NATO’nun En Büyük Savunma Sanayii Forumu Ankara’da — Türkiye Sahneye Çıkıyor

Nisan ayının sonunda, Ankara’da beklenmedik bir ziyaret gerçekleşti. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, zirve hazırlıkları kapsamında ASELSAN Teknoloji Üssü’nü bizzat gezdi. Çıkışında sarf ettiği söz dikkat çekiciydi: Türkiye bir “savunma sanayii devrimi” yaşıyor.
O ziyaretin üzerinden iki buçuk ay geçmeden, 7–8 Temmuz’da 32 NATO liderinin tamamı Ankara’ya geliyor. Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, ittifakın 36. zirvesine ev sahipliği yapacak. Ve bu zirvede, NATO tarihinin en büyük savunma sanayii forumu sahne alacak.
İkinci Kez, Bambaşka Bir Türkiye
Türkiye daha önce de NATO zirvesine ev sahipliği yapmıştı: 2004’te İstanbul. O tarihlerde Türk savunma sanayiinin yerlilik oranı yüzde yirminin altındaydı. Uçak motorundan füze güdüm sistemine, zırhlı araç elektroniklerine kadar çok şey dışarıdan alınıyordu.
Bugün tablo değişti. Savunma Sanayii Başkanlığı verilerine göre yerlilik oranı yüzde seksenin üzerine çıktı. Türkiye, NATO’nun ikinci büyük kara kuvvetlerine sahip ülkesi olmanın ötesinde, artık ittifak müttefiklerine sistem satan bir üretici konumunda. Ankara zirvesi, bu dönüşümün NATO sahnesine taşınmasıdır.
Forum: Lahey’i Geride Bırakan Etkinlik
Geçen yıl Lahey’de düzenlenen NATO savunma sanayii forumu, ittifak tarihinin en kapsamlı sanayi buluşmalarından biriydi. Ankara’dakinin ondan da büyük olacağı açıklandı.
Rutte, Brüksel’deki NATO Ulusal Silahlanma Direktörleri Konferansı’nda (CNAD) bu kararı duyururken sözcüklerini dikkatli seçti: “İttifak tarihinin en geniş kapsamlı sanayi etkinliği.” Hükümetler, savunma şirketleri, start-uplar, yatırımcılar, inovasyon kuruluşları — hepsi aynı çatı altında buluşacak.
NATO için bu forumun anlamı açık: İttifak artık yalnızca asker sayısına ve silah stoklarına bakarak güç hesaplamıyor. Üretim kapasitesi, tedarik güvenliği, teknolojik esneklik de denklemin parçası. Bu yeni hesapta Türkiye’nin ağırlığı artıyor.
Görgün’ün Brüksel Temasları
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Rutte’nin Ankara ziyaretiyle eş zamanlı olarak Brüksel’deydi. CNAD toplantısı kapsamında İtalya Ulusal Silahlanma Direktörü Koramiral Giacinto Ottaviani, Avrupa Savunma Ajansı yetkilileri ve NATO’nun Savunma Sanayi, İnovasyon ve Silahlanmadan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Tarja Jaakkola ile ikili görüşmeler yaptı.
Görgün’ün değerlendirmesi netti: “Savunma sanayimizle NATO’nun çözüm ortağıyız.” Bu söz, birkaç yıl öncesine kadar söylenemezdi. Söylenebilse de karşılık bulmazdı. Rutte’nin ASELSAN’ı bizzat gezip “devrim” demesi, o sözü boş bırakmıyor.
Gündemdeki Ağır Başlıklar
Zirvede masaya gelecek konular kolay değil. Ukrayna’ya destek ve uzun vadeli finansman mekanizmaları, savunma harcamaları tartışması — gündemde yüzde beş GDP hedefi konuşuluyor — ve ittifakın güney komşularıyla ilişkiler öne çıkıyor.
Bu başlıkların tamamında Türkiye özel bir konumda. Ukrayna’ya insansız hava aracı ve mühimmat tedarikinde kritik bir tedarikçi. Güney komşulukta Orta Doğu ve Kuzey Afrika ekseninde köprü işlevi görüyor. Harcama tartışmasında ise savunma bütçesini sürekli büyüten bir ülke olarak masaya oturuyor. Erdoğan-Trump ikili görüşmesinin de Ankara’da gerçekleşmesi bekleniyor.
Bir Ev Sahibinin Ötesinde
Zirvede ev sahibi olmak protokol açısından avantaj sağlar: gündem belirleme, ikili görüşme takvimini yönetme, mesajı çerçeveleme. Ama asıl mesaj başka. Türkiye, NATO savunma sanayiinin en büyük etkinliğini kendi topraklarında, kendi üretim üslerini vitrinde tutarak düzenliyor.
ASELSAN’ın Rutte’ye sunduğu o turu, 32 NATO lideri de dolaylı olarak tescilleyecek. 2004’te İstanbul’da bir ittifak üyesi olarak kapıyı açıyordu Türkiye. 2026’da Ankara’da çözüm ortağı olarak oturuyor.

