Türkiye’nin Savunma Sanayii İhracatı Son Yıllarda Nasıl Değişti? Veri Odaklı Analiz

Türkiye’nin Savunma Sanayii İhracatı Son Yıllarda Nasıl Değişti? Veri Odaklı Analiz
Yazı Özetini Göster

Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatı son on yılda hem hacim hem de pazar çeşitliliği bakımından belirgin biçimde değişti. Bu analiz; SASAD performans raporları, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) açıklamaları, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verileri ve SIPRI Silah Transferleri Veri Tabanı gibi kaynaklara dayanarak ihracatın yıllara göre seyrini, ürün kompozisyonunu, başlıca pazarları, büyümeyi belirleyen etkenleri ve uluslararası sıralamadaki konumu ele alıyor. Amaç, tek tek başarı hikâyeleri anlatmak değil; eldeki resmi ve bağımsız verilerin ne söylediğini, hangi noktalarda birbiriyle örtüştüğünü ve nerede ihtiyatla okunması gerektiğini ortaya koymaktır.

Özet olarak veriler, ihracatın 2013’teki yaklaşık 1,4 milyar dolar seviyesinden 2024’te 7,15 milyar dolara, 2025’te ise ilk kez 10 milyar dolar eşiğinin üzerine çıktığını göstermektedir. Aynı dönemde SIPRI’nin ölçtüğü küresel silah ihracat payı %0,8’den %1,7’ye yükselmiş ve Türkiye en büyük ihracatçılar sıralamasında 11’inci konuma oturmuştur. Bu iki farklı ölçütün aynı yönde hareket etmesi, büyümenin yalnızca dolar bazlı değil, hacimsel olarak da doğrulandığına işaret eder.

Önemli bir metodoloji uyarısı: Farklı kurumlar ihracatı farklı tanımlarla ölçtüğü için tek bir ‘doğru’ rakam yoktur. SASAD döviz kazandırıcı hizmetleri dahil eder, TİM gümrük çıkışlı mal ihracatını ölçer, SSB ise NATO ve hizmet ihracatını da kapsayan geniş bir toplam verir; SIPRI ise fiyattan bağımsız bir hacim ölçütü kullanır. Aşağıdaki verilerde her rakamın kaynağı ve kapsamı belirtilmiş, resmi olarak teyitli olmayan güncel rakamlar ayrıca işaretlenmiştir.

BİR BAKIŞTA
2013 ihracatı
~1,4 milyar $ (SASAD)
2024 ihracatı
7,15 milyar $ (SSB)
2025 ihracatı
~10,56 milyar $ (TİM, teyitsiz nihai)
12 yıllık artış
yaklaşık 7-7,5 kat
SIPRI sıralaması
11’inci (2020-2024)
Küresel pay
%0,8’den %1,7’ye
Türkiye
Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatı 2013’ten 2025’e yaklaşık 7-7,5 kat artarak 10 milyar dolar eşiğini aştı (SASAD, SSB, TİM verileri).

İhracatın yıllara göre seyri

Resmi kaynaklarda savunma ve havacılık ihracatı için tek bir standart rakam bulunmuyor. SASAD (Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği) ‘yurt dışı satış’ başlığı altında döviz kazandırıcı hizmetleri de dahil eder; TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) gümrük çıkışlı mal ihracatını, SSB (Savunma Sanayii Başkanlığı) ise NATO ve hizmet ihracatını da kapsayan geniş bir toplamı raporlar. Bu nedenle aynı yıl için farklı kaynaklarda 0,3-0,7 milyar dolarlık sapmalar görülebilir. Aşağıdaki zaman çizelgesi, kaynak kapsamları farklı olsa da, ihracatın genel yönü ve büyüme hızı hakkında tutarlı bir tablo sunmaktadır.

Yılİhracat (milyar $)Yıllık değişimKaynak / not
20131,39SASAD (mal+hizmet)
20151,65artışSASAD
20161,68+%1,4SASAD
20171,82+%8SASAD
20182,04+%12SASAD yurt dışı satış
20192,74+%34SASAD yurt dışı satış
20202,30gerilemeSASAD (pandemi etkisi)
20213,22+%40SASAD
20224,40+%37SASAD (4,4 mlr üzeri)
20235,50+%27SSB / TİM
20247,15+%29SSB (NATO+hizmet dahil)
202510,56+%48TİM (mal+hizmet); resmi teyitsiz nihai rakam
Metodoloji notu: Yukarıdaki seri, her yıl için o yıla ait en yaygın atıf yapılan kaynağın rakamını içerir; seri boyunca kaynak birliği olmadığından yıllar arası kıyaslar yaklaşık kabul edilmelidir. 2025 için verilen 10,56 milyar dolar TİM/SSB açıklamalarına dayanır ve yıl sonu nihai düzeltmelere tabi olabilir.

Verilere göre ihracat 2013’te yaklaşık 1,4 milyar dolar iken 2024’te 7,15 milyar dolara, 2025’te ise ilk kez 10 milyar dolar eşiğinin üzerine çıkmıştır. Bu, on iki yıllık dönemde yaklaşık 7-7,5 kat artışa denk gelir. Serinin en belirgin sıçramaları 2019, 2021-2022 ve 2024-2025 dönemlerinde görülmektedir. İlk dönemde (2013-2017) ihracat 1,4-1,8 milyar dolar bandında görece durağan seyretmiş; bu dönemde artışlar tek haneli yüzdelerle sınırlı kalmış, hatta 2017’de bir önceki yıla göre ürün bazında dalgalanmalar yaşanmıştır. İkinci dönem (2018-2020) ihracatın 2 milyar dolar eşiğini aştığı, ancak 2020’de küresel salgının tedarik zincirleri ve teslimat takvimleri üzerindeki etkisiyle geçici bir gerileme gösterdiği bir geçiş evresidir.

Asıl ivmelenme 2021 sonrasında görülmektedir. 2021’de ihracat 3,2 milyar dolara, 2022’de 4,4 milyar doları aşan bir seviyeye çıkmış; bu iki yılda üst üste %35-40 bandında yıllık artışlar kaydedilmiştir. 2023’te 5,5 milyar dolar, 2024’te 7,15 milyar dolar seviyeleri, sektörün artık her yıl 1-2 milyar dolarlık mutlak büyüme ekleyebildiğini göstermektedir. 2025’teki 10 milyar dolar eşiği ise tek yılda yaklaşık %48’lik bir sıçramaya işaret eder ve büyümenin oransal olarak da hızlandığına dair bir gösterge olarak okunabilir.

Bu seriyi yorumlarken iki nokta önemlidir. Birincisi, dolar cinsi rakamlar döviz kuru ve fiyat etkilerinden bağımsız değildir; hacimsel büyümenin doğrulanması için SIPRI’nin trend gösterge değeri gibi fiyattan arındırılmış ölçütlere bakmak gerekir (bkz. Uluslararası kıyas sekmesi). İkincisi, yıllık ihracat gelirinin bir bölümü önceki yıllarda imzalanan sözleşmelerin teslimatından gelir; dolayısıyla tek bir yılın rakamı, o yıl imzalanan yeni işlerin büyüklüğünden farklıdır.

Serinin bir başka okunuşu, büyümenin bileşik yıllık artış hızı üzerinden yapılabilir. 2013’teki yaklaşık 1,4 milyar dolardan 2024’teki 7,15 milyar dolara ulaşan on bir yıllık süreçte ortalama yıllık bileşik büyüme oranı kabaca %16-17 aralığındadır. Ancak bu ortalama, dönem içindeki eşitsiz dağılımı gizler: büyümenin büyük bölümü son dört yılda (2021-2024) gerçekleşmiş, öncesindeki yıllar görece yatay seyretmiştir. Bu, ihracatın belirli bir eşikten sonra ivme kazandığını; ürün olgunlaşması, referans birikimi ve pazar açılımının birlikte etki ettiği bir eşik-sonrası büyüme deseni sergilediğini düşündürür. 2025’in 10 milyar dolarlık eşiği doğrulandığında, bu desenin devam edip etmediği ancak birkaç yıllık ek veriyle değerlendirilebilecektir.

En çok ihraç edilen ürün kategorileri

İhracat kompozisyonu tek bir ürüne indirgenemez; ancak açık kaynaklarda öne çıkan kalemler İHA’lar, mühimmat ve roket/füze sistemleri, kara araçları, havacılık parçaları, deniz platformları ile elektronik/haberleşme sistemleridir. Bu kategoriler farklı büyüme dinamiklerine sahiptir: insansız hava araçları görünürlük ve platform ihracatıyla, mühimmat ise hacim ve tekrar eden siparişlerle öne çıkar.

Ürün kategorisiÖne çıkan sistemlerİhracattaki rolü
İnsansız hava araçları (İHA/SİHA)Bayraktar TB2, Akıncı, TB3, Anka, AksungurSektörün en görünür ve en çok atıf yapılan kalemi
Mühimmat ve roket/füze sistemleriRoketsan güdümlü mühimmat, top mermisi, roketatar2025’te silah-mühimmat ihracatı ~4,7 mlr $
Kara araçları ve zırhlı sistemlerZırhlı personel taşıyıcılar, taktik araçlarPolonya, Körfez ve Afrika pazarlarına satış
Askeri ve sivil havacılık parçalarıMotor, gövde, alt sistem parça imalatıNATO tedarik zincirine entegre üretim
Deniz platformlarıKorvet, hücumbot, çıkarma gemisi (ASFAT)Pakistan ve Körfez ihraç projeleri
Elektronik ve haberleşme sistemleriRadar, EH, telsiz, aviyonik (ASELSAN)Sistem ve alt sistem ihracatının çekirdeği
2025 verilerine göre yalnızca silah ve mühimmat kaleminin ihracatı yaklaşık 4,7 milyar dolar olarak açıklanmıştır; geri kalan pay hava/deniz platformları, parça imalatı ve elektronik sistemlerden gelmektedir.

İnsansız hava araçları, sektörün en görünür kalemidir. Baykar’ın Bayraktar TB2 ve Akıncı platformları, ayrıca Anka ve Aksungur gibi sistemler, Türkiye’nin ihracat kimliğini büyük ölçüde tanımlamıştır. Bu ürünlerin ihracatı yalnızca platform satışıyla sınırlı kalmamakta; yedek parça, mühimmat entegrasyonu, eğitim ve bakım-onarım hizmetleri de zamana yayılan ek gelir kalemleri oluşturmaktadır. İHA ihracatının bir diğer özelliği, alıcı ülke sayısının genişliğidir; Baykar açıklamalarına göre TB2 otuzdan fazla ülkenin envanterine girmiştir.

Mühimmat ve roket/füze sistemleri, dolar hacmi bakımından İHA’lardan daha büyük bir kalem oluşturabilmektedir. Roketsan’ın güdümlü mühimmatları, top mermileri ve roketatar sistemleri, hem NATO standartlarına uygunluğu hem de tekrar eden sipariş yapısıyla istikrarlı bir ihracat kaynağıdır. Kara araçları ve zırhlı sistemler ise özellikle Körfez ülkeleri, Orta-Doğu Avrupa ve Afrika pazarlarında talep görmektedir. Deniz platformları (korvet, hücumbot, çıkarma gemisi) ASFAT üzerinden yürütülen büyük ölçekli proje ihracatlarıyla, elektronik ve haberleşme sistemleri ise ASELSAN’ın radar, elektronik harp ve aviyonik ürünleriyle temsil edilir.

Firma bazında 2024’te en yüksek ihracatı Baykar (1,8 milyar dolar) gerçekleştirmiş; bunu TUSAŞ (yaklaşık 750 milyon dolar), ASFAT (644 milyon dolar), MKE (610 milyon dolar) ve Arca Savunma (600 milyon dolar) izlemiştir. Baykar tek başına sektör ihracatının yaklaşık dörtte birini oluşturmuştur. Bu tablo, ihracatın belirli firmalar etrafında yoğunlaştığını; buna karşın ASELSAN, Roketsan ve TUSAŞ gibi büyük kamu-ağırlıklı sanayi kuruluşlarının sistem ve alt sistem düzeyinde geniş bir tabana yayıldığını göstermektedir. Firma yoğunlaşması, sektör için hem bir güç hem de bir kırılganlık noktasıdır: tek bir firmanın performansındaki dalgalanma, toplam ihracat rakamına doğrudan yansıyabilir.

Başlıca pazarlar ve bölgeler

SIPRI’nin 2020-2024 dönemine ait verilerine göre Türkiye’nin en büyük silah alıcıları Birleşik Arap Emirlikleri (%18), Pakistan (%10) ve Katar (%9,9) olmuştur. Yıllık TİM/SSB verilerinde ise ihracatın giderek artan bir bölümü NATO ve AB pazarlarına yönelmiştir. İki veri seti arasındaki bu görünür fark, ölçüm dönemlerinin (beş yıllık ortalama ile yıllık) ve kapsamların farklı olmasından kaynaklanır.

AlıcıSIPRI 2020-2024 payıÖne çıkan kalemler
Birleşik Arap Emirlikleri%18İHA, zırhlı araç
Pakistan%10Deniz platformları, İHA
Katar%9,9Zırhlı araç, İHA, deniz
Azerbaycankayda değerSİHA, top, zırhlı araç
Polonyakayda değerTB2 İHA, zırhlı araç
NATO/AB üyeleri (toplu)artan payParça, İHA, mühimmat
SSB açıklamalarına göre 2025’te savunma-havacılık ihracatının yaklaşık %56’sı AB, NATO ülkeleri ve ABD’ye yönelmiştir; bu, bir önceki yıla göre 1 puanlık artışa işaret eder. Pazarın Körfez ve Orta Asya ağırlıklı yapıdan Batı pazarlarına doğru genişlediği görülmektedir.

Coğrafi olarak Körfez ülkeleri, Güney Asya (özellikle Pakistan), Kafkasya (Azerbaycan), Orta ve Doğu Avrupa (Polonya, Romanya, Çekya, Slovakya, Bulgaristan) ile Afrika pazarları öne çıkmaktadır. SSB, 2024’te yaklaşık 180 ülkeye ihracat yapıldığını açıklamıştır; bu rakam çoğunlukla parça ve alt sistem düzeyindeki satışları da kapsar. Yüksek ülke sayısı, ihracatın tabana yayıldığını gösterse de, dolar hacminin büyük bölümü sınırlı sayıda büyük alıcıda yoğunlaşmaktadır.

Pazar yapısındaki en dikkat çekici değişim, ağırlığın Körfez ve Orta Asya odaklı yapıdan giderek Batı pazarlarına kaymasıdır. Polonya’nın Bayraktar TB2 tedariki, Türkiye’nin bir NATO ülkesine büyük ölçekli İHA ihracatı yapan ilk tedarikçilerden biri olmasını sağlamıştır. Benzer şekilde Romanya, Çekya, Slovakya ve Bulgaristan gibi Orta-Doğu Avrupa ülkeleri, hem platform hem de mühimmat düzeyinde alıcı konumuna gelmiştir. Bu eğilim, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Avrupa’da artan savunma harcamalarının Türk sanayisine yarattığı talep penceresiyle örtüşmektedir.

Bölgesel çeşitlenmenin stratejik bir sonucu, tek bir pazara bağımlılık riskinin azalmasıdır. 2020-2024 döneminde BAE, Pakistan ve Katar toplamda ihracatın yaklaşık %38’ini oluştururken, kalan pay onlarca ülkeye dağılmaktadır. Bu çeşitlilik, belirli bir alıcının siparişlerini durdurması durumunda toplam ihracat üzerindeki etkiyi sınırlar; ancak alıcı ülkelerin jeopolitik konumlanmaları, ihracat lisansları ve son kullanıcı denetimleri açısından yeni kısıtlar da doğurabilmektedir.

İhracatı büyüten faktörler ve sınırlamalar

Büyümeyi açıklayan etkenler arasında yerlileştirme oranının yükselmesi, ihracat odaklı ürün geliştirme, sahada kullanım referansları ve genişleyen pazar ağı yer alır. SSB’ye göre 2024’te yerli katkı oranı %80’in üzerine çıkmıştır; bu, ithal bileşen bağımlılığını azaltarak ihraç lisanslarında esneklik sağlar.

Büyüten faktörlerSınırlayıcı faktörler
Yüksek yerlileştirme oranı (%80+)Kritik alt bileşenlerde (motor, sensör) dışa bağımlılık
Sahada kanıtlanmış İHA referanslarıÜçüncü ülke ihraç kısıtlamaları / son kullanıcı denetimi
İhracat odaklı ürün ve fiyat rekabetiKur ve maliyet dalgalanmaları
Genişleyen NATO/AB tedarik entegrasyonuJeopolitik gerilimlere bağlı pazar riskleri
Devlet destekli tanıtım ve fuar diplomasisiÜretim kapasitesi ve tedarik zinciri darboğazları
Sınırlama notu: İhracat rakamlarındaki artışın bir bölümü yeni imzalanan sözleşmelerden (2025’te ~17,8 milyar dolar yeni satış sözleşmesi) kaynaklanır; bu sözleşmelerin teslimata ve dolayısıyla nakit ihracat gelirine dönüşmesi yıllara yayılır. Sözleşme değeri ile gerçekleşen ihracat farklı büyüklüklerdir.

Yerlileştirme, büyümenin temel yapı taşıdır. Yerli katkı oranının yükselmesi, hem ithal bileşen maliyetlerini düşürerek fiyat rekabetini artırır hem de üçüncü ülke menşeli bileşenlere bağlı ihracat kısıtlarını azaltarak lisanslama esnekliği sağlar. Bir sistemin kritik bileşenleri başka bir ülkenin ihracat iznine tabiyse, o sistemin ihraç edilebilirliği o ülkenin politik tercihlerine bağımlı hale gelir; yerlileştirme bu bağımlılığı gevşetir. SSB’nin açıkladığı %80’in üzerindeki yerli katkı oranı bu bakımdan yalnızca bir sanayi göstergesi değil, aynı zamanda bir ihracat kolaylaştırıcısıdır.

İkinci belirleyici, sahada kanıtlanmış referanslardır. Özellikle İHA’ların farklı coğrafyalardaki operasyonel kullanımı, alıcı ülkeler için bir performans doğrulaması işlevi görmüş; bu da yeni pazarlara giriş süresini kısaltmıştır. Üçüncü etken, ihracat odaklı ürün ve fiyat konumlandırmasıdır: Türk sistemleri, benzer kabiliyetteki Batılı muadillerine göre daha erişilebilir fiyat aralıklarında sunulduğunda, orta gelir grubundaki alıcı ülkeler için cazip bir alternatif oluşturmaktadır. Devlet destekli tanıtım, fuar katılımları ve savunma diplomasisi de pazar açılımını hızlandıran kurumsal etkenlerdir.

Sınırlayıcı faktörler ise büyümenin sürdürülebilirliğini belirleyen yapısal unsurlardır. Motor, ileri sensör ve bazı elektronik bileşenlerde süregelen dışa bağımlılık, kritik teknolojilerde hâlâ tam bağımsızlığa ulaşılamadığını gösterir. Alıcı ülkelerin uyguladığı son kullanıcı denetimleri ve ihracat sonrası kullanım kısıtları, satış sonrası ilişkileri karmaşıklaştırabilir. Ayrıca kur ve girdi maliyeti dalgalanmaları, dolar cinsi rakamların gerçek hacimsel büyümeyi ne ölçüde yansıttığı sorusunu gündemde tutar. Üretim kapasitesi ve tedarik zinciri darboğazları da, artan sipariş hacminin zamanında teslimata dönüşmesini sınırlayabilecek operasyonel risklerdir.

Özetle büyüme, tek bir faktörden çok yerlileştirme, ürün çeşitliliği ve pazar genişlemesinin bileşiminden kaynaklanmaktadır. Buna karşın kritik alt bileşenlerde süregelen dışa bağımlılık ve alıcı ülkelerin uyguladığı son kullanıcı denetimleri, sürdürülebilir büyüme önünde yapısal sınırlar oluşturmaktadır. Sözleşme ile teslimat arasındaki zaman farkı da göz önünde bulundurulduğunda, kısa vadeli rekor rakamların orta vadeli bir büyüme eğilimine mi işaret ettiği, ancak birkaç yıllık teslimat verisiyle netleşecektir.

Bu faktörlerin bir arada değerlendirilmesi, sektörün büyümesinin arkasındaki mantığı ortaya koyar. Yerlileştirme ve fiyat rekabeti arz tarafını; sahada kanıtlanmış referanslar ve savunma diplomasisi talep tarafını güçlendirmiştir. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Avrupa’da yükselen savunma harcamaları da, Türk sanayisi için elverişli bir dış talep ortamı yaratmıştır. Ancak bu elverişli konjonktürün ne kadar kalıcı olduğu, hem küresel silahlanma eğilimlerinin seyrine hem de Türkiye’nin kritik teknolojilerde bağımsızlaşma hızına bağlıdır. Motor ve ileri sensör gibi alanlarda yerli çözümlerin olgunlaşması, mevcut ihracat ivmesinin dışa bağımlılık kaynaklı risklerden arındırılmasında belirleyici olacaktır.

Uluslararası kıyas (SIPRI sıralaması)

SIPRI’nin (Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü) beş yıllık dönemsel verilerine göre Türkiye, 2020-2024 döneminde en büyük silah ihracatçıları sıralamasında 11’inci sırada yer almıştır. Aynı dönemde küresel pay %1,7’ye yükselmiş, bir önceki beş yıllık döneme (%0,8) göre iki kattan fazla artmıştır.

Gösterge2015-20192020-2024Değişim
Küresel silah ihracat payı%0,8%1,7iki kattan fazla artış
Sıralama (en büyük ihracatçılar)11’inciilk 15 içinde
Dönemler arası ihracat hacmireferans+%103iki kattan fazla
SIPRI’nin ‘trend gösterge değeri’ (TIV) yöntemi, ticari fiyatları değil sistemlerin askeri kapasitesini ölçen bir birim kullanır; bu nedenle SIPRI sıralamaları, TİM/SSB’nin dolar cinsi ihracat rakamlarıyla birebir örtüşmez. İki veri seti farklı soruları yanıtlar: SIPRI hacim ve pazar payını, TİM/SSB nakit ihracat gelirini gösterir.

SIPRI verilerine göre 2020-2024 döneminde ilk beş ihracatçı (ABD, Fransa, Rusya, Çin, Almanya) küresel transferlerin yaklaşık %72’sini oluşturmuştur. Türkiye bu tablonun oldukça altında bir paya sahip olsa da, dönemler arası %103’lük artış oranıyla en hızlı yükselen orta ölçekli ihracatçılardan biri konumundadır. Bu artış oranı, Türkiye’yi 11’inci sıraya taşımış; küresel silah ticaretinin yoğun biçimde ilk beş ülke elinde toplandığı bir yapıda, ikinci kademe tedarikçiler arasında dikkat çeken bir yükseliş sergilemesini sağlamıştır.

SIPRI verilerini yıllık dolar rakamlarıyla karşılaştırırken dikkatli olmak gerekir. SIPRI’nin TIV birimi, bir sistemin ticari satış fiyatını değil, askeri kapasitesini standartlaştırılmış bir ölçekte ifade eder; amacı yıldan yıla ve ülkeden ülkeye tutarlı hacim kıyası yapabilmektir. Bu nedenle SIPRI’de ölçülen ‘transfer hacmi’ ile TİM’in kaydettiği ‘ihracat geliri’ aynı büyüklük değildir. Örneğin yüksek birim fiyatlı ama sınırlı sayıda satılan bir sistem, dolar gelirinde büyük görünürken TIV’de daha küçük bir iz bırakabilir; tersi de mümkündür. Bu yüzden büyümenin gerçekliğini değerlendirmek için her iki ölçütün de aynı yönde hareket etmesi anlamlıdır ve mevcut verilerde bu uyum gözlenmektedir.

Uluslararası kıyas, Türkiye’nin konumunu iki boyutta netleştirir. Mutlak büyüklük bakımından Türkiye, %1,7’lik payla ilk beş ihracatçının çok gerisindedir; bu ülkeler tek başına küresel pazarın onlarca katı büyüklüğünde pay tutmaktadır. Ancak büyüme hızı bakımından Türkiye, 2015-2019’dan 2020-2024’e geçişte payını iki katına çıkararak en dinamik ihracatçılardan biri olmuştur. Dolayısıyla veriler, ‘küresel bir lider’ değil, ancak ‘hızla büyüyen ve pazar payı kazanan orta ölçekli bir tedarikçi’ tablosunu desteklemektedir.

Türkiye’nin sıralamadaki konumunu belirli ürün gruplarında ayrıştırmak da anlamlıdır. Genel silah ihracatında 11’inci sırada yer alırken, insansız hava araçları gibi belirli alt segmentlerde payının çok daha yüksek olduğu değerlendirilmektedir. Yani toplam pazar payı görece küçük olsa da, sektör belirli niş alanlarda orantısız biçimde güçlü bir konuma sahiptir. Bu, ihracat stratejisinin geniş bir ürün yelpazesinde eşit dağılmak yerine, belirli teknolojik avantaj alanlarında yoğunlaşmaya dayandığını gösterir. Böyle bir yapı, ilgili alanlarda talep sürdüğü sürece güçlü büyüme sağlar; ancak o segmentte rakip ürünlerin olgunlaşması veya talebin daralması durumunda toplam ihracatı daha kırılgan hale getirebilir. Uzun vadeli sürdürülebilirlik, bu nedenle ürün tabanının genişletilmesine ve yeni segmentlerde rekabetçi konum kazanılmasına bağlıdır.

Türkiye
SIPRI verilerine göre Türkiye 2020-2024 döneminde en büyük silah ihracatçıları arasında 11’inci sırada; küresel pay %0,8’den %1,7’ye yükseldi.

Sıkça Sorulan Sorular

Türkiye 2024’te savunma sanayiinden ne kadar ihracat yaptı?

SSB’ye göre NATO ve hizmet ihracatı dahil yaklaşık 7,15 milyar dolar; TİM’in yalnızca mal ihracatı verisi ise yaklaşık 6,7 milyar dolar olarak açıklanmıştır. İki rakam farklı kapsamları yansıtır.

2025 ihracat rakamı kesin mi?

Açıklamalara göre 2025’te ihracat ilk kez 10 milyar dolar eşiğini aşmış, yaklaşık 10,56 milyar dolar olarak duyurulmuştur. Bu rakam yıl sonu nihai düzeltmelere tabi olabileceğinden resmi teyitli kesin veri kabul edilmemelidir.

Neden aynı yıl için farklı ihracat rakamları var?

SASAD döviz kazandırıcı hizmetleri de dahil eder, TİM gümrük çıkışlı mal ihracatını ölçer, SSB ise NATO ve hizmet ihracatını da kapsayan geniş bir toplam verir. Bu yüzden aynı yıl için 0,3-0,7 milyar dolar sapma olağandır.

Türkiye SIPRI sıralamasında kaçıncı?

SIPRI’nin 2020-2024 dönem verilerine göre Türkiye en büyük silah ihracatçıları arasında 11’inci sıradadır.

Küresel silah ihracatındaki payı ne kadar?

SIPRI’ye göre Türkiye’nin küresel silah ihracatındaki payı 2015-2019’da %0,8 iken 2020-2024’te %1,7’ye yükselmiş, iki kattan fazla artmıştır.

En çok hangi ülkelere ihracat yapılıyor?

SIPRI 2020-2024 verilerine göre en büyük alıcılar Birleşik Arap Emirlikleri (%18), Pakistan (%10) ve Katar (%9,9); ayrıca Azerbaycan ve Polonya kayda değer alıcılardır. Yıllık verilerde NATO/AB pazarlarının payı artmaktadır.

En çok ihraç edilen ürünler neler?

Açık kaynaklarda öne çıkan kalemler insansız hava araçları, mühimmat ve roket/füze sistemleri, kara araçları, havacılık parçaları, deniz platformları ile elektronik/haberleşme sistemleridir.

Hangi firma en çok ihracat yapıyor?

2024’te en yüksek ihracatı 1,8 milyar dolarla Baykar gerçekleştirmiş; bunu TUSAŞ, ASFAT, MKE ve Arca Savunma izlemiştir. Baykar tek başına sektör ihracatının yaklaşık dörtte birini oluşturmuştur.

Bayraktar TB2 kaç ülkeye ihraç edildi?

Baykar açıklamalarına göre TB2, 30’un üzerinde ülkenin envanterine girmiş; Akıncı ise 10’a yakın ülkeye teslim edilmiştir. Bu ülkeler arasında NATO ve AB üyeleri de bulunmaktadır.

İhracat büyümesinin ana nedeni ne?

Yerlileştirme oranının %80’in üzerine çıkması, sahada kanıtlanmış İHA referansları, ihracat odaklı ürün-fiyat rekabeti ve NATO/AB pazarlarına genişleme başlıca etkenlerdir.

İhracatın önündeki sınırlamalar neler?

