Danimarka Fırkateynlerine Rheinmetall MASS: 745 Milyon Kronluk Aldatma Kalkanı

Danimarka Fırkateynlerine Rheinmetall MASS: 745 Milyon Kronluk Aldatma Kalkanı
Yazı Özetini Göster

Danimarka, donanmasının ana su üstü unsurlarını gemisavar füze tehdidine karşı güçlendiriyor. Ülkenin silahlanma ve tedarik dairesi, Rheinmetall’in MASS (Multi Ammunition Softkill System) aldatıcı atma sistemini beş fırkateyne kazandıracak sözleşmeyi imzaladı. Yedi yıllık sözleşmenin değeri yaklaşık 745 milyon Danimarka kronu (yaklaşık 116 milyon dolar); 20 yıla kadar uzatılabilen çerçeve anlaşmanın toplam tavanı ise 1,275 milyar krona (yaklaşık 198 milyon dolar) ulaşabiliyor.

Hangi gemiler donatılacak?

Sistem, Danimarka Deniz Kuvvetleri’nin iki Absalon sınıfı denizaltı savunma fırkateyni ile üç Iver Huitfeldt sınıfı hava savunma fırkateynine takılacak. Kurulumların Korsør ve Frederikshavn deniz üslerinde yapılması planlanıyor. Sözleşme, sistemlerin yanı sıra mühimmat tedarikini ve bakım hizmetlerini de kapsıyor — bu, ömür devri boyunca aldatıcı stokunun sürekliliğini garanti altına alan bir yapı.

Iver Huitfeldt sınıfı, Mk 41 dikey fırlatma hücreleri ve SMART-L/APAR radar takımıyla NATO’nun Kuzey Denizi ve Baltık’taki en yetenekli orta ölçekli hava savunma platformlarından biri. Absalon sınıfı ise esnek görev güvertesiyle hem komuta gemisi hem denizaltı savunma unsuru olarak kullanılıyor.

MASS nasıl çalışıyor?

MASS, “yumuşak öldürme” mantığıyla çalışan bir savunma sistemi: gelen füzeyi vurmak yerine, arayıcı başlığını gemiden başka bir yöne kilitlemeyi hedefliyor. Sistem, yapılandırmaya göre altı fırlatıcıya kadar genişleyebiliyor ve her fırlatıcı 32’ye kadar aldatıcı taşıyabiliyor.

Atılan Omni Trap aldatıcıları çok bantlı çalışıyor; yani radar, kızılötesi, lazer ve elektro-optik spektrumlarda aynı anda sahte hedef imzası üretiyor. Bu, tek bir aldatıcı bulutunun hem radar güdümlü hem kızılötesi arayıcılı füzelere karşı etkili olması anlamına geliyor. Sistem rüzgâr koşullarını, geminin seyir verilerini ve gelen tehdidin özelliklerini değerlendirerek hangi aldatıcının hangi açıyla atılacağına otonom biçimde karar verebiliyor.

Neden şimdi?

Kızıldeniz’de ticari ve askerî gemilere yönelik füze ve İHA saldırıları, su üstü savaş gemilerinin yakın savunma katmanının yeniden değerlendirilmesine yol açtı. Danimarka fırkateynleri de bu bölgedeki görevlerde bulundu ve elde edilen tecrübe, önleyici füze stoklarının hızla tükenebildiğini gösterdi.

Aldatıcı sistemler burada iki açıdan öne çıkıyor. Birincisi maliyet: bir aldatıcı fişeği, önleyici füzenin çok küçük bir kesri fiyatına mal oluyor. İkincisi kapasite: dikey fırlatma hücrelerindeki önleyici füzeler sınırlıyken, aldatıcı mühimmatı gemide daha yoğun stoklanabiliyor. Sert öldürme ve yumuşak öldürme katmanlarının birlikte kullanılması, modern su üstü savunmasının temel formülü hâline geldi.

Bölgesel çerçeve

Sözleşme, Danimarka’nın son dönemde açıkladığı geniş kapsamlı donanma yenileme planının parçası. Kopenhag, Baltık ve Kuzey Denizi’ndeki kritik altyapı güvenliği ile Grönland çevresindeki Arktik varlığını aynı anda güçlendirmeye çalışıyor.

Türk donanması açısından paralellik dikkat çekici. MİLGEM sınıfı korvet ve fırkateynlerde Aselsan’ın geliştirdiği elektronik harp ve aldatıcı atma sistemleri benzer bir mimari izliyor; TCG İstanbul ile birlikte devreye giren çok bantlı yumuşak öldürme çözümleri, aynı tehdit değerlendirmesinin ürünü. Rheinmetall’in Baltık’taki bu siparişi, Avrupa pazarında gemi öz-savunma sistemlerine yönelik talebin önümüzdeki yıllarda artacağını gösteriyor.

Kaynakça

  • Danimarka Savunma Bakanlığı Silahlanma ve Tedarik Dairesi duyurusu, 12 Ağustos 2026
  • Naval News, 12 Ağustos 2026
  • The Defense Post, 12 Ağustos 2026

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar