Haluk Görgün’den İYOM lansmanında net mesaj: “Teknolojiyi millileştirecek insan, millî güvenlik meselesidir”

Haluk Görgün’den İYOM lansmanında net mesaj: “Teknolojiyi millileştirecek insan, millî güvenlik meselesidir”
Yazı Özetini Göster
SSB Başkanı Haluk Görgün İYOM lansmanı ASELSAN Gölbaşı

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, savunma sanayisinin insan kaynağını “doğrudan bir millî güvenlik meselesi” olarak tanımladı. Görgün, yapay zekâ, otonom sistemler ve kuantum gibi teknolojileri millileştirecek nitelikli insana sahip olmanın, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığının temeli olduğunu vurguladı.

Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), savunma sanayisine özel olarak geliştirilen İnsan Yönetimi Olgunluk Modeli’ni (İYOM) düzenlenen lansmanla tanıttı. ASELSAN Gölbaşı Yerleşkesi’ndeki Çelikkubbe Konferans Salonu’nda yapılan programa, sektörden yaklaşık 150 genel müdür ve toplam 700’e yakın katılımcı iştirak etti.

Savunma Sanayii Akademisi tarafından “Millî Yetkinlik Hamlesi” kapsamında hazırlanan İYOM, Türkiye’nin yerli ve millî savunma sanayisi için geliştirilen ilk insan kaynağı yönetimi olgunluk modeli olma özelliği taşıyor.

“Başarı sadece platform üretmek değil”

Lansmanda konuşan SSB Başkanı Haluk Görgün, savunma sanayisinde başarının yalnızca platform üretmek, ileri teknoloji geliştirmek ya da ihracat rakamlarını artırmakla sınırlı olmadığını söyledi. Görgün, “Bütün bunların arkasında güçlü bir insan yönetimi, olgunlaşmış kurumlar, derinleşmiş yetkinlikler ve sürdürülebilir bir ekosistem varsa gerçek anlamda stratejik başarıdan söz edebiliriz” dedi.

İYOM’u; insan kıymeti yönetimi, kurumsal gelişim ve ölçümleme boyutlarını bir araya getiren bütüncül ve stratejik bir dönüşüm modeli olarak tanımlayan Görgün, modelin savunma sanayisi ekosisteminde ortak bir yetkinlik mimarisi oluşturmayı amaçladığını belirtti.

“Yeni çağın eşiğindeyiz”

İnsanlığın son üç asırda kömür ve buharla sanayileştiğini, petrol, elektrik ve bilgisayarla küreselleşip dijitalleştiğini hatırlatan Görgün, bugün batarya teknolojileri, yapay zekâ, robotik, otonom sistemler, çip teknolojileri, veri ve kuantum gibi alanların şekillendirdiği yeni bir çağın eşiğinde olunduğunu ifade etti.

Görgün, geçmişte merkez ülkeler teknolojiyi üretirken çevre ülkelerin hammadde, emek veya montaj kabiliyetiyle küresel sisteme tutunabildiğini, bugün ise bu alanın giderek daha seçici ve daha yüksek yetkinlik gerektiren bir yapıya dönüştüğünü kaydetti.

“Bu teknoloji alanlarını millileştirecek insan kıymetine sahip olmak, kurumsal verimlilik konusu olmanın ötesinde, doğrudan doğruya bir millî güvenlik meselesidir.”

“İnsanı merkeze alan teknoloji anlayışı”

Görgün, dünyada teknoloji ve insan ilişkisine dair iki farklı yaklaşımın karşı karşıya geldiğini söyledi. Bir yaklaşımın insanı sayısal bir veriye, toplumu ise algoritmik bir denklemin unsuruna indirgediğini belirten Görgün, kendi yaklaşımlarının ise “insanı merkeze alan, değeri önceleyen ve medeniyet iddiasını taşıyan bir anlayışa” dayandığını vurguladı.

“Bizim için teknoloji; insanı, milleti ve medeniyeti yücelten bir imkândır” diyen Görgün, yazılan her kodda, tasarlanan her sistemde ve geliştirilen her platformda Türkiye’nin bağımsızlık iradesinin bulunduğunu ifade etti.

Güvenlik mimarisi yalnızca ateş gücü değil

Modern güvenlik ortamının hızla değiştiğine dikkat çeken Görgün, güvenlik mimarisinin artık yalnızca cephe hattı, platform kabiliyeti ve ateş gücüyle şekillenmediğini; toplumsal dayanıklılık, psikolojik direnç, insan kıymeti organizasyonu ve kurumlar arası koordinasyonun da bu mimarinin temel unsurları arasında yer aldığını söyledi.

Görgün, savunma sanayisinde inovasyon çevriminin kimi alanlarda haftalarla, hatta günlerle ölçüldüğü bir dünyada; kriz anında hızlı ölçeklenebilen, tedarik zincirini sürdürebilen ve sahadan gelen ihtiyaçlara çevik biçimde cevap verebilen ülkelerin öne çıktığını belirtti.

Sektörel akademi modeli

Savunma Sanayii Akademisi’ni, dünyada örneğine az rastlanır biçimde savunma sanayisinin bütününe hizmet eden sektörel bir akademi olarak tasarladıklarını anlatan Görgün, liseden üniversiteye, genç profesyonellerden üst düzey yöneticilere kadar geniş bir kitleye hitap eden bir yapı kurduklarını söyledi.

Görgün, önümüzdeki dönemde teknik yetkinlik okulları, mentörlük platformları, kurumsal yetkinlik atölyeleri ve genç yetenek programlarıyla çalışmalarını derinleştireceklerini belirterek, “Amacımız açıktır: Savunma sanayiimizin insan kıymetini Türkiye’nin gelecek yüzyılına hazırlamak” dedi.

Konuşmasını “Güçlü ekosistemler, güçlü insan yönetimi ile kalıcı hâle gelir” sözleriyle tamamlayan Görgün, modelin hazırlanmasında emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür etti.

Benzer Yazılar