ankara envantermedya – Romanya Ekonomi Bakanı Irineu Darău, ülkenin Avrupa Birliği’nin SAFE (Security Action for Europe) çerçevesi kapsamında planladığı zırhlı personel taşıyıcı ve piyade savaş aracı tedariklerinde, yerelleştirmenin sözleşmeye bağlanacak temel kriter olacağını açıkladı.
Bükreş yönetiminin, SAFE kapsamında yüzde 70 ila 80’e varan yerel üretim talep etmesiyle birlikte, yürütülmesi planlanan piyade savaş aracı (IFV) programı, yalnızca bir askeri tedarik süreci olmaktan çıkarak endüstriyel egemenlik testi niteliği kazandı.
“ROMANYA’DA, ROMANYALILAR TARAFINDAN ÜRETİM” VURGUSU
Ekonomi Bakanı Darău, Digi24 televizyonuna yaptığı açıklamada, Mayıs ayı sonuna kadar imzalanması beklenen SAFE sözleşmelerinin, askeri teçhizatın Romanya’da, Rumen iş gücüyle ve mümkün olan en yüksek oranda yerli olarak üretilmesini garanti altına alacak hükümler içereceğini söyledi.
Darău, ❝Yatırımcılar sadece parayla gelip montaj yapmayacak. Üretimin burada gerçekleşmesini güvence altına alacak açık ve sağlam şartlarımız olacak❞ ifadelerini kullandı.
IFV PROGRAMI: ASKERİ TEDARİKTEN ENDÜSTRİYEL KARARA
Romanya, modernize edilmiş MLI-84 (BMP-1) araçlarının yerini alacak yeni piyade savaş araçlarını tedarik etmeyi hedefliyor. Ancak SAFE kredilerinin geri ödemesinin ulusal bütçeden yapılacak olması, hükümeti istihdam, teknoloji transferi ve uzun vadeli üretim kapasitesi gibi unsurlara odaklanmaya yöneltti.
Yetkililer, ülkenin yalnızca “son montaj yapılan bir pazar” konumuna düşmesini istemediklerini açık şekilde ifade ediyor.
“DERİN YERELLEŞTİRME” NE ANLAMA GELİYOR?
Romanya makamlarının talep ettiği yerelleştirme;
- Araç gövdesi ve ana sistemlerin ülke içinde üretilmesini,
- Üretim bilgisinin ve mühendislik süreçlerinin aktarılmasını,
- Bakım, modernizasyon ve idame kabiliyetlerinin yerli hale getirilmesini,
- Rumen mühendis ve teknisyenlerin Batı standartlarında eğitilmesini
kapsıyor.
Bu yaklaşım, Avrupa’da merkezi üretim tesislerine dayalı mevcut tedarik modelleriyle doğrudan çelişiyor.
İKİ FARKLI ENDÜSTRİYEL MODEL
İhale sürecinde öne çıkan iki yaklaşım bulunuyor.
Rheinmetall, Macaristan’ın Zalaegerszeg kentindeki Lynx üretim tesisini Orta Avrupa’daki ana merkez olarak konumlandırmış durumda. Ancak zırh, optik ve elektronik alt sistemlerin farklı ülkelerde üretilmesi, Romanya’ya aktarılabilecek gerçek üretim hacmini sınırlı kılıyor.
Sektör analizlerine göre bu model, Romanya’yı tedarik zincirinin alt kademelerinde tutma riski taşıyor.
Buna karşılık Hanwha Aerospace Romania, üretim, entegrasyon ve test süreçlerinin büyük bölümünü Romanya’ya taşımayı öngören bir teklif sunduğunu açıkladı. Şirket, yüzde 80’e varan yerelleştirme hedefiyle SAFE kriterlerinin üzerine çıkmayı taahhüt ediyor.
DÂMBOVIȚA’DA ÜRETİM MERKEZİ PLANI
Hanwha’nın teklifinin merkezinde, Dâmbovița’da kurulması planlanan yeni üretim tesisi yer alıyor. Tesisin yalnızca piyade savaş araçlarını değil, Romanya’nın sipariş ettiği K9 kundağı motorlu obüsler ile ilerleyen dönemde diğer kara sistemlerini de kapsayacak şekilde faaliyet göstermesi hedefleniyor.
Teknoloji transferinin;
- Gövde imalatı,
- Güç aktarma sistemi entegrasyonu,
- Elektronik mimari,
- Kalite güvence ve test süreçlerini
kapsayacağı belirtiliyor.
Taret sistemleri için Elbit’in Romanya’daki iştiraki Elmet, zırh ve koruma teknolojileri için ise Plasan ile iş birliği yürütüldüğü ifade ediliyor.
İSTİHDAM VE TEDARİK ZİNCİRİ ETKİSİ
Hanwha, halihazırda 30’dan fazla Romanya şirketiyle çalıştığını, bu sayının 100’ün üzerine çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. Projelerin, doğrudan ve dolaylı olarak 2 binin üzerinde istihdam yaratması, genişletilmiş yatırımlarla bu sayının 10 bine yaklaşması öngörülüyor.
AVUSTRALYA ÖRNEĞİ REFERANS GÖSTERİLİYOR
Romanya’daki tartışmalar, Avustralya’nın LAND 400 Faz 3 ihalesinde Hanwha’nın Redback platformunun Rheinmetall Lynx’e karşı seçilmesini de gündeme taşıdı. Avustralya’nın kararında, yalnızca askeri performansın değil, yerelleştirme ve endüstriyel aktarım modelinin de etkili olduğu belirtiliyor.
KARAR ÖNCESİ KRİTİK SORU
Romanya yönetimi, henüz nihai kararın verilmediğini vurgularken, sürecin merkezindeki sorunun değiştiği görülüyor.
Artık mesele, hangi platformun teknik olarak daha üstün olduğu değil; hangi teklifin Romanya’da kalıcı üretim kapasitesi, teknoloji ve istihdam yarattığı olarak öne çıkıyor.
Bükreş’in yanıt aradığı temel soru ise Ekonomi Bakanı Darău’nun ifadesiyle netleşiyor:
“Romanya’da, Romanya için ve Romanya ile birlikte gerçekten üretmeye kim hazır?”