Kritik alt bileşenlerde (motor, sensör) süregelen dışa bağımlılık, alıcı ülkelerin son kullanıcı denetimleri, kur/maliyet dalgalanmaları ve üretim kapasitesi darboğazları başlıca kısıtlardır.

Yeni sözleşmeler ihracat rakamına dahil mi?

Hayır. 2025’te açıklanan ~17,8 milyar dolarlık yeni satış sözleşmeleri gelecekteki teslimatları temsil eder; gerçekleşen yıllık ihracat gelirinden ayrı bir büyüklüktür ve yıllara yayılarak nakde döner.

Sonuç

Mevcut resmi ve uluslararası verilere göre Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatı 2013’teki yaklaşık 1,4 milyar dolar seviyesinden 2024’te 7,15 milyar dolara, 2025’te ise ilk kez 10 milyar dolar eşiğinin üzerine çıkmıştır. Bu, yaklaşık 7-7,5 katlık bir büyümeye işaret eder. SIPRI verilerinde küresel payın %0,8’den %1,7’ye yükselmesi ve 11’inci sıraya oturması, bu büyümenin yalnızca dolar bazlı değil, hacimsel olarak da doğrulandığını gösterir.

Öte yandan rakamları okurken kaynak kapsamı, sözleşme-teslimat ayrımı ve kritik bileşenlerde süren dışa bağımlılık dikkate alınmalıdır. Veriler, sektörün orta ölçekli ihracatçılar arasında en hızlı yükselenlerden biri olduğunu; ancak ilk beş ihracatçının çok gerisinde bir pay ile faaliyet gösterdiğini ortaya koymaktadır.

Büyümenin kompozisyonu da niteliksel bir değişime işaret eder. İhracatın pazar dağılımı Körfez ve Orta Asya ağırlıklı yapıdan NATO ve AB pazarlarına doğru genişlemiş, ürün yelpazesi platform satışının ötesine geçerek mühimmat, parça ve hizmet gelirlerini de kapsar hale gelmiştir. Bu çeşitlenme, tek bir alıcıya veya tek bir ürüne bağımlılığı azaltarak ihracatın dayanıklılığını artırmaktadır. Buna karşın firma düzeyinde belirli aktörlere yoğunlaşma ve belirli teknolojik segmentlere bağımlılık, kırılganlık kaynağı olmayı sürdürmektedir.

Sonuç olarak, mevcut verilerin ortak resmi nettir: Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatı son on iki yılda hem dolar bazında hem de hacimsel olarak birkaç kat büyümüş ve küresel silah ihracatında ikinci kademe tedarikçiler arasında konumunu belirgin biçimde yükseltmiştir. Bu büyümenin orta ve uzun vadede sürüp sürmeyeceği ise yerlileştirmenin derinleşmesine, ürün tabanının genişlemesine ve yeni sözleşmelerin teslimata dönüşme performansına bağlı olacaktır. Rakamlar bir eğilimi doğrulamakta; ancak bu eğilimin kalıcılığı, önümüzdeki birkaç yılın teslimat ve gelir verileriyle test edilecektir.

İlgili Haberler

Kaynaklar

  • https://www.defensenews.com/global/europe/2025/02/04/turkeys-defense-exports-hit-record-high-of-71-billion-in-2024/
  • https://breakingdefense.com/2025/02/turkish-defense-exports-surge-to-7-15b-up-29-percent-from-2023/
  • https://www.sipri.org/sites/default/files/2025-03/fs_2503_at_2024_0.pdf
  • https://turkishminute.com/2025/03/10/turkeys-arms-export-up-103-pct-from-previous-5-year-period-sipri1/
  • https://www.sasad.org.tr/storage/reports/qTcCIK0hIYStycoRs004iFEgZFGxW9bGMgBPS1yz.pdf
  • https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/savunma-ve-havacilik-ihracatta-10-milyar-dolar-esigini-asti/3788818
  • https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/savunma-sanayisi-2024te-7-1-milyar-dolarlik-ihracat-yapti/3441221
  • https://www.ssb.gov.tr/storage/img/2025-yili-faaliyet-raporu.pdf
  • https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/baykardan-2024te-1-8-milyar-dolarlik-ihracat/3468926
  • https://www.dailysabah.com/business/defense/turkiyes-share-of-global-arms-exports-more-than-doubles-in-5-years

Benzer Yazılar