Tunus Ordusunun Askeri Gücü: Kaç Tank, Savaş Uçağı ve Füze Var? (2026)

Tunus askeri envanteri, Kuzey Afrika’da rakamların değil önceliklerin belirleyici olduğu bir örnek. Global Firepower 2026 verilerine göre ülke 145 ordu arasında 79. sırada yer alıyor; yaklaşık 89.800 aktif personel, 145 tank gövdesi, 155 askeri hava aracı ve 2,17 milyar dolarlık bir savunma bütçesi söz konusu. Ancak envanterin ayrıntısına inildiğinde tabloyu asıl anlatan şey, orada olmayanlar oluyor: tek bir taarruz uçağı, tek bir taarruz helikopteri, tek bir roketatar sistemi ve orta menzilli tek bir hava savunma bataryası bulunmuyor. Buna karşılık koruma seviyesi yüksek tekerlekli zırhlı araç sayısı, ülkenin ölçeğine göre oldukça yüksek ve bu araçların büyük bölümü Türk yapımı. Envanteri okumanın anahtarı bu iki gözlemin birleştiği yerde: Tunus ordusu klasik bir devletlerarası savaş için değil, çöl sınırı, dağlık arazi ve deniz sınırı güvenliği için donatılmış durumda.
Bir Bakışta
- Aktif personel: ≈ 89.800 aktif asker ve ≈ 12.000 kişilik Ulusal Muhafız; kayıtlı yedek gücü yok
- Küresel sıralama: Global Firepower 2026 listesinde 145 ülke arasında 79. sıra (güç endeksi 1,7823)
- Ana muharebe tankı: ≈ 145 gövde (≈ 90 M60A1/M60A3 Patton ile ≈ 55 SK-105 Kürassier hafif tank); faal kabul edilen ≈ 87
- Muharip uçak: 10 adet F-5E Tiger II hafif avcı (artı 3 adet F-5F dönüşüm eğitim uçağı); taarruz uçağı ve taarruz helikopteri hiç yok
- Türk yapımı zırhlı araç: Dört ayrı hattan 400’ü aşan araç: BMC Kirpi, Nurol Makina Ejder Yalçın, BMC Vuran ve Otokar Cobra ailesi
- Donanma: ≈ 37 deniz unsuru; denizaltı yok, en büyük gemiler dört adet Damen MSOPV 1400 karakol gemisi
- Savunma bütçesi: ≈ 2,17 milyar dolar (2026 tahmini)
Not: Aşağıdaki envanter rakamları Global Firepower, IISS The Military Balance ve SIPRI gibi açık kaynaklara dayanan yaklaşık değerlerdir.
Tunus Ordusu Hakkında Genel Bilgiler
Tunus Silahlı Kuvvetleri, bölgedeki emsallerinden farklı bir kurumsal geleneğe sahip. Bağımsızlıktan sonraki dönemde ordu bilinçli olarak küçük tutuldu ve siyasetin dışında bırakıldı; iç güvenliğin ağırlığı İçişleri Bakanlığı’na bağlı polis ve güvenlik teşkilatlarına verildi. Bunun envanterdeki karşılığı, ağır platformlara değil hareketliliğe ve dayanıklılığa yatırım yapan bir kuvvet yapısı oldu. Bugün kara, hava ve deniz kuvvetlerinden oluşan üç ana muvazzaf branşın toplam personeli 89.800 dolayında; buna İçişleri Bakanlığı’na bağlı 12.000 kişilik Ulusal Muhafız ekleniyor. Zorunlu askerlik uygulaması sürüyor, ancak kayıtlı bir seferberlik yedeği açık kaynaklarda görünmüyor.
İkinci belirleyici unsur coğrafya ve tehdit tanımı. Tunus’un 1.148 kilometrelik Akdeniz kıyısı, batıda Cezayir ve güneydoğuda Libya ile uzun kara sınırları var. 2011 sonrasında güvenlik gündemini belirleyen üç başlık ortaya çıktı: Cezayir sınırındaki Şaambi dağlık bölgesinde yürütülen terörle mücadele operasyonları, Libya sınırından gelen silah ve militan akışı ve Akdeniz’deki düzensiz göç ile kaçakçılık trafiği. Kara kuvvetlerinin Sahra bölgesi için ayrı bir bölgesel grup bulundurması da bu tehdit tanımının doğrudan sonucu. Envanterin son on yılda en hızlı büyüyen kalemi, tam da bu görevlerin gerektirdiği mayına ve pusuya karşı korumalı tekerlekli zırhlı araç sınıfı oldu.
Üçüncü unsur tedarik yapısı. Tunus 2015’te Amerika Birleşik Devletleri tarafından NATO dışı büyük müttefik statüsüne alındı ve envanterin önemli bir bölümü askeri yardım ve hibe kanallarıyla geldi: C-130J Super Hercules nakliye uçakları, UH-60M Black Hawk helikopterleri, OH-58D Kiowa Warrior keşif helikopterleri, T-6C Texan II eğitim uçakları ve Kasım 2024’te onaylanan FGM-148 Javelin paketi bu kanalın ürünleri. Buna karşılık 2014’ten itibaren belirgin bir çeşitlenme başladı ve Türkiye, zırhlı araç ile insansız hava aracı kalemlerinde ana tedarikçilerden biri hâline geldi. Yerli savunma sanayii tarafında Tunus bir üretici değil; kabiliyet bakım, idame ve sınırlı montaj düzeyinde. Uluslararası Para Fonu programları çerçevesindeki ekonomik baskı da savunma bütçesinin 2,17 milyar dolar bandında kalmasına neden oluyor; bu, büyük platform alımlarını değil kademeli modernizasyonu mümkün kılan bir çerçeve.
Kara Kuvvetleri Envanteri
| Sistem Türü | Tahmini Adet |
|---|---|
| Ana muharebe tankı (M60A1 ve M60A3 Patton hatları; iki mekanize tabura dağıtılmış durumda) | ≈ 90 |
| Hafif tank (SK-105 Kürassier, Avusturya; 105 mm topla keşif ve destek görevinde) | ≈ 55 |
| Zırhlı personel taşıyıcı (M113 ailesi; kara kuvvetlerinin ana mekanize taşıma platformu) | ≈ 300 |
| Tekerlekli zırhlı araç (Fiat-Otobreda 6614, İtalya) | ≈ 120 |
| Tekerlekli zırhlı araç (EE-11 Urutu, Brezilya) | ≈ 36 |
| Mayına karşı korumalı araç (BMC Kirpi, Türkiye — Tunus bu aracın ilk ihracat müşterisiydi) | 100’den 230 bandına doğru artan teslimat |
| Zırhlı muharebe aracı (Nurol Makina Ejder Yalçın 4×4, Türkiye; uzaktan komutalı kule ile) | ≈ 70 |
| Zırhlı personel taşıyıcı (BMC Vuran, Türkiye) | ≈ 50 bandına doğru |
| Hafif zırhlı araç (Otokar Cobra ve Cobra II, Türkiye) | ≈ 100 |
| Çekili obüs (M198, 155 mm) | ≈ 57 |
| Çekili obüs (M101A1, 105 mm) | ≈ 10-48 |
| Ağır havan (M30, 107 mm) | ≈ 144 |
| Kundağı motorlu obüs | Yok — envanterde kundağı motorlu topçu unsuru bulunmuyor |
| Çok namlulu roketatar | Yok — Tunus kara kuvvetlerinde roketatar sistemi bulunmuyor |
| Toplam zırhlı araç (Global Firepower tasnifi; hafif taktik ve koruma araçları dâhil) | ≈ 13.900 |

Hava Kuvvetleri Envanteri
| Platform | Tahmini Adet |
|---|---|
| Toplam askeri uçak (helikopterler dâhil; hazır olma oranı ≈ 93) | ≈ 155 |
| Hafif avcı uçağı (Northrop F-5E Tiger II — hava kuvvetlerinin tek muharip hattı) | 10 |
| Dönüşüm eğitim uçağı (Northrop F-5F) | 3 |
| Taarruz uçağı | Yok — Tunus hava kuvvetlerinde ayrı bir taarruz uçağı hattı bulunmuyor |
| Jet eğitim uçağı (Aero L-59T Albatros, Çekya) | ≈ 6-9 |
| Temel eğitim uçağı (SIAI-Marchetti SF.260, İtalya) | ≈ 17 |
| Yeni nesil eğitim uçağı (Textron T-6C Texan II, ABD güvenlik yardımı kapsamında) | 8 |
| Taktik nakliye uçağı (C-130B ve C-130H Hercules) | 4 |
| Taktik nakliye uçağı (C-130J Super Hercules) | 2 |
| Hafif nakliye uçağı (Let L-410 Turbolet) | ≈ 5 |
| Keşif ve gözetleme uçağı (Maule MX-7) | ≈ 12 |
| İstihbarat-gözetleme-keşif uçağı (Cessna 208 Caravan) | ≈ 4 |
| Taarruz helikopteri | Yok — silahlı görevler keşif helikopterlerine yükleniyor |
| Silahlı keşif helikopteri (Bell OH-58D Kiowa Warrior) | ≈ 18 |
