Pentagon Aralık Ayında Lazer Yarışması Düzenliyor: Kazanan Sistem Doğrudan Sipariş Alacak

Pentagon’un insansız hava araçlarına karşı kurulan ortak görev gücü JIATF-401, aralık ayında Utah’taki Dugway Deneme Sahası’nda bir “atış yarışması” düzenleyecek. Yüksek enerjili lazerler ve yüksek güçlü mikrodalga sistemleri, gerçek hedeflere karşı yan yana denenecek. Görev gücünün başındaki Tuğgeneral Matt Ross’a göre yarışmada iyi iş çıkaran şirket, alışılmış ihale döngüsünü beklemeden doğrudan satın alma emri alabilecek — yani test sahasından üretim hattına giden kestirme bir yol açılıyor.
Bir Bakışta
- Ne oluyor: Yönlendirilmiş enerji silahlarının drone-savar görevinde canlı atışla karşılaştırıldığı bir “shoot-off” (atış yarışması).
- Ne zaman ve nerede: Aralık 2026, Dugway Deneme Sahası — Utah.
- Kim düzenliyor: JIATF-401 (Ortak Kurumlar Arası Görev Gücü 401); direktör Tuğgeneral Matt Ross.
- Ödül: Başarılı sistem için doğrudan satın alma emri ve üretim hattı kurulumu.
- Arka plan: Mayıs ayında beş askerî tesis, 365 günlük yönlendirilmiş enerji pilot programı için seçilmişti.
- Türkiye bağlantısı: ROKETSAN ALKA ve ASELSAN’ın lazer/mikrodalga hattı aynı problemi çözmeye çalışıyor; Çelik Kubbe’nin katmanlı mimarisinde en alt basamak tam olarak burası.
ABD Savunma Bakanlığı, insansız hava araçlarına karşı yürüttüğü mücadelede alışılmış tedarik takvimini bir kenara bırakıyor. Breaking Defense’in 24 Ağustos’ta aktardığına göre, drone-savar çalışmalarını tek çatı altında toplayan JIATF-401’in direktörü Tuğgeneral Matt Ross, aralık ayında bir yönlendirilmiş enerji atış yarışması düzenleneceğini duyurdu. Yarışmanın kurgusu açık: prototipini sahaya getiren şirketler gerçek hedeflere ateş edecek, iyi sonuç veren sistem ise değerlendirme raporlarının aylarca dolaşmasını beklemeden sipariş alacak.
Ross’un ifadesiyle amaç, başarılı bir gösterimin ardından “bu sistemleri sahaya sokacak üretim hatlarını kurmaya” başlamak. Bu cümle, ABD savunma tedarikinde son iki yılda giderek yaygınlaşan bir eğilimin en açık örneklerinden biri: kâğıt üzerinde en iyi teklifi veren değil, sahada çalıştığını gösteren kazanıyor.

Beş Üs, 365 Gün: Yarışmanın Zemini Mayısta Hazırlandı
Aralıktaki yarışma boşlukta doğmadı. JIATF-401 mayıs ayında, yönlendirilmiş enerji sistemlerinin üs savunmasında denenmesi için beş askerî tesis seçtiğini açıklamıştı. Program 365 gün sürecek şekilde kurgulandı; yani sistemler bir gösteri atışıyla değil, mevsim değişimleri ve günlük harekât temposu içinde sınanacak.
Seçilen tesislerin listesi tek başına bir mesaj taşıyor: Arizona’daki Fort Huachuca ve Teksas’taki Fort Bliss (Kara Kuvvetleri), Washington eyaletindeki Kitsap Deniz Üssü, Kuzey Dakota’daki Grand Forks Hava Üssü ve Missouri’deki Whiteman Hava Üssü. Bu üslerin bir kısmı ABD’nin en hassas varlıklarını barındırıyor — Whiteman B-2 stratejik bombardıman uçaklarının yuvası, Kitsap ise balistik füze denizaltılarının bağlı olduğu üslerden biri. Yani Pentagon’un derdi yalnızca çatışma bölgelerindeki üsler değil; ABD toprakları üzerinde tanımlanamayan insansız hava araçlarının dolaşması, artık iç güvenlik başlığından çıkıp doğrudan bir hava savunma problemi hâline gelmiş durumda.
Programın bir ayağı da kurumlar arası eşgüdüm. JIATF-401’in masasında Savunma Bakanlığı’nın yanı sıra FBI, İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) ve Federal Havacılık İdaresi (FAA) oturuyor. DHS, yerel kolluk kuvvetlerine yönelik drone-savar eğitimlerini genişletiyor. Sebebi basit: ABD’de bir askerî üssün etrafındaki hava sahası, bir sivil havaalanının yaklaşma koridoruyla ve yerel polisin sorumluluk alanıyla iç içe geçmiş durumda.
Yarışmanın Asıl Konusu Fizik Değil, Muhasebe
Yönlendirilmiş enerji silahları yıllardır aynı vaatle anlatılıyor: bir füze yüz binlerce dolar, bir lazer atışı ise birkaç dolar. Ross bu vaadi doğrudan sorgulayan bir uyarı yapıyor ve tartışmanın seviyesini yükseltiyor. Generalin işaret ettiği nokta şu: atış başına maliyetin düşük olması, sistemin gerçekten ucuz olduğu anlamına gelmiyor. Milyonlarca dolara mal olan, kurulumu ve bakımı ayrı bir yük getiren, üstelik yılda yalnızca birkaç kez ateşlenen bir sistemin gerçek maliyeti, atış başına hesapla değil toplam sahiplenme maliyetiyle ölçülür.
Bu, savunma sanayii tartışmalarında sık atlanan bir ayrım. Bir hava savunma sisteminin ekonomisi iki kalemden oluşur: sistemi kurup ayakta tutmanın sabit maliyeti ve her müdahalenin değişken maliyeti. Füze tabanlı sistemlerde ikinci kalem çok pahalıdır, birincisi görece düşüktür. Lazerde denklem tersine döner. Dolayısıyla yönlendirilmiş enerjinin gerçekten kazançlı olduğu senaryo, tehdidin yoğun ve sürekli olduğu senaryodur — sistemin sık sık ateşlendiği, yani sabit maliyetin çok sayıda müdahaleye bölündüğü durum.
Ross’un uyarısının pratik karşılığı da bu: yılda üç kez ateşlenen bir lazer, atış başına iki dolara mal olsa bile pahalı bir yatırımdır. Aralıktaki yarışmanın değerlendirme ölçütleri arasında bu hesabın yer alması, Pentagon’un pazarlama diliyle mühendislik gerçeği arasındaki farkı kapatmaya çalıştığını gösteriyor.

Lazer mi, Mikrodalga mı? İki Farklı Fizik, İki Farklı Görev
Yarışmada iki ayrı teknoloji ailesi karşı karşıya gelecek ve bunları aynı kefeye koymak yanıltıcı olur. Yüksek enerjili lazer (High Energy Laser — HEL), yoğunlaştırılmış ışığı tek bir noktaya odaklayarak hedefin gövdesini ısıtır ve yapısal olarak çökertir. Nokta atışıdır, sessizdir, hedefi görmesi gerekir; buna karşılık sis, toz, yağmur ve türbülans etkisini ciddi biçimde azaltır.
Yüksek güçlü mikrodalga (High Power Microwave — HPM) ise bambaşka bir mantıkla çalışır. Hedefi yakmaz; geniş bir koni içinde yayılan güçlü elektromanyetik darbeyle uçuş kontrol kartlarını, alıcıları ve sensörleri bozar. Tek bir dronu değil, aynı anda birden fazla dronu düşürebilmesi bu yüzdendir. Sürü saldırısına karşı asıl umut buradadır. Bedeli de var: mikrodalga, dost kuvvetin elektroniğine ve çevredeki sivil altyapıya karşı ayrım yapmaz; bu nedenle kullanımı hem yön hem de zaman açısından çok daha dikkatli planlanmak zorundadır.
| Ölçüt | Yüksek Enerjili Lazer (HEL) | Yüksek Güçlü Mikrodalga (HPM) |
|---|---|---|
| Etki mekanizması | Isıl hasar, yapısal çökertme | Elektronik bozma / devre dışı bırakma |
| Hedef sayısı | Tek hedef, sırayla | Aynı anda çoklu hedef (sürü) |
| Hava koşulu duyarlılığı | Yüksek (sis, toz, yağmur) | Düşük |
| Dost unsura risk | Düşük (dar hüzme) | Yüksek (geniş koni, ayrım yapmaz) |
| Hedef doğrulama | Görsel/optik takip gerekir | Kaba yönlendirme yeterli |
| Ana darboğaz | Güç üretimi ve soğutma | Spektrum yönetimi ve tahkim |
Asıl Engel Lazerin Menzili Değil, Hava Sahası
Haberin en öğretici ayrıntısı teknik değil bürokratik. Breaking Defense’in aktardığına göre, El Paso yakınlarında yapılan ve içeriği açıklanmayan bir lazer testinin ardından FAA bölgedeki hava sahasını kapatmak zorunda kaldı. Pentagon bunun üzerine sivil havacılık otoritesiyle daha sıkı bir eşgüdüm protokolü kurdu.
Bu olay, yönlendirilmiş enerjinin ABD topraklarındaki asıl kısıtını özetliyor. Bir lazer hüzmesi hedefi ıskaladığında enerjisi ortadan kaybolmaz; atmosferde yoluna devam eder. Bir mikrodalga darbesi ise etki konisi içindeki her elektronik cihazı ilgilendirir. Askerî bir üssün yanı başında yolcu uçağı geçiyor, kule telsizi çalışıyor, baz istasyonu yayın yapıyorsa, silahın “atış izni” artık yalnızca komutanın kararına bağlı değildir.
Bu yüzden pilot programın 365 güne yayılması anlamlı. Ross’un vurguladığı gibi mesele, sistemleri “bir üste, üssün kritik işlevlerini aksatmayacak şekilde” kullanmayı öğrenmek. Yani geliştirilmesi gereken şey yalnızca donanım değil; taktik, teknik ve usuller (TTP) bütünü. Bir silah sisteminin sahaya girmesi, ateş etmeyi öğrenmekle değil, ne zaman ateş etmeyeceğini kurala bağlamakla tamamlanır.

“Shoot-off” Formatı: Tedarikte Kestirme Yol Denemesi
Atış yarışması (shoot-off) formatı ABD ordusu için yeni değil, ama drone-savar alanında bu ölçekte kullanılması yeni. Klasik ABD tedarik döngüsünde bir sistemin ihtiyaç belgesinden seri üretime geçmesi çoğu zaman beş ila on yıl alır: yetenek analizi, bilgi talebi, teklif çağrısı, kaynak seçimi, geliştirme sözleşmesi, harekât testi… Bu zincir, tehdidin yavaş değiştiği dönemler için tasarlanmıştı.
Oysa drone tarafında tehdit takvimi aylarla ölçülüyor. Ukrayna cephesinde bir karşı tedbir sahaya girdikten sonra karşı tarafın uyarlaması bazen haftalar içinde geliyor. Kızıldeniz’de, Irak ve Suriye’deki üslerde ve son dönemde ABD içindeki tesislerin çevresinde görülen insansız hava aracı faaliyeti, savunma tarafını aynı hızda karar vermeye zorluyor.
Shoot-off bu baskıya verilen bir cevap: değerlendirmeyi kâğıttan sahaya taşı, kazananı orada belirle, sözleşmeyi hızlandır. Formatın riski de burada. Tek bir gösterimde iyi performans gösteren sistem, uzun süreli kullanımda güvenilir olmayabilir; bakım yükü, yedek parça zinciri ve personel eğitimi gibi kalemler bir günlük yarışmada görünmez. Pentagon’un beş üste 365 günlük pilotu aynı anda yürütmesi, tam da bu boşluğu kapatma çabası olarak okunabilir: yarışma hızı verir, pilot program gerçeği gösterir.
Yarışmanın Kazananı Muhtemelen Geleneksel Bir Yüklenici Olmayacak
Bir başka dikkat çekici ayrıntı, JIATF-401’in özellikle yenilikçi ve ticari kökenli şirketleri hedeflemesi. Yönlendirilmiş enerji alanında büyük savunma yüklenicileri uzun süredir çalışıyor; ancak drone-savar görevinde belirleyici olan kriterler — birim maliyet, kurulum kolaylığı, bakım basitliği, hızlı üretim — geleneksel platform mantığından çok ticari üretim mantığına yakın.
ABD Deniz Piyadeleri’nin yüksek güçlü mikrodalga tarafında ticari kökenli bir çözüme yönelmesi bu eğilimin son örneklerinden biriydi. Aynı mantık lazer tarafında da işliyor: bir üssü savunmak için gereken sistem, bir savaş gemisine takılacak sistemle aynı olmak zorunda değil. Sabit tesis savunmasında güç kaynağı ve soğutma zaten mevcut altyapıdan sağlanabilir; bu da mobil platformlarda en büyük darboğaz olan güç bütçesi sorununu ortadan kaldırır. Yani ilk seri siparişin sabit üs savunması için verilmesi, mühendislik açısından da en makul başlangıç noktası.
Türkiye Açısından: Aynı Denklem, Farklı Ölçek
Türkiye bu tartışmanın hem alıcı hem satıcı tarafında duruyor. Bir yandan dünyanın en yoğun insansız hava aracı kullanan ordularından birine sahip; diğer yandan sınır hattında ve üs bölgelerinde ticari kökenli küçük dronlarla yıllardır uğraşıyor. Yani Pentagon’un aralıkta yanıt aradığı soru, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin cephede zaten karşılaştığı bir soru.
ROKETSAN’ın ALKA sistemi, lazer ile elektronik harbi aynı kabinde birleştiren hibrit bir yaklaşımla bu alanda erken hareket eden çözümlerden biri oldu. ASELSAN tarafında mobil lazer silah sistemi çalışmaları ve İHTAR ailesi, aynı problemi katmanlı biçimde ele alıyor: önce tespit ve teşhis, sonra elektronik bastırma, gerekirse yumuşak ya da sert imha. Çelik Kubbe mimarisinin en alt basamağı da tam olarak burası — ucuz tehdide, mühimmat harcamadan cevap verebilen basamak.

Ross’un maliyet uyarısı Türkiye için de geçerli, hatta daha keskin. Bir lazer sisteminin ekonomik anlam kazanması için sık kullanılması gerekir; Türkiye’nin sınır hattı ve üs bölgeleri, bu kullanım sıklığını sağlayan ender coğrafyalardan biri. Aynı sistem, yılda üç kez ateşlenen bir ABD üssünde ekonomik olarak tartışmalıyken, günlük tehdit temposunun yaşandığı bir bölgede kısa sürede kendini amorti edebilir. Bu, Türk sanayii için hem operasyonel bir avantaj hem de ihracatta anlatılabilir bir referans anlamına geliyor: Körfez ülkelerinden Afrika’ya kadar üs ve kritik tesis savunmasına yatırım yapan pazarlar, sahada çalışmış çözüm arıyor.
Bir de zamanlama boyutu var. ABD, seri üretim kararını 2027’ye taşıyacak bir yarışmayla yol alırken, benzer olgunluktaki Türk sistemlerinin envantere giriş takvimi ve seri üretim ölçeği, ihracat penceresinin ne kadar açık kalacağını belirleyecek. Bu alanda ilk teslim edeni değil, ilk ölçekli üreteni ödüllendiren bir pazar oluşuyor.
Kaynaklar
- Breaking Defense — “Pentagon counter-drone task force preps ‘shoot-off’ for directed energy prototypes” (Michael Marrow, 24 Ağustos 2026)
- DefenseScoop — “U.S. military to host directed energy ‘shoot-off’ amid governmentwide counter-drone push” (Brandi Vincent, 21 Ağustos 2026)
- DefenseScoop — “Pentagon counter-drone task force announces pilot program to get directed energy systems to 5 installations” (8 Mayıs 2026)
- ABD Kara Kuvvetleri (army.mil) — JIATF-401 harekât bültenleri



