ÇAKIR Artık Karadan da Vuruyor: KARA ATMACA Lançerinden 150 km Menzilli Saldırı

ÇAKIR Artık Karadan da Vuruyor: KARA ATMACA Lançerinden 150 km Menzilli Saldırı
Yazı Özetini Göster

Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile Roketsan arasında imzalanan tedarik sözleşmesiyle ÇAKIR seyir füzesi, Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterine karadan atışlı bir mühimmat olarak giriyor. İmza töreni SSB merkezinde yapıldı; sözleşmeyi SSB Başkanı Haluk Görgün ile Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci imzaladı.

Sözleşme, başlangıçta hava platformları için geliştirilen ÇAKIR’ın kara kuvvetlerine aktarılmasını kapsıyor. Füzeye katı yakıtlı bir fırlatma motoru (booster) eklenerek, Roketsan’ın daha önce geliştirdiği KARA ATMACA silah sistemiyle aynı lançerden atılabilir hale getirildi. Bunun sonucunda Kara Kuvvetleri, yeni bir fırlatma platformu tedarik etmeden envanterindeki KARA ATMACA sistemlerinden ÇAKIR atışı yapabilecek.

ÇAKIR, 150 kilometrenin üzerinde menzile sahip bir seyir füzesi olarak tanımlanıyor. Uçuş motoru, Kale Ar-Ge tarafından geliştirilen KTJ-1750 turbojet; güdüm sistemi ise ataletsel navigasyon ile karıştırmaya dayanıklı GNSS alıcısının birleşiminden oluşuyor. Füze 70 kilogramlık bir savaş başlığı taşıyor ve deniz yüzeyine yakın uçuş ile arazi maskeleme yeteneği sayesinde radar tarafından tespit edilme olasılığını düşürüyor.

Roketsan’ın ana yüklenici olarak yürüttüğü proje kapsamında yaklaşık 200 firma tedarik zincirine katkı sağladı. SSB’nin açıklamasına göre arayıcı başlıktan türbojet motora kadar kritik bileşenler yurt içinde geliştirildi. Bu durum ÇAKIR’ı, SOM, Atmaca ve KARA ATMACA’nın bulunduğu yerli seyir füzesi ailesine yüksek yerli katkı oranıyla eklenen yeni bir bileşen haline getiriyor.

Sözleşmenin imzalandığı, SSB’nin 19 Ekim 2026 tarihli haftalık faaliyet özetinde doğrulandı. Bültende, SSB merkezinde bir imza töreni düzenlendiği ve ÇAKIR’ın karadan atışlı tedarik sürecinin resmen başladığı belirtildi. SSB’nin aynı haftalık özetinde AKSUNGUR insansız hava aracının TOLUN mühimmatıyla ilk atışı ve ASELSAN DRAGONEYE 2 sisteminin seri üretiminin sürdüğü de yer aldı; bu, Ekim ayının Kara Kuvvetleri’nin mühimmat envanteri açısından yoğun geçtiğini gösteriyor.

Operasyonel açıdan değişen nokta şu: Kara Kuvvetleri, stand-off menzilli kara-kara seyir füzesi ihtiyacını bugüne kadar büyük ölçüde 280 kilometre menzilli KARA ATMACA ile karşılıyordu. ÇAKIR’ın aynı lançerden atılabilmesi, birliklere farklı menzil ve hedef profiline sahip iki füze seçeneği sunarken lojistik ve eğitim yükünü tek bir platform üzerinde topluyor. Mühimmat tedarik zincirinde “ortak lançer, çoklu mühimmat” yaklaşımı, hem maliyeti hem de operasyonel karmaşıklığı azaltan bir model olarak öne çıkıyor.

Füzenin kara versiyonu, bu yıl yapılan atış testlerinde hem kara hem deniz hedeflerine karşı denendi. Testlerde ÇAKIR’ın uçuş sırasında hedef değiştirme ve görev iptali gibi yetenekleri koruduğu görüldü. Roketsan’ın yol haritasında, tek bir platformdan dört füze fırlatılması ve füzelerin birbiriyle haberleşerek koordineli sürü saldırısı gerçekleştirmesi de bulunuyor; bu yetenek halen geliştirme aşamasında.

ÇAKIR, Roketsan’ın hava, kara ve deniz platformlarına uyarlanabilir tasarım felsefesinin bir örneği. Füzenin aynı gövde ve güdüm mimarisiyle farklı fırlatma platformlarına entegre edilebilmesi, SSB’nin savunma sanayiinde son yıllarda izlediği “tek sistem geliştir, çok platforma yay” stratejisiyle örtüşüyor. Bu yaklaşım, geliştirme maliyetlerini farklı kuvvet komutanlıkları arasında paylaştırırken, tedarik süreçlerini de hızlandırıyor.

Sözleşmenin kapsamında teslimat takvimi veya adet bilgisi kamuoyuyla paylaşılmadı. SSB’nin konuya ilişkin önceki açıklamaları, ÇAKIR’ın kara kuvvetlerine girişinin Roketsan’ın büyüyen seyir füzesi ailesindeki en güncel halka olduğunu gösteriyor. Füzenin envantere resmi giriş tarihi ve ilk birliklerin teslimat zamanı için SSB’nin önümüzdeki haftalık bültenleri takip edilecek.

Kara kuvvetlerinin stand-off mühimmat envanterindeki bu çeşitlenme, aynı zamanda tedarik zincirinin esnekliğini artırıyor. ÇAKIR’ın hava platformları için geliştirilmiş gövde ve güdüm mimarisinin kara versiyonuna aktarılması, Roketsan’ın farklı kuvvet komutanlıkları için ayrı ayrı füze geliştirmek yerine ortak bir teknoloji tabanından türetilmiş ürün ailesi stratejisini sürdürdüğünü gösteriyor. Bu yaklaşım, yeni bir mühimmat türünün envantere girme süresini kısaltırken geliştirme maliyetini de düşürüyor.

ÇAKIR’ın radar kesit alanını azaltan gövde tasarımı ve deniz yüzeyine yakın uçuş profili, özellikle kıyı savunması ve dar su yollarının kontrolü gibi senaryolarda önem taşıyor. Füzenin aynı zamanda kara hedeflerine karşı da test edilmiş olması, Kara Kuvvetleri’nin hem sınır bölgelerindeki sabit hedeflere hem de olası deniz unsurlarına karşı tek bir mühimmat türüyle karşılık verebilmesini sağlıyor.

Türkiye’nin seyir füzesi envanteri son yıllarda hızla büyüdü. SOM ailesi hava platformlarından atılan uzun menzilli vuruş gücü sağlarken, Atmaca gemi-gemi görevlerini üstleniyor, KARA ATMACA ise kara kuvvetlerinin stand-off ihtiyacını karşılıyor. ÇAKIR’ın bu aileye eklenmesi, Roketsan’ın tek bir güdüm ve itki teknolojisi tabanından farklı görev profillerine hizmet eden bir mühimmat portföyü oluşturma stratejisinin sürdüğünü teyit ediyor.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar