STOCKHOLM / ANKARA – Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) Mart 2026’da yayımladığı “Trends in International Arms Transfers 2025” raporu, 2021–2025 döneminde gerçekleşen büyük silah teslimatlarını temel alarak küresel savunma ticaretindeki yeni dengeleri ortaya koydu. Rapora göre Türkiye, söz konusu dönemde dünyanın 11. büyük silah tedarikçisi konumuna yükselirken, küresel ihracattaki payını da önemli ölçüde artırdı.
SIPRI verilerine göre 2021–2025 döneminde küresel ana silah transfer hacmi, bir önceki beş yıllık döneme göre %9,2 artış gösterdi. Bu yükseliş, 2011–2015 döneminden bu yana savunma ticaretinde görülen en güçlü büyüme evrelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Aynı dönemde Avrupa, küresel silah ithalatının %33’ünü gerçekleştirerek en büyük alıcı bölge konumuna geldi.
Türkiye’nin savunma ihracatı yüzde 122 arttı
Rapora göre Türkiye, 2021–2025 döneminde savunma ihracatında dikkat çekici bir yükseliş kaydetti. Türkiye’nin küresel silah ihracatındaki payı %0,9’dan %1,8’e yükselirken, teslimat hacmi ise %122 oranında arttı.
Türkiye’nin en büyük savunma müşterileri ise şu ülkeler oldu:
- Pakistan – %16
- Birleşik Arap Emirlikleri – %12
- Ukrayna – %8,4
Bu tablo, Türkiye’nin özellikle Orta Doğu, Güney Asya ve Doğu Avrupa ekseninde genişleyen bir savunma ihracat ağı oluşturduğunu gösteriyor.
Türkiye savunma ithalatında 24. sırada
SIPRI verilerine göre Türkiye aynı dönemde küresel silah ithalatında %1,2 pay ile 24. sırada yer aldı.
Türkiye’nin başlıca tedarik ortakları:
- Almanya – %31
- İspanya – %29
- İtalya – %19
Bu yapı, Türkiye’nin savunma üretim kapasitesini büyütürken bazı kritik platform ve sistemlerde Avrupa ile stratejik tedarik iş birliklerini sürdürdüğünü ortaya koyuyor.
Küresel savunma pazarında ABD liderliğini koruyor
SIPRI raporuna göre küresel silah ihracatının merkezinde ABD yer alıyor. ABD’nin küresel pazar payı %42 seviyesine ulaşırken, Fransa %9,8, Rusya %6,8, Almanya %5,7 ve Çin %5,6 pay ile ABD’yi takip ediyor.
Bu beş ülke birlikte küresel savunma ihracatının yaklaşık %70’ini gerçekleştiriyor.
Aynı dönemde Avrupa Birliği’ne üye 27 ülkenin toplam ihracatı %36 artarak küresel ihracatın %28’ine ulaştı. Özellikle bazı ülkeler güçlü performanslarıyla dikkat çekti:
- İtalya – %157 artış
- İsrail – %56 artış
- Güney Kore – %24 artış
- İspanya – %6,7 artış
Avrupa savunma harcamaları hızla büyüyor
Rapora göre Avrupa, savunma tedarikinde en hızlı büyüyen bölge oldu. Avrupa’daki silah ithalatı önceki döneme göre %210 artarken, NATO üyesi Avrupa ülkelerinin ithalatı %143 yükseldi.
Avrupa’nın savunma tedarikinin %58’i ABD’den gerçekleştirildi.
Bu durum Avrupa’da uzun vadeli bir yüksek hacimli savunma modernizasyon döngüsünün başladığını gösteriyor.
Pakistan ve Körfez ülkeleri Türkiye için kritik pazarlar
SIPRI verileri, Türkiye’nin ihracat stratejisinde Pakistan ve Körfez ülkelerinin önemli bir rol oynadığını ortaya koyuyor.
Pakistan, 2021–2025 döneminde dünyanın 5. büyük silah ithalatçısı konumuna yükseldi. Ülkenin küresel ithalat payı %4,2’ye ulaşırken toplam ithalatı %66 arttı.
Körfez bölgesinde ise büyük alıcılar şu şekilde sıralandı:
- Katar – %6,4
- Suudi Arabistan – %6,8
- Kuveyt – %2,8
- BAE – %2,7
Katar’ın ithalatı %106, Kuveyt’in ithalatı ise %805 oranında artış gösterdi.
Afrika’da Türkiye ilk üç tedarikçi arasında
Raporda dikkat çeken bir diğer veri ise Türkiye’nin Afrika savunma pazarındaki yükselişi oldu.
Sahra-altı Afrika’da en büyük tedarikçiler:
- Çin – %22
- Rusya – %12
- Türkiye – %11
Bu tablo Türkiye’nin Afrika savunma pazarında kalıcı ve rekabetçi bir aktör haline geldiğini gösteriyor.
Raporda ayrıca Sudan silahlı kuvvetlerine yönelik teslimatlar arasında Türkiye’den silahlı insansız hava araçları, zırhlı araçlar ve nakliye uçakları bulunduğu da belirtiliyor.
Türkiye küresel savunma tedarik zincirinde yükseliyor
Analize göre Türkiye’nin savunma sanayii performansı artık yalnızca bölgesel değil çok bölgeli bir etki alanı oluşturuyor. Pakistan, Körfez ülkeleri, Afrika ve Avrupa ekseninde genişleyen ihracat ağı Türkiye’yi küresel savunma tedarik zincirinde daha görünür bir konuma taşıyor.
Uzmanlara göre Türkiye’nin önündeki yeni aşama, bu büyümeyi:
- daha yüksek teknoloji yoğunluklu sistemlere
- daha güçlü yerli katma değere
- daha geniş uluslararası marka etkisine
dönüştürmek olacak.