ankara envantermedya – JF-17 Thunder, Pakistan Hava Kuvvetleri’nin (PAF) yaşlanan savaş uçağı filosunu yenilemek ve yüksek maliyetli Batılı muadillere alternatif oluşturmak amacıyla Çin ile ortak geliştirilen ekonomik, modern ve çok rollü bir savaş uçağı olarak ortaya çıktı.
ESKİ FİLOYA ALTERNATİF ARAYIŞI
Pakistan, envanterindeki Mirage III/5, Nanchang Q-5 ve Chengdu F-7 uçaklarının yerini alacak yeni bir platform arayışına 1980’li yılların sonlarında başladı. Amaç;
- Düşük maliyetli,
- Modern aviyoniklere sahip,
- Yüksek ihracat potansiyeli bulunan
bir savaş uçağı geliştirmekti.
Bu çerçevede ilk olarak Sabre II Projesi gündeme geldi ancak 1989 yılında ABD’nin Pakistan’a uyguladığı yaptırımlar nedeniyle proje rafa kaldırıldı.
SUPER-7’DEN FC-1’E GİDEN SÜREÇ
Yaptırımların ardından Pakistan ve Çin, Chengdu F-7 platformunu temel alan Super-7 projesine yöneldi. ABD’li Grumman’ın projeden çekilmesiyle birlikte süreç tamamen Çin–Pakistan iş birliğine dönüştü.
1995 yılında iki ülke, yeni nesil bir savaş uçağının ortak tasarım ve geliştirilmesi için mutabakat zaptı imzaladı. Projenin başına, daha sonra Chengdu J-20’nin de baş tasarımcısı olacak Yang Wei getirildi.
Aynı dönemde Rusya, motor entegrasyonu için projeye destek verdi ve Klimov RD-93 turbofan motoru seçildi.
AVİYONİKLER VE YAPTIRIM ENGELİ
Uçağın radar, HUD, seyrüsefer ve görev bilgisayarlarını kapsayan aviyonik paket için Batılı firmalarla görüşmeler yapıldı. Ancak Pakistan’ın 1998’de gerçekleştirdiği nükleer denemeler sonrası uygulanan yaptırımlar, Batı menşeli aviyoniklerin tedarikini engelledi.
Bu nedenle Pakistan, gövde geliştirme ile aviyonik entegrasyon süreçlerini ayırma kararı aldı. Böylece uçak gövdesi geliştirilirken, ileride farklı aviyoniklerin entegrasyonuna kapı aralandı.
PROTOTİPLER VE İLK UÇUŞ
- PT-01 prototipi 31 Mayıs 2003’te tanıtıldı
- İlk uçuş, SARS salgını nedeniyle ertelenerek Ağustos 2003’te gerçekleştirildi
Bu süreçte uçağın adı Super-7’den JF-17 (Joint Fighter-17) olarak değiştirildi.
Test uçuşları sırasında:
- RD-93 motorunun duman problemi nedeniyle hava girişleri büyütüldü,
- Kontrol sorunları nedeniyle kanat kök uzantıları (LERX) yeniden tasarlandı,
- Elektronik harp sistemleri için dikey kuyruk genişletildi.
SERİ ÜRETİM VE ENVANTERE GİRİŞ
İlk küçük seri üretim uçakları, 2007 yılında Pakistan’a teslim edildi ve Pakistan Günü törenlerinde halka açık şekilde sergilendi.
Pakistan Hava Kuvvetleri, tüm eski platformların yerine yaklaşık 200 adet JF-17 tedarik etmeyi hedefledi.
JF-17, 2010 Farnborough Airshow’da ilk kez uluslararası arenada tanıtıldı.
BLOK-II VE TÜRKİYE DETAYI
JF-17 Blok-II,
- Havadan yakıt ikmali,
- Geliştirilmiş aviyonikler,
- Veri bağı (datalink),
- Elektronik harp kabiliyetleri
ile donatıldı.
Bu dönemde ASELSAN tarafından geliştirilen ASELPOD Hedefleme Podu, JF-17 platformuna entegre edilerek PAF envanterine girdi. Bu gelişme, Türk savunma sanayiinin JF-17 programındaki en somut katkılarından biri olarak kayda geçti.
JF-17 BLOK-III: YENİ NESİL
JF-17’nin en gelişmiş versiyonu olan Blok-III, ilk uçuşunu 27 Aralık 2019’da gerçekleştirdi.
Blok-III’te öne çıkan yenilikler:
- AESA radar (aynı anda 30 hedef takibi),
- Geniş alan entegre kokpit ekranı,
- Gelişmiş kızılötesi füze ikaz sistemi,
- Artırılmış mühimmat ve performans kapasitesi
STRATEJİK DEĞERLENDİRME
JF-17 Thunder;
- Yaptırımlar altında geliştirilen,
- Düşük maliyet–yüksek kabiliyet dengesi sunan,
- Çin–Pakistan savunma iş birliğinin sembolü
bir platform olarak öne çıkıyor.
Bugün JF-17, yalnızca Pakistan’ın hava gücünün omurgalarından biri değil, aynı zamanda gelişmekte olan ülkeler için Batılı savaş uçaklarına alternatif bir çözüm olarak değerlendiriliyor.
