KAAN Programına Katılan Ülkelere Stratejik Avantaj: ROKETSAN Suudi Arabistan’da Üretim Üssü Kuruyor

Millî savunma-sozluk/muharip-ucak-nedir/” title=”Muharip Uçak Nedir?”>Muharip Uçak KAAN programı, yalnızca bir savaş uçağı projesi olmanın ötesine geçerek Türk savunma sanayii ekosistemine erişimin anahtarı haline geliyor. KAAN’ın ilk ihracat müşterisi Endonezya’nın ardından Suudi Arabistan’ın da programa katılmaya hazırlanması, savunma sanayiinde stratejik ortaklık modelini yeni bir aşamaya taşıdı.
Bu kapsamda ROKETSAN, Suudi Arabistan Askerî Sanayii (SAMI) ile imzaladığı anlaşmayla ülkede füze ve mühimmat üretimine yönelik tesis kurma sürecini başlattı. Anlaşma, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında savunma sanayii alanında derinleşen iş birliğinin somut adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Endonezya’dan sonra ikinci üretim üssü
ROKETSAN, KAAN programının ilk ortağı Endonezya’da Haziran 2025’te PT Republik Defence Indonesia ile stratejik bir anlaşma imzalamış ve ülkede füze üretim tesisi kurulacağını duyurmuştu. Bu tesislerde başta:
- ATMACA gemisavar füzesi
- SOM seyir füzesi
- MAM-C, MAM-L, MAM-T mini akıllı mühimmat ailesi
olmak üzere çeşitli mühimmatların üretimi planlanıyor.
Benzer bir model şimdi Suudi Arabistan’da hayata geçiriliyor. Riyad’da düzenlenen World Defense Show (WDS) kapsamında ROKETSAN ile SAMI arasında imzalanan mutabakat çerçevesinde:
- Seyir füzesi üretimi
- Tanksavar füze sistemlerinin yerel üretimi
gerçekleştirilecek.
ATMACA ve SOM için yeni tesis
Suudi Arabistan’da kurulacak üretim hattının, Türkiye’nin millî gemisavar füzesi ATMACA ve kara konuşlu versiyonu KARA ATMACA için kritik bir rol oynaması bekleniyor. Yaklaşık 500 kilometre menzile ulaşabilen KARA ATMACA, uzun menzilli caydırıcılık kapasitesiyle dikkat çekiyor.
Anlaşmanın, TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen ve ROKETSAN tarafından seri üretimi yapılan SOM seyir füzesi ailesini de kapsaması öngörülüyor. Havadan yere atılan SOM füzeleri; kara, deniz ve sığınak hedeflerine karşı uzun menzilli hassas taarruz kabiliyeti sunuyor.
Suudi Arabistan’ın AKINCI TİHA için kurduğu montaj altyapısı dikkate alındığında, üretilen seyir füzelerinin öncelikle insansız platformlara entegre edilmesi, ilerleyen aşamada ise savaş uçaklarına uyarlanması bekleniyor.
KAAN ortaklığı ve üretim fizibilitesi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’ın KAAN programına katılımına ilişkin açıklamaları sonrası TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu da KAAN ve GÖKBEY helikopteri için Suudi Arabistan’da ortak üretim seçeneğinin masada olduğunu belirtmişti.
Demiroğlu, böyle bir yatırımın fizibil olabilmesi için en az:
- 50 adet KAAN
- 50 adet GÖKBEY
siparişi gerektiğini ifade etmişti.
Suudi Arabistan’ın 100 adet KAAN siparişi verebileceğine yönelik iddialar kamuoyunda gündeme gelirken, Riyad yönetiminin 2030 vizyonu kapsamında savunma ihtiyaçlarının yüzde 50’sini yerli üretimle karşılamayı hedeflediği biliniyor.
Suudi ordusu Türk tanksavarlarıyla tanışıyor
ROKETSAN–SAMI anlaşmasının bir diğer ayağını tanksavar sistemleri oluşturuyor. Suudi Arabistan’ın FNSS iş birliğiyle ürettiği HEET 8×8 ve HEET 4×4 zırhlı araçlarının:
- OMTAS
- UMTAS
- L-UMTAS
- L-UMTAS-GM
gibi ROKETSAN üretimi tanksavar füzeleriyle donatılması gündemde.
Bu sistemler 2 kilometreden 35 kilometreye kadar farklı angajman mesafelerinde zırhlı hedeflere karşı etkili çözüm sunuyor. Yerel üretim sayesinde Suudi Arabistan, ilk kez geniş kapsamlı yerli füze üretim kapasitesine kavuşmuş olacak.
KAAN, savunma ekosistemine açılan kapı
KAAN programına katılan ülkelerin yalnızca savaş uçağı değil; füze, mühimmat, insansız sistem ve helikopter üretimi gibi geniş bir savunma sanayii ekosistemine erişim sağladığı görülüyor.
Endonezya’dan sonra Suudi Arabistan’da da üretim üssü kurulması, Türkiye’nin savunma sanayiinde:
- Teknoloji transferi
- Ortak üretim
- Yerel kapasite inşası
- Uzun vadeli stratejik ortaklık
modelini benimsediğini ortaya koyuyor.
Bu gelişmeler, KAAN’ın yalnızca bir platform değil; Türk savunma sanayiinin küresel açılımında merkezî bir kaldıraç işlevi gördüğünü gösteriyor.