| Silahlı keşif helikopteri (SA-342 Gazelle, Fransa) | ≈ 15 |
| Genel maksat helikopteri (Bell 205 / UH-1H hattı) | ≈ 21 |
| Genel maksat helikopteri (Bell UH-1N) | ≈ 16 |
| Genel maksat helikopteri (Sikorsky UH-60M Black Hawk) | ≈ 8 |
| Arama-kurtarma ve nakliye helikopteri (Sikorsky HH-3) | ≈ 15 |
| İnsansız hava aracı (TUSAŞ ANKA-S, Türkiye; uydu bağlantılı komuta-kontrol) | 5 |
Füze ve Hava Savunma Sistemleri
| Sistem | Tür / Not |
|---|---|
| RBS 70 (İsveç) | Çok kısa menzilli, lazer huzme güdümlü hava savunma sistemi; ≈ 60 atıcı ile alçak irtifa örtüsünün omurgası |
| M48 Chaparral (ABD) | MIM-72 füzeli paletli kısa menzilli hava savunma aracı; ≈ 46 adet, hattın yaşı ilerlemiş durumda |
| Namlulu alçak irtifa hava savunması | M167 Vulcan sınıfı 20 mm sistemler ve hafif uçaksavar toplarıyla sınırlı bir katman |
| Orta ve uzun menzilli hava savunma sistemi | Yok — Patriot ya da MIM-23 Hawk sınıfı bir üst katman envanterde bulunmuyor; hava savunması tümüyle nokta savunma düzeyinde |
| Balistik füze ve yüzey-yüzey füzesi | Yok — Tunus’un herhangi bir yüzey-yüzey füze hattı bulunmuyor; bu, ordunun savunma odaklı yapılanmasının doğrudan sonucu |
| BGM-71 TOW (ABD) | HMMWV üzerine yerleştirilen tanksavar füze sistemi; 1982’de 454, 2006’da 180 füzelik partiler teslim edildi |
| FGM-148 Javelin (ABD) | Kasım 2024’te onaylanan 30 atıcı ve 184 füzelik paket; tanksavar kabiliyetinin yenilenmesindeki en güncel adım |

Donanma Gücü
| Sınıf / Tür | Tahmini Adet |
|---|---|
| Denizaltı | Yok — Tunus donanmasının su altı unsuru bulunmuyor |
| Firkateyn ve muhrip | Yok — Global Firepower tasnifinde birer firkateyn ve korvet görünse de fiiliyatta en büyük unsurlar karakol gemisi sınıfında |
| Açık deniz karakol gemisi (Damen MSOPV 1400; Jugurtha, Syphax, Hannon ve Sophonisbe — Hollanda, 2017-2019) | 4 |
| Füzeli hücumbot (La Galite sınıfı / Combattante III M, Fransa; Exocet gemisavar füzeli) | 3 |
| Hücumbot (Bizerte sınıfı, Lürssen 58 metre, Almanya) | 3 |
| Karakol botu (Albatros sınıfı; eski Alman Deniz Kuvvetleri gemileri — Hannibal, Salambo, Sufetula) | 3 |
| Karakol botu (Island sınıfı; eski ABD Sahil Güvenlik gemileri — Tazarka, Menzel Bourguiba) | 2 |
| Karakol botu (Vosper 37 metre, İngiltere) | 4 |
| Karakol botu (Rampart 36, İngiltere) | 4 |
| Toplam deniz unsuru (küçük botlar ve yardımcı gemiler dâhil) | ≈ 37-45 |
| Ana deniz üsleri | Bizerte, Kelibia, Halkulvadi (La Goulette) ve Sfaks; 1.148 kilometrelik Akdeniz kıyısını örtüyor |

Türkiye Bağlantısı: Türk Savunma Sanayii
Türkiye-Tunus savunma ilişkisi, bu serideki en somut ve en çok kalemli dosyalardan biri. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nın 2020’de açıkladığı tabloya göre beş Türk firması Tunus’a toplam 150 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu paketin içinde TUSAŞ’ın ANKA-S insansız hava araçları, BMC’nin Kirpi mayına karşı korumalı araçları, Nurol Makina’nın Ejder Yalçın zırhlı muharebe araçları, Katmerciler’in tank taşıyıcı ve tanker türü lojistik araçları ve ASELSAN’ın elektro-optik sistemleri yer alıyor. Yani ilişki tek bir platform satışına değil, kara aracı, insansız sistem, lojistik ve sensör kalemlerini birlikte kapsayan bir tedarik hattına dayanıyor.
Hattın başlangıcı BMC Kirpi. Tunus, bu aracın ilk ihracat müşterisi oldu ve 2014-2016 arasında 100 adetlik ilk parti teslim edildi. Ardından 41 adet Kirpi 4×4 ile 5 adet Kirpi ambulans versiyonunu kapsayan yeni bir anlaşma imzalandı; teslimatlar tamamlandığında envanterdeki Kirpi sayısının 230 bandına ulaşması bekleniyor. Bu, Türk savunma sanayisinin Afrika’daki en uzun soluklu tek platform ilişkilerinden biri: aynı aracın on yıla yayılan tekrar siparişlerle büyümesi, ürünün sahada karşılık bulduğunun en doğrudan göstergesi. Kirpi’nin Tunus’ta üstlendiği görev de bunu açıklıyor; Şaambi bölgesindeki mayın ve el yapımı patlayıcı tehdidi, aracın tasarım amacıyla birebir örtüşüyor.
İkinci halka zırhlı muharebe aracı tarafında. Nurol Makina’nın Ejder Yalçın 4×4 araçlarının ilk partisi 13 Haziran 2017’de Tunus’a ulaştı; sözleşme uzaktan komutalı kule ile donatılmış yaklaşık 70 aracı kapsıyordu ve IISS The Military Balance 2020 baskısı envanterde 71 adet gösteriyor. Aynı dönemde BMC Vuran zırhlı personel taşıyıcıları ve Otokar’ın Cobra ile Cobra II hafif zırhlı araçları da envantere girdi. Dört ayrı Türk hattının toplamı, Tunus kara kuvvetlerinin koruma seviyesi yüksek tekerlekli araç filosunun büyük bölümünü oluşturur hâle geldi. Ülkenin ana muharebe tankı ve zırhlı personel taşıyıcı hatları hâlâ Amerikan menşeliyken, mayına karşı korumalı araç sınıfı ağırlıklı olarak Türk yapımı.
Üçüncü ve en görünür halka insansız hava aracı. TUSAŞ ile Tunus Savunma Bakanlığı arasında yaklaşık iki yıl süren görüşmelerin ardından Aralık 2020’de 80 milyon dolarlık bir sözleşme imzalandı: üç adet ANKA-S insansız hava aracı, üç adet yer kontrol istasyonu ve 52 Tunuslu pilot ile bakım personelinin Ankara’daki TUSAŞ tesislerinde eğitilmesi. Finansman Türk Eximbank’ın açtığı 80 milyon dolarlık kredi ile sağlandı. İlk iki uçak 2021’in ikinci yarısında, üçüncüsü 2022’de teslim edildi; Haziran 2023’te iki uçak daha eklenerek toplam beş ANKA-S’e ulaşıldı. Tunus böylece ANKA ailesinin ilk ihracat müşterisi oldu. Tercihin teknik gerekçesi de kayda değer: ANKA-S’in uydu bağlantılı komuta-kontrol kabiliyeti, ülkenin uzun çöl sınırında ve geniş deniz sahasında görüş hattı ötesinde görev yapılmasına imkân veriyor.
Bundan sonrası için tablo dürüstçe okunmalı. Tunus’un envanterindeki boşluklar Türk savunma sanayisinin güçlü olduğu alanlarla belirgin biçimde örtüşüyor: hiç taarruz helikopteri yok ve bu boşluk T129 ATAK’ın adres olduğu bir ihtiyaç; çok namlulu roketatar hattı hiç yok, ROKETSAN’ın T-122 Sakarya ve TRG-300 hatları bu sınıfta emsal oluşturuyor; hava savunması tümüyle nokta savunma düzeyinde ve orta irtifa katmanı ile alçak irtifa dron savunması HİSAR ile KORKUT sınıfı sistemlerin çözüm ürettiği bir alan; F-5E hattının yaşı, hafif taarruz ve ileri eğitim uçağı sınıfında orta vadeli bir yenileme penceresi açıyor; donanma tarafında karakol sınıfı teknelerin idamesi ve yenilenmesi ASFAT ile Türk tersanelerinin Katar ve Ürdün’de yaptığı işlerin emsal oluşturduğu bir başlık. Bunların hiçbiri için imzalanmış bir sözleşme yok; bunlar ihtiyaç ile kabiliyetin kesiştiği alanlar. Karşı taraftaki yapısal engel de açık: Tunus’un NATO dışı büyük müttefik statüsü ve Amerikan güvenlik yardımı kanalı, birçok kalemi hibe ya da düşük maliyetli devir yoluyla karşılıyor; ekonomik program çerçevesindeki bütçe baskısı ise büyük ölçekli yeni alımları sınırlıyor. Türkiye’nin bu pazarda kurduğu üstünlük fiyat ya da hibe değil, on yıla yayılan teslimat sicili ve tekrar siparişleriyle kanıtlanmış idame ilişkisi.
Sıkça Sorulan Sorular
Tunus’un kaç tankı var? Global Firepower verilerine göre Tunus envanterindeki toplam tank gövdesi sayısı 145 dolayında ve bunların yaklaşık 87’si faal kabul ediliyor. Bu sayının içinde iki farklı sınıf var: ana muharebe tankı görevini üstlenen ve iki mekanize tabura dağıtılmış yaklaşık 90 adet M60A1 ile M60A3 Patton, bir de keşif ve ateş desteği görevindeki yaklaşık 55 adet Avusturya yapımı SK-105 Kürassier hafif tank. Her iki hat da yeni değil; Tunus’un envanterinde üçüncü nesil bir ana muharebe tankı bulunmuyor ve ordunun ağırlık merkezi zaten zırhlı tümen muharebesinde değil, koruma seviyesi yüksek tekerlekli araçlarla yürütülen sınır ve terörle mücadele görevlerinde.
Tunus hangi savaş uçaklarını kullanıyor? Tunus hava kuvvetlerinin tek muharip hattı Northrop F-5E Tiger II. Envanterde 10 adet F-5E ile 3 adet F-5F dönüşüm eğitim uçağı bulunuyor ve bunların dışında ayrı bir taarruz uçağı hattı yok. Toplam 155 dolayındaki hava aracının büyük bölümü helikopter ve eğitim uçağı: Aero L-59T Albatros jet eğitim uçakları, SIAI-Marchetti SF.260 temel eğitim uçakları ve Amerikan güvenlik yardımı kapsamında gelen 8 adet Textron T-6C Texan II bu grupta. Nakliye tarafında C-130B, C-130H ve iki adet C-130J Super Hercules görev yapıyor. F-5E hattının yaşı, hafif avcı ve taarruz kabiliyetinde orta vadeli bir yenileme sorusu doğuruyor.
Tunus ordusunda hangi Türk silah sistemleri var? Tunus, Türk savunma sanayisinin Afrika’daki en yerleşik müşterilerinden biri. Envanterde dört ayrı Türk zırhlı araç hattı bulunuyor: BMC Kirpi mayına karşı korumalı araç (Tunus bu aracın ilk ihracat müşterisiydi; 2014-2016 arasında 100 adet teslim edildi, sonraki anlaşmalarla sayının 230 bandına çıkması bekleniyor), Nurol Makina Ejder Yalçın 4×4 zırhlı muharebe aracı (ilk parti 13 Haziran 2017’de ulaştı, yaklaşık 70 adet), BMC Vuran zırhlı personel taşıyıcı ve Otokar Cobra ile Cobra II. Hava tarafında ise TUSAŞ’ın ANKA-S insansız hava aracı var: Aralık 2020’de imzalanan 80 milyon dolarlık sözleşmeyle üç uçak ve üç yer kontrol istasyonu alındı, teslimatlar 2021-2023 arasında beş uçağa ulaştı. Bunlara Katmerciler’in lojistik araçları ve ASELSAN’ın elektro-optik sistemleri ekleniyor.
Tunus’un hava savunma sistemleri neler? Tunus’un hava savunması tümüyle nokta savunma düzeyinde. Omurgayı İsveç yapımı RBS 70 çok kısa menzilli lazer huzme güdümlü sistemler oluşturuyor; envanterde yaklaşık 60 atıcı bulunuyor. İkinci unsur, MIM-72 füzesi kullanan yaklaşık 46 adet M48 Chaparral paletli kısa menzilli sistem; bu hattın yaşı belirgin biçimde ilerlemiş durumda. Bunlara M167 Vulcan sınıfı 20 milimetrelik namlulu alçak irtifa sistemleri ekleniyor. Buna karşılık envanterde Patriot ya da MIM-23 Hawk sınıfı orta ve uzun menzilli tek bir batarya bile bulunmuyor. Yani ülke, hava sahasını noktasal olarak koruyabiliyor ancak katmanlı bir hava savunma mimarisine sahip değil.
Tunus’un denizaltısı var mı, donanması ne kadar güçlü? Tunus donanmasının denizaltısı yok ve klasik anlamda firkateyni de bulunmuyor. Yaklaşık 37 deniz unsurundan oluşan kuvvetin en büyük gemileri, Hollanda’da inşa edilip 2017-2019 arasında teslim alınan dört adet Damen MSOPV 1400 açık deniz karakol gemisi: Jugurtha, Syphax, Hannon ve Sophonisbe. Vurucu unsur ise Exocet gemisavar füzeleriyle donatılmış üç adet Fransız yapımı La Galite sınıfı füzeli hücumbot. Bunların yanında Alman Lürssen tasarımı Bizerte sınıfı hücumbotlar, eski Alman Deniz Kuvvetleri’nden devralınan Albatros sınıfı botlar, eski Amerikan Sahil Güvenlik gemilerinden Island sınıfı iki bot ve İngiliz yapımı Vosper ile Rampart karakol botları görev yapıyor. Donanma Bizerte, Kelibia, Halkulvadi ve Sfaks üslerinden 1.148 kilometrelik kıyıyı örtüyor; görev tanımı deniz sınırı güvenliği, kaçakçılıkla mücadele ve arama-kurtarma.
Son Değerlendirme
Tunus envanteri, bir ordunun neye sahip olduğundan çok neye sahip olmamayı seçtiğiyle okunan bir örnek. Taarruz uçağı, taarruz helikopteri, roketatar, kundağı motorlu topçu, balistik füze ve orta menzilli hava savunması gibi kalemlerin hiçbiri envanterde yok; buna karşılık ülkenin ölçeğine göre oldukça büyük bir koruma seviyesi yüksek tekerlekli araç filosu var. Bu, bilinçli olarak küçük ve siyaset dışı tutulmuş bir ordunun 2011 sonrasında terörle mücadele, sınır güvenliği ve deniz sınırı görevleri etrafında yeniden şekillenmesinin doğrudan sonucu. Kâğıt üzerindeki zayıflık gibi görünen tablo, aslında dar bir görev tanımına verilmiş tutarlı bir yanıt. Türkiye açısından Tunus’un anlamı da burada belirginleşiyor: ilişki tek seferlik bir ihracat başarısı değil, on yıla yayılan ve tekrar siparişleriyle büyüyen bir tedarik hattı. Kirpi’nin ilk ihracat müşterisi olmak, ANKA ailesinin ilk yabancı kullanıcısı olmak ve dört ayrı Türk zırhlı araç hattını aynı anda işletmek, Tunus’u Türk savunma sanayisinin Afrika’daki en yerleşik pazarlarından biri yapıyor. Bundan sonrası için penceredeki kalemler de belli: taarruz helikopteri, roketatar ve katmanlı hava savunması, ülkenin envanterindeki en büyük üç boşluk ve bunların üçü de Türk sanayisinin ürün sahibi olduğu alanlar. Ancak Amerikan güvenlik yardımı kanalının hibe avantajı ve ekonomik program çerçevesindeki bütçe baskısı, bu boşlukların hızla kapanmayacağını gösteriyor. Tunus dosyasının asıl dersi, bir pazarda kalıcı olmanın yolunun tek büyük sözleşmeden değil, teslim edilen ürünün sahada karşılık bulmasından ve idame ilişkisinin sürdürülmesinden geçtiği.

