Boeing, 20 Milyar Dolarlık F/A-XX İhalesini Kazandı: Altıncı Nesilde Tekel Kuruyor

Default post image
Yazı Özetini Göster

ABD Savunma Bakanlığı ve Donanma, altıncı nesil taşıyıcı gemi savaş uçağı programı F/A-XX’in yüklenicisi olarak Boeing’i seçti. 29 Eylül’de açıklanan ve tam ölçekli geliştirme aşamasını kapsayan sözleşmenin değeri 20 milyar doları aşıyor.

Boeing, yarışın son etabında Northrop Grumman’ı geride bıraktı. Yarışa başlangıçta üçüncü aday olarak katılan Lockheed Martin ise geçtiğimiz yıl elenmişti. Pentagon’da tedarikten sorumlu Müsteşar Michael P. Duffey, yeni uçağın “çekişmeli hava sahasına hâkim olacağını, operasyonel menzili genişleteceğini ve belirleyici bir muharebe üstünlüğü sağlayacağını” belirtti.

Karar, Boeing için art arda ikinci altıncı nesil ihale zaferi oldu. Şirket 2025’te ABD Hava Kuvvetleri’nin Yeni Nesil Hava Üstünlüğü (NGAD) programı kapsamındaki F-47 sözleşmesini kazanmıştı. F/A-XX’in de Boeing’e verilmesiyle şirket, önümüzdeki uzun süre boyunca hem Hava Kuvvetleri hem de Donanma için altıncı nesil savaş uçağı üreten tek ABD firması konumuna yükseldi.

F/A-XX, 1990’lardan bu yana hizmette olan F/A-18E/F Süper Hornet ve EA-18G Growler filolarının yerini 2030’lu yıllarda almaya başlayacak. Taşıyıcı güvertesinden operasyon için tasarlanan uçağın, mevcut nesil avcı uçaklarına kıyasla daha uzun menzil sunması ve İşbirlikçi Muharebe Uçakları (Collaborative Combat Aircraft/CCA) olarak bilinen insansız platformlarla ortak görev icra edebilmesi bekleniyor. Program, Donanma’nın gemi güvertesinde F-35C ile birlikte konuşlanacak bir sistem olarak planlanıyor.

EA-18G Growler ve F/A-18E Super Hornet, USS Gerald R. Ford güvertesinde EMALS ile kalkışa hazırlanıyor
F/A-XX’in yerini alacağı F/A-18E Super Hornet ve EA-18G Growler, USS Gerald R. Ford güvertesinde. Fotoğraf: ABD Donanması

Program yıllardır bütçe anlaşmazlıkları ve erteleme sürecinden geçti. Kongre, 2025’te yürürlüğe giren vergi ve harcama paketinde F/A-XX için 750 milyon dolar, 2026 mali yılı bütçesinde ise ek 1,4 milyar dolar ayırmıştı. Salı günkü karar, aylardır beklenen resmî yüklenici açıklamasını nihayet netleştirmiş oldu.

Bu gelişme, altıncı nesil savaş uçağı yarışının küresel dengesi açısından da referans noktası oluşturuyor. ABD, hem Hava Kuvvetleri hem Donanma kanadında yeni nesil platformlarını tek yükleniciye bağlarken; Avrupa’da Fransa-Almanya-İspanya ortaklığındaki FCAS ile İngiltere-İtalya-Japonya ortaklığındaki GCAP programları henüz üretim aşamasına ulaşmadı. Türkiye ise millî beşinci nesil savaş uçağı KAAN ile bu yarışta farklı bir hat izliyor; TUSAŞ öncülüğündeki program seri üretime hazırlanırken, Ankara’nın 2019’da S-400 hava savunma sistemi alımı sonrası F-35 programından çıkarılması, Washington ile beşinci nesil platformlar konusunda süregelen tartışmanın gündemde kalmasına neden oluyor.

F/A-XX kararı, bir ihracat satışı değil doğrudan ABD Donanması’na yönelik yerli tedarik sözleşmesi olduğu için Dışişleri Bakanlığı onayı veya Kongre bildirimi sürecine tabi değil. Bu yönüyle, yabancı satışlarda görülen aylar süren onay sürecinden farklı olarak sözleşme doğrudan yürürlüğe giriyor. Programın Mühendislik ve Üretim Geliştirme (EMD) safhasında yer test uçakları, uçuşa elverişlilik denemeleri, sistem entegrasyonu ve silah entegrasyon testleri için birden fazla prototip üretilecek.

NATO açısından bakıldığında, F/A-XX’in servise girmesiyle ittifakın deniz kuvvetleri havacılığında ABD merkezli teknolojik üstünlük daha da pekişecek. Müttefik donanmaların mevcut F/A-18 filolarını modernize etme veya yeni nesil platformlara geçiş takvimini planlarken bu kararı referans alması bekleniyor. Analistler, Boeing’in aynı anda iki büyük altıncı nesil programını yürütmesinin şirket için hem büyük bir üretim kapasitesi sınavı hem de tedarik zinciri açısından fırsat anlamına geldiğini vurguluyor.

Programın teknik mimarisinde öne çıkan unsurlardan biri, insanlı-insansız iş birliği konsepti. F/A-XX’in, Donanma’nın ayrı bir hat olarak geliştirdiği İşbirlikçi Muharebe Uçakları ile birlikte çalışacak şekilde tasarlanması, geleceğin hava muharebesinin tek bir platformdan değil; pilotlu uçak, insansız kanat elemanı ve sensör ağının birlikte oluşturduğu bir sistemden ibaret olacağı yönündeki yaklaşımı doğruluyor. Bu mimari, ABD Hava Kuvvetleri’nin F-47/CCA ikilisinde izlediği yaklaşımla da örtüşüyor ve iki servis arasında ortak alt sistem, sensör ve yazılım mimarisi paylaşımı ihtimalini gündeme getiriyor.

Sözleşmenin büyüklüğü ve kapsamı, Boeing’in savunma bölümü için de kritik bir dönüm noktası niteliğinde. Şirket, sivil havacılık tarafında yaşadığı üretim ve teslimat sorunlarının ardından, savunma segmentinde art arda gelen bu iki büyük kazanımla önümüzdeki on yıllar için istikrarlı bir gelir tabanı oluşturmuş oldu. Program yöneticileri, EMD safhasının ilk yıllarında St. Louis merkezli üretim tesislerinde kapasite artırımına gidileceğini, tedarik zincirinde yer alan alt yüklenicilerin de sipariş hacimlerini buna göre planlayacağını belirtiyor.

Kaynaklar:

  • Defense News, “US Navy selects Boeing to build next-generation F/A-XX fighter”, 29 Eylül 2026 — sözleşme değeri, duyuru zamanı ve Duffey açıklaması için kullanıldı.
  • The War Zone (TWZ), “Boeing Wins F/A-XX Next Generation Navy Stealth Fighter Contract”, 29 Eylül 2026 — Lockheed Martin ve Northrop Grumman’ın elenmesi, F-47 bağlantısı için kullanıldı.
  • Janes, “DoD, US Navy award USD20 billion contract to Boeing for F/A-XX programme”, 29 Eylül 2026 — sözleşme kapsamı ve EMD safhası detayları için kullanıldı.
  • Breaking Defense, “Boeing wins Navy next-gen fighter F/A-XX competition”, 29 Eylül 2026 — programın bütçe geçmişi ve zamanlama bilgileri için kullanıldı.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar