin cephanelikli yönlendirilmiş enerji kabiliyetlerini hızla ulaştırmak için sanayiyle ortaklık kuruyoruz” ifadelerini kullandı. JLWS programının toplam tavanı 847 milyon dolar olarak belirlendi; program, Araştırma ve Mühendislik Müsteşarlığı’nın belirlediği altı Kritik Teknoloji Alanı’ndan birinin parçası.

Güç seviyeleri ve teknik hedefler

İlk JLWS prototiplerinin yaklaşık 150 kilovat güç seviyesinde üretilmesi planlanıyor. Bu, küçük İHA’lara ve drone sürülerine karşı “acil operasyonel ihtiyaçları” karşılamaya yönelik bir başlangıç eşiği olarak tanımlanıyor. Programın yol haritasında, seyir füzesi tehdidine karşı etkili olabilmek için güç seviyesinin 300-500 kilovat aralığına çıkarılması ve eş zamanlı olarak 500 kilovatlık entegre bir sistemin geliştirilmesi yer alıyor. 2027 mali yılı bütçe belgelerinde, hedefin “operasyonel olarak anlamlı bir kabiliyeti inşa etmek, teslim etmek ve göstermek” olduğu, bunu yaparken mühendislik maliyetlerinin de düşürülmesinin amaçlandığı belirtiliyor.

İki farklı şirket, iki farklı miras

nLIGHT, geçtiğimiz aylarda 70 kilovatlık bir Lazer Silah Sistemi’nin yanı sıra 30 ve 10 kilovatlık yüksek enerjili lazerleri de tanıtarak, 25 yıllık lazer güç ölçeklendirme deneyimini ve tescilli tutarlı ışın birleştirme teknolojisini öne çıkarmıştı. Diğer sözleşme sahibi Aculight ise, spektral ışın birleştirme esasına dayanan yüksek güçlü, elektrikle çalışan lazer teknolojisiyle tanınıyor; bu teknoloji halihazırda Lockheed Martin’in HELIOS entegre silah sisteminde kullanılıyor.

Modülerlik ve konuşlandırma hedefi

Sistemlerin kara ve deniz platformlarına modüler biçimde entegre edilebilmesi, program tasarımının merkezinde yer alıyor. Konteynerize form faktörü sayesinde sistemlerin farklı coğrafi bileşik komutanlık alanlarına hızla konuşlandırılabilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, düşük maliyetli drone tehdidinin küresel ölçekte yaygınlaşması karşısında ABD’nin sabit mühimmat stoklarına bağımlılığını azaltma çabasının bir parçası olarak öne çıkıyor; zira lazer silahların en önemli avantajı, geleneksel füzelerin aksine “derin cephanelik” sunmaları, yani her atışın mühimmat tüketmeden gerçekleşmesi.

Küresel lazer silah yarışı

Pentagon’un JLWS programı, ABD’yi tek başına bırakmıyor. İsrail’in Iron Dome’u tamamlamak üzere geliştirdiği yüksek enerjili lazer sistemi Iron Beam ile İngiltere’nin DragonFire programı, benzer bir küresel eğilimin parçası: düşük maliyetli hava tehditlerine karşı, mühimmat stoklarına bağımlı olmayan bir savunma katmanı kurma arayışı. ABD’nin bu yarışta 150 kilovattan başlayıp 500 kilovata uzanan bir güç ölçeklendirme yol haritası izlemesi, rakip programlara kıyasla daha büyük tehdit setlerini -küçük İHA’lardan seyir füzelerine- tek bir teknoloji ailesiyle karşılamayı hedeflediğini gösteriyor.

Neden yönlendirilmiş enerji öncelik kazandı

Lazer silahlara yönelik artan Pentagon ilgisi, drone sürüleri ve ucuz seyir mühimmatının küresel çatışmalarda giderek yaygınlaşmasıyla doğrudan bağlantılı. Geleneksel füzeyle önleme, her atışta yüz binlerce dolarlık mühimmat tüketirken, bir lazer silahın “atış başına maliyeti” esasen elektrik ücretine indirgeniyor. JLWS programının 847 milyon dolarlık toplam tavanı ve altı Kritik Teknoloji Alanı’ndan biri olarak sınıflandırılması, Pentagon’un bu teknolojiyi artık deneysel bir kavram olmaktan çıkarıp konuşlandırılabilir bir kabiliyete dönüştürmeyi öncelikli gördüğünü ortaya koyuyor.

Programın 2027 mali yılı bütçe hedefleri arasında yer alan “operasyonel olarak anlamlı kabiliyet” ifadesi, önümüzdeki değerlendirme noktasının nLIGHT ve Aculight’ın prototiplerini sahada ne kadar hızlı gösterebileceği olacağına işaret ediyor. 150 kilovatlık ilk eşiğin aşılıp aşılamayacağı, programın 500 kilovatlık nihai hedefe ne kadar sürede ulaşacağını da belirleyecek.

Kaynaklar: DefenseScoop (9 Temmuz 2026, Pentagon Baş Teknoloji Sorumlusu Emil Michael’ın açıklaması), Military.com (9 Temmuz 2026), nLIGHT resmi kurumsal sitesi.

Benzer Yazılar