ABD Donanması B-52’ye LRASM Entegrasyonu İçin Lockheed Martin’e Tek Kaynaklı Sözleşme Planlıyor

Hızlı özet: ABD Donanması Hava Sistemleri Komutanlığı (NAVAIR), 7 Ekim 2026’da yayımladığı bir bildirimde, mevcut bir temel sipariş anlaşması kapsamında Lockheed Martin Missiles and Fire Control’e tek kaynaklı bir sözleşme vermeyi planladığını duyurdu. Sözleşmenin amacı, AGM-158C LRASM (Uzun Menzilli Gemisavar Füzesi) sisteminin ABD Hava Kuvvetleri’ne ait B-52H stratejik bombardıman uçaklarına entegre edilmesi. İlgilenen tarafların yanıt vermesi için son tarih 22 Ekim 2026 olarak belirlendi.
Bu bir niyet bildirimi, imzalanmış sözleşme değil
Kaynakların vurguladığı önemli bir ayrım var: Bu, henüz imzalanmış bir sözleşme değil, NAVAIR’in tek kaynaklı bir sözleşme vermeyi planladığını bildiren bir duyuru. Süreç, diğer şirketlerin itiraz etme veya rekabetçi teklif verme şansı olup olmadığını değerlendirmesi için standart bir bildirim dönemi işletiyor. Sözleşme kapsamı, füze yazılımı güncellemeleri, entegrasyon testleri, test ekipmanı onarımları ve arıza inceleme kurulu çalışmalarını içeriyor. Bu tür çalışmalar genellikle yeni bir mühimmat-platform kombinasyonunun operasyonel olarak kullanılabilir hale gelmesinden önceki son aşamaları oluşturuyor; yazılım arayüzlerinin doğrulanması, gerçek atış testleri ve olası arızaların kayıt altına alınması bu sürecin standart bileşenleri.
B-52’nin mevcut mühimmat kapasitesi
B-52H, kanat altı pilonlarında halihazırda 20 adede kadar AGM-158 JASSM taşıyabiliyor. LRASM (AGM-158C), JASSM’in gövdesinden geliştirilmiş, gemisavar görevine özelleştirilmiş bir varyant. İki füze aynı temel platformu paylaştığı için, B-52’nin JASSM taşıma kabiliyetinin LRASM’a genişletilmesi teknik açıdan nispeten doğal bir adım olarak görülüyor; asıl iş yazılım, arayüz ve sertifikasyon tarafında yoğunlaşıyor.
LRASM, seyir füzesi gövdesine radar uyarı alıcıları, hedef tanıma algoritmaları ve otonom hedef seçim yeteneği eklenerek geliştirildi; füze, GPS karıştırma veya haberleşme kesintisi gibi elektronik harp koşullarında bağımsız hareket edebilme kapasitesiyle biliniyor. B-52’nin zaten sahip olduğu büyük mühimmat kapasitesi ve uzun menzili, bu füzeyi geniş okyanus alanlarında devriye gezen bir platforma taşımayı stratejik olarak cazip kılıyor.
Bütçe bağlamı ve geçmiş
ABD Hava Kuvvetleri’nin 2027 mali yılı bütçe teklifi, LRASM ve JASSM’in en güncel varyantlarının — bazıları henüz bombardıman uçağı için onaylanmamış olanlar dahil — B-52’ye entegre edilmesini öngörüyor. Konunun kökleri daha eskiye uzanıyor: Naval News, Kasım 2019’da, 2019 mali yılı bütçesinden füzenin bombardıman uçağına entegrasyonunu incelemek için 10 milyon dolarlık bir kaynak ayrıldığını bildirmişti. Yani bu çalışma yıllardır gündemde olan bir hedefin somut bir adımı niteliğinde.
Programın arkasındaki stratejik mantık, büyük ölçüde Hint-Pasifik bölgesindeki deniz kontrolü tartışmalarından besleniyor. ABD’nin stratejik bombardıman filosunu gemisavar mühimmatıyla donatması, geniş okyanus mesafelerinde sınırlı sayıda platformla yüksek sayıda hedefe stand-off menzilden ulaşabilme kapasitesini artırmayı hedefliyor; bu yaklaşım, daha küçük ve kısa menzilli savaş uçaklarına kıyasla daha az sorti ile daha fazla mühimmat sevkiyatı anlamına geliyor.
Açık kalan sorular
Analistler, operasyonel hazırlık seviyesi, hangi füze varyantlarının sertifikalandırılacağı, filodaki kaç B-52’nin bu kabiliyeti kazanacağı ve nihai operasyonel kullanım takviminin henüz kamuoyuna açıklanmadığını not ediyor. Bu bildirim, sürecin erken bir aşaması olarak değerlendirilmeli. Tek kaynaklı sözleşme duyurusunun, Lockheed Martin’in füzenin mevcut üreticisi ve yazılım sahibi olması nedeniyle doğal bir sonuç olduğu, ancak bunun entegrasyonun teknik veya bütçesel açıdan basit olacağı anlamına gelmediği vurgulanıyor.
Türkiye ve NATO için neden önemli
B-52 filosu, NATO tatbikatları ve Avrupa’ya yönelik gösteri uçuşları kapsamında zaman zaman kıtaya konuşlanıyor; stratejik bombardıman uçaklarının gemisavar mühimmatıyla donatılması, Karadeniz ve Doğu Akdeniz gibi dar deniz geçiş noktalarının bulunduğu bölgelerde caydırıcılık hesaplarını etkileyebilecek bir gelişme. Türkiye’nin kendi gemisavar füzesi ATMACA’yı geliştiren Roketsan ve uzun menzilli seyir füzesi SOM’u üreten TÜBİTAK SAGE için de LRASM’ın B-52 entegrasyonu, büyük güçlerin stand-off gemisavar silahlarını stratejik platformlara yaymasının güncel bir örneği olarak takip edilmeye değer. NATO’nun deniz gücü dengesi açısından, ABD’nin stratejik bombardıman filosuna gemisavar kabiliyeti eklemesi, ittifak genelinde deniz kontrolü tartışmalarına yeni bir boyut katıyor. Türkiye’nin ATMACA’sı şimdilik gemi ve kıyı bataryalarından fırlatılan bir sistem olarak kalsa da, ABD’nin stratejik bombardıman uçaklarını gemisavar rolüne entegre etme pratiği, uzun vadede hava fırlatmalı gemisavar seçeneklerinin de Türk savunma sanayisinin yol haritasında değerlendirilebileceği bir emsal oluşturuyor.
Kaynaklar
- The War Zone (TWZ), «B-52 To Get Stealthy AGM-158C Long-Range Anti-Ship Missiles», 2026 — sözleşme kapsamı ve teknik arka plan için kullanıldı.
- Air & Space Forces Magazine, «Long-Range Anti-Ship Missile Will Integrate Onto B-52», 2026 — bütçe bağlamı ve bağımsız doğrulama için kullanıldı.
- The Aviationist, «B-52 Stratofortress Set to Integrate the AGM-158C LRASM», 2026 — zaman çizelgesi ve açık kalan sorular için çapraz doğrulama olarak kullanıldı.

