ABD’den Türkiye’ye F-35 Mesajı: Depodaki 6 Jet İçin Şartlar Hâlâ Karşılanmadı

ABD’den Türkiye’ye F-35 Mesajı: Depodaki 6 Jet İçin Şartlar Hâlâ Karşılanmadı
Yazı Özetini Göster

ABD Dışişleri Bakanı Rubio’nun Atina’da yinelediği “koşullar karşılanmadan satış olmaz” mesajı, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması için Washington’da süregelen görüşmelerin hangi noktada durduğunu gösteriyor; Ankara ise çözümün yakın olduğunu savunuyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Türkiye’nin halihazırda bedelini ödediği F-35 uçaklarının teslimatına ilişkin ABD koşullarının henüz karşılanmadığını yineledi. Rubio, Atina ziyareti sırasında Yunan gazetesi Kathimerini’ye verdiği ve 8 Ekim’de yayımlanan röportajda, “Bu koşullar karşılanana kadar satış gerçekleşemez” dedi. Açıklama, Türk tarafının Washington’da sürdürdüğü temasların ardından yeniden gündeme geldi.

Rubio, Başkan Trump’ın mümkün olması halinde teslimatların gerçekleşmesini istediğini söyledi. Ancak CAATSA yaptırımları ve Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nın (NDAA) getirdiği yasal sınırlamaların, meselenin yürütme makamının tek başına karara bağlayamayacağı bir çerçevede olduğunu vurguladı. Rubio’ya göre sorunun çözümüne ilişkin “çeşitli seçenekler” bulunuyor, ancak şu ana kadar bir sonuca ulaşılmadı.

Sorunun kökeni 2017’ye uzanıyor. Türkiye o yıl Rusya’dan yaklaşık 2,5 milyar dolar değerinde S-400 hava savunma sistemi satın almıştı. ABD, bu alımın NATO sistemleriyle uyumsuz olduğunu ve Rus istihbaratına F-35’in hassas verilerini açığa çıkarabileceğini öne sürerek 2019’da Türkiye’yi F-35 programından çıkardı. 2020’de ise CAATSA kapsamında yaptırımlar devreye girdi. Türkiye’nin bedelini önceden ödediği ilk altı F-35, o tarihten bu yana ABD’deki depolarda bekletiliyor.

Temmuz ayında Ankara’da düzenlenen NATO zirvesinde Trump, Türkiye’nin programa yeniden dahil edilmesi ihtimalini değerlendirdiğini söylemişti. Bu açıklama, Ankara’da sürecin hızlanacağına dair bir beklenti oluşturmuştu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da eylül ayı sonunda yaptığı bir değerlendirmede, CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına yönelik görüşmelerde “yaratıcı fikirler” üzerinde çalışıldığını belirtmişti.

Milli Savunma Bakanlığı Bakan Yardımcısı Alpaslan Kavaklıoğlu, Washington’daki temaslarının ardından CNN’e yaptığı değerlendirmede sürecin aktif şekilde sürdüğünü belirtti. Kavaklıoğlu, “CAATSA gibi bazı süregelen ABD meseleleri var. Bu konularda yoğun bir çalışma yürütülüyor” dedi ve sorunların kısa sürede çözüleceğine inandığını sözlerine ekledi. Görüşmelerin kapsamında, depodaki ilk altı jetin durumu ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ihtimali yer alıyor.

Lockheed Martin F-35 Lightning II muharip uçağı manevra sırasında
Lockheed Martin F-35 Lightning II. Envanter Medya grafiği değil; fotoğraf: Wikimedia Commons (kamu malı).

Meselenin bir diğer boyutu, S-400 sistemlerinin kendisiyle ilgili. Eylül ayı sonunda Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, S-400’lerin başka bir ülkeye devredilmesi konusunda görüşmelerin sürdüğünü açıklamıştı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da benzer bir değerlendirmeyle, alıcı ülkenin Moskova ile dostane ilişkileri bulunması ve sistemin bakımını üstlenmesi halinde bu tür bir transferin onaylanabileceğini söylemişti. ABD tarafının CAATSA çözümünde aradığı “yaratıcı” formüllerden birinin bu olasılıkla bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor; ancak bu yönde resmi bir adım henüz atılmadı.

Rubio, görüşmenin bir diğer bölümünde Türkiye-Yunanistan ilişkilerine de değindi ve iki NATO üyesi arasında olası bir çatışmayı “asla kabul edilemez” bir senaryo olarak tanımladı. Yunanistan’ın kendi F-35 filosu için talep ettiği ek silah sistemlerinin ise hâlâ değerlendirme aşamasında olduğunu, nihai kararın Trump yönetimine ait olacağını söyledi. Atina’nın 20 adetlik F-35 siparişinde ilk teslimatların 2028 sonunda başlaması planlanıyor; bu da Ankara ile Atina arasındaki olası teslimat takvimlerinin önümüzdeki yıllarda örtüşebileceğine işaret ediyor.

F-35 belirsizliği sürerken Ankara’nın savunma sanayii politikası tek bir platforma bağımlı kalmayacak şekilde şekilleniyor. Milli muharip uçak KAAN’da ilk seri üretim sözleşmesi imzalanmış durumda ve teslimatların 2028-2030 aralığında başlaması planlanıyor; bu program, F-35 sürecinin sonucu ne olursa olsun Türk Hava Kuvvetleri’nin envanter ihtiyacını karşılayacak paralel bir güzergah oluşturuyor. Aynı şekilde Çelik Kubbe çatısı altında yürütülen çok katmanlı hava savunma sözleşmeleri, ASELSAN ve ROKETSAN’ın kısa, orta ve uzun menzilli sistemlerde yerli üretim kapasitesini büyütmesini hedefliyor.

Bu bağlamda F-35 meselesi, Türkiye için tek başına bir tedarik sorunu olmaktan çıkıp NATO içi ittifak ilişkilerinin ve CAATSA’nın geleceğe dönük uygulanma biçiminin bir göstergesi haline geliyor. Kongre’deki bazı üyelerin S-400 sorunu çözülmeden Türkiye’nin programa dönmesine karşı çıkması, yürütmenin siyasi isteği ile yasal çerçeve arasındaki gerilimin sürdüğünü gösteriyor.

Türkiye için meselenin stratejik ağırlığı, sadece bedeli ödenmiş altı uçağın teslimatıyla sınırlı değil. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması, ASELSAN, TUSAŞ ve ROKETSAN gibi şirketlerin üçüncü ülkelerle yürüttüğü iş birliklerinde ve tedarik zincirlerinde yaşanan dolaylı kısıtların da gevşemesi anlamına gelebilir. Bu nedenle Ankara, çözümü yalnızca F-35 teslimatı bağlamında değil, savunma sanayii ihracatının önündeki engellerin kaldırılması bağlamında da takip ediyor.

CAATSA yaptırımlarının kaldırılması gündeme geldiğinde en çok tartışılan konulardan biri de KAAN’ın motor tedariki. Jetin ilk üretim serisi, ABD menşeli GE F110 motoruyla uçuyor; yerli TF35000 motorunun 2030’lu yılların başında devreye girmesi planlanıyor. Bu ara dönemde motor ve yedek parça tedarikinin düzenli sürmesi, CAATSA kapsamındaki belirsizliklerin asgari düzeyde tutulmasını Ankara için ayrıca önemli kılıyor.

Şu aşamada taraflar arasında kamuoyuna açıklanmış bir takvim bulunmuyor. Rubio’nun açıklaması, sürecin yasal zemininin hâlâ tamamlanmadığını teyit ederken, Kavaklıoğlu’nun değerlendirmesi görüşmelerin aktif şekilde sürdüğünü ve Ankara’nın kısa vadeli bir çözüm beklentisini koruduğunu gösteriyor. Sürecin sonraki aşaması, Kongre’ye sunulacak resmi bir çözüm formülü ile netlik kazanacak.

Kaynaklar

  • Hürriyet Daily News, “Rubio says Trump wants F-35 deliveries to Türkiye”, 9 Ekim 2026 — Rubio’nun Kathimerini röportajındaki doğrudan alıntıları ve Yunanistan-Türkiye gerginliğine ilişkin değerlendirmesi için kullanıldı. Habere git
  • Euronews Türkçe, “Rubio: Türkiye’nin F-35 alımı S-400 meselesi çözülmeden mümkün değil”, 8 Ekim 2026 — Röportaj tarihi, S-400/CAATSA arka planı ve Yunanistan’ın F-35 teslimat takvimi için kullanıldı. Habere git
  • The Defense Post, “US Reaffirms Conditions for Turkey’s F-35 Jet Transfer”, 14 Ekim 2026 — Kavaklıoğlu’nun CNN’e verdiği doğrudan alıntılar ve depodaki altı jet detayı için kullanıldı. Habere git

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar