ASELSAN’dan Küresel Açılım: 58 Ülke, 272 Sözleşme, 20 Milyar Dolar Sipariş Stoğu

Türk savunma sanayiinin kurucu şirketlerinden ASELSAN, yakın dönemin en güçlü ihracat rakamlarını açıkladı. Defence Industry Europe’un haberine göre şirketin Başkanı ve CEO’su Ahmet Akyol, kurumun vizyonunu açık biçimde ortaya koydu: “Küresel savunma pazarının en güçlü oyuncuları arasında yer almak ve bölgesel güvenlik mimarisinin kilit unsuru olmak.”
Bu hedefin arkasında sağlam veriler var. Şirket 2025 yılı itibarıyla 4,5 milyar dolarlık yıllık ciroya ulaştı. 20 milyar doları aşan sipariş stoğu, önümüzdeki birkaç yıla ilişkin güçlü bir kapasite öngörüsü sunuyor. Yalnızca 2025 yılında 58 ülkede 272 ihracat sözleşmesi imzalandı ve bu sözleşmelerin toplam değeri 2 milyar doları buldu.
İnsan gücü de büyümenin boyutunu yansıtıyor: ASELSAN bugün 14.000’i aşkın çalışanıyla faaliyet gösteriyor ve bu çalışanların 10.000’inden fazlası mühendis unvanı taşıyor. Son üç yılda 5.500’ü aşkın yeni istihdam sağlanırken üretim kapasitesi yüzde 40 genişletildi.
Polonya Anlaşması ve NATO Pazarındaki İlk Büyük Hamle
Aralık 2025’te imzalanan 410 milyon dolarlık Polonya sözleşmesi, ASELSAN’ın savunma ihracatı tarihinde bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Polonya Silahlı Kuvvetleri’ne elektronik harp sistemleri tedarik edileceğini öngören bu anlaşma, Türk savunma sanayii şirketlerinin AB üyesi bir ülkeyle imzaladığı en büyük ölçekli sözleşmelerden biri.
Bu adımın zamanlaması tesadüfi değil. Polonya, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısının başladığı günden bu yana savunma harcamalarını en hızlı artıran ülkeler arasında yer alıyor; 2024 itibarıyla bütçesini GSYİH’nin yüzde 4’ünün üzerine taşıdı. Modern elektronik harp kabiliyetleri, uzun menzilli sistemler ve radar altyapısı bu harcamaların öncelikli kalemleri arasında. ASELSAN, KORAL ve benzeri elektronik harp platformlarıyla bu talebe yanıt veriyor; söz konusu sistemlerin birden fazla ülkede gerçek operasyonlarda kullanılmış olması, ihracat müzakerelerinde önemli bir referans işlevi görüyor.
Teknoloji Alanları: Hava Savunma, Anti-İHA ve Elektronik Harp
CEO Akyol’un açıklamalarında özellikle öne çıkardığı üç teknoloji alanı var: hava savunma sistemleri, insansız hava araçlarına karşı çözümler (anti-İHA) ve elektronik harp. Küresel savunma piyasasında en hızlı büyüyen bu üç segmentin tümünde Türkiye yerli çözümler sunuyor.
Türkiye’nin Çelik Kubbe olarak bilinen çok katmanlı hava ve füze savunma programı, ASELSAN’ın yurt içindeki en kapsamlı projelerinden birini oluşturuyor. Şirket bu çerçevede uzun, orta ve yakın menzilli hava savunma sistemleri için radar altyapısı, komuta-kontrol bileşenleri ve elektronik harp modülleri geliştiriyor. Bazı bileşenlerin körfez ve Orta Doğu ülkelerine yönelik ihracat görüşmelerinde gündemin üst sıralarında yer aldığı bilinmekle birlikte, resmî olarak onaylanmış yeni bir anlaşma henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.
Oğulbey: 1,5 Milyar Dolarlık Teknoloji Kampüsü
ASELSAN’ın orta vadeli büyüme stratejisinin fiziksel altyapısını Oğulbey Teknoloji Üssü projesi oluşturuyor. 6,5 milyon metrekare alan üzerinde planlanan bu tesiste 735.000 metrekarelik üretim ve ar-ge yapısı hayata geçirilecek; toplam yatırım tutarı 1,5 milyar dolar olarak açıklandı.
Tamamlandığında Oğulbey, Türkiye’nin tek bir çatı altındaki en büyük savunma sanayii komplekslerinden biri konumuna gelecek. Bu kapasite artışı, şirketin uluslararası sözleşme yükümlülüklerini karşılama gücünü doğrudan etkiliyor ve önümüzdeki on yılın ihracat potansiyelini şekillendirecek etkenlerden biri olarak öne çıkıyor.
1975’ten 2025’e: Beş Onyılın Dönüşümü
1975 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri Vakfı bünyesinde kurulan ASELSAN, başlangıçta iletişim cihazları üretimiyle sınırlı bir ölçekte faaliyet yürütüyordu. Bugün radar, elektronik harp, ateş kontrol sistemleri, optronik, yönlendirilmiş silahlar ve savunma yazılımı gibi kritik alanlarda tam yelpaze sunan bir savunma elektroniği devi konumuna geldi. Bu dönüşüm hem Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yerli donanım talebini karşılıyor hem de ihracat yoluyla Türkiye’nin stratejik ilişkilerini destekliyor.
Uluslararası savunma analistleri ASELSAN’ın rekabet avantajını yalnızca ürün kalitesiyle açıklamıyor. Teknoloji transferi, ortak üretim ve operasyon sonrası destek alanlarındaki esneklik, büyük batılı şirketlerin genellikle sunmadığı bir pazarlama aracı olarak işlev görüyor ve pek çok orta gelirli ülkenin tercihini bu yönde şekillendiriyor.
Kaynakça: Defence Industry Europe, “ASELSAN Becoming Global Defence Player and Pillar of Regional Security Architecture, Says Ahmet Akyol”, 8-9 Haziran 2026 | ASELSAN Resmi Kurumsal Açıklamaları

